Kira ve Borçlar Hukuku: M Harfiyle Başlayan Terimler
Terim listesine geç (10 terim) ↓
1.000 hukuk terimini kısa açıklamaları, kanuni dayanakları ve ilgili kaynaklarıyla inceleyebilirsiniz. Terim adını veya günlük dildeki karşılığını arayabilir, listeyi hukuk alanına göre daraltabilir, aşağıdaki A–Z çubuğundan ilk harfe göre gezinebilirsiniz. Her sayfada en fazla 50 terim gösterilir.
Hazırlayan: Av. Mete ŞAHİN · Yenimahalle, Ankara · Kaynak kontrolü: 26 Eylül 2026.
Kira ve Borçlar Hukuku: M Harfiyle Başlayan Terimler
Sayfa 1 / 1 · 1–10 / 10 terim
M
Kira ve Borçlar Hukuku
Maddi Tazminat
Maddi tazminat, haksız fiil, sözleşmeye aykırılık veya kanunda öngörülen başka bir sebeple kişinin malvarlığında meydana gelen azalmanın ya da uğranılan kazanç kaybının para ile giderilmesidir. Hâkim tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirler; zarar gören zararı doğuran fiile razı olmuş, zararın doğmasında veya artmasında etkili olmuş ya da tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmışsa tazminatı indirebilir veya kaldırabilir. Zararın miktarı tam ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri gözeterek hakkaniyete uygun miktarı belirler.
İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 50–52
Kira ve Borçlar Hukuku
Manevi Tazminat
Manevi tazminat, kişilik hakkı zedelenen kişinin uğradığı manevi zararın giderilmesi için hükmedilen bir miktar paradır. Bedensel bütünlüğün zedelenmesinde hâkim, olayın özelliklerini göz önünde tutarak uygun bir miktarın ödenmesine karar verebilir; ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde zarar görenin ya da ölenin yakınlarına da manevi tazminat ödenmesine hükmedilebilir. Hâkim paranın yerine veya ona ek olarak başka bir giderim biçimine, özellikle saldırıyı kınayan bir karara ve bu kararın yayımlanmasına da hükmedebilir.
İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 56 ve 58
Kira ve Borçlar Hukuku
Muacceliyet
Alacaklının borcun yerine getirilmesini talep edebileceği aşamadır; bu aşamaya gelmiş borca muaccel borç denir. İfa zamanı kararlaştırılmamış ve hukuki ilişkinin özelliğinden anlaşılmıyorsa her borç, doğumu anında muaccel olur. Muacceliyet ile temerrüt her zaman aynı anda gerçekleşmez; muaccel borcun borçlusu kural olarak alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer.
İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 90 ve 117
Kira ve Borçlar Hukuku
Munzam Zarar
Temerrüt faizini aşan ve alacaklının gecikme nedeniyle uğradığı ek zarardır. Alacaklı bu zararın varlığını ve miktarını ispatlamakla yükümlüdür. Borçlu kusursuzluğunu ispat ederse sorumluluktan kurtulur.
İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 122
Kira ve Borçlar Hukuku
Muvazaa
Muvazaa, tarafların üçüncü kişileri yanıltmak amacıyla, gerçek iradelerine uymayan görünüşte bir işlem yapma konusunda anlaşmalarıdır. Sözleşmenin türü ve içeriği belirlenirken tarafların gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere değil, gerçek ve ortak iradelerine bakılır; bu nedenle görünüşteki işlem tarafları bağlamaz, gizli işlem ise kendi geçerlilik ve şekil koşullarını taşıyorsa hüküm doğurabilir. Borçlu, yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı kazanan üçüncü kişiye karşı muvazaa savunmasında bulunamaz.
İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 19
Kira ve Borçlar Hukuku
Mücbir Sebep
Önceden öngörülemeyen, karşı konulamayan ve borcun ifasını imkânsız kılan dış olaydır. Borçlunun sorumlu tutulamayacağı hâllerde borç sona erebilir veya ifa süresi etkilenir. Mücbir sebep iddiası, olayın niteliği ve somut sözleşme birlikte değerlendirilerek incelenir.
İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 136–137
Kira ve Borçlar Hukuku
Müeccel
İfası ileri bir tarihe bırakılmış, henüz muaccel olmamış borcu anlatır. Müeccel borç için kural olarak ifa istenemez ve temerrüt faizi işlemez. Vade geldiğinde borç muaccel hâle gelir.
İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 90 ve 96
Kira ve Borçlar Hukuku
Müterafik Kusur
Zarar görenin de zararın doğmasında veya artmasında kusurlu davranmasıdır. Hâkim bu durumda tazminatı indirebilir, ağır hâllerde tamamen kaldırabilir. Zararı azaltma külfetine uyulmaması da bu kapsamda değerlendirilir.
İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 52
Kira ve Borçlar Hukuku
Müteselsil Kefil
Müteselsil kefil, bu sıfatla veya aynı anlama gelen bir ifadeyle yükümlülük altına giren ve alacaklının, asıl borçluyu takip etmeden ya da taşınmaz rehnini paraya çevirmeden takip edebileceği kefildir. Bunun için asıl borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir; teslime bağlı taşınır rehni veya alacak rehni varsa kural olarak önce rehin paraya çevrilir. Kefil azami sorumluluk tutarını, kefalet tarihini ve müteselsil kefil sıfatını yazılı sözleşmede kendi el yazısıyla belirtmelidir; kanundaki istisnalar dışında evli kefil için eşin yazılı rızası gerekir.
İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 583–586
Kira ve Borçlar Hukuku
Müteselsil Sorumluluk
Müteselsil sorumluluk (müteselsil borçluluk), birden çok borçludan her birinin aynı borcun tamamından alacaklıya karşı sorumlu olmasıdır. Borçluların bu yöndeki beyanıyla veya kanunda öngörülen hâllerde doğar; birlikte zarara yol açanlar ya da aynı zarardan çeşitli sebeplerle sorumlu olanlar da müteselsilen sorumludur. Alacaklı borcun tamamını veya bir kısmını dilediği borçludan isteyebilir; sorumluluk borç tamamen ödeninceye kadar sürer. Payından fazlasını ödeyen, fazlası için diğerlerine rücu eder ve alacaklıya halef olur; iç ilişkide kural olarak eşit paylar, aynı zarardan sorumlular arasında ise özellikle kusurun ağırlığı ve tehlikenin yoğunluğu esas alınır.
İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 61–62 ve 162–168
Sayfa 1 / 1 · 1–10 / 10 terim
Önceki harf: L · Hukuk sözlüğü ana sayfası · Sonraki harf: N
Kaynaklar ve Güncellik
Son kaynak kontrolü: 26 Eylül 2026. Tanımlar, 16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunla yapılanlar dâhil yürürlükteki değişiklikler gözetilerek Mevzuat Bilgi Sistemi’ndeki güncel metinlerle karşılaştırılmıştır. Tanımlar genel bilgi verir; terim sayfalarındaki kanun bağlantıları resmî mevzuat metinlerine yönelir, akademik görüşler Doktrin başlığıyla ayrılır. İşlem yapılacak tarihte yürürlük, geçiş hükümleri ve olayın özellikleri ayrıca değerlendirilmelidir.
Kaynak ve Güncelleme Politikası · İletişim · Hukuki Hesaplama Araçları · Av. Mete ŞAHİN — 2026 Yargıda Parasal Sınırlar