top of page

Kamu ve Vergi Hukuku Terimleri

Terim listesine geç (98 terim) ↓

1.000 hukuk terimini kısa açıklamaları, kanuni dayanakları ve ilgili kaynaklarıyla inceleyebilirsiniz. Terim adını veya günlük dildeki karşılığını arayabilir, listeyi hukuk alanına göre daraltabilir, aşağıdaki A–Z çubuğundan ilk harfe göre gezinebilirsiniz. Her sayfada en fazla 50 terim gösterilir.

Hazırlayan: Av. Mete ŞAHİN · Yenimahalle, Ankara · Kaynak kontrolü: 26 Eylül 2026.

İlk harfe göre filtreleyin

Kamu ve Vergi Hukuku Terimleri

Sayfa 1 / 2 · 1–50 / 98 terim

A

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Acele Kamulaştırma

    Kanundaki özel hâllerde, kıymet takdiri dışındaki kamulaştırma işlemleri daha sonra tamamlanmak üzere, mahkemece yedi gün içinde tespit edilen değerin idarece mal sahibi adına bankaya yatırılmasıyla taşınmaza erken el konulmasını sağlayan usuldür. Olağan kamulaştırmanın yerine kullanılabilecek sınırsız bir yetki değildir. Acele el koyma, tüm kamulaştırma sürecinin tamamlandığı anlamına gelmez.

    İlgili mevzuat: 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu, m. 27

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Alkollü Araç Kullanma

    Sürücünün alkollü veya uyuşturucu ya da uyarıcı madde almış olarak karayolunda araç kullanmasının yasaklanmasıdır. Hususi otomobil sürücüleri için 0,50, diğer araç sürücüleri için 0,20 promilin üzerindeki alkol tespitinde idari para cezası uygulanır ve sürücü belgesi ilk seferde altı ay, beş yıl içindeki tekrarlarda iki ve beş yıl süreyle geri alınır. İki yıllık aday sürücülük süresinde ise araç cinsine bakılmaksızın 0,20 promilin aşılması aday sürücü belgesinin iptaline yol açar. 1,00 promilin üzerinde alkollü araç kullanmak ayrıca trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu oluşturur; ölçüm yaptırmamak ve uyuşturucu madde tespiti de ağır yaptırımlara bağlanmıştır.

    İlgili mevzuat: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, m. 48 ve ek m. 17 · 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 179

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Amme Alacağında Ödeme Emri

    Amme alacağında ödeme emri, vadesinde ödenmeyen amme alacağı için borçluya on beş gün içinde borcunu ödemesi veya mal bildiriminde bulunması gerektiğini, aksi hâlde borcun cebren tahsil edileceğini bildiren belgedir. Borçlu, böyle bir borcu olmadığı, borcu kısmen ödediği veya borcun zamanaşımına uğradığı iddiasıyla tebliğden itibaren on beş gün içinde itiraz edebilir; vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlerde bu itiraz vergi mahkemesinde dava açılarak yapılır, diğer alacaklarda görevli yargı yeri alacağın niteliğine göre belirlenir. Ödeme emrinin tebliği tahsil zamanaşımını keser.

    İlgili mevzuat: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, m. 55, 58 ve 103 · 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun, m. 6 ve 15

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Anayasa Mahkemesi

    Anayasa Mahkemesi, kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin ve TBMM İçtüzüğünün Anayasaya şekil ve esas bakımından uygunluğunu denetleyen ve bireysel başvuruları karara bağlayan yüksek mahkemedir; Anayasa değişikliklerini yalnız şekil bakımından denetler. On beş üyeden oluşur; üç üyeyi TBMM, on iki üyeyi Cumhurbaşkanı seçer. Cumhurbaşkanı, TBMM Başkanı, Cumhurbaşkanı yardımcıları, bakanlar ve yüksek yargı organlarının başkan ve üyeleri gibi Anayasada sayılan görevlileri görevleriyle ilgili suçlardan Yüce Divan sıfatıyla yargılar.

    İlgili mevzuat: 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 146 ve 148

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Anayasanın Üstünlüğü

    Anayasa hükümlerinin yasama, yürütme, yargı, idare ve diğer kişi ve kuruluşlar için bağlayıcı temel kurallar olmasıdır. Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz. Aykırılığın hangi yargısal yolla giderileceği işlemin veya normun türüne göre belirlenir.

    İlgili mevzuat: 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 11

B

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Bilgi Edinme Hakkı

    Bilgi edinme hakkı, Kanun kapsamındaki kurum ve kuruluşların elinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi ve belgelere dilekçeyle başvurarak erişim isteme hakkıdır. Kurumlar erişimi kural olarak on beş iş günü içinde sağlar; ayrı veya özel bir çalışma, araştırma ya da analiz gerektiren taleplere olumsuz cevap verebilir. Devlet sırrı ve özel hayatın gizliliği gibi kanuni istisnalar hakkı sınırlar; ret kararına karşı yargı yoluna gitmeden önce on beş gün içinde Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna itiraz edilebilir.

    İlgili mevzuat: 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu, m. 4–7, 11, 13, 16 ve 21

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Bireysel Başvuru

    Anayasada güvence altına alınan ve aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi veya Türkiye’nin taraf olduğu ek protokoller kapsamında korunan bir hakkın kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine yapılan başvurudur. İlgili olağan başvuru yollarının tüketilmesi ve diğer kabul edilebilirlik koşulları aranır. Başvuru, başvuru yollarının tüketildiği tarihten, böyle bir yol yoksa ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılır. Her hukuki uyuşmazlığın yeniden incelendiği genel bir temyiz yolu değildir.

    İlgili mevzuat: 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun, m. 45–50

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Bölge İdare Mahkemesi

    Bölge idare mahkemesi, yargı çevresindeki idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı yapılan istinaf başvurularını inceleyen ve bu mahkemeler arasındaki görev ve yetki uyuşmazlıklarını kesin olarak çözen idari yargı merciidir. İstinaf başvurusu kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde yapılır; kanunda belirtilen parasal sınırı geçmeyen bazı kararlar kesindir. Mahkeme, sonucu hukuka uygun bulduğu kararın gerekçesini değiştirerek veya maddi hatasını düzelterek de başvuruyu reddedebilir; kararı hukuka aykırı bulursa kaldırıp esas hakkında yeniden karar verir ve dosyayı ancak kanunda sayılan hâllerde ilk derece mahkemesine gönderir.

    İlgili mevzuat: 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun, m. 3/A · 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m. 45

C

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi

    Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, Cumhurbaşkanının yürütme yetkisine ilişkin konularda çıkarabildiği düzenleyici işlemdir. Temel haklar, kişi hakları ve ödevleri ile siyasi haklar ve ödevler, Anayasada münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülen konular ve kanunda açıkça düzenlenen konular kararnameyle düzenlenemez; ancak olağanüstü hâllerde, olağanüstü hâlin gerekli kıldığı konularda çıkarılan kararnameler temel haklara ilişkin bu sınırlamaya tabi değildir. Kararname ile kanun arasında farklılık olursa kanun hükümleri uygulanır; TBMM aynı konuda kanun çıkarırsa kararname hükümsüz hâle gelir.

    İlgili mevzuat: 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 104 ve 119

D

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Damga Vergisi

    Kanuna ekli tabloda sayılan ve bir hususu ispat veya belli etmek için düzenlenen imzalı kâğıtlardan alınan vergidir. Elektronik imzayla elektronik ortamda oluşturulan belgeler de kâğıt kavramına dahildir. Belli parayı içeren sözleşme, taahhütname ve kira sözleşmesi gibi belgelerden belge tutarı üzerinden nispi, bazı belgelerden ise maktu vergi alınır; yabancı ülkelerde düzenlenen kâğıtlar Türkiye’de kullanıldığında vergiye tabi olur.

    İlgili mevzuat: 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu, m. 1 ve (1) sayılı tablo

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Danıştay

    Danıştay, idari yargıda kanunun verdiği temyiz ve bazı ilk derece yargı görevlerini yerine getiren yüksek mahkemedir. Ayrıca kanunda düzenlenen diğer inceleme ve görüş görevleri bulunur. Danıştay yalnız kanunda sayılan davalara ilk derece mahkemesi olarak bakar; bunlar dışındaki idari davalar kural olarak idare ve vergi mahkemelerinde açılır.

    İlgili mevzuat: 2575 sayılı Danıştay Kanunu, m. 1 ve 23–24 · 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun, m. 5–6

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Dilekçe Hakkı

    Kanunda belirtilen kişilerin kendileriyle veya kamuyla ilgili dilek ve şikâyetlerini yetkili makamlara yazılı olarak iletebilmesidir. Dilekçenin içeriği ve başvuru koşulları kanunda düzenlenir. Dilekçe verilmesi, talebin mutlaka kabul edileceği anlamına gelmez.

    İlgili mevzuat: 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun, m. 3–7

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Düzeltme ve Şikâyet

    Düzeltme ve şikâyet, vergiye ilişkin hesap veya vergilendirme hataları yüzünden haksız yere fazla ya da eksik istenen veya alınan verginin idarece düzeltilmesi yoludur. Açık ve mutlak hatalar re’sen düzeltilir; mükellef de vergi dairesinden yazılı olarak düzeltme isteyebilir. Vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptığı düzeltme talebi reddedilen mükellef şikâyet yoluyla Hazine ve Maliye Bakanlığına, il özel idaresi vergilerinde valiliğe, belediye vergilerinde belediye başkanlığına başvurabilir. Tarh zamanaşımı dolduktan sonra ortaya çıkarılan hatalar kural olarak, yargı mercilerince hakkında karar verilmiş hatalar ise hiç düzeltilemez.

    İlgili mevzuat: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 116–126

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Düzenleme Ortaklık Payı

    İmar uygulamasına tabi tutulan arazi ve arsalardan, bölgenin ihtiyacı olan yol, park, okul, ibadet yeri ve benzeri umumi hizmet alanlarının karşılanması ve düzenlemenin sağladığı değer artışı karşılığında düşülen paydır. Belediyeler, maliklerin muvafakatini aramaksızın arazi ve arsaları birleştirip imar planına uygun parsellere ayırarak hak sahiplerine dağıtabilir. Düzenleme ortaklık payı, düzenlemeye tabi alanın düzenlemeden önceki yüzölçümünün yüzde kırk beşini geçemez ve kanunda sayılan amaçlar dışında kullanılamaz.

    İlgili mevzuat: 3194 sayılı İmar Kanunu, m. 18

E

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Emlak Vergisi

    Türkiye sınırları içindeki binalardan bina vergisi, arazi ve arsalardan arazi vergisi olarak alınan vergidir. Bina vergisinin oranı meskenlerde binde bir, diğer binalarda binde iki; arazi vergisinin oranı arazide binde bir, arsada binde üçtür ve bu oranlar büyükşehir belediye sınırları ile mücavir alanlarda yüzde yüz artırımlı uygulanır. Kanunda sayılan ve brüt 200 metrekareyi geçmeyen tek meskeni bulunan bazı kişiler için oran Cumhurbaşkanınca sıfıra kadar indirilebilir.

    İlgili mevzuat: 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu, m. 1, 8, 12 ve 18

G

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Gayrimenkul Sermaye İradı

    Arazi, bina ve bunların eklentileri ile kanunda sayılan hak ve malların sahipleri, zilyetleri, intifa hakkı sahipleri veya kiracıları tarafından kiraya verilmesinden elde edilen gelirdir. Gelir vergisinin unsurlarından biridir; döşeli kiraya verilen yerlerde döşeme için alınan bedel de bu gelire dahildir. Konutun kiraya verilmesinden bir takvim yılında elde edilen hasılatın her yıl güncellenen tutarı gelir vergisinden istisnadır; istisna koşulları ve beyan yükümlülüğü kanunda ayrıca düzenlenir.

    İlgili mevzuat: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu, m. 2, 21 ve 70

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Gecikme Faizi

    Gecikme faizi, ikmalen, re’sen veya idarece tarh edilen vergilere, verginin normal vade tarihinden itibaren kanunda belirtilen tarihe kadar geçen süre için gecikme zammı oranında uygulanan faizdir. Dava konusu yapılmaksızın kesinleşen vergilerde son tarhiyatın tahakkuk tarihine, dava konusu yapılan vergilerin ödenmemiş kısmında yargı organı kararının tebliğ tarihine, kanun yolundan vazgeçilen hâllerde vazgeçme dilekçesinin verildiği tarihe kadar hesaplanır. Ay kesirleri dikkate alınmaz ve faiz vergiyle aynı süre içinde ödenir.

    İlgili mevzuat: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 112

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Gecikme Zammı

    Gecikme zammı, amme alacağının ödeme süresi içinde ödenmeyen kısmına vadenin bitiminden itibaren her ay için ayrı ayrı uygulanan ve ay kesirleri için günlük hesaplanan zamdır. Oranı Kanunda belirlenmiş olup Cumhurbaşkanı bu oranı kanundaki sınırlar içinde indirmeye veya artırmaya yetkilidir; uygulanacak oran ilgili dönemin Cumhurbaşkanı kararından izlenmelidir. Vergi ziyaı cezalarına aynı oranda, mahkemelerce verilen ceza niteliğindeki amme alacaklarına yarı oranda uygulanır; diğer ceza niteliğindeki amme alacaklarına uygulanmaz.

    İlgili mevzuat: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, m. 51–52

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Gelir Vergisi

    Gerçek kişilerin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarı üzerinden alınan vergidir. Ticari, zirai ve serbest meslek kazançları, ücretler, gayrimenkul ve menkul sermaye iratları ile diğer kazanç ve iratlar gelirin unsurlarını oluşturur. Vergi artan oranlı tarifeye göre hesaplanır; bazı gelirler kaynakta kesinti yoluyla, bazıları ise yıllık beyanname ile vergilendirilir.

    İlgili mevzuat: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu, m. 1–2, 85, 94 ve 103

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Görevden Uzaklaştırma

    Devlet kamu hizmetlerinin gerektirdiği hâllerde, görevi başında kalmasında sakınca görülen Devlet memurları hakkında alınan ihtiyati bir tedbirdir. Tedbir soruşturmanın herhangi bir aşamasında alınabilir. Süreleri, aylık ödemesi ve tedbirin kaldırılması kanunda ayrıca düzenlenmiştir; disiplin cezası niteliğinde değildir.

    İlgili mevzuat: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, m. 137–145

H

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Hak Arama Hürriyeti

    Hak arama hürriyeti, herkesin meşru vasıta ve yollardan yararlanarak yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunmada bulunabilmesi ve adil yargılanma hakkına sahip olmasıdır. Hiçbir mahkeme görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz; Devlet de işlemlerinde başvurulabilecek kanun yollarını, mercileri ve süreleri belirtmek zorundadır. Bu hürriyet, dava açma süreleri ve diğer kanuni usul şartlarının aranmasını ortadan kaldırmaz.

    İlgili mevzuat: 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 36 ve 40

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Hizmet Kusuru

    Kamu hizmetinin kuruluşunda veya işleyişinde ortaya çıkan aksaklık nedeniyle idarenin sorumlu tutulmasıdır. Hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi biçimlerinde ortaya çıkar. Zarar gören, tam yargı davasıyla tazminat isteyebilir.

    İlgili mevzuat: 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 125 · 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m. 2

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Hukuk Devleti

    Devletin işlem ve eylemlerinin hukukla bağlı olduğu, hakların güvence altına alındığı anayasal ilkedir. İdarenin hukuki denetimi bu ilkenin önemli görünümlerindendir. Bir işlemin kamu makamından çıkması, tek başına hukuka uygun olduğunu göstermez.

    İlgili mevzuat: 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 2 ve 125

İ

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    İdare Mahkemesi

    İdare mahkemesi, vergi mahkemelerinin görevine giren davalar ile ilk derecede Danıştayda görülecek davalar dışında kalan iptal ve tam yargı davalarını, tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmeleri hariç kamu hizmetinin yürütülmesi için yapılan idari sözleşmelerden doğan uyuşmazlıkları ve diğer kanunlarla verilen işleri çözümleyen genel görevli ilk derece idari yargı merciidir. Kararlarına karşı kanunda öngörülen hâllerde bölge idare mahkemesine istinaf yoluna başvurulabilir. Uyuşmazlıkta bir kamu kurumunun taraf olması tek başına idari yargıyı görevli kılmaz; uyuşmazlığın idari işlem, eylem veya sözleşmeden doğması gerekir.

    İlgili mevzuat: 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun, m. 5 · 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m. 2 ve 45

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    İdari Başvuru

    İdareden bir işlem veya eylem yapılmasının ya da mevcut işlemin kaldırılması, geri alınması veya değiştirilmesinin istenmesidir. Başvurunun dava süresine etkisi kullanılan kanuni yola göre değişir. Her dilekçenin dava süresini yeniden başlatacağı varsayılmamalıdır.

    İlgili mevzuat: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m. 10–11

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    İdari Davada Dava Açma Süresi

    İdari işlemlere karşı dava açılabilecek kanuni süredir. Özel kanunlarda ayrı süre gösterilmedikçe süre Danıştay ve idare mahkemelerinde altmış, vergi mahkemelerinde otuz gündür ve kural olarak işlemin yazılı bildiriminin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde süre ilan tarihini izleyen günden başlar; ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine düzenleyici işleme ve uygulama işlemine birlikte dava açılabilir.

    İlgili mevzuat: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m. 7

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    İdari Eylem

    İdarenin faaliyetinin fiilî görünümü olup, hukuki işlemden farklı biçimde maddi davranış veya hareketsizlik olarak ortaya çıkabilir. Hak ihlaline neden olduğunda kanuni koşullarla tam yargı davasına konu olabilir. Uygulanacak başvuru süreci zararın işlemden mi eylemden mi doğduğuna göre ayrılır.

    İlgili mevzuat: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m. 2 ve 13

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    İdari İptal Davası

    İdari iptal davası, yetki, şekil, sebep, konu veya maksat yönlerinden biriyle hukuka aykırı olan bir idari işlemin iptali için menfaati ihlal edilenlerce idari yargıda açılan davadır. Özel kanunlarda başka süre öngörülmedikçe Danıştay ve idare mahkemelerinde altmış, vergi mahkemelerinde otuz gün içinde açılır; süre kural olarak yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen gün başlar. Dava açılması kural olarak işlemin yürütülmesini durdurmaz; ancak vergi uyuşmazlıklarında dava açılması, dava konusu edilen vergi ve cezaların tahsil işlemlerini durdurur. İptal kararının gereği idarece kural olarak kararın tebliğinden itibaren en geç otuz gün içinde yerine getirilir.

    İlgili mevzuat: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m. 2, 7, 27 ve 28

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    İdari İşlem

    İdarenin kamu hukuku yetkisini kullanarak hukuki sonuç doğurmaya yönelik irade açıklamasıdır. İptal davasında işlemin kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte olup olmadığı da incelenir. Hazırlık yazısı veya bilgi veren her belge tek başına dava konusu işlem değildir.

    İlgili mevzuat: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m. 2 ve 14

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    İdari İşlemin Unsurları

    İdari işlemin hukuka uygunluğunun incelendiği beş unsurdur: yetki, şekil, sebep, konu ve maksat. İptal davası, idari işlemin bu unsurlardan biri bakımından hukuka aykırı olması nedeniyle menfaati ihlal edilenler tarafından açılır. İdari yargı yerindelik denetimi yapamaz; denetim işlemin hukuka uygunluğu ile sınırlıdır.

    İlgili mevzuat: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m. 2

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    İdari Para Cezası

    İdari para cezası, kabahat karşılığında kanunda öngörülen ve kural olarak kanunla yetkili kılınan idari makamlarca, bazı hâllerde Cumhuriyet savcısı veya mahkemece verilen parasal yaptırımdır. Karara karşı tebliğ veya tefhimden itibaren en geç on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir; özel kanunlarda idari yargı yolu öngörülmüş olabilir. Kanunlarında ayrı süre yoksa ceza tebliğden itibaren bir ay içinde ödenir; bu sürede ödenirse yüzde yirmi beş indirim yapılır ve ödeme kanun yoluna başvurma hakkını etkilemez.

    İlgili mevzuat: 5326 sayılı Kabahatler Kanunu, m. 17, 22–24 ve 27

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    İdari Sözleşme

    İdari sözleşme, taraflarından biri idare olan, kamu hizmetinin yürütülmesine ilişkin ve idareye üstün yetkiler tanıyan sözleşmedir; kamu hizmeti imtiyaz sözleşmeleri tipik örneğidir. Kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan idari sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklar idari yargıda görülür. Ancak kamu hizmetleriyle ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinde uyuşmazlıkların millî veya milletlerarası tahkim yoluyla çözülmesi öngörülebilir; bu durumda uyuşmazlık idari dava kapsamı dışında kalır.

    İlgili mevzuat: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m. 2 · 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 125

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    İdari Yargıda İstinaf

    İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine yapılan kanun yolu başvurusudur. Kanunda belirlenen ve her yıl yeniden değerleme oranında artırılan parasal sınırı geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davalarında verilen kararlar kesindir; ivedi yargılama usulüne tabi davalarda da istinaf yoluna başvurulamaz. Bölge idare mahkemesi kararı hukuka uygun bulursa başvuruyu reddeder, bulmazsa kararı kaldırarak kural olarak işin esası hakkında yeniden karar verir.

    İlgili mevzuat: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m. 45 ve ek m. 1

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    İfraz ve Tevhit

    İfraz bir parselin birden çok parsele bölünmesi, tevhit ise birden çok parselin tek parselde birleştirilmesidir. İmar planı bulunan alanlarda bu işlemler kural olarak parselasyon planı tescil edilmiş yerlerde ve imar planına uygun olarak yapılabilir; belediye ve mücavir alan içinde belediye encümenince, dışında il idare kurulunca onaylanır. Onaylanan işlem tescil için tapuya bildirilir; imar planı dışındaki alanlarda yönetmelikte belirlenen miktardan küçük ifraza izin verilmez.

    İlgili mevzuat: 3194 sayılı İmar Kanunu, m. 15–16

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    İhalede Şikâyet ve İtirazen Şikâyet

    İhale sürecindeki hukuka aykırı işlem veya eylemler nedeniyle hak kaybına uğradığını ya da zarara uğrayabileceğini ileri süren aday, istekli ve istekli olabileceklerin önce ihaleyi yapan idareye, ardından Kamu İhale Kurumuna yaptığı ve dava açılmadan önce tüketilmesi zorunlu olan başvurulardır. Şikâyet, aykırılığın farkına varıldığı veya varılması gereken tarihi izleyen günden itibaren kural olarak on gün, kanunda belirtilen bazı ihale usullerinde beş gün içinde ve sözleşme imzalanmadan önce idareye yapılır; idare on gün içinde gerekçeli karar verir. Karar uygun bulunmaz veya süresinde verilmezse, bildirimi ya da karar süresinin bitimini izleyen on gün içinde Kuruma itirazen şikâyet başvurusu yapılabilir.

    İlgili mevzuat: 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu, m. 54–56

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    İhtiyati Tahakkuk

    İhtiyati tahakkuk, kanunda sayılan hâllerde (ihtiyati haczi gerektiren bazı sebepler, tahsile engel olma fiili nedeniyle takibata girişilmesi veya teşebbüsün muvazaalı olduğuna dair delil elde edilmesi) mükellefin henüz tahakkuk etmemiş ve Bakanlıkça belirlenen vergi ve resimleri ile bunların zam ve cezalarının defterdar veya vergi dairesi başkanının yazılı emriyle derhâl tahakkuk ettirilmesidir. Bu alacaklar ödeme zamanı gelmeden tahsil edilmez; ancak bunlar için derhâl ihtiyati haciz uygulanır. İhtiyati haciz uygulananlar, ihtiyati tahakkukun sebebine ve miktarına karşı on beş gün içinde itiraz edebilir; bu uyuşmazlıklar vergi mahkemesinde görülür.

    İlgili mevzuat: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, m. 15 ve 17–20 · 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun, m. 6 ve 15

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    İkmalen Vergi Tarhı

    İkmalen vergi tarhı, herhangi bir şekilde tarh edilmiş bir vergiyle ilgili olarak sonradan ortaya çıkan ve defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak miktarı tespit edilen matrah veya matrah farkı üzerinden verginin tarh edilmesidir. Bu yönüyle, matrahın bu kaynaklara dayanılarak belirlenemediği durumlarda başvurulan resen tarhtan ayrılır. Özel kanunlardaki ikmalen tarhiyata ilişkin hükümler saklıdır.

    İlgili mevzuat: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 29–30

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    İmar Planı

    Bir yerleşim alanının kullanım biçimini, yapılaşma koşullarını ve altyapısını belirleyen plandır. Nazım ve uygulama imar planı olarak iki aşamalıdır ve askı süresi içinde itiraz edilebilir. Plana karşı iptal davası idari yargıda açılır.

    İlgili mevzuat: 3194 sayılı İmar Kanunu, m. 5–8

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    İnşaat Ruhsatı

    İnşaat ruhsatı (yapı ruhsatı), İmar Kanunu kapsamındaki yapıların yapılabilmesi için kanunda belirtilen istisnalar dışında belediye veya valilikten alınması zorunlu izindir. Ruhsatlı yapıda değişiklik de kural olarak yeniden ruhsata bağlıdır; taşıyıcı unsuru etkilemeyen sıva, boya, tesisat onarımı gibi basit tadilat ve onarımlar ruhsata tabi değildir. Ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapılar mühürlenerek durdurulur; aykırılık bir ay içinde giderilmezse ruhsat iptal edilip yapı yıktırılır, ayrıca ilgililere idari para cezası uygulanır.

    İlgili mevzuat: 3194 sayılı İmar Kanunu, m. 21, 26–27, 32 ve 42

K

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Kabahat

    Kanunun karşılığında idari yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlıktır. Kabahatler için idari para cezası ile mülkiyetin kamuya geçirilmesi gibi idari tedbirler uygulanır ve hapis cezası öngörülmez. Bu yaptırım kararlarına karşı kural olarak tebliğ veya tefhimden itibaren on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir; başvurulmazsa karar kesinleşir.

    İlgili mevzuat: 5326 sayılı Kabahatler Kanunu, m. 2, 16 ve 27

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Kamu Denetçiliği Kurumu

    İdarenin işleyişine ilişkin şikâyetleri insan hakları, hukuk ve hakkaniyet yönünden inceleyerek önerilerde bulunan kurumdur. Görev kapsamı ve başvuru koşulları kanunla belirlenir. Tavsiye kararı mahkemenin bağlayıcı iptal veya tazminat hükmüyle aynı değildir.

    İlgili mevzuat: 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu, m. 5 ve 17–20

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Kamu İhalelerine Katılmaktan Yasaklama

    Kamu İhale Kanununda yasaklanan fiil veya davranışlarda bulunanların ya da üzerine ihale yapıldığı hâlde mücbir sebep olmaksızın sözleşme imzalamayanların, belirli bir süre bütün kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmasının yasaklanmasıdır. Yasak süresi yasak fiil ve davranışlarda bir yıldan iki yıla, sözleşme imzalamama hâlinde altı aydan bir yıla kadardır; karar, fiilin tespitini izleyen en geç kırk beş gün içinde verilir ve Resmî Gazetede yayımıyla yürürlüğe girer. Yasaklanan tüzel kişi şahıs şirketiyse bütün ortakları, sermaye şirketiyse sermayesinin yarısından fazlasına sahip ortakları hakkında da yasaklama kararı verilir.

    İlgili mevzuat: 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu, m. 17 ve 58

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Kamu Personeli İstihdam Şekilleri

    Kamu hizmetlerinin memurlar, sözleşmeli personel ve işçiler eliyle gördürülmesidir. Memur; genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerini ifa ile görevlendirilen kişidir. İstihdam şekline göre uygulanacak mevzuat, güvenceler ve uyuşmazlığın çözüleceği yargı kolu değişir.

    İlgili mevzuat: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, m. 4

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Kamulaştırılan Taşınmazın Geri Alınması

    Kamulaştırılan taşınmazın geri alınması, kamulaştırma bedelinin kesinleşmesinden itibaren beş yıl içinde kamulaştıran ya da devir veya tahsis yapılan idarece amaca uygun hiçbir işlem veya tesisat yapılmaması ya da taşınmazın kamu yararına tahsis edilmeden bırakılması hâlinde, eski malik veya mirasçılarının aldıkları bedeli kanuni faiziyle ödeyerek taşınmazı geri alabilmesidir. Hak, doğumundan itibaren bir yıl içinde kullanılmazsa düşer; bu sürelerden sonra hak, bedel veya tazminat istenemez. Arsa Ofisi Kanununa dayanılarak yapılan kamulaştırmalarda da, 3 üncü maddenin ikinci fıkrasındaki büyük enerji, sulama ve iskân projeleri gibi kamulaştırmalarda da uygulanmaz; özel kanunlardaki istisnalar saklıdır.

    İlgili mevzuat: 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu, m. 3 ve 23

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Kamulaştırma

    Kamu yararının gerektirdiği hâllerde özel mülkiyetteki taşınmazın veya irtifak hakkının, kanuni usulle ve bedeli karşılığında idare adına edinilmesidir. Özel kanunun izin verdiği hâllerde gerçek veya özel hukuk tüzel kişileri lehine de yapılabilir. Kamu yararı, yetki, usul ve bedel yönleri ayrı ayrı incelenir.

    İlgili mevzuat: 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu, m. 1–3

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Kamulaştırma Bedelinin Tespiti

    Kamulaştırmanın satın alma usulüyle yapılamaması hâlinde idarenin, taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde bedelin belirlenmesi ve taşınmazın idare adına tescili için açtığı davadır. Mahkeme tarafları önce bedelde anlaşmaya davet eder; anlaşma olmazsa bilirkişilerle keşif yaparak bedeli tespit eder ve bedelin hak sahibi adına bankaya yatırılması üzerine tescile karar verir. Malik, kamulaştırma işleminin iptali için idari yargıda veya maddi hataların düzeltilmesi için adli yargıda kanuni süresi içinde dava açabilir.

    İlgili mevzuat: 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu, m. 10

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Kamulaştırmasız El Atma

    Kamulaştırmasız el atma, idarenin kamulaştırma yapmadan özel mülkiyetteki taşınmaza fiilen el koyması veya uygulama imar planıyla umumi hizmet alanına ayırarak malikin tasarrufunu mülkiyet hakkının özüne dokunacak biçimde kısıtlamasıdır. Malikin taleplerine uygulanacak kurallar el atma tarihine göre değişir: 9/10/1956–4/11/1983 arasındaki fiilî el koymalarda önce uzlaşmaya başvurulması dava şartıdır. 8/10/1956 tarihine kadar fiilen kamu hizmetine tahsis edilen taşınmazlar ise 7588 sayılı Kanunla tahsis tarihinde kamulaştırılmış sayılmış; bunlar hakkında 12/1/1963’ten sonra ileri sürülen bedel dâhil talepler, görülmekte olan davalarda da kabul edilmez.

    İlgili mevzuat: 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu, ek m. 1, geçici m. 6 ve geçici m. 20

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Kanun Önünde Eşitlik

    Kanun önünde eşitlik, herkesin dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım gözetilmeksizin kanun önünde eşit olmasını ve hiçbir kişi, aile, zümre veya sınıfa imtiyaz tanınmamasını öngören anayasal ilkedir. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde bu ilkeye uymak zorundadır. Kadın ve erkeğin eşit haklarının yaşama geçirilmesi için alınan tedbirler ile çocuklar, yaşlılar, engelliler, şehit dul ve yetimleri, malul ve gaziler için alınan tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz.

    İlgili mevzuat: 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 10

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Kanuni Hâkim Güvencesi

    Kanuni hâkim güvencesi, hiç kimsenin kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamamasını öngören anayasal güvencedir. Bu sonucu doğuracak biçimde yargı yetkisine sahip olağanüstü merciler de kurulamaz. Yargı yetkisi keyfî biçimde kişiye veya olaya göre oluşturulamaz; güvence, görev ve yetki kurallarına uygun yargılama yapılmasıyla ilişkilidir.

    İlgili mevzuat: 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 37

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Kanuni Temsilcinin Vergi Sorumluluğu

    Tüzel kişilerin, küçük ve kısıtlıların ve tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin vergi ödevlerini yerine getirmesi gereken kanuni temsilcilerin, bu ödevleri yerine getirmemeleri nedeniyle asıl borçludan alınamayan vergi ve bağlı alacaklardan kendi malvarlıklarıyla sorumlu olmasıdır. Tüzel kişiden tahsil edilemeyen amme alacakları kanuni temsilcilerin şahsi malvarlığından tahsil edilebilir; tüzel kişinin tasfiye edilmiş olması tasfiyeden önceki dönemlere ilişkin sorumluluğu kaldırmaz. Temsilciler ödedikleri tutarlar için asıl borçluya rücu edebilir.

    İlgili mevzuat: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 10 · 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, mükerrer m. 35

Sayfa 1 / 2 · 1–50 / 98 terim

Kaynaklar ve Güncellik

Son kaynak kontrolü: 26 Eylül 2026. Tanımlar, 16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunla yapılanlar dâhil yürürlükteki değişiklikler gözetilerek Mevzuat Bilgi Sistemi’ndeki güncel metinlerle karşılaştırılmıştır. Tanımlar genel bilgi verir; terim sayfalarındaki kanun bağlantıları resmî mevzuat metinlerine yönelir, akademik görüşler Doktrin başlığıyla ayrılır. İşlem yapılacak tarihte yürürlük, geçiş hükümleri ve olayın özellikleri ayrıca değerlendirilmelidir.

Kaynak ve Güncelleme Politikası · İletişim · Hukuki Hesaplama Araçları · Av. Mete ŞAHİN — 2026 Yargıda Parasal Sınırlar

bottom of page