Ana Sayfa › İçtihatlar › İş Hukuku › İş Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk
Yargıtay 9. HD Düzelterek Onama İş Hukuku
Kesin Vadesi Olmayan TİS Alacaklarında Faiz Arabuluculuk Son Tutanak Tarihinden İşler
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2025/9364 · K. 2026/511 · T. 21.01.2026
Karar Özeti
Özelleştirme sonrası davalı şirkette çalışmaya devam eden davacı, devir işçisi sayılması gerektiğini ileri sürerek toplu iş sözleşmesinden doğan ücret farkı ve diğer alacaklarını istemiş; ilk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Yargıtay, arabuluculuk yoluyla talep edilen alacaklarda işverenin arabuluculuk son tutanak tarihi itibarıyla temerrüde düşeceğini, somut toplu iş sözleşmesinde ücret, fazla çalışma ve benzeri alacaklar için kesin bir vade belirlenmediğini belirtmiştir. Bu alacaklarda faizin 28.04.2021 tarihinden başlatılması gerektiğinden hüküm düzeltilerek onanmıştır.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Dava öncesinde arabuluculuk yoluyla talep edilen ve kesin vadesi bulunmayan alacaklarda işveren, arabuluculuk son tutanak tarihi itibarıyla temerrüde düşer; işverenin görüşmelere katılmaması bu sonucu değiştirmez.
Soru: Vadesi belirlenmemiş işçilik alacaklarında faiz arabuluculuk son tutanak tarihinden mi başlar?
Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı kaldırıldı; asıl davadaki yedi alacak kaleminin faiz başlangıcı 28.04.2021 olarak değiştirilerek ilk derece kararı düzeltilerek onandı.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire9. Hukuk Dairesi
- Esas No2025/9364
- Karar No2026/511
- Karar Tarihi21.01.2026
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçDüzelterek Onama
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
Kararın Önemli Bölümleri
“davacının talebi de dikkate alındığında, talep konusu alacaklara arabuluculuk son tutanak tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekir.”
Kararın Tam Metni
9. Hukuk Dairesi 2025/9364 E. , 2026/511 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1550 E., 2025/2280 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : (Kapatılan) Kütahya 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/194 E., 2025/81 K.
BİRLEŞEN DAVA
MAHKEMESİ : (Kapatılan) Kütahya 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/61 E., 2022/34 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin 05.10.2006 tarihinden bu yana ... Şirketinin (...) alt işveren Şirketinde bakımcı olarak işe girdiği ve hâlen çalıştığı, özelleştirmeye kadar asıl işlerde fakat alt işveren firmalarda çalıştırılan davacının iş sözleşmesinin 17.06.2013 tarihinde devralan işveren davalı Şirkete devredildiği, devir öncesi dönemde ...’ın alt işveren firmalarında asıl işi yapan davacının muvazaanın tespiti ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının ödenmesi için.... İş Mahkemesinin 2014/1000 Esas, 2015/200 Karar sayılı dosyası ile dava açtığını ve ... ve alt işverenler arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunun kesinleştiğini, devreden ...’ın işçisi olduğuna dair kesinleşmiş Mahkeme kararına rağmen Kurum işçileri ile alt işveren firmalardan geçen işçiler arasında ayrım yapıldığını, davacının devirden önce kazanılmış hakları devir sonrasında yok sayılarak yeni giren işçi gibi işlem yapıldığını, işçinin yazılı muvafakatı alınmadan ücretinin düşürülemeyeceğini iddia ederek ayrımcılık tazminatı, ücret farkı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, vardiya tazminatı, iş güçlüğü tazminatı, ikramiye, bakım tazminatı ve hizmet teşvik primi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; davacının.... Noterliğinin 31.03.2021 tarihli ve ... yevmiye No.lu ihtarnamesi ile Sosyal Güvenlik Kurumu yazısı ile sabit olduğu üzere yaş dışında emeklilik şartlarını sağladığını ve iş sözleşmesini bu nedenle feshettiğini ancak davalı işverenin işten çıkış kodunun 14 olarak bildirilmesine rağmen kıdem tazminatını ödemediğini, yıllık ücretli izin sürelerini toplu iş sözleşmesine göre belirlemediğini iddia ederek kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, giyim yardımı ve elektrik yardımı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Şirket vekili asıl ve birleşen davaya karşı sunduğu cevap dilekçesinde; belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar olmadığını, yetki itirazı ve zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının 07.10.2013 tarihine kadar davalı Şirket çalışanı olmadığını ve davalı Şirket ile aralarında imzalanmış bir iş sözleşmesi bulunmadığını, davacının, davalı Şirket bünyesinde 07.10.2013 tarihinde çalışmaya başladığını devir öncesi dönemden ...' ın sorumlu olduğunu, çalıştığı dönem boyunca hak ettiği tüm ücretlerin banka kanalıyla ödendiğini, davacının alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 05.10.2006 - 06.04.2021 tarihleri arasında devir öncesinde alt işverenler bünyesinde, 17.06.2013 tarihli devir sonrası davalı Şirket bünyesinde çalıştığı, davacının çalıştırıldığı işyerinin Özelleştirme Yüksek Kurulunun 15.03.2013 tarih ve 2013/55 sayılı kararı uyarınca Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ve ... ile ...AŞ Arasında satış ve işletme hakkı devir sözleşmesi ile 17.06.2013 tarihinde ...AŞ'ye devir ve teslim edildiği, davacının dava dışı ...'den işi alan firmalar bünyesinde çalışmaya başladığı, devir tarihinden sonra, önce ... Şirketinde daha sonra makul süre içerisinde davalı ... Şirketi bünyesinde çalışmaya başlayarak emekli olduğu tarihe kadar çalışmasına devam ettiği, Kütahya 1. İş Mahkemesinin 2014/1000 Esas, 2015/200 Karar sayılı kararı ile ... ile alt işverenler arasındaki hizmet alım sözleşmelerinin muvazaalı olduğu, davacının başlangıçtan itibaren davalı ...'ın işçisi olduğu kabul edildiği ve kararın kesinleştiği, davacının 15.04.2011 tarihinde sendika üyesi olduğu, tüm dosya kapsamı değerlendirildiğnide, davacının devir işçisi olduğu ve devir işçisi olduğu gözetilerek alacakların hesaplanması gerektiği, devir sonrasında ... Sendikası ile ... AŞ arasında 01.11.2013-28.02.2015 tarihleri arasında uygulanmak üzere İşyeri Toplu İş Sözleşmesi Protokolünü'nün imzalandığı, Protokol sonrasında, ... Sendikası ile ... AŞ arasında imzalanan 01.03.2015-28.02.2018 yürürlük tarihli 1. Dönem Toplu İş Sözleşmesi, 01.03.2018-28.02.2021 yürürlük tarihli 2. Dönem Toplu İş Sözleşmesi ve 01.03.2021-29.02.2024 yürürlük tarihli 3. Dönem Toplu İş Sözleşmesi uygulandığı, işyerinin devri sonrası ... Sendikası ile ... AŞ arasında imzalanan 01.11.2013-28.02.2015 yürürlük tarihli Protokol'de sendika üyesi işçilerin ücretleri ile ilgili yeni ücret skalasının düzenlendiği, Protokol'ün 73. maddesindeki “Bu protokol anlamındaki asgari ücret; işçilerin işgal ettikleri görev (pozisyon) unvanlarına göre, sözleşmenin ekindeki tespit edilmiş dereceler için öngörülmüş ücretlerin yazıldığı cetvellerde belirlenen taban ücretleridir” hükmü gereğince işçilerin kıdem ve derecelerine göre ...'tan devir alınan işçiler ve işe yeni alınan işçiler için iki ayrı (...) yevmiye cetvellerinin uygulamaya konduğu, yeni ücret uygulamasında davacının intibakı yapılır iken, yeni işe giren işçiler için geçerli olan ... yevmiye cetvelindeki (devir tarihinden sonra işe alınan işçi) ücretinin dikkate alındığı, davacının ...'ta çalıştığı döneme ilişkin kesinleşen muvazaa olgusu nedeniyle ...'ın işçisi olduğunun kabulü ile ücretinin "devir işçileri" için belirlenen ... yevmiye cetvelinde yer alan "devir işçisi" olarak belirlenmesi gerektiği, davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, bilirkişi raporu doğrultusunda alacaklarının hüküm altına alındığı belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesini tekrar ederek;
a. Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçeli olmadığını,
b. Bordrolardaki ara dinlenme ve kısa dönüş tahakkuklarının farkının fazla çalışma alacağı içinde hesaplanması gerektiğini,
c. Sendikal tazminat/ayrımcılık tazminatı taleplerinin kabulü gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Güncel Yargıtay kararı gereğince ...'ın muvazaasından müvekkili Şirketin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını,
b. Davacının 07.10.2013 tarihinden önceki çalışmalarına ilişkin olarak müvekkil Şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, özelleştirme sözleşmesi uyarınca, dava konusu (devir öncesine ilişkin) kıdem tazminatlarından ... ile alt işveren Şirketlerin sorumlu olduğunu,
c. Davacının, müvekkili Şirket bünyesinde 07.10.2013-06.04.2021 tarihleri arasında çalıştığını, devir işçisi olmadığını,
d. Davacının ... isimli firma nezdindeki çalışmasının 18.09.2013 tarihinde sona erdiğini, davacı ile müvekkili Şirket arasında 19 gün sonra, 07.10.2013 tarihinde yeni bir iş sözleşmesi kurulduğunu, Yargıtay tarafından kabul edilen makul sürenin geçmiş olduğunu,
e. Müvekkili Şirketin dava dışı ...'ın muvazaasından sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını,
f. Davacının özelleştirme tarihinde muvazaalı olarak çalıştırıldığına dair mahkeme kararı mevcut olmadığını,
g. Davanın hakkın kötüye kullanılması yasağına ve çelişkili davranış yasağına aykırı olduğunu, bu yönüyle de davanın reddi gerektiğini,
h. Davacının müvekkili Şirket nezdindeki tüm hak ve alacaklarının kendisine eksiksiz ödendiğini,
ı. Hükmedilen faiz başlangıç tarihleri ile faiz oranlarının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının ...'tan devredilen işçi olup olmadığı, bunun sonucu olarak da davacının dava konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığı ve alacakların hesaplanması, faiz türü ve faiz başlangıç tarihlerinin doğru tespit edilip edilmediği hususlarındadır.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dairemizin yerleşik uygulaması uyarınca işçi muaccel alacaklarını tek tek belirtmek kaydıyla ihtarname ile işvereni temerrüde düşürebilir. Söz konusu ihtarnamede alacak miktarlarının belirtilmesi gerekmez. Dava tarihinden önce yürütülen arabuluculuk süreci sonucunda anlaşma yapılamadığına dair düzenlenen son tutanak bu bağlamda değerlendirildiğinde, dava konusu alacakların dava tarihinden önce arabuluculuk aracılığıyla talep edilmesi karşısında davalı işverenin arabuluculuk son tutanak tarihi itibarıyla temerrüde düştüğünün kabulü gerekmektedir. Bu sonuç davalı işverenin usulüne uygun davet edilmesine rağmen arabuluculuk görüşmelerine katılmadığı durumlarda da geçerlidir.
Somut uyuşmazlıkta toplu iş sözleşmesi hükümleri değerlendirildiğinde; ücret, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil, hizmet teşvik primi, iş güçlüğü tazminatı ve vardiya tazminatı alacakları bakımından kesin bir vade belirlenmediğinden kendiliğinden temerrüt gerçekleşmez. Buna göre davacının talebi de dikkate alındığında, talep konusu alacaklara arabuluculuk son tutanak tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekir. Bu nedenle İlk Derece Mahkemesince bu alacaklara temerrüt tarihlerinden itibaren faize hükmedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı tarafın tüm, davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. Davalı tarafın temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, asıl davaya ilişkin hüküm fıkrasının (a), (b), (c), (d), (e), (f) ve (g) numaralı bentlerinin hükümden çıkartılarak yerlerine,
"a) Toplamda 95.227,87 TL brüt ücret farkı alacağının arabuluculuk tutanak tarihi olan 28.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek işletme kredisi faiziyle birlikte,
b) 2019 Temmuz dönemine ait brüt 453,65 TL hizmet teşvik primi alacağının arabuluculuk tutanak tarihi olan 28.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek işletme kredisi faiziyle birlikte,
c) Taleple bağlı kalınarak toplamda 567,66 TL brüt fazla çalışma ücreti alacağının arabuluculuk tutanak tarihi olan 28.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek işletme kredisi faiziyle birlikte,
d) Toplamda 5.363,52 TL brüt hafta tatili ücreti alacağının arabuluculuk tutanak tarihi olan 28.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek işletme kredisi faiziyle birlikte,
e) Toplamda 4.791,27 TL brüt ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının arabuluculuk tutanak tarihi olan 28.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek işletme kredisi faiziyle birlikte,
f) 2021 Mart dönemine ait brüt 392,87 TL vardiya tazminatı alacağının arabuluculuk tutanak tarihi olan 28.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek işletme kredisi faiziyle birlikte,
g) 2021 Mart dönemine ait brüt 343,76 TL iş güçlüğü tazminatı alacağının arabuluculuk tutanak tarihi olan 28.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek işletme kredisi faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" ibarelerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı tarafa iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacı tarafa yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Bu Karar Hakkında Sorular
Faiz Hatası Nedeniyle Dosyada Yeniden Yargılama Yapılacak mı?
Hayır. Yargıtay hatanın giderilmesinin yeniden yargılama gerektirmediğini belirterek asıl davaya ilişkin yedi hüküm bendinin faiz başlangıcını 28.04.2021 olarak değiştirmiş ve kararı düzeltilerek onamıştır.
Benzer Kararlar
Yargıtay 9. HD 11.05.2026
Arabuluculuk Son Tutanağında Yer Almayan Asgari Geçim İndirimi Talebi Usulden Reddedilmeli
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/1682 · K. 2026/4343
Arabuluculuk son tutanağında yer verilmeyen asgari geçim indirimi talebi bakımından dava şartı yerine getirilmediğinden esasa girilemez, dava şartı yokluğundan usulden ret kararı verilmelidir.
Bozma İş Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk
Yargıtay 9. HD 19.11.2025
Baskıyla İmzalandığı İspatlanamayan İhtiyari Arabuluculuk Anlaşmasına Dayalı Ret Onandı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2025/7645 · K. 2025/8965
Yargıtayca onanan bölge adliye mahkemesi kararında, fesihten sonra çıkan alacak uyuşmazlığı için yapılan ihtiyari arabuluculuk anlaşmasında irade fesadı ispatlanamadığından alacak talepleri reddedilmiştir.
Onama İş Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk
Yargıtay 9. HD 29.04.2026
İşverenin Vekilliğini Sürdüren Arabulucuya Verilen Onay Anlaşmayı Geçerli Kılmadı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/895 · K. 2026/4113
Arabuluculuk sırasında taraflardan birinin vekilliğini sürdüren arabulucu kesin olarak tarafsız değildir ve tarafların bu duruma muvafakat etmesi de sonucu değiştirmez.
Bozma İş Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk
Yargıtay 9. HD 16.06.2025
Arabuluculuk Son Tutanağından Sonra Muaccel Olan Alacak İçin Dava Usulden Reddedilir
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2025/3259 · K. 2025/5034
02.06.2018 sonrası arabuluculuk başvurularında dava şartı yalnızca son tutanağa göre belirlenir; son tutanakta sayılmayan veya son tutanak tarihinden sonra muaccel olan alacaklar için dava şartı gerçekleşmez.
Bozma İş Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk
İş Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Konusundaki 20 Kararın Tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
- Arabuluculuk Süreleri Hesaplama
- Arabuluculuk Ücreti Hesaplama
- İş Hukuku Rehberi
- İş Hukuku İçtihatları
- Hukuk Sözlüğü: Dava Şartı Arabuluculuk Nedir?
- Arabuluculuk Ücreti Hesaplama 2026
- Fesih Sonrası Hak Arama: Süreler ve İşe İade 2026
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.