top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Kasten Yaralama

Yargıtay 1. CD Temyiz İsteminin Reddi Ceza Hukuku

Husumet Yokluğu, Yara Yeri ve Eyleme Son Verme Yaralama Kastını Gösterdi

Yargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2026/2586 · K. 2026/4122 · T. 20.05.2026

Karar Özeti

İlk derece mahkemesi sanığı kasten yaralamadan 1 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırmış, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurularını vekâlet ücreti yönünden düzelterek esastan reddetmişti. Katılan ve katılan Bakanlık vekilleri, sanığın öldürme kastıyla hareket ettiğini ileri sürdü. Yargıtay suç vasfıyla sınırlı incelemede öldürmeyi gerektirir husumetin bulunmaması, hedef alınan vücut bölgesi, yara yeri ve niteliği ile sanığın devam etme imkânı varken eylemine son verip uzaklaşmasını birlikte değerlendirerek kastın yaralamaya yönelik olduğunu kabul etti ve temyiz istemlerini reddetti; sanık müdafiinin temyizi ceza miktarı nedeniyle reddedildi.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Öldürmeyi gerektirir husumetin bulunmaması, hedef alınan bölge, yaraların yeri ve niteliği ile devam imkânı varken eyleme son verilmesi birlikte gözetilerek failin kastı yaralamaya yönelik kabul edilmiştir.

Soru: Öldürme kastı ile yaralama kastı bu dosyada hangi ölçütlerle ayırt edildi?

Sonuç: Sanık müdafiinin temyiz istemi ceza miktarı nedeniyle, katılanların suç vasfına ilişkin temyiz istemleri ise hukuka aykırılık görülmediğinden reddedildi.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“sanığın hedef aldığı vücut bölgesi, yara yeri, yaraların niteliği ve sanığın devam etme imkanı olduğu halde eylemine son verip olay yerinden uzaklaştığı hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın kastının yaralamaya yönelik olduğu”

Kararın Tam Metni

1. Ceza Dairesi 2026/2586 E. , 2026/4122 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2025/2150 E., 2025/2602 K.

SUÇ : Kasten yaralama

HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret

Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden;

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kasten yaralama suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ile bu suça yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.

Katılan Bakanlık vekili ve katılan vekilinin temyiz istemleri yönünden;

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.03.2009 tarihli ve 2009/2-43 Esas, 2009/56 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere katılan Bakanlık vekili ve katılan vekili tarafından suç vasfına yönelik aleyhe temyiz edildiğinden temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.05.2025 tarihli ve 2024/21 Esas, 2025/184 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında katılana karşı kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 86/3-e, 29/1, 58... . maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin 20.10.2025 tarihli ve 2025/2150 Esas, 2025/2602 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili, Cumhuriyet savcısı (aleyhe) ve katılan vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a bendi uyarınca vekalet ücreti yönünden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan vekili ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanığın öldürme kastıyla hareket ettiğinden bahisle suç vasfına ve teşdiden cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE

Suç vasfı ile sınırlı yapılan inceleme neticesinde, sanık ile katılan arasında öldürmeyi gerektirir husumetin bulunmaması, sanığın hedef aldığı vücut bölgesi, yara yeri, yaraların niteliği ve sanığın devam etme imkanı olduğu halde eylemine son verip olay yerinden uzaklaştığı hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın kastının yaralamaya yönelik olduğu anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

IV. KARAR

A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden

İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Katılan Bakanlık Vekili ve Katılan Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin 20.10.2025 tarihli ve 2025/2150 Esas, 2025/2602 Karar sayılı kararında katılan vekili ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile ve suç vasfıyla sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.05.2026 tarihinde karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Bu Karar Hakkında Sorular

Eyleme Devam Edilmemesi Tek Başına Yaralama Kastı İçin Yeterli Sayıldı mı?

Hayır. Daire bu olguyu öldürmeyi gerektirir husumetin bulunmaması, hedef alınan vücut bölgesi, yara yeri ve yaraların niteliğiyle birlikte değerlendirerek kastın yaralamaya yönelik olduğu sonucuna ulaştı.

Benzer Kararlar

Kasten Yaralama Konusundaki 13 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page