top of page

Ceza ve İnfaz: K Harfiyle Başlayan Terimler

Terim listesine geç (17 terim) ↓

1.000 hukuk terimini kısa açıklamaları, kanuni dayanakları ve ilgili kaynaklarıyla inceleyebilirsiniz. Terim adını veya günlük dildeki karşılığını arayabilir, listeyi hukuk alanına göre daraltabilir, aşağıdaki A–Z çubuğundan ilk harfe göre gezinebilirsiniz. Her sayfada en fazla 50 terim gösterilir.

Hazırlayan: Av. Mete ŞAHİN · Yenimahalle, Ankara · Kaynak kontrolü: 26 Eylül 2026.

İlk harfe göre filtreleyin

Ceza ve İnfaz: K Harfiyle Başlayan Terimler

Sayfa 1 / 1 · 1–17 / 17 terim

K

  • Ceza ve İnfaz

    Kamu Davası

    Suç işlendiği şüphesiyle devlet adına açılan ceza davasıdır ve açma görevi Cumhuriyet savcısına aittir. Soruşturma sonunda toplanan deliller suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa savcı, görevli ve yetkili mahkemeye hitaben bir iddianame düzenler; iddianamede şüphelinin lehine ve aleyhine olan hususlar birlikte gösterilir. İddianamenin mahkemece kabulüyle kamu davası açılmış olur ve kovuşturma evresi başlar.

    İlgili mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 170 ve 175

  • Ceza ve İnfaz

    Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi

    Uzlaştırma ve önödeme kapsamı dışındaki, üst sınırı üç yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda Cumhuriyet savcısının, yeterli şüpheye rağmen kamu davasının açılmasını beş yıl ertelemesidir. Şüphelinin kasıtlı suçtan hapis cezasıyla mahkûmiyetinin bulunmaması, suç işlemekten çekineceği kanaati, ertelemenin daha yararlı olması ve savcının tespit ettiği zararın tamamen giderilmesi birlikte aranır. Erteleme süresinde kasıtlı suç işlenmezse kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir, işlenirse dava açılır; bu sürede zamanaşımı işlemez. Örgüt, cinsel dokunulmazlık ve askerî suçlar ile kamu görevlisince görevi sebebiyle veya kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen suçlarda uygulanmaz.

    İlgili mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 171

  • Ceza ve İnfaz

    Kanun Hükmünü Yerine Getirme

    Kanun hükmünü yerine getirme, kanunun hükmünü yerine getiren kimseye ceza verilmemesini öngören ve Türk Ceza Kanunu'nda ceza sorumluluğunu kaldıran nedenler arasında düzenlenen bir hâldir. Aynı maddeye göre yetkili bir merciden verilen ve yerine getirilmesi görev gereği zorunlu olan emri uygulayan kişi de sorumlu olmaz. Ancak konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette yerine getirilemez; aksi hâlde emri yerine getiren ile emri veren sorumlu olur. Emrin hukuka uygunluğunun denetlenmesi kanunla engellenmişse sorumluluk emri verene aittir.

    İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 24

  • Ceza ve İnfaz

    Kanun Yararına Bozma

    İstinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen hâkim veya mahkeme karar ve hükümlerindeki hukuka aykırılığın giderilmesi için öngörülen olağanüstü kanun yoludur. Adalet Bakanlığı bozma istemini yasal nedenleriyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına bildirir, Başsavcı da istemi Yargıtayın ilgili ceza dairesine sunar; cezanın kaldırılmasını veya daha hafif cezayı gerektiren hâllerde Başsavcı re’sen de başvurabilir. Mahkûmiyet hükmünün bozulması üzerine verilecek yeni hüküm önceki cezadan ağır olamaz, esası çözen mahkûmiyet dışı hükümlerde bozma aleyhe sonuç doğurmaz ve bozma kararına direnilemez.

    İlgili mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 309–310

  • Ceza ve İnfaz

    Kapalı Ceza İnfaz Kurumu

    İç ve dış güvenlik görevlilerinin bulunduğu, firara karşı teknik ve fiziki engellerle donatılmış, oda ve koridor kapıları kapalı tutulan ve hükümlülere iyileştirme yöntemlerinin uygulandığı ceza infaz kurumudur. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları ile örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme veya uyuşturucu ticareti gibi suçlardan verilen cezalar yüksek güvenlikli kapalı kurumlarda infaz edilir. Hükümlülerin açık ceza infaz kurumuna ayrılması ayrı koşullara bağlıdır.

    İlgili mevzuat: 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, m. 8–9

  • Ceza ve İnfaz

    Kast

    Failin suçun kanuni unsurlarını bilerek ve isteyerek gerçekleştirmesidir. Suç tipindeki özel amaç veya saik koşulları ayrıca aranabilir. Sonucun yalnızca meydana gelmiş olması kastın kanıtlandığı anlamına gelmez.

    İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 21/1

  • Ceza ve İnfaz

    Kasten Öldürme

    Bir insanın kasten öldürülmesidir ve temel cezası müebbet hapistir. Suçun tasarlayarak, canavarca hisle veya eziyet çektirerek; üstsoy, altsoy, eş, boşandığı eş veya kardeşe, çocuğa ya da kendini savunamayacak kişiye, kadına karşı veya kamu görevi nedeniyle işlenmesi gibi nitelikli hâllerde ceza ağırlaştırılmış müebbet hapistir. Haksız tahrik, teşebbüs ve iştirak gibi genel hükümler cezanın belirlenmesini etkileyebilir.

    İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 81–82

  • Ceza ve İnfaz

    Kasten Yaralama

    Kasten başkasının vücuduna acı verilmesi veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olunmasıdır ve temel cezası bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapistir. Etkisi basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif yaralamada soruşturma şikâyete bağlıdır ve altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adli para cezası öngörülür. Silahla ya da üstsoy, altsoy, eş, boşandığı eş veya kardeşe karşı işlenmesi gibi hâllerde şikâyet aranmaz ve ceza artırılır; kemik kırığı veya kalıcı zarar gibi ağır neticeler cezayı ayrıca ağırlaştırır.

    İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 86–87

  • Ceza ve İnfaz

    Katılan (Müdahil)

    Katılan (müdahil), kamu davası açıldıktan sonra şikâyetçi olduğunu bildirerek davaya katılma isteminde bulunan ve bu istemi mahkemece kabul edilen mağdur, suçtan zarar gören gerçek veya tüzel kişi ya da malen sorumlu olan kişidir. Katılma, ilk derece mahkemesinde hüküm verilinceye kadar dilekçeyle veya duruşma tutanağına geçirilen sözlü başvuruyla istenebilir; kanun yolu muhakemesinde katılma isteğinde bulunulamaz. Katılan, Cumhuriyet savcısına bağlı olmaksızın kanun yollarına başvurabilir.

    İlgili mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 237–243

  • Ceza ve İnfaz

    Kazanç Müsaderesi

    Kazanç müsaderesi, suçun işlenmesiyle elde edilen, suçun konusunu oluşturan veya suçun işlenmesi için sağlanan ve suçun mağduruna iade edilemeyen maddi menfaatler ile bunların değerlendirilmesi ya da dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kazançların müsaderesidir. Müsadere konusu eşya veya maddi menfaatlere elkonulamaması ya da bunların merciine teslim edilmemesi hâlinde, karşılıklarını oluşturan değerlerin müsaderesine hükmedilir. Eşyayı sonradan iktisap eden kişi Türk Medeni Kanunu'nun iyiniyetin korunmasına ilişkin hükümlerinden yararlanabiliyorsa bu eşya müsadere edilemez.

    İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 55

  • Ceza ve İnfaz

    Kısıtlama Kararı (Ceza Muhakemesi)

    Ceza muhakemesinde müdafiin soruşturma dosyasını inceleme ve belgelerden örnek alma yetkisinin, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek hâllerde Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim kararıyla sınırlandırılmasıdır. Bu karar yalnız kasten öldürme, uyuşturucu ticareti, suç örgütü kurma ve devletin güvenliğine karşı suçlar gibi kanunda sayılan suçlara ilişkin soruşturmalarda verilebilir; şüphelinin ifade tutanağı, bilirkişi raporları ve hazır bulunmaya yetkili olduğu işlemlerin tutanakları kısıtlanamaz. İddianamenin kabulünden itibaren müdafi dosyanın tamamını inceleyebilir; kavram, medeni hukuktaki kısıtlama (vesayet) kararıyla karıştırılmamalıdır.

    İlgili mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 153

  • Ceza ve İnfaz

    Kişilerin Huzur ve Sükûnunu Bozma

    Sırf bir kimsenin huzur ve sükûnunu bozmak amacıyla ona ısrarla telefon edilmesi, gürültü yapılması veya aynı amaçla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulmasıdır. Soruşturma mağdurun şikâyetine bağlıdır ve cezası üç aydan bir yıla kadar hapistir. Kişide ciddi huzursuzluk veya güvenlik endişesi yaratan takip ve temas girişimleri ise ısrarlı takip suçu olarak ayrıca düzenlenmiştir.

    İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 123

  • Ceza ve İnfaz

    Kişisel Verilere İlişkin Suçlar

    Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesi, başkasına verilmesi, yayılması, ele geçirilmesi veya kanuni süresi geçtiği hâlde yok edilmemesini yaptırıma bağlayan ve 6698 sayılı Kanunun atıf yaptığı TCK m. 135–140’taki suçlardır. Hukuka aykırı kayıt bir yıldan üç yıla, verileri verme, yayma veya ele geçirme iki yıldan dört yıla, verileri yok etmeme bir yıldan iki yıla kadar hapisle cezalandırılır. Siyasi, felsefi veya dini görüş, ırki köken, sağlık ve cinsel yaşam gibi verilerin kaydında ya da kayıt, verme veya ele geçirme suçlarının kamu görevlisince yetki kötüye kullanılarak veya meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenmesinde ceza yarı oranında artırılır; bu suçlar şikâyete bağlı değildir.

    İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 135–140 · 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, m. 17

  • Ceza ve İnfaz

    Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma

    Bir kimsenin hukuka aykırı olarak bir yere gitme veya bir yerde kalma özgürlüğünden yoksun bırakılmasıdır ve cezası bir yıldan beş yıla kadar hapistir. Fiil cebir, tehdit veya hile kullanılarak işlenirse iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezası verilir. Silahla, birden fazla kişiyle, üstsoy, altsoy, eş veya boşandığı eşe, çocuğa ya da kendini savunamayacak kişiye karşı işlenmesi hâlinde ceza bir kat, cinsel amaçla işlenmesi hâlinde ise yarı oranında artırılır.

    İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 109

  • Ceza ve İnfaz

    Konut Dokunulmazlığının İhlali

    Bir kimsenin konutuna veya konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak girilmesi ya da rızayla girdikten sonra buradan çıkılmamasıdır. Temel hâlde soruşturma mağdurun şikâyetine bağlıdır ve cezası altı aydan iki yıla kadar hapistir; açık rıza gerekmeksizin girilmesi mutat olan yerler dışındaki işyerlerinde altı aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörülür. Fiilin cebir veya tehdit kullanılarak ya da gece vakti işlenmesi hâlinde bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.

    İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 116

  • Ceza ve İnfaz

    Koşullu Salıverilme

    Hükümlünün kanunda öngörülen infaz süresini iyi hâlli olarak geçirmesi ve diğer koşulları sağlaması üzerine kalan cezasının denetim altında kurum dışında infaz edilmesidir. Suç türü, ceza, tekerrür ve geçiş hükümleri oranı değiştirebilir. Kurumda geçirilecek süre tek bir genel oranla belirlenemez.

    İlgili mevzuat: 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, m. 107–108

  • Ceza ve İnfaz

    Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı

    Soruşturma sonunda yeterli şüphe oluşturan delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması nedeniyle Cumhuriyet savcısınca verilen karardır. Suçtan zarar gören, karar kendisine tebliğ edildikten sonra iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir; yeniden soruşturma kanundaki koşullara bağlıdır. Mahkemenin verdiği beraat kararıyla aynı değildir.

    İlgili mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 172–173

Sayfa 1 / 1 · 1–17 / 17 terim

Önceki harf: İ · Hukuk sözlüğü ana sayfası · Sonraki harf: L

Kaynaklar ve Güncellik

Son kaynak kontrolü: 26 Eylül 2026. Tanımlar, 16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunla yapılanlar dâhil yürürlükteki değişiklikler gözetilerek Mevzuat Bilgi Sistemi’ndeki güncel metinlerle karşılaştırılmıştır. Tanımlar genel bilgi verir; terim sayfalarındaki kanun bağlantıları resmî mevzuat metinlerine yönelir, akademik görüşler Doktrin başlığıyla ayrılır. İşlem yapılacak tarihte yürürlük, geçiş hükümleri ve olayın özellikleri ayrıca değerlendirilmelidir.

Kaynak ve Güncelleme Politikası · İletişim · Hukuki Hesaplama Araçları · Av. Mete ŞAHİN — 2026 Yargıda Parasal Sınırlar

bottom of page