Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Tutuklama ve Adli Kontrol
Yargıtay 5. CD Bozma Ceza Hukuku
Ulaşılamayan Avukata Soyut Gerekçeyle Verilen Görevi Kötüye Kullanma Cezası Bozuldu
Yargıtay 5. Ceza Dairesi · E. 2023/6055 · K. 2024/10578 · T. 21.10.2024
Karar Özeti
Tutuklu müvekkili için tutukluluğa itiraz ve Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru gibi işlemler yapan avukat, müvekkil tarafının kendisine ulaşamaması üzerine azledilmiş ve görevi kötüye kullanmaktan mahkûm edilmiş, istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Yargıtay, son işlem ile azil arasındaki kısa sürede avukatın hukuken yapmakla yükümlü olduğu bir işlem bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerektiğini vurgulamıştır. Daire, suçun oluşması için göreve aykırılığın yanında kişilerin mağduriyeti, kamunun zararı veya haksız menfaat şartlarından birinin gerçekleşmesi gerektiğini belirterek, ulaşılamama ve kapalı telefon gibi soyut gerekçelerle kurulan hükmü bozmuştur.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Somut olayda avukatın görevi kötüye kullanmadan cezalandırılması için yapmakla yükümlü olduğu işlem, suç kastı ve objektif cezalandırma şartının gerçekleşme biçimi denetlenebilir şekilde tartışılmalıdır.
Soru: Müvekkilin ulaşamadığı avukat, yalnızca bu nedenle görevi kötüye kullanmaktan cezalandırılabilir mi?
Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı, eksik soruşturma ve soyut gerekçeyle hüküm kurulduğu gerekçesiyle bozuldu.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire5. Ceza Dairesi
- Esas No2023/6055
- Karar No2024/10578
- Karar Tarihi21.10.2024
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçBozma
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
Kararın Önemli Bölümleri
“sanığın ne suretle suç kastıyla hareket ettiğinin ve objektif cezalandırma koşullarının hangi şekilde gerçekleştiğinin denetime imkan verecek biçimde karar yerinde tartışılıp değerlendirilmesi”
“eksik soruşturma ile müvekillerinin sanığa ulaşamadığı, telefonunun kapalı olduğu gibi yetersiz ve soyut gerekçelerle atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi”
Kararın Tam Metni
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2020/911 Esas, 2022/1055 Karar
SUÇ: İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM: İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1) Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.10.2019 tarihli ve 2019/108 Esas, 2019/397 sayılı Kararı ile icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan sanığın cezalandırılmasına hükmolunmuştur.
2) İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 10.05.2022 tarihli ve 2020/911 Esas, 2022/1055 sayılı Kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; katılanın avukatlığını aldığı tarihten, kendisini şikayette bulunduğu tarihe kadar, mesleki açıdan üstlendiği sorumlulukları yerine getirdiğine, kurulan hükmün bozulması talebine ve sair hususlara ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanığın olay tarihinde Tekirdağ Barosuna kayıtlı olarak avukatlık yaptığı, Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/6388 sayılı soruşturmasında şüpheli olan katılanın sanık ile görüşerek kendisinin avukatlığını yapması hususunda sanık ile anlaştığı ve katılanın kendisini savunması için sanığa Tekirdağ 5. Noterliği aracılığıyla 02.09.2016 tarihli ve 8599 yevmiye sayılı vekaletnameyi verdiği gibi 20.000 TL masraf ve vekalet ücretini de peşin ödediği, sanığın vekaletname aldıktan sonra katılanla ilgili ilk derece mahkemesi sıfatıyla Danıştaya dava açtığı, tutuklama kararına itiraz dilekçeleri sunduğu, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunduğu, müvekkili olan katılanı bulunduğu cezaevinde gerek bizzat gerekse yanında sigortalı çalışan avukatlar aracılığıyla ziyaret ettiği, sanığın yurt dışına kaçtığına dair soyut duyumlar neticesi, sanığın yanında sigortalı olarak çalışan diğer avukatların da yönlendirmesiyle 11.04.2017 tarihinde sanık ile irtibat kuramayan katılanın eşi tarafından, dosyasının teslim alındığı ve katılanın Tekirdağ 5. Noterliğinin 10.05.2017 tarihli ve 4393 yevmiye sayılı azilname ile sanığı azletttiği, bu suretle sanık avukatın görevi kötüye kullanma suçunu işlediği iddia ve kabul edilen somut olayda; sanık tarafından yapılan son işlem olan 22.03.2017 tarihli tutukluluğa itiraz dilekçesinin havale tarihi ile azil tarihi arasındaki kısa süre zarfında sanığın görevi gereği hukuken yapmakla yükümlü olduğu bir işlemin bulunup bulunmadığının tespit edilmesinden sonra sonucuna göre TCK'nın 257/1. maddesinde düzenlenen suçun oluşabilmesi için görevin gereklerine aykırı davranma yanında objektif cezalandırma şartı olan "kişilerin mağduriyetine" veya "kamunun zararına neden olma" ya da "kişilere haksız bir menfaat sağlama" koşullarından birisinin de mevcut olması gerektiği nazara alınarak, sanığın ne suretle suç kastıyla hareket ettiğinin ve objektif cezalandırma koşullarının hangi şekilde gerçekleştiğinin denetime imkan verecek biçimde karar yerinde tartışılıp değerlendirilmesi sonrasında hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma ile müvekillerinin sanığa ulaşamadığı, telefonunun kapalı olduğu gibi yetersiz ve soyut gerekçelerle atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Sanığın sübutu kabul edilen eyleminin TCK'nın 257/2. maddesinde düzenlenen ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi,
5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi uyarınca temel cezalar belirlenirken, söz konusu maddenin 1. fıkrasında 7 bent halinde sayılan hususlar göz önünde bulundurularak ve somut gerekçeler tek tek belirtilmek suretiyle ilgili kanun maddelerindeki cezaların alt ve üst sınırları arasında takdir hakkının kullanılması gerektiği gözetilmeden "suçun işleniş özellikleri, meydana gelen zararın ağırlığı, suç konusunun önem ve değeri" şeklindeki maddede yazılı ibarelerin soyut tekrarıyla yetinilip teşdit gerekçesi olarak kullanılmak suretiyle TCK'nın 61. maddesine aykırı davranılması,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında bu bentteki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanması yerine, aynı madde ve fıkranın "a" bendindeki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına hükmolunması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 10.05.2022 tarihli ve 2020/911 Esas, 2022/1055 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.10.2024 tarihinde karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Benzer Kararlar
Yargıtay 5. CD 27.04.2026
Belgeli Hastalık Nedeniyle Duruşmaya Katılamayan Avukatta Kast Yok, Mahkûmiyet Bozuldu
Yargıtay 5. Ceza Dairesi · E. 2024/11633 · K. 2026/6139
Somut olayda duruşmaya katılmamasının tedavi evraklarıyla doğrulanan sağlık sorunundan kaynaklandığı anlaşılan avukatın suç kastıyla hareket etmediği kabul edilmiştir.
Bozma Görevi Kötüye Kullanma
Ceza Genel Kurulu 28.05.2025
Yaklaşık On Yıl Sonra Bildirilen Öğretmen Hakkındaki İstismar İddiası İspatlanamadı
Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2021/39 · K. 2025/234
Somut olayda iddianın yaklaşık on yıl sonra bildirilmesi, tanık beyanlarındaki çelişkiler ve okul yöneticilerinin o dönemde şikâyet almadığını bildirmesi karşısında şüphe giderilemediğinden beraat gerekir.
Direnme Kararının Bozulması Tutuklama ve Adli Kontrol
Ceza Genel Kurulu 28.05.2025
Farklı Adli Raporlar ve Şikâyete Yönlendirme İddiası: Şüpheden Sanık Yararlandı
Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2022/62 · K. 2025/233
Somut olayda adli raporların farklı bulgular içermesi, mağdurun çelişkili beyanları ve şikâyete yönlendirildiği iddiasını destekleyen ses kaydı karşısında suç sabit görülmediğinden beraat gerekir.
Direnme Kararının Bozulması Tutuklama ve Adli Kontrol
Ceza Genel Kurulu 12.03.2025
Tutukluluğa İtirazı Reddeden Hâkim Yargıtay'da Aynı Dosyanın Temyizine Katılamaz
Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2022/275 · K. 2025/119
Tutukluluğa itirazı incelerken suçun niteliği ve delil durumu hakkında görüş açıklayan hâkimin, Yargıtay üyesi olarak aynı dosyanın temyiz incelemesine katılması CMK 23/1 ve adil yargılanma hakkına aykırıdır.
Diğer Tutuklama ve Adli Kontrol
Tutuklama ve Adli Kontrol konusundaki 6 kararın tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.