top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Aile ve Boşanma Hukuku › Çocukla Kişisel İlişki

Yargıtay 2. HD Bozma Aile ve Boşanma Hukuku

Babanın Başka Şehirde Yaşaması Babaanne ve Dedenin Görüşme Talebinde Olağanüstü Hâl Sayılmadı

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2026/2961 · K. 2026/5564 · T. 13.05.2026

Karar Özeti

Velayeti annede olan çocuğun babaanne ve dedesi torunlarıyla kişisel ilişki kurulmasını istedi; ilk derece mahkemesi davayı reddetti, bölge adliye mahkemesi ise babanın başka ilde yaşadığını ve görüşme hakkını kullanmadığını belirterek ayda iki gün yatısız ilişki kurdu. Yargıtay, Türk Medeni Kanunu'nun 325. maddesi uyarınca üçüncü kişiler için olağanüstü hâl arandığını, babaanne ve dedenin babaya tanınan süre içinde torunlarını görme imkânına sahip olduğunu ve babanın farklı şehirde yaşamasının olağanüstü hâl sayılamayacağını belirtti. Başka bir olağanüstü hâl ileri sürülüp kanıtlanmadığından annenin temyizi üzerine kabul kararı bozuldu.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

TMK 325 uyarınca babaanne ve dedenin torunla kişisel ilişki isteyebilmesi için olağanüstü hâl ve çocuğun menfaatine uygunluk aranır; babanın başka şehirde yaşaması olağanüstü hâl sayılmamıştır.

Soru: Babaanne ve dede, torunla kişisel ilişki kurulmasını hangi hâlde isteyebilir?

Sonuç: Bölge adliye mahkemesinin kişisel ilişki kuran kararı, somut olayda yasal koşulların oluşmadığı gerekçesiyle bozuldu; dosya bölge adliye mahkemesine gönderildi.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“babanın davacılardan ve davalıdan farklı bir şehirde yaşıyor olmasının kanunun aradığı olağanüstü hal kapsamında değerlendirilmesinin ise mümkün olmadığı”

Kararın Tam Metni

2. Hukuk Dairesi 2026/2961 E. , 2026/5564 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2026/346 E., 2026/292 K.

DAVA TÜRÜ: Çocukla Kişisel İlişki Kurulması

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 2. Aile Mahkemesi

SAYISI : 2024/834 E., 2025/884 K.

Taraflar arasındaki kişisel ilişki davasının yargılaması sonunda Bölge Adliye Mahkemesince verilen ve yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı anne vekili tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacıların velâyeti annede olan torunları küçük ... ile kişisel ilişki kurulması talebiyle açtığı davanın yargılaması sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Hükme karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunun kabulüne karar vererek İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırıp davanın kabulü ile davacılar ile torunları arasında kararda belirtilen zamanlarda kişisel ilişki kurulmasına karar vermiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinde; "...Tüm dosya içeriğine göre yapılan değerlendirmede; Üçüncü kişilerin koşulları gerçekleştiği takdirde çocukla kişisel ilişki kurma hakkı mevcut olup, davacılar ile torunları arasında kişisel ilişki kurulmasına engel bir durum bulunmadığı, keza bu yönde bir olumsuzluğun iddia ve ispat da edilmediği, aldırılan sosyal inceleme raporlarına göre çocuğun esasen babası ile kişisel ilişki kurmaması sebebiyle ve davacıları tanımadığı için güven problemi yaşadığı ve davacılar ile görüşmekten çekindiği, oysa ki davalı annenin ve çocuğun baba ile aralarında sorun yaşamaları ve iletişim eksikliğinin davacıların torunları ile kişisel ilişki kurma hakkından mahrum kalmalarını gerektirmediği, davacıların da torunlarının büyüdüğünü görme, torun sevgisini tatma, küçüğün de çok yakın hısımları olan babaanne ve dede sevgisinden yoksun bırakılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, babanın il dışında yaşadığı ve kendisine tanınan kişisel ilişki kurma hakkını kullanmaması sebebiyle davacıların torunlarını göremedikleri bu itibarla kişisel ilişki kurulmasını talep haklarının koşullarının gerçekleştiği bu itibarla ilk derece mahkemesince davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın isabetli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Üçüncü kişilerin, koşulları gerçekleştiği takdirde çocukla kişisel ilişki kurma hakkı mevcut ise de, kişisel ilişki süresinin anne ve babaya tanınan genişlikte olması beklenemez. Ancak, büyükanne ve büyükbabalarla torunları arasındaki kişisel ilişkinin çocukların bu kişilerle olan aile bağlarını geliştirip güçlendirecek ve bu kişilerin de torun sevgisini tatmalarına elverişli olacak yeterlilikte olması gerekir. Somut olayda, çocuğun yaşı ve dosya kapsamı dikkate alındığında, davacı dede ve babaanne ile çocuk arasında ayda iki gün ve yatısız olacak şekilde kişisel ilişki kurulması yeterli ve çocuğun üstün yararına uygun bulunmakla..." ifadelerine yer verilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun(4721 sayılı Kanun) 325 inci maddesi “Olağanüstü hâller mevcutsa, çocuğun menfaatine uygun düştüğü ölçüde çocuk ile kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkı diğer kişilere, özellikle hısımlarına da tanınabilir. Ana ve baba için öngörülen sınırlamalar üçüncü kişiler için kıyas yoluyla uygulanır.” şeklinde düzenlenmiştir. Buna göre, ana ve baba dışındaki üçüncü kişilerin çocukla kişisel ilişki kurabilmeleri için "olağanüstü hâller" in bulunması ve kişisel ilişkinin çocuğun menfaatine uygun düşmesi gerekmektedir.

Somut olayda; anlaşmalı boşanma kararı ile velâyeti anneye verilen ... doğumlu ... ile davacıların oğlu olan dava dışı baba ... arasında kişisel ilişki düzenlendiği, davacılar babaanne ve dedenin babaya tanınan kişisel ilişki süresi içerisinde torunlarını görme, aile bağlarını koruma ve geliştirme imkânına sahip oldukları, babanın davacılardan ve davalıdan farklı bir şehirde yaşıyor olmasının kanunun aradığı olağanüstü hal kapsamında değerlendirilmesinin ise mümkün olmadığı, davacılar tarafından başkaca olağanüstü bir halin varlığının ileri sürülüp kanıtlanmadığı, şu halde üçüncü kişi konumunda olan davacılar ile çocuk arasında 4721 sayılı Kanun'un 325 inci maddesi uyarınca kişisel ilişki kurulmasının yasal koşullarının oluşmadığı gözetilmeden, davanın reddi yerine, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.

KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Bu Karar Hakkında Sorular

Babaanne ve Dede Torunla Kişisel İlişki Kurulmasını İsteyebilir mi?

Olağanüstü hâller varsa ve ilişki çocuğun menfaatine uygun düşüyorsa isteyebilir. Karar bu koşulu TMK 325'e dayandırıyor; bu dosyada babanın başka şehirde yaşaması olağanüstü hâl sayılmadı.

Benzer Kararlar

Çocukla Kişisel İlişki Konusundaki 14 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page