top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Kira Hukuku › Kira Hukukunda Diğer Konular

Yargıtay 3. HD Onama Kira Hukuku

818 Sayılı Kanun Dönemindeki Kira Kefilinin Sorumluluğu Sözleşme Süresiyle Sınırlı

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2025/639 · K. 2025/4867 · T. 15.10.2025

Karar Özeti

AVM'deki iş yerini kiraya veren davacı şirket, kiracının ödemediği kira ve yan gider alacakları için 2008 tarihli sözleşmeyi imzalayan kefil aleyhine başlattığı takibe yapılan itirazın iptalini istedi. İlk derece mahkemesi kefilin sorumluluğunu sözleşmedeki kira süresiyle sınırlı tutarak davayı kısmen kabul etti, istinaf başvuruları esastan reddedildi. Yargıtay, sözleşme TBK'nın yürürlüğünden önce imzalandığından 818 sayılı Borçlar Kanunu m. 484 hükmünü uyguladı ve ne kadar uzayacağı belirsiz dönem için sınırsız kefil sorumluluğunun geçerli olmadığını kabul etti. İstinafta ileri sürülmeyen faiz itirazının temyizde ileri sürülemeyeceğini de belirterek kararı onadı.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

818 sayılı Kanun döneminde kira sözleşmesini imzalayan kefil, uzayan dönem için sorumluluğu süre ve miktarla sınırlanarak kararlaştırılmadıkça yalnız sözleşmede gösterilen kira süresince sorumlu tutulmuştur.

Soru: 2008 tarihli kira sözleşmesindeki kefilin uzayan dönemden sorumluluğu neden sınırsız kabul edilmedi?

Sonuç: Davacı kiraya verenin temyiz itirazları reddedilerek kefilin sözleşme süresiyle sınırlı sorumluluğunu kabul eden karar onandı.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“Ne kadar uzayacağı belirsiz bir kira süresine ilişkin olan ve kefili sınırsız bir sorumluluk altına sokan sözleşme hükümleri geçerli değildir.”

“istinaf aşamasında ileri sürülmeyen faize ilişkin itirazın temyiz aşamasında ileri sürülemeyeceğinin”

Kararın Tam Metni

3. Hukuk Dairesi 2025/639 E. , 2025/4867 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/2206 E., 2024/3182 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 3. Sulh Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2019/1655 E., 2023/853 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; müvekkili şirkete ait AVM içerisinde bulunan mecurun dava dışı şirket tarafından kiralandığını, davalının ise sözleşmede müşterek ve müteselsil kefil olarak imzasının bulunduğunu, kira sözleşmesinden kaynaklanan 01.09.20 12... .11.2014 tarihleri arası bakiye kira alacağı, genel gider, pazarlama fonu ve ilaçlama alacağının kiracı tarafından ödenmemesi üzerine başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; kira sözleşmesinde sürenin 12.02.2008-28.02.2013 tarihleri olarak belirlendiğini, dava dışı kiracı şirket tarafından da takibe dayanak bedel ödendiğinden müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı kefilin 12.02.2008- 28.02.2013 tarihleri arasında sorumlu olduğu miktarın 238.008,25 TL olduğu, davalının temerrüde düşürüldüğüne ilişkin dosyada bir delil bulunmadığı, konusunun yargılamayı gerektirdiği, alacak miktarının belirlenebilir olmadığı, davacının kötüniyetli olarak icra takibi başlattığı ispatlanamadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, takibin 238.008,25 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin, icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle, başvuruların esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; kefaletin herhangi bir süreye tabi olmadığını, davalı kefilin kira sözleşmesi gereği işlemiş faizden de sorumluluğu bulunduğunu, alacak belli ve likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Gerekçe ve Değerlendirme

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, kira sözleşmesinden kaynaklı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 484. maddesinde; "Kefaletin sıhhati, tahriri şekle riayet etmeğe ve kefilin sorumlu olacağı muayyen bir miktar iraesine mütevakkıftır." hükmü mevcuttur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.03.2006 tarihli ve 2006/6-78 E., 2006/88 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere; yazılı şekilde düzenlenmiş, süresi ve ödenecek kira paralarının miktarı açıkça gösterilmiş bir kira sözleşmesini kiracının kefili sıfatıyla imzalayan kişi; sözleşmede gösterilen kira süresi boyunca kefil sıfatıyla kiraya verene karşı sorumludur. Zira, böylesi bir durumda, kefilin sorumluluğu süre ve miktar itibariyle belirlidir. Uzayan kira süresi bakımından kefilin sorumluluğunun devam edebilmesi için; öncelikle bu hususun sözleşmede kararlaştırılmış olması, bunun yanında, kefilin uzayan dönemdeki sorumluluğunun azami hangi süreyle ve hangi miktarla sınırlı olacağının açıkça gösterilmiş olması gerekir. Ne kadar uzayacağı belirsiz bir kira süresine ilişkin olan ve kefili sınırsız bir sorumluluk altına sokan sözleşme hükümleri geçerli değildir.

Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, kira sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce imzalanmış olup, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulanma Şekli Hakkındaki Kanun'un 1. maddesine göre anılan yürürlüğe girdiği tarihten önceki fiil ve işlemlere bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlara, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse kural olarak o kanun uygulanacaktır. Buna göre, kira sözleşmesinin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı Kanun'un 484. maddesi hükmü geçerli bulunduğundan sözleşme süresi dikkate alınarak hesaplanan miktarın davalı kefilin sorumlu olduğu dönemi kapsadığı, istinaf aşamasında ileri sürülmeyen faize ilişkin itirazın temyiz aşamasında ileri sürülemeyeceğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Bu Karar Hakkında Sorular

İstinafta İleri Sürülmeyen Faiz İtirazı Temyizde İncelenir mi?

Hayır. Daire, istinaf aşamasında ileri sürülmeyen faize ilişkin itirazın temyiz aşamasında ileri sürülemeyeceğini belirterek kiraya verenin bu itirazını incelemedi.

Benzer Kararlar

Kira Hukukunda Diğer Konular Konusundaki 92 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page