top of page

Usul ve Yargılama: M Harfiyle Başlayan Terimler

Terim listesine geç (11 terim) ↓

1.000 hukuk terimini kısa açıklamaları, kanuni dayanakları ve ilgili kaynaklarıyla inceleyebilirsiniz. Terim adını veya günlük dildeki karşılığını arayabilir, listeyi hukuk alanına göre daraltabilir, aşağıdaki A–Z çubuğundan ilk harfe göre gezinebilirsiniz. Her sayfada en fazla 50 terim gösterilir.

Hazırlayan: Av. Mete ŞAHİN · Yenimahalle, Ankara · Kaynak kontrolü: 26 Eylül 2026.

İlk harfe göre filtreleyin

Usul ve Yargılama: M Harfiyle Başlayan Terimler

Sayfa 1 / 1 · 1–11 / 11 terim

M

  • Usul ve Yargılama

    Maddi Anlamda Kesin Hüküm

    Maddi anlamda kesin hüküm, şeklî anlamda kesinleşmiş bir hükmün, aynı taraflar arasında aynı dava sebebine dayanılarak ve ilk hükmün hüküm fıkrasıyla aynı talep sonucuyla yeniden dava görülmesini engelleyen bağlayıcılığıdır. Kesin hükmün bulunmaması dava şartı olduğundan mahkeme bunu kendiliğinden gözetir. Hüküm yalnızca hükme bağlanan talepler hakkında kesin hüküm oluşturur; tarafların küllî halefleri ile hükmün kesinleşmesinden sonra dava konusu şeyi devralanlar hakkında da geçerlidir, ancak TMK’nın iyiniyetle mal edinmeye ilişkin hükümleri saklıdır. Müteselsil borçlu veya alacaklılardan biriyle oluşan kesin hüküm diğerlerini bağlamaz.

    İlgili mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 114–115 ve 303

  • Usul ve Yargılama

    Maktu Harç

    Dava konusunun değerine bağlı olmaksızın sabit tutarda alınan harçtır. Konusu para ile değerlendirilemeyen davalarda karar ve ilam harcı maktu olarak alınır (492 sayılı Kanun). Tutarlar için Yargı Harcı Hesaplama aracına bakılabilir.

    İlgili mevzuat: 492 sayılı Harçlar Kanunu, m. 15 ve (1) sayılı tarife

  • Usul ve Yargılama

    Mecburi Dava Arkadaşlığı

    Mecburi dava arkadaşlığı, maddi hukuka göre bir hakkın birden fazla kişi tarafından birlikte kullanılması veya birden fazla kişiye karşı birlikte ileri sürülmesi ve tamamı hakkında tek hüküm verilmesi gereken hâllerdeki dava arkadaşlığıdır. Bu durumda dava ancak dava arkadaşlarının hepsi tarafından veya hepsine karşı birlikte açılabilir ve dava arkadaşları birlikte hareket etmek zorundadır; ancak duruşmaya gelenlerin yaptığı usul işlemleri, usulüne uygun davet edildiği hâlde gelmeyenler bakımından da hüküm ifade eder. İhtiyari dava arkadaşlığından farkı, birlikteliğin maddi hukukun gereği olmasıdır.

    İlgili mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 59–60

  • Usul ve Yargılama

    Mehil

    Bir işlemin yapılması için tanınan süredir. Kanunda öngörülmemişse hâkim süre belirleyebilir ve bu sürenin kesin olduğu belirtilmişse kaçırılması hak kaybına yol açar. Kesin süreye uyulmaması hâlinde o işlemi yapma hakkı düşer.

    İlgili mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 90–94

  • Usul ve Yargılama

    MERNİS Adresine Tebligat

    Muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine yapılan tebligattır. Bilinen en son adres tebligata elverişli değilse veya oraya tebligat yapılamazsa, adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi bilinen son adres sayılır. Bu adreste muhatap hiç oturmamış veya sürekli ayrılmış olsa bile tebliğ memuru evrakı muhtara veya kolluğa teslim eder, ihbarnameyi kapıya yapıştırır ve yapıştırma tarihi tebliğ tarihi sayılır.

    İlgili mevzuat: 7201 sayılı Tebligat Kanunu, m. 10 ve 21

  • Usul ve Yargılama

    Muhtara Tebliğ

    Muhtara tebliğ, muhatap ve adına tebliğ yapılabilecek kişilerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmadığında ya da tebellüğden kaçınıldığında, tebliğ evrakının o yerin muhtarına veya ihtiyar heyeti üyesine ya da zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim edilmesi ve teslim alanın adresini gösteren ihbarnamenin binanın kapısına yapıştırılmasıdır. Adreste bulunmama hâlinde durum mümkün oldukça en yakın komşulardan birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. Adres kayıt sistemindeki adreste muhatap hiç oturmamış veya oradan sürekli ayrılmış olsa da tebliğ aynı yolla yapılır; ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih tebliğ tarihi sayılır.

    İlgili mevzuat: 7201 sayılı Tebligat Kanunu, m. 21 ve 32

  • Usul ve Yargılama

    Müddeaaleyh

    Kendisine karşı dava açılan tarafı belirten eski terimdir; bugünkü karşılığı davalıdır. Davalı, cevap dilekçesini kural olarak iki hafta içinde sunar. Süresinde cevap verilmemesi, dava dilekçesindeki vakıaların tamamen inkâr edilmiş sayılması sonucunu doğurur.

    İlgili mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 127–128

  • Usul ve Yargılama

    Müddeabih

    Müddeabih, dava konusu olan şeyi ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda bunun değerini ifade eden eski terimdir; bugünkü karşılığı dava konusu ve dava değeridir. Malvarlığı haklarına ilişkin davalarda dava dilekçesinde dava konusunun değerinin gösterilmesi zorunludur. Dava değeri nispi harcın hesaplanmasında ve istinaf ile temyiz kesinlik sınırlarının belirlenmesinde esas alınır; HMK’ya göre asliye ve sulh hukuk mahkemelerinin görevi ise dava değerine göre belirlenmez.

    İlgili mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 2, 4, 119, 341 ve 362 · 492 sayılı Harçlar Kanunu, m. 15–16

  • Usul ve Yargılama

    Müddei

    Dava açan tarafı belirten eski terimdir; bugünkü karşılığı davacıdır. İspat yükü kural olarak iddiasını dayandırdığı olguları ileri süren tarafa aittir. Dava dilekçesinde talep sonucunun açıkça gösterilmesi zorunludur.

    İlgili mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 119 ve 190

  • Usul ve Yargılama

    Mülga

    Mülga, bir kanun, madde veya fıkranın sonraki bir düzenlemeyle yürürlükten kaldırılmış olduğunu ifade eder; resmî metinlerde “(Mülga: tarih-kanun no/madde)” notuyla gösterilir. Kaldırılan hükmün önceki olaylara veya derdest işlere uygulanıp uygulanmayacağı, ilgili alanın geçiş hükümlerine göre belirlenir. Örneğin TMK’ya geçişte olaylara kural olarak gerçekleştikleri tarihte yürürlükte olan kanun uygulanırken, HMK hükümleri tamamlanmış işlemleri etkilemeksizin derhâl uygulanır; 7589 sayılı Kanun’la kaldırılan HMK m. 107 ise kaldırılmadan önce açılmış davalarda uygulanmaya devam eder.

    İlgili mevzuat: 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun, m. 1–4 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 448 · 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, geçici m. 1

  • Usul ve Yargılama

    Müstenif

    Müstenif, ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvuran taraf için kullanılan eski terimdir; bugünkü karşılığı istinaf yoluna başvuran taraftır. Hukuk yargılamasında istinaf süresi, özel kanun hükümleri saklı kalmak üzere, ilamın taraflara usulen tebliğinden itibaren iki haftadır. İdari yargıda ise istinaf yoluna kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde başvurulur.

    İlgili mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 341–345 · 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m. 45

Sayfa 1 / 1 · 1–11 / 11 terim

Önceki harf: L · Hukuk sözlüğü ana sayfası · Sonraki harf: N

Kaynaklar ve Güncellik

Son kaynak kontrolü: 26 Eylül 2026. Tanımlar, 16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunla yapılanlar dâhil yürürlükteki değişiklikler gözetilerek Mevzuat Bilgi Sistemi’ndeki güncel metinlerle karşılaştırılmıştır. Tanımlar genel bilgi verir; terim sayfalarındaki kanun bağlantıları resmî mevzuat metinlerine yönelir, akademik görüşler Doktrin başlığıyla ayrılır. İşlem yapılacak tarihte yürürlük, geçiş hükümleri ve olayın özellikleri ayrıca değerlendirilmelidir.

Kaynak ve Güncelleme Politikası · İletişim · Hukuki Hesaplama Araçları · Av. Mete ŞAHİN — 2026 Yargıda Parasal Sınırlar

bottom of page