top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Ceza Hukukunda Diğer Konular

Yargıtay 2. CD Kısmen Bozma Ceza Hukuku

Aynı Hırsızlık Hükmünde Başvuranlara Göre İki Farklı İstinaf Kararı Verilmesi Bozuldu

Yargıtay 2. Ceza Dairesi · E. 2026/6210 · K. 2026/11463 · T. 16.06.2026

Karar Özeti

Bölge adliye mahkemesi, aynı hırsızlık hükmüne yönelik sanık ve müdafiinin istinaf istemini TCK 168/2 uygulanarak düzeltilerek esastan reddetmiş, Cumhuriyet savcısının istinaf istemini ise kararın başka bir bendinde esastan reddetmişti. Yargıtay, aynı hükme yönelik istinaf istemlerinin birlikte incelenmesi gerekirken başvuranlara göre ayrı değerlendirme yapılarak infazda tereddüt ve karışıklığa yol açacak iki ayrı karar verilmesini bozma nedeni saydı. Sanığın diğer hırsızlık eylemlerine ilişkin hükümler onandı; iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme hükümlerine yönelik temyiz istemleri ise cezaların miktarı nedeniyle temyiz yolu kapalı olduğundan reddedildi.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Aynı mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık ve Cumhuriyet savcısının istinaf istemleri birlikte incelenmeli; ayrı bentlerde farklı sonuçlar kurulması infazda tereddüde yol açtığından bozma nedeni sayılmıştır.

Soru: Aynı hükme karşı sanık ve savcının istinaf istemleri ayrı bentlerde farklı sonuçlandırılabilir mi?

Sonuç: Çelişen istinaf bentlerine konu hırsızlık hükümleri bozulup dosya bölge adliye mahkemesine gönderildi; diğer hırsızlık hükümleri onandı, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme yönünden temyiz istemleri reddedildi.

Kararın Önemli Bölümleri

“istinaf edenler bakımından ayrı ayrı değerlendirme yapılmak suretiyle infazda tereddüte ve karışıklığa neden olacak şekilde iki ayrı karar verilmesi”

Kararın Tam Metni

2. Ceza Dairesi 2026/6210 E. , 2026/11463 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/833 E., 2021/1420 K.

SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme

HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddine, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ:Ret, onama, bozma

Sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanık hakkında katılan ... ile şikâyetçi ...'na yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi ile düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlara yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

I) Sanık ... hakkında katılan ...'na yönelik iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ile mala zarar verme suçlarından kurulan istinaf başvurusunun esastan reddi ile düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararlarına yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;

Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5 numaralı bendi ile sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik sanık ve müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının istinaf istemlerinin esastan reddine, 8 numaralı bendi ile aynı hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf isteminin esastan reddine; Bölge Adliye Mahkemesi kararının 7 numaralı bendi ile sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin savcısının istinaf istemlerinin düzeltilerek esastan reddine, 8 numaralı bendi ile aynı hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği belirlenerek yapılan incelemede;

Sanık hakkında hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a. maddesi uyarınca, "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları" ile 5271 sayılı Kanun'un 286/2-b. maddesi uyarınca, "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararlarının" temyizi mümkün olmadığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,

II) Sanık ... hakkında katılan ... ile şikâyetçi ...'na yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın atılı suçları işlemediğine, adil yargılanma hakkının ihlâl edildiğine, diğer sanıkların suç atma niteliğindeki beyanlarına itibar edilemeyeceğine ve kararların bozulması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Dosya içerisindeki 03.03.2017 tarihli CD Çözümleme ve Teşhis Tutanağı'na göre; şüphelilerden birinin başını naylon poşet veya çorapla örterek yüzünü kapatmak suretiyle tanınmamak için tedbir aldığının anlaşılması karşısında, eylemin 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h-f. maddelerinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun’un 142/2-h. maddesi uyarınca hüküm kurulması sonuca etkili olmadığından; tüm dosya içeriğine göre; katılan ...'nun suçtan doğan zararının kısmen temyiz dışı suça sürüklenen çocuk ... tarafından giderildiğinin anlaşılması karşısında; kısmî iade hâlinde suçtan zarar gören kişinin 5237 sayılı Kanun'un 168/2-4. maddesi uyarınca rıza göstermesi koşuluyla, etkin pişmanlık hükümlerinden yalnızca kısmî iadede bulunan sanığın yararlanabileceği hususu gözetilmeden kısmî iadede bulunmayan sanık ... hakkında katılan ...'na yönelik hırsızlık suçundan tayin edilen cezada 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesi uyarınca indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Sanık hakkında katılan ve şikâyetçiye yönelik eylemleri sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine ile düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak usul ve yasaya uygun olan Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi'nin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

III) Sanık ... hakkında katılan ...'na yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, sanığın atılı suçları işlemediğine, eylemin 5237 sayılı Kanun'un 165. maddesi kapsamında değerlendirilebileceğine, sanığın adil yargılanma hakkının kısıtlandığına, usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Sanık hakkında katılan ...'na yönelik hırsızlık suçundan ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararının, sanık ve müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince incelendiği, Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 20.10.2021 tarihli ve 2021/833 Esas, 2021/1420 Karar sayılı kararının 6 numaralı bendi ile sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf istemlerinin sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesinin uygulanması suretiyle düzeltilerek esastan reddine, kararın 8 numaralı bendi ile ise aynı hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiğinin anlaşılması karşısında; aynı hükme yönelik istinaf istemlerinin birarada incelenip karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, istinaf edenler bakımından ayrı ayrı değerlendirme yapılmak suretiyle infazda tereddüte ve karışıklığa neden olacak şekilde iki ayrı karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan sebeplerle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için takdiren "Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine, kararın bir örneğinin de Of Asliye Ceza Mahkemesine" gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Bu Karar Hakkında Sorular

Kısmi İadede Bulunmayan Sanık Etkin Pişmanlık İndiriminden Yararlanabilir mi?

Hayır. Daire, kısmi iade hâlinde mağdurun rıza göstermesi koşuluyla yalnız iadede bulunan sanığın yararlanabileceğini belirtti; ancak aleyhe temyiz olmadığından bu hatayı bozma nedeni yapmadı.

Benzer Kararlar

Ceza Hukukunda Diğer Konular Konusundaki 213 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page