top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Aile ve Boşanma Hukuku › Aile Konutu

Yargıtay 2. HD Bozma Aile ve Boşanma Hukuku

Açık Rızası Kanıtlanmayan Aile Konutu İpoteği Cebri Satışla Geçerli Hâle Gelmedi

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2025/6852 · K. 2026/4991 · T. 04.05.2026

Karar Özeti

Davacı eş, aile konutu üzerindeki ipoteğin kaldırılması, tapu iptali ve tescil talebiyle dava açtı; taşınmaz cebri icra yoluyla banka adına tescil edilmişti. Banka, davacı eşin muvafakatinin alındığını savundu ancak bunu belge veya başka bir delille ispatlayamadı. Yargıtay, aile konutu niteliğinin cebri satışla sona ermesinin geçersiz işleme geçerlilik kazandırmayacağını belirterek ipoteğin geçersiz, banka adına yapılan tescilin yolsuz olduğunu kabul etti. Tapu kaydının iptali ve dahili davalı adına tescil gerekirken davanın reddi hatalı bulunarak bölge adliye mahkemesi kararı kaldırıldı, ilk derece mahkemesi kararı bozuldu.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Aile konutu üzerindeki ipotek için diğer eşin açık rızası ispatlanamadığında ipotek geçersizdir; ona dayanan cebri satışla banka adına yapılan tescil de yolsuzdur.

Soru: Aile konutuna rızasız konulan ipotek, cebri satışla banka adına tescil edilince geçerli hâle gelir mi?

Sonuç: İstinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararı kaldırıldı, ilk derece mahkemesi kararı bozuldu.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“asıl işlem baştan itibaren geçersiz olduğu için buna bağlı olarak davalı banka adına cebiri satış sonucu yapılan tescil de yolsuz tescil niteliğindedir.”

Kararın Tam Metni

2. Hukuk Dairesi 2025/6852 E. , 2026/4991 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1250 E., 2025/1096 K.

DAVA TÜRÜ : İpoteğin Kaldırılması

İLK DERECE MAHKEMESİ: Kocaeli 1. Aile Mahkemesi

SAYISI : 2021/541 E., 2024/200 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı vekili tarafından tamamı yönünden duruşma istemli olarak temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.05.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde temyiz eden davacı ... vekili Avukat ...... geldi. Karşı taraf davalı banka vekili ile diğer davalı gelmediler. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Dava; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 194 üncü hükmü uyarınca ipoteğin kaldırılması, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 193 üncü maddesi hükmü ile eşlerin birbirleri ve üçüncü kişilerle olan hukuki işlemlerinde özgürlük alanı tanınmış olmakla birlikte 4721 sayılı Kanun'un 194 üncü madde hükmü ile eşlerin aile konutu ile ilgili bazı hukuksal işlemlerinin diğer eşin rızasına bağlı olduğu kuralı getirilerek eşlerin hukuki işlem özgürlüğü "Aile birliğinin korunması" amacıyla sınırlandırılmıştır. Buna göre, eşlerden biri diğer eşin "Açık rızası bulunmadıkça" aile konutu ile ilgili aile konutunu devredemez ve aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz. Bu cümleden hareketle, aile konutunun maliki olan eş, aile konutundaki yaşantıyı güçlüğe sokacak biçimde, aile konutunu devredemez. Bu işlem ancak "diğer eşin açık rızası alınarak" yapılabilir.

Eldeki dava konusu taşınmazın aile konutu olarak özgülendiği tartışmasızdır. Hak sahibi olan davalı ... tarafından taşınmaz üzerine diğer davalı banka lehine 22.12.2016 ipotek tesis ettirilmiştir. Akabinde cebri icra yolu ile taşınmaz davalı banka adına tescil edilmiştir. Davalı banka davacı eşin muvafakatinin alındığını ileri sürmüştür. Ne var ki bu hususta her hangi bir belge ibraz edememiş, başkaca bir delille de savunmasını ispatlayamamıştır. Aile konutu niteliğinde duraksama bulunmayan taşınmaz için davacı (kadın)'ın bilgisi ve onayı dışında, 4721 sayılı Kanun'un 194 üncü maddesinin birinci fıkrasına aykırı olarak malik olan eş tarafından diğer eşin açık rızası alınmadan aile konutu üzerindeki hakların sınırlandırılması durumunda yapılan bu işlemin “geçerli” kabul edilemeyeceği emredici hüküm gereğidir. Diğer yandan taşınmazın aile konutu niteliği gerek iradi temliklerle, gerekse cebri icra sonucu (ihale yoluyla) mülkiyetin kazanılmasıyla kaybedilmektedir. Ne var ki bu durum geçersiz olan işleme geçerlilik kazandırmaz. Diğer bir anlatımla ölü olan bir işlem diriltilemez. Nitekim illilik prensibi gereği asıl işlem baştan itibaren geçersiz olduğu için buna bağlı olarak davalı banka adına cebiri satış sonucu yapılan tescil de yolsuz tescil niteliğindedir. Bu itibarla, aile konutu niteliğinde olan taşınmaz için konulan ipotek yönünden davacı eşin açık rızası alındığının ispat edilemediği ve ipotek işleminin geçersiz olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle iken geçersiz ipotek nedeniyle yapılan icra takibi sonucunda cebri satış ile davalı banka adına tescil edilen taşınmazın tapu kaydının iptali ile dahili davalı ... adına tesciline karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

40.000,00 TL vekâlet ücretinin davalılardan alınarak kendisini duruşmada vekil ile temsil ettiren davacı ...'e verilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Bu Karar Hakkında Sorular

Aile Konutuna Konulan İpotekte Eşin Açık Rızası İspatlanamazsa İpotek Geçerli Sayılır mı?

Hayır. Yargıtay, bankanın eşin muvafakatini belge veya başka delille ispatlayamadığı dosyada ipoteği geçersiz kabul etti. Konutun cebri satışla bankaya geçmesi buna geçerlilik kazandırmadı; banka adına yapılan tescil yolsuz sayıldı.

Benzer Kararlar

Aile Konutu Konusundaki 21 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page