Ana Sayfa › İçtihatlar › Kira Hukuku › Alt Kira ve Kullanım Hakkının Devri
Yargıtay 3. HD Onama Kira Hukuku
İki Kez Kira Ödeyen Alt Kiracının Sözleşmeye Dayalı Rücu Alacağı Kabul Edildi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2025/3747 · K. 2026/2160 · T. 14.04.2026
Karar Özeti
Alt kiracı olan davacı, asıl kiraya verenle yeni bir kira sözleşmesi yaparak kirayı ona ödemiş, ancak kendi kiraya vereniyle alt kira sözleşmesi sona ermediğinden aynı dönem kirasını mahkeme kararı üzerine ikinci kez ödemek zorunda kalmıştır. Yeni sözleşmede bu ödemelerin asıl kiraya verene rücu edileceği kararlaştırıldığından davacı, başlattığı takibe yapılan itirazın iptalini istemiştir. Bölge adliye mahkemesi itirazın iptaline karar vermiş, alacak bilirkişi hesabıyla belirlendiğinden likit sayılmayarak icra inkâr tazminatı talebini reddetmiştir. Yargıtay, rücu hakkının sözleşmede kararlaştırılmış olmasını ve ödemenin kesinleşmiş mahkeme kararına dayanmasını gözeterek kararı onamıştır.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Yargıtayca onanan bölge adliye mahkemesi kararında, asıl kiraya verenle yaptığı sözleşmede rücu hakkı kararlaştırılan alt kiracının kendi kiraya verenine yaptığı ödemeleri isteyebileceği kabul edilmiştir.
Soru: Aynı dönemin kirasını iki kez ödeyen alt kiracı, sözleşmedeki rücu hükmüne dayanabilir mi?
Sonuç: İtirazın iptali ve takibin devamı ile icra inkâr tazminatının reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararı onandı.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire3. Hukuk Dairesi
- Esas No2025/3747
- Karar No2026/2160
- Karar Tarihi14.04.2026
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçOnama
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
Kararın Önemli Bölümleri
“alt kiracı olan davacının, dava dışı kendi kiraya verenine yaptığı ödemeleri davalıdan talep edeceğinin taraflar arasında düzenlenen sözleşmede kararlaştırılmış olmasına,”
“uyuşmazlığın çözümünün yargılamayı gerektirdiği ve takibe konu alacağın likit olmadığının anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.”
Kararın Tam Metni
3. Hukuk Dairesi 2025/3747 E. , 2026/2160 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2374 E., 2025/1783 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/1084 E., 2024/201 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 14.04.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalının, dava dışı ...’ye 05.07.2007 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiraladığı taşınmazda, müvekkilinin asıl kiracı ... ile düzenlenen 05.07.2007 başlangıç tarihli alt kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, davalının müvekkiline gönderdiği 05.05.2011 tarihli ihtarnamede, ... ile düzenlenen asıl sözleşmenin 05.07.2011 tarihinde sona ereceği, 05.07.2011 sonrası müvekkili ile yeni kira sözleşmesi düzenlemeye hazır olduğunu bildirdiğini, bunun üzerine müvekkili ile davalı arasında 05.07.2011 başlangıç tarihli yeni bir kira sözleşmesi düzenlendiğini, bu sözleşmenin (15.) maddesinde, kiralananla ilgili meydana gelecek ihtilaflar sebebiyle müvekkilinin ...'ye ödeme yapmak zorunda kalması halinde bu bedeli tüm masrafları ile birlikte davalıya rücu edeceğinin düzenlendiğini, bu kapsamda Temmuz 2011 tarihinden itibaren kira bedellerinin davalıya ödendiğini ancak aynı dönem için ... 'ın müvekkili hakkında başlattığı takip ve sonrasında açtığı dava nedeniyle kira bedellerinin ikinci kez ödenmek zorunda kalındığını, müvekkilinin söz konusu zararının sözleşmenin (15.) maddesi doğrultusunda tazmini için davalı hakkında takip başlatıldığını, ancak davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek; takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına, davalı lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacının menfi tespit davası açma yoluna başvurmaması nedeniyle müvekkiline rücu koşullarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava dışı ... ile davacı arasındaki düzenlenen 05.07.2007 tarihli kira sözleşmesinin 05.07.2011 tarihinde sona ermediği, ...’nin alt kira sözleşmesinden kaynaklanan kira alacaklarını talebe haklı olduğu, davacının 05.07.2011 başlangıç tarihli sözleşme uyarınca davalıya kira ödemesi yapmakla dava dışı ...’ye olan kira ödeme yükümlülüğünden kurtulamayacağı, davaya dayanak yapılan icra takibinin 05.07.2012 tarihinden sonraki kira dönemi için dava dışı ...'ye ödenmek durumunda kalınan tutarların sözleşmenin (15.) maddesi kapsamında davalıdan tahsiline ilişkin olduğu, taraflar arasında imzalanmış 05.07.2011 tarihli kira sözleşmesinin (14.) ve (15.) maddeleri dikkate alındığında davacı tarafından 05.07.2012-15.07.2013 dönemine ilişkin olarak dava dışı ...’ye ödenmek durumunda kalınan tutarlardan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, alacak üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; davacı ile dava dışı ... arasındaki alt kira sözleşmesinin karşılıklı olarak veya mahkeme kararı ile sona erdirilmediği sürece geçerli olduğu, taraflar arasında geçerli kira sözleşmesi varken asıl kira sözleşmesinin kiraya vereni ile yeniden bir sözleşme yapılmasının alt kira sözleşmesini sona erdirmeyeceği, takibe konu alacak ilama bağlı olup infazının icra kanalı ile yapıldığı, işbu yargı kararlarının, sözleşmenin (15.) maddesinde davacı tarafından açıkça "... ile ... arasında kiralanan yerden kaynaklanan ihtilafın kiracıʻya yansıması sonucunda, kiracı tarafından ödenen işbu sözleşmede belirlenen kira bedelini aşacak tüm tutarlar, kiracı’nın ödeme tarihinden itibaren, işleyecek ticari faizi ile birlikte kiraya veren’e rücu edilecektir. kiraya veren kendisine rūcu edilen tutarları kiracıya derhal, nakden ve defaten ödeyeceğini gayrikabili rücu kabul beyan ve taahhüt eder." beyanı ve tüm dosya kapsamından davacının dava dışı ...’ye yapmış olduğu ödemelerden davalının sorumlu olacağı kanaatine varıldığı, ödenen kira bedeli ve masraflardan davaya sebep olan davalı sorumlu olduğundan ve alacak kalemleri bilirkişi marifeti ile hesaplattırıldığından, Mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından davalı vekilinin hükmün esasına yönelik istinaf istemlerinin yerinde olmadığı, ancak 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2 maddesi uyarınca borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için diğer koşulların yanında alacağın belirli veya belirlenebilir yani likit olması gerektiği, davada alacak miktarının bilirkişi hesaplaması ile belirlenmesi nedeniyle alacağın likit olmadığı, bu nedenle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili; takibe konu alacak likit olduğundan icra inkâr tazminatı talebinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili; icra hukuk mahkemesi kararlarının kesin hüküm kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının genel mahkemede menfi tespit ve istirdat davası açmamış olması karşısında ödediği icra dosya borcunun rücuen müvekkilinden tahsiline hukuki olanak bulunmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; alt kiracı olan davacının, kendi kiraya verenine yapmak zorunda kaldığı ödemelerin rücuen tahsili amacı ile asıl kiraya veren aleyhine başlattığı takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa ilgili kanun maddelerinin doğru şekilde uygulanmasına, alt kiracı olan davacının, dava dışı kendi kiraya verenine yaptığı ödemeleri davalıdan talep edeceğinin taraflar arasında düzenlenen sözleşmede kararlaştırılmış olmasına, alt kira sözleşmesi sona ermediğinden davacının dava dışı kiraya verene kira bedellerini ödemesi gerektiği gibi davacı tarafından yapılan ödemenin kesinleşmiş mahkeme kararına dayalı bulunmasına, uyuşmazlığın çözümünün yargılamayı gerektirdiği ve takibe konu alacağın likit olmadığının anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Bu Karar Hakkında Sorular
Rücu Alacağı Kabul Edildiği Hâlde İcra İnkâr Tazminatı Neden Verilmedi?
Bu dosyada uyuşmazlığın çözümü yargılamayı gerektirmiş ve takip konusu alacak likit görülmemiştir. Bu nedenle alacağın tahsili kabul edilirken icra inkâr tazminatı talebi reddedilmiştir.
Benzer Kararlar
Yargıtay 3. HD 15.10.2025
Kiranın Malik Hesabına Ödenmesi Alt Kiracıyla Kira Sözleşmesi Kurulduğunu Göstermez
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2025/1881 · K. 2025/4875
Alt kira sözleşmesindeki hükme göre kira bedelinin asıl kiraya verenlerin hesabına ödenmesi, alt kiracı ile asıl kiraya verenler arasında kira sözleşmesi kurulduğu sonucunu doğurmaz.
Onama Alt Kira ve Kullanım Hakkının Devri
Yargıtay 3. HD 07.05.2025
Havalimanı Alt Kiracısına Başka Sözleşmeden Doğrudan Yer Talebi Yetkisi Tanınmadı
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2024/2864 · K. 2025/2651
Davalılar arasındaki sözleşme ve yazışmalar davacıya edimin ifasını doğrudan talep etme yetkisi vermediğinden, kiraya veren konumunda olmayan davalılardan yer tahsisi ve kira bedeli tespiti istenememiştir.
Onama Alt Kira ve Kullanım Hakkının Devri
Yargıtay 3. HD 13.01.2026
Kiracı Evlenip Taşındıktan Sonra Konutta Kalan Yakın Ailesi Alt Kiracı Sayılmadı
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2025/5269 · K. 2026/59
Kiracının evlenerek ayrılmasından sonra birlikte oturduğu yakın aile bireylerinin konutu kullanmasına uzun süre ses çıkarmayan kiraya verenin akde aykırılığa dayalı tahliye davası TMK m. 2 ile bağdaşmaz.
Kanun Yararına Bozma İsteminin Reddi Alt Kira ve Kullanım Hakkının Devri
Yargıtay 3. HD 24.03.2026
Araçların Alt Kiraya Verilmesine Onay İspatlanamayınca Feshe Dayalı Tazminatın Reddi Onandı
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2025/3173 · K. 2026/1555
Sözleşmeyle yasaklanan alt kiralamaya kiraya verenin muvafakat ettiği ispatlanamadığında, kiraya verenin feshi haklı nedene dayanır ve kiracının fesih nedeniyle tazminat istemi reddedilir.
Onama Alt Kira ve Kullanım Hakkının Devri
Alt Kira ve Kullanım Hakkının Devri Konusundaki 16 Kararın Tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.