Ceza ve İnfaz Terimleri
Terim listesine geç (139 terim) ↓
1.000 hukuk terimini kısa açıklamaları, kanuni dayanakları ve ilgili kaynaklarıyla inceleyebilirsiniz. Terim adını veya günlük dildeki karşılığını arayabilir, listeyi hukuk alanına göre daraltabilir, aşağıdaki A–Z çubuğundan ilk harfe göre gezinebilirsiniz. Her sayfada en fazla 50 terim gösterilir.
Hazırlayan: Av. Mete ŞAHİN · Yenimahalle, Ankara · Kaynak kontrolü: 26 Eylül 2026.
Ceza ve İnfaz Terimleri
Sayfa 1 / 3 · 1–50 / 139 terim
A
Ceza ve İnfaz
Açık Ceza İnfaz Kurumu
Hükümlülerin iyileştirilmesinde çalıştırılma ve meslek edindirmeye öncelik verilen, firara karşı engelleri ve dış güvenlik görevlisi bulunmayan, güvenliğin kurum görevlilerinin gözetim ve denetimiyle sağlandığı ceza infaz kurumudur. Terör, örgüt ve cinsel dokunulmazlık suçları gibi istisnalar dışında kasıtlı suçlardan toplam üç yıl, taksirli suçlardan toplam beş yıl veya daha az hapis cezası alanlar, adli para cezası hapse çevrilenler ve tazyik hapsindekiler doğrudan bu kurumlara alınır; diğerlerinin açık kuruma ayrılmasına idare ve gözlem kurulunca karar verilir.
İlgili mevzuat: 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, m. 14
Ceza ve İnfaz
Adli Arama
Şüpheli veya sanığın yakalanması ya da suç delillerinin bulunması amacıyla kişi, eşya veya yerde yapılan koruma tedbiridir. Aramanın yeri ve aciliyeti, karar verecek makamı ve uygulanacak güvenceleri etkiler. Suç önlemeye yönelik idari aramayla aynı koşullara tabi değildir.
İlgili mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 116–119
Ceza ve İnfaz
Adli Kolluk
Emniyet, jandarma, sahil güvenlik ve gümrük muhafaza teşkilatlarında, kendi kanunlarına göre soruşturma işlemlerini yürüten güvenlik görevlileridir. Soruşturma işlemleri Cumhuriyet savcısının emir ve talimatları doğrultusunda öncelikle adli kolluğa yaptırılır ve adli kolluk savcının adli görevlere ilişkin emirlerini yerine getirir; adli görevler dışında kendi üstlerinin emrindedir. Gerektiğinde veya savcının talebi üzerine diğer kolluk birimleri de adli kolluk görevi yapar.
İlgili mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 164–165
Ceza ve İnfaz
Adli Kontrol
Kanuni koşullarda tutuklama yerine uygulanabilen; yurt dışına çıkamama veya belirli yerlere düzenli başvurma gibi yükümlülükler içeren koruma tedbiridir. Hangi yükümlülüğün, ne kadar süreyle uygulanacağına yargısal karar verilir. Mahkûmiyet sonrası denetimli serbestlikle aynı değildir.
İlgili mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 109–110
Ceza ve İnfaz
Adli Para Cezası
Hâkimin belirlediği tam gün sayısının bir gün karşılığı tutarla çarpılması sonucu bulunan ve Devlet Hazinesine ödenen ceza türüdür. TCK m. 52’de gün sayısı kural olarak 5–730, günlük tutar 100–500 TL aralığındadır. Günlük tutardaki 1 Haziran 2024 değişikliği nedeniyle önceki tarihli suçlarda lehe kanun karşılaştırması ayrıca yapılır; bugünkü tutar her eski dosyaya doğrudan uygulanmaz.
İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 7 ve 52
Ceza ve İnfaz
Adli Sicil Kaydı
Adli sicil kaydı, Türk mahkemelerince vatandaş veya yabancı hakkında verilip kesinleşen mahkûmiyet hükümleri ile bunlara bağlı koşullu salıverilme, erteleme ve denetim süresi, adli para cezasının infazı, hak yoksunluğu, af ve ceza zamanaşımı gibi bilgilerin tutulduğu resmî kayıttır. Disiplin suçlarına ve sırf askerî suçlara ilişkin mahkûmiyetler, disiplin veya tazyik hapsi ile idari para cezası kararları kaydedilmez. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları ise yalnız bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak istenmesi hâlinde verilmek üzere ayrıca kaydedilir.
İlgili mevzuat: 5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu, m. 4–6 ve 9
Ceza ve İnfaz
Adli Sicil Kaydının Silinmesi
Adli sicildeki bilgilerin; cezanın veya güvenlik tedbirinin infazının tamamlanması, mahkûmiyeti bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran şikâyetten vazgeçme veya etkin pişmanlık, ceza zamanaşımının dolması ya da genel af hâllerinde sicilden çıkarılarak arşiv kaydına alınmasıdır. Bu hâllerde kayıt kural olarak yok edilmez, arşivde kanunda öngörülen süre kadar tutulur. İlgilinin ölümünde, fiilin suç olmaktan çıkarılmasında, kanun yararına bozma veya yargılamanın yenilenmesi sonucunda beraat ya da ceza verilmesine yer olmadığı kararı kesinleştiğinde ve akıl hastalığı nedeniyle hükmedilen güvenlik tedbirinin infazı tamamlandığında ise kayıtlar tamamen silinir.
İlgili mevzuat: 5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu, m. 9 ve 12
Ceza ve İnfaz
Adli Süreçteki Çocuk
Kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiasıyla hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da bu fiil nedeniyle hakkında güvenlik tedbirine karar verilen, on sekiz yaşını doldurmamış kişidir. Çocuk Koruma Kanunundaki "suça sürüklenen çocuk" ifadesi, 2026 yılında 7593 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle bu terimle değiştirilmiştir. Hakkında kovuşturma başlatılmamış adli süreçteki çocuklar için tedbir kararlarını çocuk hâkimi verir; ceza sorumluluğu ise fiilin işlendiği sıradaki yaşa göre Türk Ceza Kanununda ayrıca düzenlenir.
İlgili mevzuat: 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu, m. 3 · 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 31
Ceza ve İnfaz
Akıl Hastalığı (Ceza Sorumluluğu)
Akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış kişiye ceza verilmemesi ve hakkında akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirine hükmedilmesidir. Yeteneği bu derecede olmamakla birlikte azalmış kişiye ağırlaştırılmış müebbet yerine yirmi beş, müebbet yerine yirmi yıl hapis verilir, diğer cezalar altıda birden fazla olmamak üzere indirilebilir ve 7571 sayılı Kanunla değişik hüküm uyarınca ayrıca güvenlik tedbirine hükmolunur. Ağır suçlarda ceza verilmeyen kişinin kurumda kalacağı asgari süreler kanunda gösterilmiştir.
İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 32 ve 57
Ceza ve İnfaz
Arama Kararı
Şüpheli veya sanığın yakalanması ya da suç delillerinin elde edilmesi amacıyla kişinin üstü, eşyası, konutu, işyeri veya diğer yerlerinde arama yapılmasına izin veren karar veya yazılı emirdir. Kural olarak hâkim karar verir; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı, ona ulaşılamazsa kolluk amiri yazılı emir verebilir; ancak konut, işyeri ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda kolluk amirinin emriyle arama yapılamaz. Kararda aramanın nedeni olan fiil, aranacak kişi, yer veya eşya ile geçerlilik süresi gösterilir; konut, işyeri ve kapalı yerlerde gece araması kanundaki istisnalar dışında yasaktır.
İlgili mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 116–122
Ceza ve İnfaz
Arşiv Kaydı
Arşiv kaydı, infazın tamamlanması, mahkûmiyeti bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran şikâyetten vazgeçme veya etkin pişmanlık, ceza zamanaşımı ya da genel af nedeniyle adli sicilden çıkarılan bilgilerin tutulduğu kayıttır. Bu bilgileri kişinin kendisi veya özel yetkili vekili, soruşturma ya da kovuşturma kapsamında savcılık ve mahkemeler, seçim kurulları ile özel kanunlarda gösterilen kurumlar isteyebilir. Arşiv bilgileri ilgilinin ölümüyle; Anayasa m. 76 veya TCK dışındaki kanunlarda hak yoksunluğu doğuran mahkûmiyetlerde hakların geri verilmesi kararıyla on beş, bu karar olmaksızın otuz yıl, diğer mahkûmiyetlerde beş yıl geçmekle tamamen silinir.
İlgili mevzuat: 5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu, m. 9, 10 ve 12
Ceza ve İnfaz
Azmettirme
Başka bir kişide belirli bir suçu işleme kararı uyandırılarak onun suç işlemeye yöneltilmesi biçimindeki iştirak türüdür. Azmettiren, işlenen suçun cezasıyla cezalandırılır; üstsoy ve altsoy ilişkisinden doğan nüfuz kullanılarak veya çocuklar suça azmettirildiğinde ceza üçte birden yarısına kadar artırılır. Önceden var olan suç işleme kararını yalnızca kuvvetlendiren kişi ise azmettiren değil, yardım eden olarak sorumlu olur.
İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 38–39
B
Ceza ve İnfaz
Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması
Başkasına ait banka veya kredi kartını, sahibinin rızası olmadan kullanarak veya kullandırarak yarar sağlama suçudur; cezası üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır. Başkalarının hesaplarıyla ilişkilendirilmiş sahte kart üretmek, satmak, devretmek, satın almak veya kabul etmek üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve on bin güne kadar; sahte kartla yarar sağlamak dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası gerektirir. Temel hâl, ayrılık kararı olmayan eş, üstsoy, altsoy, bu derecedeki kayın hısımı, evlat edinen, evlatlık veya birlikte yaşayan kardeş zararına işlenirse ilgili akrabaya ceza verilmez.
İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 245
Ceza ve İnfaz
Beden Muayenesi ve Örnek Alma
Bir suça ilişkin delil elde etmek için şüpheli veya sanık üzerinde iç beden muayenesi yapılması ya da vücudundan kan, saç, tükürük, tırnak gibi örnekler alınmasıdır. Hâkim veya mahkeme, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı karar verir; savcının kararı yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur, onaylanmazsa elde edilen deliller kullanılamaz. Üst sınırı iki yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda uygulanamaz; işlem sağlığa zarar verme tehlikesi bulunmaksızın tabip veya başka bir sağlık mensubunca yapılır. Mağdurdan örnek alınması ayrı koşullara bağlıdır.
İlgili mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 75–76
Ceza ve İnfaz
Belli Hakları Kullanmaktan Yoksun Bırakılma
Kasten işlenen suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak kamu görevi üstlenme; velayet, vesayet ve kayyımlık; vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasi parti yöneticiliği veya denetçiliği ile izne bağlı bir meslek veya sanatı serbestçe icra etme gibi haklardan yoksun kalınmasıdır. Yoksunluk kural olarak cezanın infazı tamamlanıncaya kadar sürer; kısa süreli hapsi ertelenenlere ve fiil sırasında on sekiz yaşından küçük olanlara uygulanmaz. Seçme ve seçilme ehliyetine ilişkin hüküm AYM 8/10/2015, E.2014/140, K.2015/85 kararıyla kısmen iptal edilmiştir.
İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 53
Ceza ve İnfaz
Beraat
Yüklenen fiilin suç olmaması, sanık tarafından işlendiğinin kanıtlanamaması veya kanunda sayılan diğer nedenlerle verilen hükümdür. Beraatin gerekçesi kararın dayanağını ve bazı sonuçlarını etkileyebilir. Savcılığın soruşturma aşamasında verdiği takipsizlik kararından ayrıdır.
İlgili mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 223/2
Ceza ve İnfaz
Bileşik Suç
Bir suçun diğerinin unsuru veya ağırlaştırıcı nedeni olması nedeniyle tek suç yapısı içinde değerlendirildiği durumdur. Bu birleşmede içtima hükümleri ayrıca uygulanmaz. Hangi suçların birleştiği kanuni suç tanımına göre belirlenir.
İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 42
Ceza ve İnfaz
Bilinçli Taksir
Kişinin öngördüğü suç neticesini istememesine rağmen bu neticenin meydana gelmesidir. Kanun, bu durumda taksirli suça ilişkin cezanın artırılmasını öngörür. Olası kastla ayrımda failin neticeye ilişkin tutumu somut delillerle incelenir.
İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 22/3
Ceza ve İnfaz
Bilişim Sistemine Girme
Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına hukuka aykırı olarak girilmesi ya da orada kalmaya devam edilmesidir ve cezası bir yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Bedeli karşılığında yararlanılabilen sistemlerde ceza indirilir; fiil nedeniyle sistemdeki veriler yok olur veya değişirse altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir. Sisteme girmeden veri nakillerinin teknik araçlarla hukuka aykırı olarak izlenmesi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasını gerektirir.
İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 243
C
Ceza ve İnfaz
Ceza Hukukunda Hata
Failin fiili işlerken suçun maddi unsurları, nitelikli hâlleri, ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan nedenlerin koşulları ya da fiilin haksızlık oluşturduğu konusunda yanılgıya düşmesidir. Suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmeyen kişi kasten hareket etmiş sayılmaz, ancak taksirli sorumluluğu saklıdır; nitelikli hâllerdeki hatadan fail yararlanır. Sorumluluğu kaldıran veya azaltan nedenlerin koşullarındaki hata ile fiilin haksızlığına ilişkin hata ise ancak kaçınılmaz olduğunda faile yarar; kaçınılmaz haksızlık yanılgısında ceza verilmez.
İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 30
Ceza ve İnfaz
Ceza Verilmesine Yer Olmadığı Kararı
Fiilin suç niteliğine rağmen kusurluluğu kaldıran veya kanunda belirtilen cezasızlık nedenleriyle ceza verilmediği hüküm türüdür. Kararın hangi kanuni nedene dayandığı açıkça gösterilir. Beraat ile aynı gerekçeye veya hukuki sonuca sahip olduğu varsayılmamalıdır.
İlgili mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 223 ve 230
Ceza ve İnfaz
Ceza Yargısında Basit Yargılama
Asliye ceza mahkemesinin, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezası ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az hapis cezası gerektiren suçlarda, tarafların iki hafta içinde yazılı beyan ve savunmalarını alarak duruşma yapmadan hüküm verdiği usuldür; mahkûmiyette sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir. Duruşma günü belirlendikten sonra, yaş küçüklüğü ve akıl hastalığı hâllerinde, izne veya talebe bağlı suçlarda ve kapsam dışı bir suçla birlikte işlenen suçlarda uygulanmaz. Hükme itiraz edilirse dosya başka asliye ceza mahkemesine veya hâkime gönderilerek genel hükümlere göre duruşmalı görülür. Hukuktaki basit yargılama usulünden farklıdır.
İlgili mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 251–252
Ceza ve İnfaz
Ceza Yargısında Kanun Yolları
Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı başvurulabilecek denetim yollarıdır. Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık, katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan zarar görenler için kanun yolları açıktır. Olağan kanun yolları itiraz, istinaf ve temyizdir.
İlgili mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 260, 267, 272 ve 286
Ceza ve İnfaz
Ceza Zamanaşımı
Kesinleşmiş cezanın, kanunun belirlediği süre geçince artık infaz edilememesidir. Sürenin başlangıcı, kesilmesi ve uygulanmayan hâller ayrıca incelenir. Suçun soruşturulması ve yargılanmasına ilişkin dava zamanaşımıyla aynı değildir.
İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 68–72
Ceza ve İnfaz
Cezanın Belirlenmesi
Hâkimin, suçun kanuni tanımındaki alt ve üst sınırlar arasında temel cezayı belirleyip buna kanundaki artırma ve indirimleri sırasıyla uygulayarak sonuç cezaya ulaşmasıdır. Temel ceza; suçun işleniş biçimi, kullanılan araçlar, zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, zarar veya tehlikenin ağırlığı, kusurun ağırlığı ile failin amaç ve saiki gözetilerek belirlenir. Ardından sırasıyla teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı ve şahsi indirim sebepleri ile takdiri indirim uygulanır; süreli hapis cezasında sonuç ceza otuz yılı geçemez.
İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 61
Ceza ve İnfaz
Cinsel Taciz
Bir kimsenin, vücut dokunulmazlığı ihlal edilmeksizin cinsel amaçlı olarak taciz edilmesiyle oluşan ve soruşturulması şikâyete bağlı suçtur. Cezası üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası, çocuğa karşı işlenmişse altı aydan üç yıla kadar hapistir. Kamu görevi, hizmet veya aile içi ilişkinin ya da aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan veya posta ve elektronik haberleşme araçlarından yararlanılarak, koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunanlarca ya da teşhir suretiyle işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında artırılır. Mağdur bu yüzden işini, okulunu veya ailesini bırakmak zorunda kalırsa ceza bir yıldan az olamaz.
İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 102 ve 105
D
Ceza ve İnfaz
Dava Zamanaşımı
Ceza hukukunda, suç için öngörülen sürenin geçmesi nedeniyle kamu davasının açılamaması veya açılmış davanın sürdürülememesi sonucunu doğuran kurumdur. Süre hesabında suç, yaş, başlangıç, durma ve kesilme nedenleri incelenir. Kesinleşmiş cezanın infazına ilişkin ceza zamanaşımından ayrıdır.
İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 66–67 ve 72
Ceza ve İnfaz
Denetimli Serbestlik
Koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az kalan, açık ceza infaz kurumunda ya da çocuk eğitimevinde bulunan iyi hâlli hükümlünün talebi üzerine, cezasının koşullu salıverilme tarihine kadarki kısmının infaz hâkimi kararıyla kurum dışında, kamuya yararlı işte çalışma veya belirli yerde gözetim gibi yükümlülükler altında infazıdır. 4/6/2025 tarihinden itibaren işlenen suçlarda ayrıca, kurumda geçirilmesi gereken sürenin en az onda birinin (en az beş gün) kurumda geçirilmiş olması aranır. Bazı hükümlü grupları ve eski tarihli suçlar için özel süreler vardır; koşullu salıverilmeden ayrı bir aşamadır.
İlgili mevzuat: 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, m. 105/A · 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, geçici m. 10 ve 11
Ceza ve İnfaz
Dolandırıcılık
Dolandırıcılık, hileli davranışlarla bir kimseyi aldatarak onun veya başkasının zararına yarar sağlama suçudur; temel cezası bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır. Nitelikli hâllerde üç yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası verilir; kamu kurumları zararına, bilişim sistemleri ya da banka veya kredi kurumları araç olarak kullanılarak, usulsüz kredi açtırmak veya sigorta bedelini almak maksadıyla ya da kendini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumu çalışanı olarak tanıtarak işlenmesinde hapsin alt sınırı dört yıl, adli para cezası menfaatin iki katından az olamaz. Ödeme aracını veya hesap bilgilerini vermekle sınırlı iştirakte ceza yarı oranında indirilir.
İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 157–158 ve 168
Ceza ve İnfaz
Duruşmadan Vareste Tutulma
Mahkemece sorgusu yapılmış sanığın, kendisinin veya bu konuda yetkili kıldığı müdafiinin istemi üzerine mahkemece duruşmalarda hazır bulunmaktan bağışık tutulmasıdır. Bu durumda duruşmalar sanığın yokluğunda sürdürülebilir; müdafi, sanık hazır bulunmasa da bütün oturumlarda bulunmaya yetkilidir. Alt sınırı beş yıl veya daha fazla hapis gerektiren suçlar dışında sanık istinabe yoluyla sorguya çekilebilir; hâkim zorunlu gördüğünde yurt içindeki sanığın sesli ve görüntülü iletişim tekniğiyle sorgusuna veya duruşmaya katılmasına da karar verebilir.
İlgili mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 196–197
E
Ceza ve İnfaz
El Koyma
Suçun ispatına yarayacak veya müsadereye tabi eşya ve malvarlığı değerlerinin, rızayla teslim edilmemesi hâlinde zorla adli makamların hâkimiyetine alınmasıdır. Kural olarak hâkim kararıyla, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, ona ulaşılamazsa kolluk amirinin yazılı emriyle yapılır; hâkim kararı olmadan yapılan elkoyma yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur ve kırk sekiz saat içinde karar açıklanmazsa kendiliğinden kalkar. Taşınmaz, hesap, hak ve alacaklara elkoymaya kural olarak ancak hâkim karar verebilir; bazı bilişim suçlarında askıya alınan hesaptaki suça konu menfaate ise gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle de elkonulabilir.
İlgili mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 123–132
Ceza ve İnfaz
Erteleme
Mahkûm olunan hapis cezasının, kanuni şartlarla denetim sürecine bağlanmasıdır. TCK m. 51’de genel sınır iki yıl, suç tarihindeki belirli yaş grupları için üç yıldır. Denetimin kanuna uygun tamamlanması hâlinde ceza infaz edilmiş sayılır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya infazın başka nedenle ertelenmesiyle aynı kurum değildir.
İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 51
Ceza ve İnfaz
Esas Hakkında Mütalaa
Kovuşturma evresinde delillerin ortaya konulmasından sonra Cumhuriyet savcısının, sanığın mahkûmiyeti, beraati veya başka bir karar verilmesi yönündeki görüşünü açıkladığı beyandır. Mütalaa üzerine sanık ve müdafii savunma yapar; taraflar birbirlerinin açıklamalarına cevap verebilir. Mütalaa mahkemeyi bağlamaz; hüküm, duruşmaya getirilip huzurda tartışılan delillere göre verilir.
İlgili mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 202, 216, 217 ve 225
Ceza ve İnfaz
Eşya Müsaderesi
Suçla kanunda belirtilen bağlantıyı taşıyan eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine yönelik güvenlik tedbiridir. İyi niyetli üçüncü kişinin hakları ve ölçülülük gibi koşullar gözetilir. Geçici bir koruma tedbiri olan elkoymadan farklıdır.
İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 54
Ceza ve İnfaz
Etkin Pişmanlık
Suç tamamlandıktan sonra failin zararı gidermesi, delillerin ortaya çıkarılmasına yardım etmesi veya suç örgütünden ayrılması gibi davranışlarının cezada indirim ya da cezasızlık sonucu doğurmasıdır. Genel bir indirim sebebi değildir; yalnız kanunun etkin pişmanlığı öngördüğü suçlarda, ilgili hükümdeki koşul ve oranlarla uygulanır. Örneğin hırsızlık, dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma gibi suçlarda zararın kovuşturma başlamadan önce tamamen giderilmesi cezanın üçte ikisine, hüküm verilmeden önce giderilmesi ise yarısına kadar indirilmesini sağlar.
İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 168 ve ilgili özel hükümler
F
Ceza ve İnfaz
Faillik
Suçun kanuni fiilini gerçekleştiren kişinin suça katılım biçimidir. Fiili birlikte gerçekleştirenler müşterek fail; başkasını araç olarak kullanan kişi ise kanuni koşullarla dolaylı fail olarak sorumlu tutulabilir. Olay yerinde bulunmak tek başına faillik oluşturmaz.
İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 37
Ceza ve İnfaz
Fikrî İçtima
Tek bir fiilin birden fazla farklı suçu oluşturması durumunda, kural olarak en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırmayı öngören kurumdur. Fiilin tekliği ve suçların farklılığı somut olayda incelenir. Özel içtima düzenlemeleri ayrıca dikkate alınır.
İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 44
G
Ceza ve İnfaz
Gizli Soruşturmacı
Kamu görevlilerinin, kimlikleri gizlenerek soruşturma konusu suçun aydınlatılması için görevlendirilmesidir. Somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması ve başka surette delil elde edilememesi gerekir. Yalnızca kanunda sayılan katalog suçlar bakımından uygulanabilir.
İlgili mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 139
Ceza ve İnfaz
Gönüllü Vazgeçme
Failin suçun icrasından kendi iradesiyle vazgeçmesi veya kendi çabasıyla suçun tamamlanmasını ya da neticeyi önlemesidir. Koşulları gerçekleştiğinde teşebbüs nedeniyle cezalandırılmaz. Ancak o ana kadar tamamlanan davranış başka bir suç oluşturuyorsa bundan sorumluluk sürebilir.
İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 36
Ceza ve İnfaz
Görevi Kötüye Kullanma
Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan hâller dışında, kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı hareket ederek kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olması ya da kişilere haksız bir menfaat sağlamasıdır; cezası altı aydan iki yıla kadar hapistir. Görevin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme gösterilerek aynı sonuçlara neden olunması üç aydan bir yıla kadar hapis cezasını gerektirir. Kamu görevlileri hakkında soruşturma yapılabilmesi için ayrıca izin kuralları uygulanabilir.
İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 257
Ceza ve İnfaz
Görevi Yaptırmamak İçin Direnme
Kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla cebir veya tehdit kullanılmasıdır ve cezası altı aydan üç yıla kadar hapistir. Suç yargı görevi yapanlara karşı işlenirse iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir. Tanınmayacak hâle gelerek veya birden fazla kişiyle işlenmesi ya da silahla veya suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanılarak işlenmesi hâlinde ceza artırılır.
İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 265
Ceza ve İnfaz
Gözaltı
Yakalanan ve Cumhuriyet savcılığınca serbest bırakılmayan kişinin, soruşturmanın tamamlanması için kanuni süre içinde özgürlüğünün kısıtlanmasıdır. Tedbirin soruşturma yönünden zorunlu olması ve kişinin suç işlediği şüphesini gösteren somut delillerin bulunması gerekir. Kural olarak süre, en yakın hâkime gönderme için zorunlu süre hariç yakalamadan itibaren yirmi dört saati geçemez; toplu suçlarda Cumhuriyet savcısı, her defasında bir günü aşmamak üzere üç güne kadar uzatabilir. Gözaltına alınan, müdafii veya yakınları serbest bırakılmak için sulh ceza hâkimine başvurabilir.
İlgili mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 91
Ceza ve İnfaz
Güveni Kötüye Kullanma
Muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği kendisine devredilen başkasına ait mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına devir amacı dışında tasarrufta bulunulması ya da devrin inkâr edilmesidir. Temel hâlde soruşturma şikâyete bağlıdır ve cezası altı aydan iki yıla kadar hapis ve adli para cezasıdır. Meslek, sanat, ticaret veya hizmet ilişkisi gereği ya da başkasının mallarını idare yetkisi nedeniyle tevdi edilen eşya hakkında işlenmesi hâlinde bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para cezası verilir; suçun konusu motorlu kara, deniz veya hava taşıtıysa ceza bir kat artırılır.
İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 155
H
Ceza ve İnfaz
Hakaret
Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat edilmesi ya da sövülmesi suretiyle onur, şeref ve saygınlığına saldırılmasıdır; cezası üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Mağdurun yokluğunda işlenen hakaretin cezalandırılması için fiilin en az üç kişiyle ihtilat edilerek işlenmesi gerekir; mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü iletiyle işlenmesi hâlinde de aynı cezaya hükmolunur. Kamu görevlisine görevinden dolayı işlenen hâller dışında soruşturma şikâyete bağlıdır ve hakaretin alenen işlenmesi cezayı artırır.
İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 125 ve 131
Ceza ve İnfaz
Hakkın Kullanılması ve İlgilinin Rızası
Hakkını kullanan kimseye ceza verilmemesi ve kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakkına ilişkin açıkladığı rıza çerçevesinde işlenen fiilden dolayı kimsenin cezalandırılmamasıdır. Her iki hâl de hukuka uygunluk nedenidir. Sınırın aşılması hâlinde ayrı hükümler uygulanır.
İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 26
Ceza ve İnfaz
Haksız Tahrik
Haksız bir fiilin doğurduğu öfke veya yoğun üzüntünün etkisiyle suç işlenmesi hâlinde cezada indirim yapılmasını sağlayan kurumdur. Haksız fiil ile suçun işlenmesi arasındaki etki ilişkisi incelenir. Her tartışma veya kişinin kendisini öfkeli hissetmesi indirim için yeterli değildir.
İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 29
Ceza ve İnfaz
Hapis Cezası
Hükümlünün özgürlüğünün kısıtlanmasına dayanan ve ağırlaştırılmış müebbet, müebbet ve süreli hapis olmak üzere üç türü bulunan cezadır. Ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis hükümlünün hayatı boyunca sürer; ağırlaştırılmış müebbet hapis sıkı güvenlik rejimine göre çektirilir. Süreli hapis cezası kanunda aksi belirtilmedikçe bir aydan az, yirmi yıldan fazla olamaz; bir yıl veya daha az süreli hapis cezası kısa süreli hapis cezasıdır.
İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 46–49
Ceza ve İnfaz
Hırsızlık
Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malın, kendisine veya başkasına yarar sağlamak amacıyla bulunduğu yerden alınmasıdır ve cezası bir yıldan üç yıla kadar hapistir. Kamu kurumlarında veya ibadethanelerde bulunan ya da kamu hizmetine tahsis edilen eşya hakkında işlenmesi gibi hâllerde üç yıldan yedi yıla; bina içinde veya kilitle korunan eşya hakkında, bilişim sistemleri kullanılarak ya da elde taşınan eşyanın çekip alınmasıyla işlenmesi gibi hâllerde beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir. Zararın giderilmesi hâlinde etkin pişmanlık hükümleri uygulanabilir.
İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 141–142 ve 168
Ceza ve İnfaz
Hukuka Uygunluk Sebepleri
Kanuni tanıma uyan bir fiili hukuka uygun hâle getirerek faile ceza verilmesini engelleyen sebeplerdir. Türk Ceza Kanunu; kanunun hükmünü yerine getirme, yetkili merciden verilen ve yerine getirilmesi görev gereği zorunlu olan emri uygulama, meşru savunma, hakkın kullanılması ve kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakkına ilişkin açıkladığı rıza hâllerinde faile ceza verilmeyeceğini düzenler. Konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette yerine getirilemez; sınırın kast olmaksızın aşılması hâlinde fiil taksirle de cezalandırılıyorsa taksirli suçun cezası indirilerek uygulanır.
İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 24–27
Ceza ve İnfaz
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmayarak müsadere dışında sanık hakkında hukuki sonuç doğurmamasıdır. Sanığın önceden kasıtlı suçtan mahkûm olmaması, yeniden suç işlemeyeceği kanaati ve zararın tamamen ya da denetim süresince aylık taksitlerle giderilmesi gerekir; adli süreçteki çocuklarda zarar azsa bu şart aranmayabilir. Denetim süresi beş yıl, çocuklar için üç yıldır; süre kasten suç işlenmeden ve yükümlülüklere uyularak geçerse dava düşer, aksi hâlde hüküm açıklanır. Karara karşı CMK m. 272/3 saklı kalmak üzere istinafa gidilebilir; işkence, eziyet ve kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği kötü muamele suçlarında uygulanmaz.
İlgili mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 231 · 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu, m. 23
Sayfa 1 / 3 · 1–50 / 139 terim
Kaynaklar ve Güncellik
Son kaynak kontrolü: 26 Eylül 2026. Tanımlar, 16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunla yapılanlar dâhil yürürlükteki değişiklikler gözetilerek Mevzuat Bilgi Sistemi’ndeki güncel metinlerle karşılaştırılmıştır. Tanımlar genel bilgi verir; terim sayfalarındaki kanun bağlantıları resmî mevzuat metinlerine yönelir, akademik görüşler Doktrin başlığıyla ayrılır. İşlem yapılacak tarihte yürürlük, geçiş hükümleri ve olayın özellikleri ayrıca değerlendirilmelidir.
Kaynak ve Güncelleme Politikası · İletişim · Hukuki Hesaplama Araçları · Av. Mete ŞAHİN — 2026 Yargıda Parasal Sınırlar