Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Ceza Hukukunda Diğer Konular
Yargıtay 12. CD Bozma Ceza Hukuku
Gözaltı Tazminatında Dava Süresi İçin KYOK'un Kesinleşme ve Tebliğ Tarihi Araştırılmalıdır
Yargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2022/7150 · K. 2026/3098 · T. 31.03.2026
Karar Özeti
Silahlı terör örgütü soruşturmasında 7 gün gözaltında kalıp kovuşturmaya yer olmadığı kararı alan davacının tazminat davasında, maddi istem reddedilmiş ve gözaltı için 700 TL manevi tazminata hükmedilmişti. Yargıtay, davanın süresinde açılıp açılmadığının anlaşılması için kararın kesinleşme tarihinin ve kesinleşme şerhli örneğinin tebliğ edilip edilmediğinin araştırılmasını istedi. Dava süresindeyse, soruşturmada vekille temsil edilen davacıya 825 TL soruşturma vekâlet ücretinin maddi tazminat olarak ödenmesi ve eksik belirlenen manevi tazminatın yeniden takdiri gerektiğinden kararı bozdu.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Koruma tedbiri nedeniyle tazminat davasında, soruşturmada kendini vekille temsil ettiren davacıya kovuşturmaya yer olmadığı kararı tarihindeki tarife üzerinden vekâlet ücreti maddi tazminat olarak ödenmelidir.
Soru: Haksız gözaltı tazminatında soruşturmada ödenen avukatlık ücreti maddi tazminata dâhil edilir mi?
Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı bozuldu ve dosya ağır ceza mahkemesine gönderildi.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire12. Ceza Dairesi
- Esas No2022/7150
- Karar No2026/3098
- Karar Tarihi31.03.2026
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçBozma
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
Kararın Önemli Bölümleri
“davanın süresinde açılıp açılmadığının tespit edilmesi ve davanın süresinde açıldığının kabulü halinde;”
“kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde ceza soruşturması evresinde takip edilen işler için belirlenen vekalet ücreti olan 825,00 TL'nin”
Kararın Tam Metni
12. Ceza Dairesi 2022/7150 E. , 2026/3098 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/2222 E. 2021/3958 K.
DAVA : Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı nedeniyle 50.000,00TL maddi ve 50.000,00TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ve haksız yurt dışı çıkış yasağı şeklinde uygulanan adli kontrol tedbiri nedeniyle 50.000,00TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin yasal şartları oluşmadığından maddi tazminat talebinin reddine, haksız koruma tedbiri nedeniyle manevi tazminat talebinin reddine, davacının 11.05.2018-17.05.2018 tarihleri arasında haksız gözaltı nedeniyle manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 700,00TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; müvekkil hakkında verilen manevi tazminatın eksik olduğuna ve davacı hakkında maddi tazminata hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/67238 soruşturma sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 11.05.2018-17.05.2018 tarihleri arasında 7 gün gözaltında kaldığı, 17/05/2018 tarihinde mevcutlu olarak sevk edildiği İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliğinin 17/05/2018 tarih ve 2018/445 sorgu sayılı kararı ile tutuklama talebinin reddine, adli kontrol altına alınmasına ve yurt dışı çıkış yasağı konmasına karar verildiği, yapılan soruşturma sonunda davacı hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığını Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu'nun 15/04/2019 tarih, 2019/37713 karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın davacıya 21.05.2019 tarihinde tebliğ edildiği, 15/04/2019 tarihinde adli kontrol hükümlerinin kaldırıldığı, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Davacının temyize konu manevi tazminat davasına konu ettiği gözaltı kararı ile ilgili dosya kapsamında yapılan incelemede; davacının tazminat talebine ilişkin, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının kesinleştirme tarihinin bildirilmediği gözetilerek; davanın süresinde açılıp açılmadığının anlaşılması bakımından, tazminat istemine dayanak olan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/67238 soruşturma sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın hangi tarihte kesinleştiği ve kesinleşme şerhli örneğinin davacıya tebliğ edilip edilmediği mahal Cumhuriyet Başsavcılığından da sorulmak suretiyle, şüpheye yer vermeyecek şekilde belirlenerek, davanın süresinde açılıp açılmadığının tespit edilmesi ve davanın süresinde açıldığının kabulü halinde;
1- Dava süresine ilişkin 5271 sayılı Kanun'un 142/1. maddesindeki "Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir." şeklindeki düzenlemeye göre, davanın kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay içerisinde ve her halde kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içerisinde tazminat isteminde bulunabileceği, bu durumda davanın 3 aylık süre içerisinde açılıp açılmadığının tespiti amacıyla davacının tazminat talebine ilişkin, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/67238 soruşturma 2019/37713 karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın kesinleştirmesinin davacıya tebliğ edilip edilmediği araştırılmaması,
2- Tazminat talebinin dayanağı olan soruşturma dosyasında davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği dikkate alınarak, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde ceza soruşturması evresinde takip edilen işler için belirlenen vekalet ücreti olan 825,00 TL'nin kovuşturmaya yer olmadığına dair karar tarihinden işleyecek faizi ile birlikte maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde maddi tazminat talebinin reddine hükmonulması,
3- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.03.2026 tarihinde karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Bu Karar Hakkında Sorular
Soruşturma İçin Ödenecek Vekâlet Ücreti Hangi Tarihteki Tarifeye Göre Belirlenir?
Yargıtay, kovuşturmaya yer olmadığı kararının verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesindeki soruşturma ücretinin (bu dosyada 825 TL) karar tarihinden işleyecek faiziyle maddi tazminat olarak ödenmesi gerektiğini belirtti.
Benzer Kararlar
Yargıtay 12. CD 08.04.2026
Gözaltı ve Tutukluluk Dönemleri İçin Manevi Tazminat Ayrı Ayrı Belirlenmelidir
Yargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2022/6837 · K. 2026/3551
Gözaltı ve tutukluluğun ayrı dönemler hâlinde yaşandığı dosyada her dönem için ayrı manevi tazminat belirlenmesi gerekir; tüm süre üzerinden tek tazminata hükmedilemez.
Bozma Ceza Hukuku
Yargıtay 12. CD 01.07.2026
Tutukluluğun Başka Cezadan Mahsubu Tazminata Engel Değil, Makul Miktar Belirlenmeli
Yargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2025/7601 · K. 2026/6861
Zamanaşımıyla düşme sanığın eylemlerinden kaynaklanmıyorsa tazminata engel değildir; tutukluluğun başka cezadan mahsubu da engel oluşturmaz, ancak makul tazminat belirlenirken denge gözetilir.
Bozma Tutuklama ve Adli Kontrol
AYM 1. Bölüm 02.09.2026
Ardışık Arama Savunmaları Karşılanmayan Mahkûmiyette Gerekçeli Karar Hakkı İhlal Edildi
Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm · Başvuru No 2023/50081
Mahkûmiyetin tek delili sabit hat ve ankesörlü telefon aramaları olan dosyada, Yargıtayca öngörülen araştırmalar yapılmadan ve esaslı savunmalar karşılanmadan verilen hüküm gerekçeli karar hakkını ihlal etmiştir.
İhlal Ceza Hukuku
Ceza Genel Kurulu 03.06.2026
Bozmadan Sonra Savcının Yalnızca Direnme İstemesi Esas Hakkında Mütalaa Sayılmaz
Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2024/545 · K. 2026/333
Bozmadan sonra mahkeme bozmaya uysa da direnmeye karar verse de Cumhuriyet savcısının açık ve yeterli esas hakkında mütalaası alınmalıdır; yalnızca direnme istemek geçerli mütalaa değildir.
Direnme Kararının Bozulması Ceza Hukuku
Ceza Hukukunda Diğer Konular Konusundaki 213 Kararın Tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.