M Harfiyle Başlayan Hukuk Terimleri
Terim listesine geç (71 terim) ↓
1.000 hukuk terimini kısa açıklamaları, kanuni dayanakları ve ilgili kaynaklarıyla inceleyebilirsiniz. Terim adını veya günlük dildeki karşılığını arayabilir, listeyi hukuk alanına göre daraltabilir, aşağıdaki A–Z çubuğundan ilk harfe göre gezinebilirsiniz. Her sayfada en fazla 50 terim gösterilir.
Hazırlayan: Av. Mete ŞAHİN · Yenimahalle, Ankara · Kaynak kontrolü: 26 Eylül 2026.
M Harfiyle Başlayan Hukuk Terimleri
Sayfa 1 / 2 · 1–50 / 71 terim
M
İcra ve İflas
Maaş Haczi
Maaş haczi, borçlunun maaş, ücret ve benzeri sürekli gelirlerinin, borçlu ve ailesinin geçimi için icra memurunca gerekli görülen kısım düşüldükten sonra haczedilmesidir. Haczedilecek miktar bu gelirin dörtte birinden az olamaz; birden çok haciz varsa sıraya konur ve öndeki haczin kesintisi bitmeden sonrakine geçilmez. Haciz bildirimi yapılan işveren veya ödeme yapan kurum, en geç bir hafta içinde gelir miktarını bildirmek ve kesintiyi icra dairesine göndermekle yükümlüdür; sosyal güvenlik kanunlarına göre bağlanan aylıklar için özel haciz yasağı saklıdır.
İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 83 ve 355–356 · 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, m. 93
Usul ve Yargılama
Maddi Anlamda Kesin Hüküm
Maddi anlamda kesin hüküm, şeklî anlamda kesinleşmiş bir hükmün, aynı taraflar arasında aynı dava sebebine dayanılarak ve ilk hükmün hüküm fıkrasıyla aynı talep sonucuyla yeniden dava görülmesini engelleyen bağlayıcılığıdır. Kesin hükmün bulunmaması dava şartı olduğundan mahkeme bunu kendiliğinden gözetir. Hüküm yalnızca hükme bağlanan talepler hakkında kesin hüküm oluşturur; tarafların küllî halefleri ile hükmün kesinleşmesinden sonra dava konusu şeyi devralanlar hakkında da geçerlidir, ancak TMK’nın iyiniyetle mal edinmeye ilişkin hükümleri saklıdır. Müteselsil borçlu veya alacaklılardan biriyle oluşan kesin hüküm diğerlerini bağlamaz.
İlgili mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 114–115 ve 303
Kira ve Borçlar Hukuku
Maddi Tazminat
Maddi tazminat, haksız fiil, sözleşmeye aykırılık veya kanunda öngörülen başka bir sebeple kişinin malvarlığında meydana gelen azalmanın ya da uğranılan kazanç kaybının para ile giderilmesidir. Hâkim tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirler; zarar gören zararı doğuran fiile razı olmuş, zararın doğmasında veya artmasında etkili olmuş ya da tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmışsa tazminatı indirebilir veya kaldırabilir. Zararın miktarı tam ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri gözeterek hakkaniyete uygun miktarı belirler.
İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 50–52
Ceza ve İnfaz
Mağdur
Suçla ihlal edilen hak veya menfaatin sahibi olan ve suçtan doğrudan etkilenen kişidir; Ceza Muhakemesi Kanunu mağdur ile suçtan zarar göreni ayrı sıfatlar olarak anar. Mağdur soruşturmada delil toplanmasını ve belge örneği isteyebilir, kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz edebilir; kovuşturmada kamu davasına katılabilir ve katılmışsa kanun yollarına başvurabilir. Vekili yoksa cinsel saldırı gibi kanunda sayılan suçlarda istemi üzerine baro avukat görevlendirir; on sekiz yaşından küçük, sağır veya dilsiz ya da meramını ifade edemeyecek derecede malul mağdura istem aranmaksızın vekil görevlendirilir.
İlgili mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 233–236
Kamu ve Vergi Hukuku
Mahkeme Kararlarının Uygulanması
Mahkeme kararlarının uygulanması, Danıştay, bölge idare mahkemeleri ile idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının gereğine göre idarenin gecikmeksizin, en geç kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde işlem tesis etmesi veya eylemde bulunmasıdır. 7588 sayılı Kanunla eklenen istisnaya göre terör örgütleriyle irtibat gibi gerekçelerle göreve alınmayan veya görevden çıkarılan bazı askerî, kolluk ve istihbarat personeline ilişkin, göreve iade sonucunu doğuran kararlar ancak kesinleştikten sonra uygulanır. Kararın uygulanmaması hâlinde tazminat davası yalnız ilgili idare aleyhine açılabilir.
İlgili mevzuat: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m. 28
Ceza ve İnfaz
Mahkûmiyet
Mahkemenin yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğini sabit görmesi üzerine verdiği hükümdür. İlk derece mahkûmiyet kararı ile kesinleşmiş hüküm aynı aşamayı ifade etmez. Başvurulabilecek kanun yolu ve infaz durumu ayrıca belirlenir.
İlgili mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 223/5
Ceza ve İnfaz
Mahsup
Ceza hukukunda, hüküm kesinleşmeden önce kişinin özgürlüğünü sınırlayan durumlarda geçirdiği sürelerin hükmolunan cezadan indirilmesidir. Hapis cezası ile adli para cezasında indirimin yöntemi farklıdır. Buradaki açıklama TCK m. 63’e ilişkindir; borçlar hukukundaki ödeme mahsubu ve takas ayrı konulardır.
İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 63
Usul ve Yargılama
Maktu Harç
Dava konusunun değerine bağlı olmaksızın sabit tutarda alınan harçtır. Konusu para ile değerlendirilemeyen davalarda karar ve ilam harcı maktu olarak alınır (492 sayılı Kanun). Tutarlar için Yargı Harcı Hesaplama aracına bakılabilir.
İlgili mevzuat: 492 sayılı Harçlar Kanunu, m. 15 ve (1) sayılı tarife
Aile ve Kişiler Hukuku
Mal Ayrılığı
Her eşin, kanuni sınırlar içinde kendi malvarlığını yönetme, ondan yararlanma ve tasarruf etme yetkisini koruduğu mal rejimidir. Eşler kendi borçlarından kendi malvarlıklarıyla sorumludur. Rejim, birlikte edinilmiş mallar veya ortak borçlar hakkında hiçbir talep bulunamayacağı anlamına gelmez.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 242–243
İcra ve İflas
Mal Beyanı
Mal beyanı, borçlunun kendisinde ve üçüncü kişilerde bulunan mal, hak ve alacaklarını, kazanç, gelir ve geçim kaynaklarını ve borcunu nasıl ödeyebileceğini icra dairesine yazılı veya sözlü olarak bildirmesidir. Beyan süresi ödeme veya icra emrinde gösterilir; itirazın kaldırılması ya da iptali hâlinde karar tebliğinden itibaren üç gündür. Süresinde beyanda bulunmayan borçlu, alacaklının talebiyle icra mahkemesince bir defaya mahsus ve en çok üç ay tazyik hapsiyle zorlanır; nafaka dışındaki takiplerde alacak aylık en yüksek brüt asgari ücretin altındaysa bu yaptırım uygulanmaz. Gerçeğe aykırı beyan, şikâyet üzerine üç aydan bir yıla kadar hapis cezası gerektirir.
İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 32, 60, 74–77, 338 ve 354
Aile ve Kişiler Hukuku
Mal Ortaklığı
Eşlerin kişisel malları dışındaki malvarlığının ortaklık malı hâline geldiği seçimlik mal rejimidir. Eşler ortaklık mallarında birlikte hak sahibidir ve yönetim kuralları Kanunda ayrıntılı düzenlenmiştir. Rejim sözleşmeyle genel veya sınırlı ortaklık biçiminde kurulabilir.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 256–281
Aile ve Kişiler Hukuku
Mal Rejimi
Eşlerin malvarlıklarının evlilik süresince yönetimini, eşlerin borçlardan sorumluluğunu ve rejim sona erdiğinde malvarlığının nasıl tasfiye edileceğini belirleyen kurallar bütünüdür. Eşler mal rejimi sözleşmesiyle kanundaki diğer rejimlerden birini (mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı, mal ortaklığı) seçmedikçe edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır. Rejim, eşlerden birinin ölümü veya başka bir rejimin kabulüyle; boşanma, evliliğin iptali ya da mahkemece mal ayrılığı kararında ise dava tarihinden geçerli olarak sona erer ve ardından tasfiye edilir.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 202–281
Aile ve Kişiler Hukuku
Mal Rejimi Sözleşmesi
Eşlerin kanunda öngörülen mal rejimlerinden birini seçmek veya kanunun izin verdiği ölçüde değiştirmek için yaptıkları sözleşmedir. Evlenmeden önce ya da sonra yapılabilir ve kural olarak noterlikte düzenleme veya onaylama şekline tabidir. Evlilik başvurusu sırasında yazılı rejim seçimine ilişkin özel yol da vardır.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 202–205
Aile ve Kişiler Hukuku
Mal Rejiminin Tasfiyesi
Mal rejimi sona erdiğinde eşler arasındaki malvarlığı ilişkilerinin kanuni hesap kurallarıyla sonuçlandırılmasıdır. Mal rejimi ölüm veya başka bir rejime geçişle; boşanma, evliliğin iptali ya da mal ayrılığı kararında ise dava tarihinden geçerli olarak sona erer. Yasal rejimde kişisel ve edinilmiş mallar ayrılır, değer artış payı, eklenecek değerler ve denkleştirme hesaba katılır; her eş diğerinin artık değerinin kural olarak yarısı üzerinde alacak hakkı kazanır.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 225–236
Ceza ve İnfaz
Mala Zarar Verme
Başkasının taşınır veya taşınmaz malının kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması, kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesidir. Temel hâlde soruşturma mağdurun şikâyetine bağlıdır ve cezası dört aydan üç yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Kamuya ait veya kamu hizmetine tahsis edilmiş eşya hakkında işlenmesi gibi nitelikli hâllerde bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası öngörülür; yakarak veya patlayıcı madde kullanarak işlenmesi cezayı ayrıca artırır.
İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 151–152
İş ve Sosyal Güvenlik
Malullük
Sigortalının çalışma gücünün veya iş kazası ya da meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az yüzde altmışını kaybettiğinin, sağlık kurulu raporları üzerine Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilmesi hâlidir; kamu görevlilerinde vazifesini yapamayacak derecede meslekte kazanma gücü kaybı da yeterlidir. Sigortalılıktan önce bu derecede var olan hastalık veya engellilik malullük aylığı doğurmaz. Aylık için ayrıca en az on yıllık sigortalılık ve 1800 gün prim (başkasının sürekli bakımına muhtaç olanlarda yalnız 1800 gün) ile işten ayrılarak yazılı istek aranır.
İlgili mevzuat: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, m. 25–26
Kira ve Borçlar Hukuku
Manevi Tazminat
Manevi tazminat, kişilik hakkı zedelenen kişinin uğradığı manevi zararın giderilmesi için hükmedilen bir miktar paradır. Bedensel bütünlüğün zedelenmesinde hâkim, olayın özelliklerini göz önünde tutarak uygun bir miktarın ödenmesine karar verebilir; ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde zarar görenin ya da ölenin yakınlarına da manevi tazminat ödenmesine hükmedilebilir. Hâkim paranın yerine veya ona ek olarak başka bir giderim biçimine, özellikle saldırıyı kınayan bir karara ve bu kararın yayımlanmasına da hükmedebilir.
İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 56 ve 58
Ticaret, Tüketici ve Kişisel Veriler
Marka
Bir teşebbüsün mal veya hizmetlerini diğerlerinden ayırt etmeye yarayan ve kanuni koşulları sağlayan işarettir. Korumanın kapsamı tescil ve ilgili diğer kanuni hükümlerle belirlenir. Ticaret unvanı veya internet alan adının bulunması tek başına her marka kullanımını hukuka uygun kılmaz.
İlgili mevzuat: 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, m. 4 ve 7
Ticaret, Tüketici ve Kişisel Veriler
Marka Hakkına Tecavüz
Marka hakkına tecavüz, tescilli markanın sahibinin izni olmaksızın kanunda sayılan biçimlerde kullanılması veya ayırt edilemeyecek kadar benzeri kullanılarak taklit edilmesi, taklit olduğu bilinen ya da bilinmesi gereken ürünlerin satılması, ithali veya ticari amaçla bulundurulması ve lisansla verilen hakların izinsiz genişletilmesi ya da devredilmesidir. Marka sahibi tecavüzün tespitini, önlenmesini, durdurulmasını ve maddi ve manevi zararının tazminini isteyebilir. Türkiye’de tescilli markaya iktibas veya iltibas yoluyla tecavüz, şikâyet üzerine ceza sorumluluğu da doğurur.
İlgili mevzuat: 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, m. 7, 29, 30 ve 149–150
Kamu ve Vergi Hukuku
Masumiyet Karinesi
Bir kişinin suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar suçlu kabul edilmemesini sağlayan anayasal güvencedir. Suç şüphesi, soruşturma veya iddianame tek başına kesin suçluluk anlamına gelmez. Koruma tedbirleri de cezalandırmanın yerine geçirilemez.
İlgili mevzuat: 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 38
İş ve Sosyal Güvenlik
Mazeret İzni
İşçiye kanunda sayılan özel durumlarda verilen ücretli izindir. İşçiye evlenmesi veya evlat edinmesi ya da ana, baba, eş, kardeş veya çocuğunun ölümü hâlinde üç gün, eşinin doğum yapması hâlinde on gün ücretli izin verilir. En az yüzde yetmiş oranında engelli veya süreğen hastalığı olan çocuğun tedavisi için, ebeveynlerden yalnız birinin kullanması koşuluyla bir yıl içinde on güne kadar ücretli izin verilir.
İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, ek m. 2
Usul ve Yargılama
Mecburi Dava Arkadaşlığı
Mecburi dava arkadaşlığı, maddi hukuka göre bir hakkın birden fazla kişi tarafından birlikte kullanılması veya birden fazla kişiye karşı birlikte ileri sürülmesi ve tamamı hakkında tek hüküm verilmesi gereken hâllerdeki dava arkadaşlığıdır. Bu durumda dava ancak dava arkadaşlarının hepsi tarafından veya hepsine karşı birlikte açılabilir ve dava arkadaşları birlikte hareket etmek zorundadır; ancak duruşmaya gelenlerin yaptığı usul işlemleri, usulüne uygun davet edildiği hâlde gelmeyenler bakımından da hüküm ifade eder. İhtiyari dava arkadaşlığından farkı, birlikteliğin maddi hukukun gereği olmasıdır.
İlgili mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 59–60
Usul ve Yargılama
Mehil
Bir işlemin yapılması için tanınan süredir. Kanunda öngörülmemişse hâkim süre belirleyebilir ve bu sürenin kesin olduğu belirtilmişse kaçırılması hak kaybına yol açar. Kesin süreye uyulmaması hâlinde o işlemi yapma hakkı düşer.
İlgili mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 90–94
Kamu ve Vergi Hukuku
Memur Disiplin Cezası
Devlet memurlarının görev ve yükümlülüklerine aykırı davranışları nedeniyle verilen idari yaptırımdır. Uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve memurluktan çıkarma olarak derecelendirilmiştir. Savunma alınmadan disiplin cezası verilemez.
İlgili mevzuat: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, m. 125 ve 130
İcra ve İflas
Menfi Tespit Davası
Bir borcun bulunmadığının mahkemece belirlenmesini amaçlayan davadır. İcra takibinden önce veya takip sırasında açılabilir. Davanın açılması takibi kendiliğinden durdurmaz; takibe ya da icra veznesindeki paranın ödenmesine ilişkin tedbirin koşulları, davanın ne zaman açıldığına göre değişir.
İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 72
Usul ve Yargılama
MERNİS Adresine Tebligat
Muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine yapılan tebligattır. Bilinen en son adres tebligata elverişli değilse veya oraya tebligat yapılamazsa, adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi bilinen son adres sayılır. Bu adreste muhatap hiç oturmamış veya sürekli ayrılmış olsa bile tebliğ memuru evrakı muhtara veya kolluğa teslim eder, ihbarnameyi kapıya yapıştırır ve yapıştırma tarihi tebliğ tarihi sayılır.
İlgili mevzuat: 7201 sayılı Tebligat Kanunu, m. 10 ve 21
Ticaret, Tüketici ve Kişisel Veriler
Mesafeli Sözleşme
Satıcı veya sağlayıcı ile tüketicinin eş zamanlı fiziksel birlikteliği olmadan, uzaktan pazarlama sistemi içinde iletişim araçlarıyla kurulan sözleşmedir. Ön bilgilendirme ve cayma hakkı gibi özel tüketici güvenceleri bulunur. Kapsam ve istisnalar ürün veya hizmetin niteliğine göre kontrol edilir.
İlgili mevzuat: 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, m. 48
İcra ve İflas
Meskeniyet İddiası
Meskeniyet iddiası, borçlunun haczedilen taşınmazın kendisi ve ailesi için haline münasip ev olduğunu ve bu nedenle haczedilemeyeceğini ileri sürmesidir. İddia, icra mahkemesine şikâyet yoluyla ve kural olarak haczin öğrenilmesinden itibaren yedi gün içinde ileri sürülür; borç o evin bedelinden doğmuşsa bu koruma uygulanmaz. Evin değeri haline münasip olandan fazlaysa taşınmaz satılır ve bedelinden borçluya haline münasip bir ev alabileceği kısım bırakılır.
İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 16 ve 82
İş ve Sosyal Güvenlik
Meslek Hastalığı
Yapılan işin niteliği veya yürütüm koşulları nedeniyle ortaya çıkan, kanundaki tespit sürecine tabi hastalık ya da engellilik hâlidir. Bir hastalığın çalışma döneminde görülmesi tek başına yeterli değildir; işle bağlantısı ve yetkili sağlık değerlendirmesi önem taşır.
İlgili mevzuat: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, m. 14 · 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, m. 3
Ceza ve İnfaz
Meşru Savunma
Kendisine veya başkasına ait bir hakka yönelen güncel ya da gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak haksız saldırıyı, o andaki koşullara göre orantılı biçimde defetmeye yönelik savunmadır. Kanuni koşulları varsa fiil hukuka uygun sayılır. Saldırı bittikten sonra cezalandırma amacıyla yapılan davranışlar aynı kapsamda değerlendirilemez.
İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 25/1
Miras ve Eşya Hukuku
Miras Ortaklığı
Birden çok mirasçı arasında mirasın geçmesiyle oluşan ve paylaşmaya kadar süren ortaklıktır. Mirasçılar tereke üzerinde elbirliğiyle hak sahibidir; kural olarak tasarruf birlikte yapılır. Koruma işlemleri ve temsil yetkisi için kanunda özel hükümler bulunur.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 640–641
Miras ve Eşya Hukuku
Miras Ortaklığına Temsilci Atanması
Birden çok mirasçı bulunduğunda, mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh hukuk mahkemesinin miras ortaklığına paylaşmaya kadar bir temsilci atamasıdır. Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olduğundan kural olarak birlikte hareket etmek zorundadır; temsilci, ortaklığın yönetimi ve temsilindeki tıkanıklığı gidermeye yarar. Temsilci atanması paylaşma veya ortaklığın giderilmesi anlamına gelmez.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 640
Miras ve Eşya Hukuku
Miras Payı
Mirasçının tereke üzerindeki hakkının oranıdır. Oran, yasal mirasçılık kurallarına veya geçerli mirasçı atamasına göre belirlenir. Bir payın bulunması, paylaşmadan önce her malın belli bir fiziksel bölümünün o mirasçıya ait olduğu anlamına gelmez.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 495–501, 516 ve 640
Miras ve Eşya Hukuku
Miras Paylaşma Sözleşmesi
Miras paylaşma sözleşmesi, mirasçıların tereke mallarını aralarında paylaştırarak bu mallar üzerindeki elbirliği mülkiyetini tamamen veya kısmen sona erdirmek için yaptıkları sözleşmedir. Mirasçılar bu sözleşmeyle elbirliği mülkiyetinin miras payları oranında paylı mülkiyete dönüştürülmesini de kabul edebilirler. Sözleşme, konusu taşınır ya da taşınmaz olsun, yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz; geçerli olarak yapılan sözleşme mirasçıları bağlar.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 676
Miras ve Eşya Hukuku
Miras Sebebiyle İstihkak
Mirasçının, terekeyi veya bazı tereke mallarını elinde bulunduran kişiye karşı üstün mirasçılık hakkına dayanarak açtığı davadır. Sadece taşınmazın tapu kaydını düzeltmekle sınırlı değildir. Davalının konumu, iyiniyeti ve kanuni süreler ayrıca incelenir.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 637–639
Miras ve Eşya Hukuku
Miras Sözleşmesi
Mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufunu sözleşme yoluyla düzenlemesidir. Mirasçı atama, mal bırakma veya mirastan feragat gibi içerikler taşıyabilir. Resmî şekil ve ehliyet şartları vardır; vasiyetname gibi her durumda tek taraflı iradeyle serbestçe ortadan kaldırılamaz.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 503, 527–529 ve 545–548
Miras ve Eşya Hukuku
Mirasçılık Belgesi
Kimlerin mirasçı olduğunu ve miras paylarını gösteren belgedir. Kanuni koşullarla sulh hukuk mahkemesinden veya noterlikten alınabilir. Belgenin geçersizliği ileri sürülebilir; tek başına terekenin paylaşılması veya borçların bulunmadığının kanıtı değildir.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 598
Miras ve Eşya Hukuku
Mirasçılık Belgesinin İptali
Gerçek mirasçılık durumunu yansıtmayan mirasçılık belgesinin geçersizliğinin ileri sürülmesidir. Mirasçılık belgesi sulh hukuk mahkemesince veya noterlikçe verilir ve geçersizliği herhangi bir süreye bağlı olmaksızın her zaman ileri sürülebilir. Belgenin iptali, ölüme bağlı tasarrufun iptali davası gibi diğer miras davalarından ayrıdır.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 598
Miras ve Eşya Hukuku
Mirasçılıktan Çıkarma
Mirasçılıktan çıkarma, mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufla saklı paylı mirasçısını kanunda sayılan sebeplerle miras dışında bırakmasıdır. Mirasbırakana veya yakınlarından birine karşı ağır suç işleyen ya da mirasbırakana veya ailesine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmeyen mirasçı çıkarılabilir; çıkarılan mirastan pay alamaz ve tenkis davası açamaz. Çıkarma, sebep tasarrufta belirtilmişse geçerlidir; itiraz hâlinde sebebi çıkarmadan yararlanan ispat eder. Hakkında borç ödemeden aciz belgesi bulunan altsoy ise saklı payının yarısı için, bu yarı çocuklarına özgülenmek şartıyla çıkarılabilir.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 510–513
Miras ve Eşya Hukuku
Mirasın Açılması
Mirasın, mirasbırakanın ölümüyle hukuken geçişe konu olmasıdır. Hangi kişilerin mirasçı olduğu ve malvarlığının durumu bakımından bu an önem taşır. Vasiyetnamenin mahkemede açılıp okunması farklı bir işlemdir.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 575–576 ve 599
Miras ve Eşya Hukuku
Mirasın Hükmen Reddi
Mirasbırakanın ölüm tarihinde ödemeden aczinin açıkça belli olması veya resmen tespit edilmiş bulunması hâlinde mirasın reddedilmiş sayılmasıdır. Bu durumda mirasçının ayrıca ret beyanında bulunması gerekmez; uyuşmazlık çıktığında acz hâlinin mahkemede tespiti istenebilir. Terekeye karışma veya tereke mallarını kendine maletme gibi mirasın kabulü sonucunu doğurabilecek davranışlar ayrıca değerlendirilir.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 605 ve 610
Miras ve Eşya Hukuku
Mirasın Paylaşılması
Tereke değerlerinin mirasçılar arasında dağıtılarak miras ortaklığının sona erdirilmesidir. Anlaşma veya yargısal paylaşma yoluyla gerçekleşebilir. Aynen bölüşme mümkün olmadığında satış ve parasal dengeleme gibi yöntemler gündeme gelebilir.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 642–644, 646–649 ve 676
Miras ve Eşya Hukuku
Mirasın Reddi
Yasal veya atanmış mirasçının kanuni koşullarla mirası kabul etmeme iradesini açıklamasıdır. Beyana bağlı ret ile mirasbırakanın açık veya resmen belirlenmiş aczi nedeniyle reddedilmiş sayılma farklıdır. Süre, terekeye karışma ve hakkın kaybı kuralları incelenmeden sonuç çıkarılmamalıdır.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 605–610
Miras ve Eşya Hukuku
Mirasın Reddinin İptali
Malvarlığı borçlarına yetmeyen mirasçının alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddetmesi hâlinde, alacaklıların veya iflas idaresinin açabildiği davadır. Kendilerine yeterli güvence verilmezse dava ret tarihinden itibaren altı ay içinde açılmalıdır. Reddin iptaline karar verilirse miras resmen tasfiye edilir ve reddeden mirasçının payına düşen değerden önce itiraz eden alacaklıların, sonra diğer alacaklıların alacakları ödenir.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 617
Miras ve Eşya Hukuku
Mirasta Denkleştirme
Yasal mirasçıların, miras paylarına sayılmak üzere sağlığında mirasbırakandan aldıkları karşılıksız kazandırmaların paylaşmada hesaba katılmasıdır. Özellikle altsoya yapılan bazı kazandırmalar için kanuni karine vardır. Saklı payı koruyan tenkis ve iş hukukundaki çalışma süresi denkleştirmesinden farklıdır.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 669–675
Miras ve Eşya Hukuku
Mirastan Feragat
Mirasbırakanla mirasçısı arasında yapılan, mirasçının gelecekteki mirasçılık sıfatından vazgeçmesini düzenleyen sözleşmedir. Karşılıklı bir edimle veya karşılıksız yapılabilir. Altsoya etkisi ve şekil koşulları ayrıca değerlendirilir; ölümden sonra mirasın reddiyle aynı değildir.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 528–529 ve 545
Miras ve Eşya Hukuku
Mirastan Yoksunluk
Kanunun saydığı ağır davranışlar nedeniyle kişinin mirasçı veya ölüme bağlı kazandırma lehtarı olamamasıdır. Mirasbırakanı kasten ve hukuka aykırı öldürme veya son arzularına yönelik belirli müdahaleler örneklerdir. Yoksunluk, mirasbırakanın tasarrufuyla yapılan mirasçılıktan çıkarma ile aynı değildir.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 578–579
İş ve Sosyal Güvenlik
Mobbing (Psikolojik Taciz)
İşyerinde bir çalışanın sistematik biçimde dışlanması, aşağılanması veya yıldırılması gibi davranışlarla kişiliğinin zedelenmesini ifade eden kavramdır. İşveren işçinin kişiliğini korumak, işyerinde dürüstlük ilkelerine uygun bir düzen sağlamak ve özellikle psikolojik ve cinsel tacizi önleyip tacize uğrayanların daha fazla zarar görmemesi için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür. Bu yükümlülüğe aykırılık nedeniyle kişilik haklarının ihlalinden doğan zararlar, sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümlerine göre tazmin edilir.
İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 417
Kira ve Borçlar Hukuku
Muacceliyet
Alacaklının borcun yerine getirilmesini talep edebileceği aşamadır; bu aşamaya gelmiş borca muaccel borç denir. İfa zamanı kararlaştırılmamış ve hukuki ilişkinin özelliğinden anlaşılmıyorsa her borç, doğumu anında muaccel olur. Muacceliyet ile temerrüt her zaman aynı anda gerçekleşmez; muaccel borcun borçlusu kural olarak alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer.
İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 90 ve 117
İcra ve İflas
Muhafaza Tedbiri
Muhafaza tedbiri, haczedilen taşınır malların satışa kadar korunması için alınan tedbirdir. Para, kıymetli evrak, altın ve benzeri kıymetli şeyleri icra dairesi saklar; diğer taşınırlar masrafı alacaklıdan peşin alınarak lisanslı yediemin depolarında muhafaza edilir. Alacaklı muvafakat ederse mal geçici olarak borçluda veya üçüncü kişide bırakılabilir; üçüncü kişinin elindeki mal, kabul etmesi hâlinde ona yediemin olarak bırakılır. Muhafaza altına alınmamış mal, satış talebi üzerine muhafaza altına alınmadıkça veya teslime hazır hâle getirilmedikçe satılamaz.
İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 88
Sayfa 1 / 2 · 1–50 / 71 terim
Önceki harf: L · Hukuk sözlüğü ana sayfası · Sonraki harf: N
Kaynaklar ve Güncellik
Son kaynak kontrolü: 26 Eylül 2026. Tanımlar, 16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunla yapılanlar dâhil yürürlükteki değişiklikler gözetilerek Mevzuat Bilgi Sistemi’ndeki güncel metinlerle karşılaştırılmıştır. Tanımlar genel bilgi verir; terim sayfalarındaki kanun bağlantıları resmî mevzuat metinlerine yönelir, akademik görüşler Doktrin başlığıyla ayrılır. İşlem yapılacak tarihte yürürlük, geçiş hükümleri ve olayın özellikleri ayrıca değerlendirilmelidir.
Kaynak ve Güncelleme Politikası · İletişim · Hukuki Hesaplama Araçları · Av. Mete ŞAHİN — 2026 Yargıda Parasal Sınırlar