top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Ceza Hukukunda Diğer Konular

Yargıtay 2. CD Kısmen Bozma Ceza Hukuku

Zorunlu Müdafi Olmadan Savunması Alınan Çocuk Hakkındaki Hırsızlık Hükmü Bozuldu

Yargıtay 2. Ceza Dairesi · E. 2024/16097 · K. 2026/10210 · T. 03.06.2026

Karar Özeti

Bölge adliye mahkemesi, ilk derece mahkemesinin beraat kararını kaldırarak hırsızlık suçundan mahkûmiyet hükmü kurmuştu. Suça sürüklenen çocuğa yüklenen TCK 142/2-h ve 143 kapsamındaki suçun cezasının alt sınırı beş yıldan fazla olduğundan Yargıtay, savunmanın zorunlu müdafi huzurunda alınması gerektiğini, müdafi olmadan alınan savunmayla yetinilmesinin savunma hakkını kısıtladığını belirterek çocuk hakkındaki hırsızlık hükmünü bozdu. Yetişkin sanığın hırsızlık hükmü onandı; çocuğun mala zarar verme hükmüne yönelik başvurusu ise itiraz olarak kabul edilip incelenmeksizin mahalline iade edildi.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren hırsızlıkla suçlanan çocuğun savunmasının zorunlu müdafi bulunmadan alınıp bununla yetinilmesi, CMK 150/3 ve 188/1'e aykırı olarak savunma hakkını kısıtlar.

Soru: Alt sınırı beş yıldan fazla hırsızlıkla suçlanan çocuğun savunması müdafi olmadan alınabilir mi?

Sonuç: Suça sürüklenen çocuk hakkındaki hırsızlık hükmü bozuldu, yetişkin sanığın hırsızlık hükmü onandı ve çocuğun mala zarar verme başvurusu itiraz olarak incelenmek üzere mahalline iade edildi.

Kararın Önemli Bölümleri

“aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,”

Kararın Tam Metni

2. Ceza Dairesi 2024/16097 E. , 2026/10210 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2018/672 E., 2019/1519 K.

SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme

HÜKÜMLER : İlk Derece Mahkemesinin beraat kararı kaldırılarak mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozma

I)Suça sürüklenen çocuk ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde

Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 16.09.2019 tarihli ve 2018/672 Esas, 2019/1519 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun'un 272/3-a. maddesi uyarınca, hükmolunan cezanın miktarı ve türüne göre, hükme karşı istinaf yasa yoluna başvurulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, aynı Kanun'un 279/1-b. maddesi uyarınca verilen kararın aynı maddenin son cümlesi uyarınca itiraza tabi olduğu ve temyizi mümkün olmadığından ve aynı Kanun'un 264/1. maddesi uyarınca yasa yoluna başvuruda ve mercide yanılmanın başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağı nazara alınarak suça sürüklenen çocuk müdafinin başvurusu itiraz olarak kabul edilerek itiraz merciince karar verilmek üzere, Tebliğname'ye uygun olarak dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,

II)Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin, suçu kimin işlediğini gösterir somut delil bulunmadığına, verilen cezanın çok ağır olduğuna, takdiri indirim miktarının çok düşük olduğuna, aynı eylem sebebiyle iki farklı ceza verildiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak mahkûmiyete dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararına yönelik Tebliğname'ye uygun olarak TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA,

III)Suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin beraat kararı verilmesi gerektiği, mahkumiyete yeter delil olmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, suça sürüklenen çocuğa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuğun savunmasının zorunlu müdafii huzurunda alınması gerektiği gözetilmeden, suça sürüklenen çocuğun zorunlu müdafii bulunmaksızın alınan savunması ile yetinilip yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,

Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca, dava dosyasının Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Bu Karar Hakkında Sorular

Mala Zarar Verme Hükmü de Temyiz İncelemesinde Bozuldu mu?

Hayır. Daire, bu hükme karşı itiraz yolunun açık olduğunu belirtti; kanun yolunda yanılma hakkı ortadan kaldırmadığından başvuruyu itiraz olarak kabul edip dosyayı incelemeden mahalline iade etti.

Benzer Kararlar

Ceza Hukukunda Diğer Konular Konusundaki 213 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page