Ana Sayfa › İçtihatlar › İş Hukuku › İş Hukukunda Diğer Konular
Yargıtay 9. HD Onama İş Hukuku
Ders Saati Karşılığı Görevlendirilen Usta Öğreticinin Davasında Yargı Yolu Caiz Görülmedi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/4242 · K. 2026/4847 · T. 21.05.2026
Karar Özeti
Bir lisenin döner sermaye işletmesine ait otel kısmında usta öğretici olarak çalışan davacı, sözleşmesinin sözlü olarak usulsüz feshedildiğini ileri sürerek ihbar ve kötüniyet tazminatı istedi; davalı idare ilişkinin statü hukukuna dayandığını savundu. İlk derece mahkemesi davayı yargı yolu caiz olmadığından usulden reddetti. Bölge adliye mahkemesi, ders saati karşılığı idari makam onayıyla yapılan görevlendirmede ücretlerin 657 sayılı Kanun'un 89. maddesine göre belirlendiğini ve taraflar arasında bireysel iş sözleşmesi bulunmadığını belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetti. Davacının işçi olduğu yönündeki temyiz itirazlarını yerinde görmeyen Yargıtay, kararı onadı.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Yargıtayca onanan kararda, ders saati karşılığı idari makam onayıyla görevlendirilen ve ücreti mevzuata göre belirlenen usta öğreticinin ilişkisi statü hukuku kapsamında görülmüş, yargı yolu caiz bulunmamıştır.
Soru: Okul döner sermaye işletmesinde ders saati karşılığı çalışan usta öğretici iş mahkemesinde dava açabilir mi?
Sonuç: Davanın yargı yolu caiz olmadığından usulden reddine ilişkin karar onandı.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire9. Hukuk Dairesi
- Esas No2026/4242
- Karar No2026/4847
- Karar Tarihi21.05.2026
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçOnama
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
Kararın Önemli Bölümleri
“ders saati karşılığı idari makam onayı ile yapılan görevlendirmede”
Kararın Tam Metni
9. Hukuk Dairesi 2026/4242 E. , 2026/4847 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2026/128 E., 2026/386 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2025/181 E., 2025/161 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 09.09.2024-25.02.2025 tarihleri arasında otel kısmında usta öğretici-servis elemanı olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin sözlü olarak usulsüz feshedildiğini ileri sürerek ihbar tazminatı ve kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının geçici personel statüsünde usta öğretici olarak çalıştığını, tüm ücretlerinin ödendiğini, taraflar arasındaki ilişkinin statü hukukuna dayandığını, davacının ihbar tazminatı ve kötüniyet tazminatına hak kazanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın yargı yolu caiz olmadığından usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ... İlçe Millî ... Müdürlüğüne bağl... ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürlüğü Döner Sermaye İşletmesi Müdürlüğünde otel kısmında usta öğretici olarak çalıştığı, ders saati karşılığı idari makam onayı ile yapılan görevlendirmede ücretlerin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 89. maddesine uygun olarak Bakanlar Kurulunca çıkarılan kararlar uyarınca Maliye Bakanlığınca belirlenen ücretler üzerinden ödeneceğinin belirtildiği, taraflar arasında bireysel iş sözleşmesi bulunmadığı, ilişkinin statü hukuki kapsamında olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Müvekkilinin çalıştığı bölümün bizzat Kurumun kendisinin olmadığını, kâr amacıyla kurulan döner sermaye işletmesi olduğunu, iş hukukuna tâbi çalıştığını,
2. Müvekkilinin öğretmen statüsünde çalışmadığını, işçi konumunda olduğunu,
3. Taraflar arasında iş sözleşmesinin bulunduğunu,
4. Uyuşmazlık Mahkemesinin kararları dikkate alınmaksızın idari yargının görevli olduğu yönündeki tespitin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının statü hukukuna tâbi olarak mı yoksa iş sözleşmesine tâbi işçi olarak mı çalıştığı ve buna göre yargı yolunun caiz olup olmadığına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi,
21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildiBaşkan
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Bu Karar Hakkında Sorular
Usulden Ret, İhbar ve Kötüniyet Tazminatının Bulunmadığı Anlamına mı Geliyor?
Hayır. Dava, iş mahkemesinde yargı yolu caiz olmadığı gerekçesiyle usulden reddedildi; ihbar ve kötüniyet tazminatı taleplerinin esası incelenmedi.
Benzer Kararlar
Hukuk Genel Kurulu 01.04.2026
Eski Eşle Aynı Adreste Görünen Hak Sahibinin Yetim Aylığı Davasında Çelişki Giderilmeli
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2025/20 · K. 2026/206
Hak sahibi ile boşandığı eşin kayıtlı adresleri aynı iken tanıkların ayrı yaşandığını söylemesi karşısında, kolluk araştırması, komşu beyanları ve ihbarcının bilgisine başvurularak çelişki giderilmelidir.
Direnme Kararının Bozulması İş Hukuku
Hukuk Genel Kurulu 01.04.2026
Silinen Prim Borcunda Dava Konusuz, Çekişmesiz Çalışma Dönemi Borcundan İşveren Sorumlu
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2025/252 · K. 2026/202
Dava sırasında Kurumca silinen prim borcu yönünden ödeme emrinin iptali davasının konusuz kaldığına, sigortalının çekişmesiz çalışma dönemine ait kalan borçtan davacı işverenin sorumluluğuna karar verilir.
Direnme Kararının Bozulması İş Hukuku
Hukuk Genel Kurulu 01.04.2026
Görevi İşverence Uzatılan İşçiyi Taahhüde Rağmen İşe Başlatmayan İşveren Tazminat Öder
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2025/387 · K. 2026/214
Görevi işverenin bilgisi ve teklifiyle uzatılan, görevin bitiminden itibaren makul sürede başvuran işçinin işe başlatılmaması taahhüde aykırı bulunmuş, uygun bir tazminata hükmedilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Direnme Kararının Bozulması İş Hukuku
Anayasa Mahkemesi 26.02.2026
İstinafı Kabul Edilen Davalarda Parasal Sınır Nedeniyle Temyizi Kapatan HMK Kuralı İptal Edildi
Anayasa Mahkemesi · E. 2026/49 · K. 2026/48
Parasal sınırın altındaki davalarda istinaf başvurusunu kabul ederek işin esası hakkında ilk kez karar veren bölge adliye mahkemesinin bu kararına karşı temyiz yolunun tümüyle kapatılması, hükmün denetlenmesini talep etme hakkını ölçüsüz sınırlar.
İptal İş Hukuku
İş Hukukunda Diğer Konular Konusundaki 165 Kararın Tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.