top of page

Ceza ve İnfaz: S Harfiyle Başlayan Terimler

Terim listesine geç (13 terim) ↓

1.000 hukuk terimini kısa açıklamaları, kanuni dayanakları ve ilgili kaynaklarıyla inceleyebilirsiniz. Terim adını veya günlük dildeki karşılığını arayabilir, listeyi hukuk alanına göre daraltabilir, aşağıdaki A–Z çubuğundan ilk harfe göre gezinebilirsiniz. Her sayfada en fazla 50 terim gösterilir.

Hazırlayan: Av. Mete ŞAHİN · Yenimahalle, Ankara · Kaynak kontrolü: 26 Eylül 2026.

İlk harfe göre filtreleyin

Ceza ve İnfaz: S Harfiyle Başlayan Terimler

Sayfa 1 / 1 · 1–13 / 13 terim

S

  • Ceza ve İnfaz

    Sanık

    Kovuşturmanın başlamasından hükmün kesinleşmesine kadar suç şüphesi altında bulunan kişidir. Sanık sıfatı kesinleşmiş mahkûmiyet anlamına gelmez. Soruşturmadaki şüpheli ve kesinleşen hükme bağlı hükümlü kavramlarından ayrılır.

    İlgili mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 2/1-b ve f

  • Ceza ve İnfaz

    Seçenek Yaptırımlar

    Bir yıl veya daha az süreli kısa süreli hapis cezasının, failin kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu ve suçun özellikleri gözetilerek hapis dışındaki yaptırımlara çevrilmesidir. Ceza adli para cezasına, zararın tamamen giderilmesine, eğitim kurumuna devam etmeye, belirli yerlere gitme yasağına, ehliyet veya ruhsatın geri alınmasına ya da gönüllülük koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalışmaya çevrilebilir. Taksirli suçlarda uzun süreli hapis cezası da adli para cezasına çevrilebilir; ancak bilinçli taksirde bu imkân yoktur.

    İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 49–50

  • Ceza ve İnfaz

    Seri Muhakeme Usulü

    Kanunda sınırlı biçimde sayılan suçlar için soruşturma sonunda uygulanan özel ceza muhakemesi yoludur. Cumhuriyet savcısı yaptırımı, belirlediği temel cezadan yarı oranında indirim yaparak saptar ve mahkemeden hüküm kurulmasını ister. Şüphelinin müdafi huzurunda kabulü ve mahkemenin kanuni incelemesi sürecin temel güvencelerindendir. Her suç için kullanılabilen genel bir anlaşma yolu değildir.

    İlgili mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 250

  • Ceza ve İnfaz

    Son Söz Hakkı

    Ceza yargılamasında hüküm verilmeden önce son sözün hazır bulunan sanığa verilmesidir. Delillerin tartışılmasında söz sırasıyla katılan veya vekiline, Cumhuriyet savcısına, sanığa ve müdafiine verilir; taraflar birbirlerinin açıklamalarına cevap verebilir. Son söz hakkı savunma hakkının bir parçasıdır; bu aşamada zorunlu müdafiin hazır bulunmaması hükmün açıklanmasına engel değildir.

    İlgili mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 216

  • Ceza ve İnfaz

    Sorgu

    Şüpheli veya sanığın, soruşturma ya da kovuşturma konusu suç hakkında hâkim veya mahkeme tarafından dinlenmesidir. Şüphelinin kolluk görevlileri veya Cumhuriyet savcısı tarafından dinlenmesi sorgu değil, ifade almadır. Sorguda da kimliğin saptanması, yüklenen suçun anlatılması, müdafi yardımı ve susma hakkının hatırlatılması gibi güvencelere uyulur ve işlem tutanağa bağlanır.

    İlgili mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 2 ve 147

  • Ceza ve İnfaz

    Soruşturma ve Kovuşturma

    Soruşturma, yetkili mercilerin suç şüphesini öğrenmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evredir. Kovuşturma, iddianamenin kabulüyle başlar ve hükmün kesinleşmesine kadar sürer. İddianamenin hazırlanması ile kabul edilmesi aynı işlem değildir. Soruşturma evresindeki usul işlemleri kural olarak gizlidir; kovuşturma evresinde duruşma kural olarak herkese açıktır.

    İlgili mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 2/1-e ve f, 157, 182

  • Ceza ve İnfaz

    Suç Duyurusu

    Bir suçun işlendiğinin yetkili makamlara bildirilmesidir. İhbar veya şikâyet Cumhuriyet başsavcılığına ya da kolluğa, yazılı veya tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak yapılabilir; valilik, kaymakamlık veya mahkemeye yapılan başvurular da savcılığa gönderilir. Fiilin suç oluşturmadığı araştırma gerektirmeksizin açıkça anlaşılır veya başvuru soyut ve genel nitelikteyse soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilir ve bu karara itiraz edilebilir.

    İlgili mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 158

  • Ceza ve İnfaz

    Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma

    Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla, yapısı, üye sayısı ve araç gereci bakımından amaç suçları işlemeye elverişli bir örgüt kurma veya yönetme suçudur; örgütün varlığı için en az üç üye gerekir. Kurucu ve yöneticiler beş yıldan on yıla, üyeler iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır; örgütün silahlı olması cezayı yarı oranında artırır. Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlardan ayrıca ceza verilir; hiyerarşik yapıya dahil olmadan örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişi de örgüt üyesi olarak cezalandırılır.

    İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 220

  • Ceza ve İnfaz

    Suça Teşebbüs

    İşlenmesi kastedilen suçun elverişli hareketlerle doğrudan icrasına başlanmasına rağmen, failin elinde olmayan nedenlerle tamamlanamamasıdır. Salt hazırlık hareketleri kural olarak teşebbüsle aynı değildir. Ceza değerlendirmesinde meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı dikkate alınır. Fail icra hareketlerinden gönüllü vazgeçer veya kendi çabasıyla neticeyi önlerse teşebbüsten dolayı cezalandırılmaz.

    İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 35–36

  • Ceza ve İnfaz

    Suça Yardım Etme

    Suçun işlenmesini araç sağlama, yol gösterme veya kanunda sayılan başka desteklerle kolaylaştıran iştirak biçimidir. Yardımın suçun işlenmesiyle bağlantısı ve kişinin kastı araştırılır. Suç sonrasındaki her yardım, önceden vaat veya ilgili diğer koşullar olmadan bu maddeye girmez.

    İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 39

  • Ceza ve İnfaz

    Suçta ve Cezada Kanunilik

    Bir davranışın suç sayılması ve ona ceza veya güvenlik tedbiri uygulanması kanuni dayanak gerektirir. İdarenin düzenleyici işlemiyle suç ve ceza konulamaz. Suç ve ceza hükümleri kıyas yoluyla genişletilemez.

    İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 2

  • Ceza ve İnfaz

    Sulh Ceza Hâkimliği

    Soruşturma evresinde hâkim tarafından verilmesi gereken kararları almak, işlemleri yapmak ve bunlara karşı yapılan itirazları incelemek amacıyla kurulan hâkimliktir. Tutuklama, adli kontrol, arama ve elkoyma gibi koruma tedbirlerine Cumhuriyet savcısının istemi üzerine karar verir; kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan itirazları da inceler. Kararlarına itiraz kural olarak başka bir sulh ceza hâkimliğince, tutuklama ve adli kontrole ilişkin kararlarına itiraz ise asliye ceza mahkemesi hâkimince incelenir; kanunların ayrıca verdiği görevler saklıdır.

    İlgili mevzuat: 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun, m. 10 · 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 162, 173 ve 268

  • Ceza ve İnfaz

    Susma Hakkı

    Şüpheli veya sanığın kendisine yüklenen suç hakkında açıklama yapmamayı seçebilmesidir. İfade veya sorgu öncesinde bu hak bildirilmelidir. Kimliğe ilişkin soruları doğru yanıtlama yükümlülüğüyle suçlama hakkında konuşmama hakkı birbirinden ayrılır.

    İlgili mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 147

Sayfa 1 / 1 · 1–13 / 13 terim

Önceki harf: R · Hukuk sözlüğü ana sayfası · Sonraki harf: Ş

Kaynaklar ve Güncellik

Son kaynak kontrolü: 26 Eylül 2026. Tanımlar, 16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunla yapılanlar dâhil yürürlükteki değişiklikler gözetilerek Mevzuat Bilgi Sistemi’ndeki güncel metinlerle karşılaştırılmıştır. Tanımlar genel bilgi verir; terim sayfalarındaki kanun bağlantıları resmî mevzuat metinlerine yönelir, akademik görüşler Doktrin başlığıyla ayrılır. İşlem yapılacak tarihte yürürlük, geçiş hükümleri ve olayın özellikleri ayrıca değerlendirilmelidir.

Kaynak ve Güncelleme Politikası · İletişim · Hukuki Hesaplama Araçları · Av. Mete ŞAHİN — 2026 Yargıda Parasal Sınırlar

bottom of page