top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Görevi Kötüye Kullanma

Yargıtay 5. CD Bozma Ceza Hukuku

Avukatın İhmali Davranışla Görevi Kötüye Kullanma Mahkûmiyeti Eksik Araştırmadan Bozuldu

Yargıtay 5. Ceza Dairesi · E. 2024/9162 · K. 2026/6135 · T. 27.04.2026

Karar Özeti

Avukat olan sanık, ücret aldığı hâlde müvekkilinin ceza dosyasını takip etmediği kabulüyle ihmali davranışla görevi kötüye kullanmaktan mahkûm edilmişti. Yargıtay, UYAP kayıtlarına göre müvekkilin önce avukatı olmadığını bildirdiğini ve vekâletnamenin sonradan ağabeyince sunulduğunu belirterek vekâletnamenin sanığa teslim edilip edilmediğinin ve cezaevi görüşmelerinin hangi sıfatla yapıldığının araştırılmasını istedi. Objektif cezalandırma şartının tartışılmadığını, hükmün açıklanmasının geri bırakılmaması gerekçesinin ve hak yoksunluğu süresinin de hatalı olduğunu belirterek hükmü bozdu.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Avukata ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan ceza verilebilmesi için ihmalin yanında kişilerin mağduriyeti, kamunun zararı veya haksız menfaat şartlarından birinin gerçekleştiği tartışılmalıdır.

Soru: Müvekkilin dosyasını takip etmeyen avukatın görevi kötüye kullanma suçu için hangi şart aranır?

Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı bozuldu ve dosya ilk derece mahkemesine gönderildi.

Kararın Önemli Bölümleri

“27.07.2017 tarihli vekaletnameyi sanığa teslim edip etmediği, teslim etmiş ise ne şekilde teslim ettiğinin sorulması”

“objektif cezalandırma şartı olan failin fiili ile "kişilerin mağduriyetine" veya "kamunun zararına" neden olma ya da "kişilere haksız bir menfaat sağlama" şartlarından birinin de gerçekleşmesi gerektiği”

Kararın Tam Metni

5. Ceza Dairesi 2024/9162 E. , 2026/6135 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İlk Derece

Ankara 30. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.05.2023 tarihli ve 2022/239 Esas, 2023/173 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62, 50/1-a ve 52/3. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezasından çevrili 3.000 TL adli para cezasına hükmolunmuştur.

B. İstinaf

Katılan vekilinin ve sanığın istinaf talepleri üzerine yapılan inceleme neticesinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 15.11.2023 tarihli ve 2023/1888 Esas, 2023/2487 sayılı Kararı ile "Sanığın TCK'nın 53. maddesi 1. fıkrasının (e) bendinde sayılan hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanmak suretiyle üzerine atılı suçu işlediği anlaşılmakla, aynı Yasanın 53/5. maddesi gereğince hakkında verilen cezasının infazından sonra başlamak üzere, TCK'nın 53. maddesi 5. fıkrası gereğince, takdiren hükmolunan hapis cezasının yarısı kadar, 1 AY 7 GÜN SÜRE İLE TCK'nın 53/1. maddesinin (e) bendinde belirtilen hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Temyiz Sebepleri

Sanığın Temyiz İstemi

Hesabına katılanın eşi tarafından yatırılan paranın şehir dışı masrafları ve emeğinin karşılığı olarak ödendiğine, o dönemde miktar itibariyle hesabına yatırılan paranın karşılığında katılan ile aralarında vekalet ilişkisi kurulduğunun kabulünün hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, savunması kapsamında katılanı kalmış olduğu cezaevinde ziyaret ettiğine dair kayıtları talep etmesine karşın mahkemece bu hususun araştırılmadığına, beraat etmesi gerektiğine, hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün bozulmasına ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Olay tarihinde Konya Barosuna kayıtlı avukat olarak görev yapan sanığın, katılanın sanık olarak yargılandığı Ankara 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/396 Esas sayılı dosyasında vekaletname ile müdafiiliğini üstlenip, vekalet ücretine mahsuben katılanın eşi ...den havale yoluyla 10.000 TL aldığı halde soruşturma ve kovuşturma aşamalarını takip etmeyip, gereğine tevessül etmediği gibi aldığı vekalet ücretini de iade etmeyerek görevinin gereklerini yapmakta ihmal ve gecikme göstermek suretiyle katılanın mağduriyetine neden olduğu kabulüyle cezalandırılmasına karar verilmiş ise de suça konu dosyanın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan incelemesinde; katılanın 20.11.2017 tarihli dilekçe ile avukatının bulunmadığını belirttiği, mahkemece Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (5271 sayılı Kanun) kapsamında zorunlu müdafilere mahsus ücret sarfı için başka bir avukat lehine 08.01.2019 tarihli yazının yazıldığı, katılanın ağabeyi ... tarafından Konya Adliyesi ön bürodan 03.09.2018 tarihli dilekçe ile sanığın, katılanın avukatı olduğuna dair Konya 9. Noterliğinin 27.07.2017 tarihli vekaletnamesinin gönderildiği ve mahkemece UYAP üzerinden sanığın, müdafi olarak dosyasına kaydının yapıldığı yine katılan tarafından gönderilen 03.10.2018 tarihli dilekçe ile avukatı olan sanığa duruşma günü bildirir davetiye tebliğ edilmesinin talep edildiği dikkate alınarak, suça konu dosyanın getirtilerek incelenmesi ile sanığın katılanla cezaevinde hangi tarihlerde, ne sıfatla görüştüğünün araştırılması, ...'nün tanık olarak dinlenerek 27.07.2017 tarihli vekaletnameyi sanığa teslim edip etmediği, teslim etmiş ise ne şekilde teslim ettiğinin sorulması sonrasında keza 5237 sayılı 257/2. maddesinde düzenlenen suçun oluşması için görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme gösterme yanında objektif cezalandırma şartı olan failin fiili ile "kişilerin mağduriyetine" veya "kamunun zararına" neden olma ya da "kişilere haksız bir menfaat sağlama" şartlarından birinin de gerçekleşmesi gerektiği gözetilerek, somut olayda objektif cezalandırma şartlarından birinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin, gerçekleşmişse ne şekilde gerçekleştiğinin denetime imkan verecek biçimde karar yerinde tartışılması sonrasında hasıl olacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi,

Kabule göre de;

Sanık hakkında kasıtlı suçtan mahkumiyetinin bulunması karşısında 5271 sayılı Kanun'un 231/6. maddesi gereğince, hakkında yasal engel bulunması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, sübutu kabul edilen eylem neticesinde ortaya çıkan somut ve belirlenebilir maddi bir zarar bulunmadığı halde "zararın tazmin olduğunu gösterir bir durum olmadığından" şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e madde-fıkra ve bendindeki hâk ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanması sırasında hak yoksunluğuna ilişkin sürenin hükümde gösterilen gün sayısının yarısından az olamayacağı gözetilmeden "38 gün" yerine hatalı olarak "1 ay 7 gün" şeklinde belirlenmesi,

Hukuka aykırı görülmüştür.

III. KARAR

Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle hükümde sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar nazara alındığında, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin Kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca Ankara 30. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,27.04.2026 tarihinde karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Bu Karar Hakkında Sorular

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmaması Hangi Yönden Hatalı Bulundu?

Yargıtay, sanığın kasıtlı suçtan mahkûmiyeti bulunduğundan yasal engel nedeniyle bu kurumun uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiğini, somut bir zarar yokken zararın tazmin edilmediği gerekçesine dayanılmasının hatalı olduğunu belirtti.

Benzer Kararlar

Görevi Kötüye Kullanma Konusundaki 13 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page