Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Ceza Hukukunda Diğer Konular
Yargıtay 12. CD Bozma Ceza Hukuku
Gözaltı ve Tutukluluk Dönemleri İçin Manevi Tazminat Ayrı Ayrı Belirlenmelidir
Yargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2022/6837 · K. 2026/3551 · T. 08.04.2026
Karar Özeti
Silahlı terör örgütü üyeliğinden beraat eden davacı, 24 günlük gözaltı ile adli kontrolle serbest kaldıktan sonraki 330 günlük tutukluluk nedeniyle tazminat istedi. İlk derece mahkemesinin hükmettiği 100.000 TL manevi tazminat, bölge adliye mahkemesince 40.000 TL'ye indirildi. Yargıtay, her bir dönem için ayrı manevi tazminat belirlenmesi gerektiğini ve hükmedilen tutarın belirlenen ölçütlere göre eksik kaldığını belirtti. Kararı yalnızca davacı temyiz ettiğinden manevi tazminat miktarı ve faiz başlangıcının usuli kazanılmış hak oluşturduğunu gözeterek hükmü bozdu.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Gözaltı ve tutukluluğun ayrı dönemler hâlinde yaşandığı dosyada her dönem için ayrı manevi tazminat belirlenmesi gerekir; tüm süre üzerinden tek tazminata hükmedilemez.
Soru: Gözaltı ve tutukluluk için manevi tazminat tek tutar olarak mı belirlenir?
Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı, manevi tazminat miktarı ve faiz başlangıcının davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğu gözetilerek bozuldu.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire12. Ceza Dairesi
- Esas No2022/6837
- Karar No2026/3551
- Karar Tarihi08.04.2026
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçBozma
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
Kararın Önemli Bölümleri
“her bir dönem için ayrı ayrı manevi tazminat miktarları belirlenmesi gerekirken, gözaltı ve tutukluluk sürelerinin tamamı üzerinden manevi tazminata hükmolunması”
Kararın Tam Metni
12. Ceza Dairesi 2022/6837 E. , 2026/3551 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/154 E., 2021/2350 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
DAVA TARİHİ : 19.06.2019
HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle ve davacı vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, işin esasına geçildi;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, tutukluluk ve adli kontrol nedeniyle 500.000,00 TL maddi ve 1.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alındığı 03.07.2017 tarihinden işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile maddi tazminatın reddine ve 100.000,00 TL manevi tazminatın 04.11.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının manevi tazminatın 40.000,00 TL'ye indirilmesi ve değişen vekalet ücretinin 6.000,00 TL nispi olarak düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınce davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacının zararının hükmedilen tazminattan çok daha fazla olduğuna, davacının maddi zarara uğradığına ve maddi tazminat talebinin kabulüne, hükmedilen manevi tazminatın az olduğuna, dava dilekçesinde belirtilen tazminat miktarına hükmedilmesine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/114 Esas - 2017/292 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 04.11.2016-28.11.2016 tarihleri arasında 24 gün gözaltında kaldığı ve adli kontrol ile serbest bırakıldığı, 28.12.2016 -23.11.2017 tarihi arasında ise 330 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraat kararı verildiği, beraat hükmünün 26.04.2019 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Davacının, 04.11.2016-28.11.2016 tarihleri arasında 24 gün gözaltında kaldığı, 28.12.2016 -23.11.2017 tarihi arasında ise 330 gün tutuklu kaldığı, bu suretle her bir dönem için ayrı ayrı manevi tazminat miktarları belirlenmesi gerekirken, gözaltı ve tutukluluk sürelerinin tamamı üzerinden manevi tazminata hükmolunması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle hükmün yalnızca davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olması nedeniyle bu hükümle verilen manevi tazminat miktarı ve buna ilişkin faiz başlangıç tarihinin davacı lehine usuli kazanılmış hak teşkil edeceği gözetilerek davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.04.2026 tarihinde karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Bu Karar Hakkında Sorular
Yargıtay Manevi Tazminatın Yeni Tutarını Kendisi Belirledi mi?
Hayır. Yargıtay tutarın eksik olduğunu ve gözaltı ile tutukluluk dönemlerinin ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirterek kararı bozdu; yeni bir tutar belirlemedi.
Benzer Kararlar
Yargıtay 12. CD 31.03.2026
Gözaltı Tazminatında Dava Süresi İçin KYOK'un Kesinleşme ve Tebliğ Tarihi Araştırılmalıdır
Yargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2022/7150 · K. 2026/3098
Koruma tedbiri nedeniyle tazminat davasında, soruşturmada kendini vekille temsil ettiren davacıya kovuşturmaya yer olmadığı kararı tarihindeki tarife üzerinden vekâlet ücreti maddi tazminat olarak ödenmelidir.
Bozma Ceza Hukuku
AYM 1. Bölüm 02.09.2026
Ardışık Arama Savunmaları Karşılanmayan Mahkûmiyette Gerekçeli Karar Hakkı İhlal Edildi
Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm · Başvuru No 2023/50081
Mahkûmiyetin tek delili sabit hat ve ankesörlü telefon aramaları olan dosyada, Yargıtayca öngörülen araştırmalar yapılmadan ve esaslı savunmalar karşılanmadan verilen hüküm gerekçeli karar hakkını ihlal etmiştir.
İhlal Ceza Hukuku
Ceza Genel Kurulu 03.06.2026
Bozmadan Sonra Savcının Yalnızca Direnme İstemesi Esas Hakkında Mütalaa Sayılmaz
Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2024/545 · K. 2026/333
Bozmadan sonra mahkeme bozmaya uysa da direnmeye karar verse de Cumhuriyet savcısının açık ve yeterli esas hakkında mütalaası alınmalıdır; yalnızca direnme istemek geçerli mütalaa değildir.
Direnme Kararının Bozulması Ceza Hukuku
Ceza Genel Kurulu 06.05.2026
Bozmaya Uyulması Talebi Savcının Esas Hakkındaki Mütalaası Yerine Geçmez
Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2023/418 · K. 2026/290
Bozmadan sonra hüküm kurulmadan önce Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaası alınmalıdır; bozma ilamına uyulmasını talep etmek geçerli mütalaa sayılmaz ve bu eksiklik savunma hakkını kısıtlar.
Direnme Kararının Bozulması Ceza Hukuku
Ceza Hukukunda Diğer Konular Konusundaki 213 Kararın Tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.