top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Kira Hukuku › Yeni Malikin İhtiyacı Nedeniyle Tahliye

Yargıtay 3. HD Kanun Yararına Bozma Kira Hukuku

Yeni Malikin Edinme Bildirimi Geç Tebliğ Edilince Tahliye Hükmü Kanun Yararına Bozuldu

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2025/2624 · K. 2025/3931 · T. 09.09.2025

Karar Özeti

Davacı yeni malik, kiracılı taşınmazı kızının konut ihtiyacı için 09.12.2022'de satın aldığını belirterek TBK'nın 351/1 maddesine dayanıp tahliye istedi; ilk derece mahkemesi ihtiyacı gerçek bularak davayı kabul etti. Adalet Bakanlığının kanun yararına temyizi üzerine Yargıtay, ihtarnamenin kiracılara ancak 13.01.2023'te tebliğ edildiğini saptadı. Davacının önceki sözleşmeye değil açıkça edinme yoluna dayandığını, bu yolda bildirimin edinmeden itibaren bir ay içinde tebliğinin zorunlu olduğunu ve sürenin resen gözetileceğini belirtti. Tahliye kararını sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozdu.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Yeni malik TBK'nın 351/1 maddesindeki edinme yoluna dayanıyorsa edinme bildiriminin bir ay içinde kiracıya tebliği zorunludur; bu süre kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilir.

Soru: Yeni malikin ihtiyaç bildirimi bir ay içinde düzenlenip sonra tebliğ edilirse süre kaçırılmış olur mu?

Sonuç: Adalet Bakanlığının istemi kabul edilerek kesin tahliye kararı sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozuldu.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“Ancak edinmeyi izleyen bir ay içerisinde bildirimin tebliği zorunlu olup bunun sonradan giderilmesi mümkün değildir.”

“bildirimin en geç 09.01.2023 tarihine kadar yapılması gerekirken süresinde yapılmadığı”

Kararın Tam Metni

3. Hukuk Dairesi 2025/2624 E. , 2025/3931 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2023/2183 E., 2024/2447 K.

İlk Derece Mahkemesince kesin olarak verilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin davalının kiracı olduğu taşınmazı kızının ihtiyacı nedeniyle satın aldığını, kiralanana ihtiyaç duyulması nedeniyle kiralananın tahliye edilmesini bildirdiklerini ancak davalının kiralananı tahliye etmediğini, dava konusu taşınmaza müvekkilinin ihtiyacı olduğunu ve davalıya usulünce verilen yasal sürenin dolduğunu ileri sürerek; kiralananın yeni iktisap ve ihtiyaç nedeniyle tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili; davacının ihtiyacının samimi olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının eski mülk sahibinin kiracısı olduğu, davacının dava konusu taşınmazı 09.12.2022 tarihinde satın aldığı ve sözleşmenin tarafı haline geldiği, satın aldığı tarihten itibaren bir aylık süre içerisinde davalıya ihtarname göndererek taşınmaza konut ihtiyacının bulunduğunu ve sözleşmeyi yenilemeyeceğini bildirdiği, ihtarnamenin davalıya 13.01.2023 tarihinde tebliğ edildiği, davanın 19.07.2023 tarihinde yasal süresi içerisinde açıldığı, alınan tapu kayıtlarında davacı adına başkaca mesken nitelikli taşınmazların bulunmadığı, davacının kızının Manavgat'ta mimar olarak çalıştığı, bu hususun SGK kayıtlarında sabit olduğu, ihtiyaçlının Manavgat'ta dedesinin evinde beraber yaşadıkları, evin küçük olduğu, ayrı odasının bulunmadığı ve bu şekilde yetişkin bir kişi olarak rahat edemediği, yapılan keşif ve dinlenen tanık beyanında bu hususun doğrulandığı, davacının kızının ev ihtiyacı talebinin gerçek, samimi ve zorunlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. KANUN YARARINA TEMYİZ

A. Kanun Yararına Temyiz Sebepleri

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik Adalet Bakanlığınca; davacının dava konusu taşınmazı 09.12.2022 tarihinde satın aldığı, 28.12.2022 tarihinde keşide ettiği ve 13.01.2023 tarihinde davalılara ayrı ayrı tebliğ edilen ihtarla taşınmaza ihtiyacı bulunduğunu davalılara bildirdiği, 19.07.2023 tarihinde açılan davada önceki malikle davalılar arasında imzalanan kira sözleşmesine dayanılmayıp açıkça 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 351/1 maddesine dayanıldığı, o halde Mahkemece, ihtarnamenin edinme tarihinden itibaren bir ay içinde davalılara tebliğ edilmediği, 6098 sayılı Kanun'un 351/1 maddesine dayanılarak açılan davanın süresinde olmadığı resen dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kiralananın tahliyesine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı bulunduğu ileri sürülerek, kanun yararına temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, yeni malikin iktisap ve ihtiyaç sebebiyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir.

6098 sayılı Kanun'un 351. maddesi uyarınca; konut ya da çatılı işyeri niteliğindeki bir taşınmazı iktisap eden kimse, dilerse önceki malik ile kiracı arasında yapılmış sözleşmeye dayanarak sözleşmenin sonunda bir ay içinde, dilerse edinme günü de dahil olmak üzere edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek koşuluyla edinme tarihinden itibaren altı ay sonra ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açabilir. Davanın altı ayın sonunda hemen açılması şart olmayıp, sözleşme sonuna kadar açılması mümkündür. Ancak edinmeyi izleyen bir ay içerisinde bildirimin tebliği zorunlu olup bunun sonradan giderilmesi mümkün değildir. Yeni malikin bu seçeneklerden hangisi yararına ise onu tercih etme hakkı vardır. Dava açma süresi kamu düzenine ilişkin olup, davalı ileri sürmese bile mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir.

Somut olayda; davacının kiralananı 09.12.2022 tarihinde edindiği, kiralananı edinmeyi bildiren yazılı ihtarnamenin, 13.01.2023 tarihinde davalılara ayrı ayrı tebliğ edildiği, davanın ise 19.07.2023 tarihinde açıldığı dosya kapsamı ile sabittir. Davacı dava dilekçesinde önceki malikle davalılar arasında imzalanan kira sözleşmesine dayanmayıp açıkça davanın 6098 sayılı Kanun'un 351/1 maddesine dayalı olarak açıldığını belirtmiş olmakla, 6098 sayılı Kanun’un 351/1 maddesine dayalı olarak yeni malikin ihtiyaç nedeniyle tahliye davasını açabilmesi için öncelikle edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmesi gerektiği halde bildirimin en geç 09.01.2023 tarihine kadar yapılması gerekirken süresinde yapılmadığı, bu durumun resen dikkate alınarak, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kiralananın tahliyesine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan, Adalet Bakanlığının bu yöne ilişkin kanun yararına temyiz talebinin kabulüne karar verilmiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Adalet Bakanlığının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 363/1 maddesine dayalı kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile kararın sonuca etkili olmamak üzere aynı Kanun'un 363/2 maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZULMASINA,

Kararın bir örneğinin ve dava dosyasının Adalet Bakanlığına gönderilmesine,

09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Bu Karar Hakkında Sorular

Kanun Yararına Bozma Kesin Tahliye Hükmünü Taraflar İçin Kaldırdı mı?

Hayır. Bozma, HMK'nın 363/2 maddesi uyarınca sonuca etkili olmamak üzere verildi; Daire tahliye hükmünün hukuka aykırı olduğunu tespit etti ancak taraflar yönünden yeni bir hüküm kurmadı.

Benzer Kararlar

Yeni Malikin İhtiyacı Nedeniyle Tahliye Konusundaki 10 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page