top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Dolandırıcılık ve Nitelikli Dolandırıcılık

Yargıtay 11. CD Bozma Ceza Hukuku

Kendini Gümrük Görevlisi Olarak Tanıtma Olayında Suç Tarihindeki Lehe Kanun Uygulandı

Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2025/4821 · K. 2026/6381 · T. 11.06.2026

Karar Özeti

Sanıkların kendilerini gümrük müdürü ve gümrük memuru olarak tanıtıp uygun fiyatlı buğday vereceklerini söyleyerek katılandan 168.250 TL aldıkları iddia edilmiş, ilk derece mahkemesi bozma üzerine beraat kararı vermişti. Yargıtay, Cumhuriyet savcısının diğer temyiz nedenlerini yerinde görmedi; ancak suç tarihinin 2012 olduğunu, TCK'nın 158/1-l bendinin suç tarihinden sonra yürürlüğe girdiğini ve TCK'nın 7/2. maddesi gereğince eylemin lehe olan 157/1. madde kapsamında kaldığını belirledi. Uzlaşmanın sağlanamadığını da tespit ederek olağanüstü dava zamanaşımı gerçekleştiğinden hükümleri bozdu ve kamu davalarını düşürdü.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Suç tarihinden sonra yürürlüğe giren TCK 158/1-l bendi 2012 yılındaki eyleme uygulanmamış, TCK 7/2 uyarınca lehe olan 157/1. madde esas alınarak dava zamanaşımı değerlendirilmiştir.

Soru: Suç tarihinden sonra yürürlüğe giren nitelikli dolandırıcılık bendi önceki bir eyleme uygulanabilir mi?

Sonuç: Beraat hükümleri bozuldu ve basit dolandırıcılık vasfına göre gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle kamu davaları düşürüldü.

Kararın Önemli Bölümleri

“sanıkların eyleminin suç tarihi itibarıyla lehe olan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suça vücut verdiği,”

Kararın Tam Metni

11. Ceza Dairesi 2025/4821 E. , 2026/6381 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI :2021/390 E. 2025/133 K.

SUÇ :Nitelikli dolandırıcılık

HÜKÜMLER : Beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, Cumhuriyet savcısının diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;

5237 sayılı Kanun’un zaman bakımından uygulama

başlıklı 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının; "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.

Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanık ...’in ........ Gümrük sahasında uygun fiyatlı yüklü tonajda buğday olduğunu söylemesi üzerine katılanların, sanık ... ile Mersin’de buluştukları, sanık ...’in yanında kendisini gümrük müdürü ......... olarak tanıtan sanık ... ile kendisini gümrük memuru ... olarak tanıtan sanık .......’in olduğu, sanıkların dış piyasadan daha uygun fiyata buğday vereceklerini söyledikleri ve katılan ...’dan toplam 168.250,00 TL parayı aldıkları, katılanların sanıklara bir daha ulaşamadığı iddia ve kabul olunması karşısında; suç tarihinin 2012 yılı olduğu, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendinin suç tarihinden sonra yürürlüğe girdiği ve sanıkların eyleminin suç tarihi itibarıyla lehe olan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suça vücut verdiği, "dolandırıcılık" suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 2 53... . maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;

Sanıklara yüklenen "Dolandırıcılık " suçunun kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4 maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

11.06.2026 tarihinde karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Bu Karar Hakkında Sorular

Kamu Davası Taraflar Uzlaştığı İçin mi Düşürüldü?

Hayır. Kararda uzlaşmanın sağlanamadığı belirtildi. Suç tarihindeki lehe basit dolandırıcılık vasfına göre olağanüstü dava zamanaşımı gerçekleştiği için beraat hükümleri bozulup davalar düşürüldü.

Benzer Kararlar

Dolandırıcılık ve Nitelikli Dolandırıcılık Konusundaki 30 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page