Ana Sayfa › İçtihatlar › Aile ve Boşanma Hukuku › Aile Konutu
Yargıtay 2. HD Bozma Aile ve Boşanma Hukuku
Yurt Dışında Yaşayan Ailenin Türkiye'deki Konutu Araştırılmadan İpotek Davası Reddedilemedi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2024/10517 · K. 2025/11582 · T. 22.12.2025
Karar Özeti
Davacı kadın, eşi adına kayıtlı taşınmaza rızası dışında konulan ipoteğin kaldırılmasını ve aile konutu şerhini istedi. İlk derece mahkemesi, taşınmazın ailenin yaşam merkezi olmadığını ve ailenin köyde de evi bulunduğunu belirterek davayı reddetti; istinaf başvurusu esastan reddedildi. Yargıtay, bir tanık anlatımı ile emniyet tutanağında ailenin Türkiye'ye geldiğinde bu taşınmazda kaldığının belirtildiğini, buna karşın ailenin başka konutu ile taşınmazın fiilî kullanımının yeterince araştırılmadığını saptadı. Çelişkiler giderilip ipotek tarihi itibarıyla aile konutu niteliği belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verildiğinden hüküm bozuldu.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Ailenin asıl olarak yurt dışında yaşaması hâlinde de, Türkiye'ye geldiklerinde taşınmazı aile konutu olarak kullanıp kullanmadıkları ipotek tarihi itibarıyla tüm delillerle araştırılmalıdır.
Soru: Aile yurt dışında yaşıyorsa Türkiye'deki evin aile konutu olup olmadığı nasıl belirlenir?
Sonuç: İstinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararı kaldırıldı, ilk derece mahkemesi kararı eksik inceleme nedeniyle bozuldu.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire2. Hukuk Dairesi
- Esas No2024/10517
- Karar No2025/11582
- Karar Tarihi22.12.2025
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçBozma
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
Kararın Önemli Bölümleri
“ipotek tarihi itibarıyla taşınmazın aile konutu vasfında olup olmadığının belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken”
Kararın Tam Metni
2. Hukuk Dairesi 2024/10517 E. , 2025/11582 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/237 E., 2024/1230 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bingöl 4. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
SAYISI : 2023/100 E., 2023/298 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak hükmün tamamı yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 22.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davacı ... vekili Avukat ... geldi. Karşı taraf davalı ve vekili ile davalı banka vekili gelmedi. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı kadın, davalı eşi adına kayıtlı dava konu taşınmaza rızası dışında ipotek tesis edildiğini ileri sürerek ipoteğin kaldırılmasını ve taşınmaz kaydına aile konutu şerhi konulmasını talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince "davaya konu edilen taşınmazın ailenin yaşam merkezi olmadığı; kısıtlı bir süre için tekil olarak yalnızca ... tarafından konaklama ihtiyacında kullanılmasının taşınmaza aile konutu vasfı veremeyeceği; nitekim yurtdışından geldiklerinde komşularınca bilinen köydeki evlerinin de mevcut olduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda; 14.06.2021 tarihli keşif tutanağında beyanı alınan davacı tanığı ...'in beyanı ile taşınmazın aile konutu olmadığının kabulüne karar verildiği, oysa ki diğer davacı tanığı ...'ın tarafların köyde de evi olduğunu ancak Türkiye'ye geldiklerinde davalının eşi ve çocuklarıyla davaya konu taşınmazda kaldıklarını belirttiği, diğer yandan 16.12.2020 tarihli ve davalı ...'in kardeşinin beyanına dayalı emniyet tutanağında tarafların yurt dışından geldiklerinde davaya konu taşınmazda kaldıklarının belirtildiği, İlk Derece Mahkemesince, ailenin kullandığı başka konut olup olmadığı, taraflar asıl olarak yurt dışında yaşasalar da, dava konusu taşınmazı Türkiye'ye geldiklerinde aile konutu olarak kullanıp kullanmadıkları yönünden yeterli araştırmanın yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu kapsamda; dosyadaki çelişkiler giderilerek, gerekli araştırma yapılarak ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek ipotek tarihi itibarıyla taşınmazın aile konutu vasfında olup olmadığının belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Duruşma için takdir olunan 40.000,00 TL vekâlet ücretinin davalılar ... ve ... T.A.Ş'dan alınarak duruşmada kendisini vekil ile temsil ettiren davacı ...'ya verilmesine,
Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Bu Karar Hakkında Sorular
Aile Asıl Olarak Yurt Dışında Yaşıyorsa Türkiye'deki Ev Aile Konutu Sayılamaz mı?
Yargıtay bu durumu araştırmayı gereksiz kılan bir neden saymadı. Ailenin Türkiye'ye geldiğinde evi aile konutu olarak kullanıp kullanmadığı, başka konutu olup olmadığı ve çelişen deliller araştırılarak ipotek tarihindeki durum belirlenmeliydi.
Benzer Kararlar
AYM 1. Bölüm 04.03.2026
Malik Olmayan Eşin Aile Konutu Menfaati Tanındı; Başvuru Yolları Tüketilmemiş Bulundu
Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm · Başvuru No 2020/23865
Aile konutu niteliğinin malik olmayan eşe Anayasa'nın 35. maddesi kapsamında maddi menfaat sağladığı kabul edilmiş, ancak başvuru yolları tüketilmediğinden başvuru kabul edilemez bulunmuştur.
Kabul Edilemezlik Aile Konutu
AYM 2. Bölüm 13.05.2025
Aile Konutu Niteliğinin Yitirildiğine Dair Gerekçeli Karara Karşı Başvuru Kabul Edilemez
Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm · Başvuru No 2021/29738
Aile konutu niteliğine ilişkin gerekçeli değerlendirmede aile hayatına saygı hakkı yönünden takdir yetkisinin sınırının aşıldığına dair bulguya rastlanmadığından başvuru açıkça dayanaktan yoksun bulunmuştur.
Kabul Edilemezlik Aile Konutu
Yargıtay 2. HD 04.05.2026
Açık Rızası Kanıtlanmayan Aile Konutu İpoteği Cebri Satışla Geçerli Hâle Gelmedi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2025/6852 · K. 2026/4991
Aile konutu üzerindeki ipotek için diğer eşin açık rızası ispatlanamadığında ipotek geçersizdir; ona dayanan cebri satışla banka adına yapılan tescil de yolsuzdur.
Bozma Aile Konutu
Yargıtay 2. HD 24.06.2026
Paylı Malik Davacının Aile Konutu Şerhini Kaldırmakta Hukuki Yararı Bulunduğu Kabul Edildi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2026/4947 · K. 2026/7081
Davacının paylı malik olduğu taşınmaza aile konutu şerhi konulması TMK'nın 194. maddesi kapsamına girmediğinden, davacının şerhin kaldırılmasını istemekte hukuki yararı bulunduğu kabul edilmiştir.
Bozma Aile Konutu
Aile Konutu Konusundaki 21 Kararın Tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
- Mal Rejimi Tasfiyesi ve Ziynet Alacağı
- Aile ve Boşanma Rehberi
- Aile ve Boşanma Hukuku İçtihatları
- Hukuk Sözlüğü: Aile Konutu Nedir?
- Hukuk Sözlüğü: Aile Konutu Şerhi Nedir?
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.