top of page

Kamu ve Vergi Hukuku: K Harfiyle Başlayan Terimler

Terim listesine geç (14 terim) ↓

1.000 hukuk terimini kısa açıklamaları, kanuni dayanakları ve ilgili kaynaklarıyla inceleyebilirsiniz. Terim adını veya günlük dildeki karşılığını arayabilir, listeyi hukuk alanına göre daraltabilir, aşağıdaki A–Z çubuğundan ilk harfe göre gezinebilirsiniz. Her sayfada en fazla 50 terim gösterilir.

Hazırlayan: Av. Mete ŞAHİN · Yenimahalle, Ankara · Kaynak kontrolü: 26 Eylül 2026.

İlk harfe göre filtreleyin

Kamu ve Vergi Hukuku: K Harfiyle Başlayan Terimler

Sayfa 1 / 1 · 1–14 / 14 terim

K

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Kabahat

    Kanunun karşılığında idari yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlıktır. Kabahatler için idari para cezası ile mülkiyetin kamuya geçirilmesi gibi idari tedbirler uygulanır ve hapis cezası öngörülmez. Bu yaptırım kararlarına karşı kural olarak tebliğ veya tefhimden itibaren on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir; başvurulmazsa karar kesinleşir.

    İlgili mevzuat: 5326 sayılı Kabahatler Kanunu, m. 2, 16 ve 27

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Kamu Denetçiliği Kurumu

    İdarenin işleyişine ilişkin şikâyetleri insan hakları, hukuk ve hakkaniyet yönünden inceleyerek önerilerde bulunan kurumdur. Görev kapsamı ve başvuru koşulları kanunla belirlenir. Tavsiye kararı mahkemenin bağlayıcı iptal veya tazminat hükmüyle aynı değildir.

    İlgili mevzuat: 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu, m. 5 ve 17–20

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Kamu İhalelerine Katılmaktan Yasaklama

    Kamu İhale Kanununda yasaklanan fiil veya davranışlarda bulunanların ya da üzerine ihale yapıldığı hâlde mücbir sebep olmaksızın sözleşme imzalamayanların, belirli bir süre bütün kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmasının yasaklanmasıdır. Yasak süresi yasak fiil ve davranışlarda bir yıldan iki yıla, sözleşme imzalamama hâlinde altı aydan bir yıla kadardır; karar, fiilin tespitini izleyen en geç kırk beş gün içinde verilir ve Resmî Gazetede yayımıyla yürürlüğe girer. Yasaklanan tüzel kişi şahıs şirketiyse bütün ortakları, sermaye şirketiyse sermayesinin yarısından fazlasına sahip ortakları hakkında da yasaklama kararı verilir.

    İlgili mevzuat: 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu, m. 17 ve 58

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Kamu Personeli İstihdam Şekilleri

    Kamu hizmetlerinin memurlar, sözleşmeli personel ve işçiler eliyle gördürülmesidir. Memur; genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerini ifa ile görevlendirilen kişidir. İstihdam şekline göre uygulanacak mevzuat, güvenceler ve uyuşmazlığın çözüleceği yargı kolu değişir.

    İlgili mevzuat: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, m. 4

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Kamulaştırılan Taşınmazın Geri Alınması

    Kamulaştırılan taşınmazın geri alınması, kamulaştırma bedelinin kesinleşmesinden itibaren beş yıl içinde kamulaştıran ya da devir veya tahsis yapılan idarece amaca uygun hiçbir işlem veya tesisat yapılmaması ya da taşınmazın kamu yararına tahsis edilmeden bırakılması hâlinde, eski malik veya mirasçılarının aldıkları bedeli kanuni faiziyle ödeyerek taşınmazı geri alabilmesidir. Hak, doğumundan itibaren bir yıl içinde kullanılmazsa düşer; bu sürelerden sonra hak, bedel veya tazminat istenemez. Arsa Ofisi Kanununa dayanılarak yapılan kamulaştırmalarda da, 3 üncü maddenin ikinci fıkrasındaki büyük enerji, sulama ve iskân projeleri gibi kamulaştırmalarda da uygulanmaz; özel kanunlardaki istisnalar saklıdır.

    İlgili mevzuat: 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu, m. 3 ve 23

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Kamulaştırma

    Kamu yararının gerektirdiği hâllerde özel mülkiyetteki taşınmazın veya irtifak hakkının, kanuni usulle ve bedeli karşılığında idare adına edinilmesidir. Özel kanunun izin verdiği hâllerde gerçek veya özel hukuk tüzel kişileri lehine de yapılabilir. Kamu yararı, yetki, usul ve bedel yönleri ayrı ayrı incelenir.

    İlgili mevzuat: 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu, m. 1–3

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Kamulaştırma Bedelinin Tespiti

    Kamulaştırmanın satın alma usulüyle yapılamaması hâlinde idarenin, taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde bedelin belirlenmesi ve taşınmazın idare adına tescili için açtığı davadır. Mahkeme tarafları önce bedelde anlaşmaya davet eder; anlaşma olmazsa bilirkişilerle keşif yaparak bedeli tespit eder ve bedelin hak sahibi adına bankaya yatırılması üzerine tescile karar verir. Malik, kamulaştırma işleminin iptali için idari yargıda veya maddi hataların düzeltilmesi için adli yargıda kanuni süresi içinde dava açabilir.

    İlgili mevzuat: 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu, m. 10

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Kamulaştırmasız El Atma

    Kamulaştırmasız el atma, idarenin kamulaştırma yapmadan özel mülkiyetteki taşınmaza fiilen el koyması veya uygulama imar planıyla umumi hizmet alanına ayırarak malikin tasarrufunu mülkiyet hakkının özüne dokunacak biçimde kısıtlamasıdır. Malikin taleplerine uygulanacak kurallar el atma tarihine göre değişir: 9/10/1956–4/11/1983 arasındaki fiilî el koymalarda önce uzlaşmaya başvurulması dava şartıdır. 8/10/1956 tarihine kadar fiilen kamu hizmetine tahsis edilen taşınmazlar ise 7588 sayılı Kanunla tahsis tarihinde kamulaştırılmış sayılmış; bunlar hakkında 12/1/1963’ten sonra ileri sürülen bedel dâhil talepler, görülmekte olan davalarda da kabul edilmez.

    İlgili mevzuat: 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu, ek m. 1, geçici m. 6 ve geçici m. 20

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Kanun Önünde Eşitlik

    Kanun önünde eşitlik, herkesin dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım gözetilmeksizin kanun önünde eşit olmasını ve hiçbir kişi, aile, zümre veya sınıfa imtiyaz tanınmamasını öngören anayasal ilkedir. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde bu ilkeye uymak zorundadır. Kadın ve erkeğin eşit haklarının yaşama geçirilmesi için alınan tedbirler ile çocuklar, yaşlılar, engelliler, şehit dul ve yetimleri, malul ve gaziler için alınan tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz.

    İlgili mevzuat: 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 10

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Kanuni Hâkim Güvencesi

    Kanuni hâkim güvencesi, hiç kimsenin kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamamasını öngören anayasal güvencedir. Bu sonucu doğuracak biçimde yargı yetkisine sahip olağanüstü merciler de kurulamaz. Yargı yetkisi keyfî biçimde kişiye veya olaya göre oluşturulamaz; güvence, görev ve yetki kurallarına uygun yargılama yapılmasıyla ilişkilidir.

    İlgili mevzuat: 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 37

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Kanuni Temsilcinin Vergi Sorumluluğu

    Tüzel kişilerin, küçük ve kısıtlıların ve tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin vergi ödevlerini yerine getirmesi gereken kanuni temsilcilerin, bu ödevleri yerine getirmemeleri nedeniyle asıl borçludan alınamayan vergi ve bağlı alacaklardan kendi malvarlıklarıyla sorumlu olmasıdır. Tüzel kişiden tahsil edilemeyen amme alacakları kanuni temsilcilerin şahsi malvarlığından tahsil edilebilir; tüzel kişinin tasfiye edilmiş olması tasfiyeden önceki dönemlere ilişkin sorumluluğu kaldırmaz. Temsilciler ödedikleri tutarlar için asıl borçluya rücu edebilir.

    İlgili mevzuat: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 10 · 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, mükerrer m. 35

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Katma Değer Vergisi

    Türkiye’de ticari, sınai, zirai ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan mal teslimleri ve hizmetler ile her türlü mal ve hizmet ithalatından alınan vergidir. Posta ve iletişim hizmetleri, şans oyunları, kanunda sayılan bazı kiralama işlemleri ve kamu kuruluşlarının ticari nitelikteki teslim ve hizmetleri de verginin konusuna girer. Mükellefler, hesapladıkları vergiden faaliyetleri için yüklendikleri vergiyi indirir; oranlar kanunun verdiği yetkiyle Cumhurbaşkanınca belirlenir.

    İlgili mevzuat: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu, m. 1, 28 ve 29

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Kişisel Kusur

    Kişisel kusur, kamu görevlisinin görevinden ayrılabilen, kişisel nitelikteki kusurudur. Anayasaya göre kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ancak idare aleyhine açılabilir; Devlet Memurları Kanunu da kamu hukukuna tabi görevlerle ilgili zararlarda davanın personel aleyhine değil ilgili kurum aleyhine açılmasını öngörür. İdare, ödediği tazminat için kusurlu görevliye genel hükümlere göre rücu eder.

    İlgili mevzuat: 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 40 ve 129 · 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, m. 13

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Kusursuz Sorumluluk (İdare)

    İdarenin, kusuru bulunmasa da yürüttüğü riskli faaliyetlerden veya kamu külfetlerindeki dengesizlikten doğan zararlardan sorumlu tutulmasıdır. Risk ilkesi ve kamu külfetleri karşısında eşitlik ilkesi başlıca dayanaklarıdır. Zarar ile idari faaliyet arasında illiyet bağı aranır.

    İlgili mevzuat: 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 125

Sayfa 1 / 1 · 1–14 / 14 terim

Önceki harf: İ · Hukuk sözlüğü ana sayfası · Sonraki harf: L

Kaynaklar ve Güncellik

Son kaynak kontrolü: 26 Eylül 2026. Tanımlar, 16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunla yapılanlar dâhil yürürlükteki değişiklikler gözetilerek Mevzuat Bilgi Sistemi’ndeki güncel metinlerle karşılaştırılmıştır. Tanımlar genel bilgi verir; terim sayfalarındaki kanun bağlantıları resmî mevzuat metinlerine yönelir, akademik görüşler Doktrin başlığıyla ayrılır. İşlem yapılacak tarihte yürürlük, geçiş hükümleri ve olayın özellikleri ayrıca değerlendirilmelidir.

Kaynak ve Güncelleme Politikası · İletişim · Hukuki Hesaplama Araçları · Av. Mete ŞAHİN — 2026 Yargıda Parasal Sınırlar

bottom of page