top of page

Usul ve Yargılama: K Harfiyle Başlayan Terimler

Terim listesine geç (7 terim) ↓

1.000 hukuk terimini kısa açıklamaları, kanuni dayanakları ve ilgili kaynaklarıyla inceleyebilirsiniz. Terim adını veya günlük dildeki karşılığını arayabilir, listeyi hukuk alanına göre daraltabilir, aşağıdaki A–Z çubuğundan ilk harfe göre gezinebilirsiniz. Her sayfada en fazla 50 terim gösterilir.

Hazırlayan: Av. Mete ŞAHİN · Yenimahalle, Ankara · Kaynak kontrolü: 26 Eylül 2026.

İlk harfe göre filtreleyin

Usul ve Yargılama: K Harfiyle Başlayan Terimler

Sayfa 1 / 1 · 1–7 / 7 terim

K

  • Usul ve Yargılama

    Karşı Dava

    Karşı dava, asıl davanın davalısının, görülmekte olan bu dava içinde davacıya karşı kendi talebini ileri sürmek için açtığı davadır. Karşı dava, cevap dilekçesiyle veya esasa cevap süresi içinde ayrı bir dilekçeyle açılır; süresinden sonra açılırsa davalar ayrılır. Talepler arasında takas veya mahsup ilişkisi ya da bağlantı bulunmalıdır; bu şartlar yoksa karşı dava asıl davadan ayrılır. Asıl davanın herhangi bir sebeple sona ermesi karşı davanın görülmesine engel olmaz; karşı davaya karşı dava açılamaz.

    İlgili mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 132–135

  • Usul ve Yargılama

    Karşı Vekâlet Ücreti

    Karşı vekâlet ücreti, vekille takip edilen davada mahkemenin yargılama giderleri kapsamında avukatlık ücret tarifesine göre belirleyip taraf lehine hükmettiği ve aleyhine hüküm verilen tarafa yüklediği vekâlet ücretidir. Miktarı, taraf ile avukatı arasındaki ücret sözleşmesine göre değil tarifeye göre belirlenir; tarifede yazılı miktardan az ve üç katından fazla olamaz. Avukatlık Kanunu uyarınca bu ücret avukata aittir; iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez.

    İlgili mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 323, 326 ve 330 · 1136 sayılı Avukatlık Kanunu, m. 164, 168 ve 169

  • Usul ve Yargılama

    Kesin Hüküm

    Kesin hüküm, olağan kanun yollarıyla artık değiştirilemeyen bir hükmün doğurduğu bağlayıcılığı ifade eden genel kavramdır. Şeklî anlamda kesinlik, karara karşı olağan kanun yollarına artık başvurulamamasını; maddi anlamda kesin hüküm ise aynı taraflar arasında aynı dava sebebine dayanan ve ilk hükmün hüküm fıkrasıyla aynı talep sonucunu içeren yeni bir davanın görülememesini anlatır. Aynı davanın daha önce kesin hükme bağlanmamış olması dava şartıdır; hüküm yalnızca hükme bağlanan talepler hakkında kesin hüküm oluşturur.

    İlgili mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 114 ve 303

  • Usul ve Yargılama

    Kesin Süre

    Kesin süre, içinde yapılması gereken usul işlemi süresinde yapılmadığında tarafın o işlemi yapma hakkını ortadan kaldıran süredir. Kanunun belirlediği süreler kesindir; hâkim de tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir ve bu durumda yapılacak işlemi açıkça belirtip süreye uyulmamasının sonuçlarını tutanağa geçirerek ihtar eder. Kesin olduğu belirtilmeyen süreyi kaçıran tarafa talebi üzerine verilen ikinci süre de kesindir. Kesin usul süresi, maddi hukuktaki zamanaşımıyla aynı değildir.

    İlgili mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 94

  • Usul ve Yargılama

    Kesin Yetki

    Kesin yetki, kanunun bir davanın yalnızca kendi gösterdiği yer mahkemesinde açılmasını emrettiği ve başka yer mahkemelerinin yetkisini dışladığı yetki türüdür. Kesin yetki hâllerinde yetki sözleşmesi yapılamaz; mahkemenin yetkili olması bu hâllerde dava şartıdır ve davanın her aşamasında kendiliğinden gözetilir. Taşınmaz üzerindeki ayni haklara, zilyetliğe veya alıkoyma hakkına ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin yetkisi tipik örnektir.

    İlgili mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 12, 18, 114 ve 115

  • Usul ve Yargılama

    Keşif

    Hâkimin, uyuşmazlık konusu hakkında duyu organlarıyla doğrudan inceleme yaparak bilgi edinmesidir. İnceleme ilgili yerde veya mahkemede yapılabilir; gerektiğinde bilirkişi yardımına başvurulur. Sadece taşınmazın görülmesiyle sınırlı değildir.

    İlgili mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 288–291

  • Usul ve Yargılama

    Kısmi Dava

    Kısmi dava, niteliği itibarıyla bölünebilen bir talep konusunun yalnızca bir kısmının dava edilmesidir. Dava açılırken kalan kısımdan açıkça feragat edilmedikçe kısmi dava açılması geri kalan kısımdan feragat anlamına gelmez. 7589 sayılı Kanun’la eklenen ve 31/7/2026’da yürürlüğe giren HMK m. 109/4 uyarınca, alacağın bir kısmının dava edildiği hâllerde talep, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikat sona erinceye kadar artırılabilir; artırılan kısım için de zamanaşımı dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.

    İlgili mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 109 · 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, m. 20 ve 26

Sayfa 1 / 1 · 1–7 / 7 terim

Önceki harf: İ · Hukuk sözlüğü ana sayfası · Sonraki harf: L

Kaynaklar ve Güncellik

Son kaynak kontrolü: 26 Eylül 2026. Tanımlar, 16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunla yapılanlar dâhil yürürlükteki değişiklikler gözetilerek Mevzuat Bilgi Sistemi’ndeki güncel metinlerle karşılaştırılmıştır. Tanımlar genel bilgi verir; terim sayfalarındaki kanun bağlantıları resmî mevzuat metinlerine yönelir, akademik görüşler Doktrin başlığıyla ayrılır. İşlem yapılacak tarihte yürürlük, geçiş hükümleri ve olayın özellikleri ayrıca değerlendirilmelidir.

Kaynak ve Güncelleme Politikası · İletişim · Hukuki Hesaplama Araçları · Av. Mete ŞAHİN — 2026 Yargıda Parasal Sınırlar

bottom of page