Velayet Davası 2026: Mahkeme Neye Bakar, Nasıl Açılır?

Av. Mete ŞAHİN · Ankara Barosu Sicil No: 42455 · Son güncelleme: 23 Eylül 2026
Kısa cevap
Velayette tek ölçüt çocuğun üstün yararıdır; annelik veya babalık sıfatı tek başına belirleyici değildir.
Mahkeme, olanak bulundukça ana ve babayı dinler (TMK m. 182/1).
İdrak çağındaki çocuğun görüşü alınır; ancak bu görüş bağlayıcı değildir.
Uygulamada uzman incelemesi (sosyal inceleme raporu) yapılmadan ve idrak çağındaki çocuk dinlenmeden hüküm kurulması eksik inceleme sayılmakta ve bozma sebebi yapılmaktadır.
Velayet kararı değişmez değildir: yeni olguların zorunlu kılması hâlinde yeniden düzenlenebilir (TMK m. 183).
İçindekiler
Velayet davası nedir, ne zaman açılır?
Mahkemenin usul yükümlülüğü
Ölçüt: çocuğun üstün yararı
Çocuk dinlenir mi? İdrak çağı ne demek?
Sosyal inceleme raporu ne işe yarar?
Hangi şartlarda velayet babaya verilir?
Hangi durumlarda velayet anneye verilmez?
Kişisel ilişki hakkı ve sınırları
Kişisel ilişkiye uyulmazsa velayet değişir mi?
Velayetin değiştirilmesi davası
İştirak nafakası velayete bağlıdır
Ortak velayet mümkün mü?
Yargıtay uygulaması
Ankara'da durum
Sıkça sorulan sorular
1. Velayet davası nedir, ne zaman açılır?
Velayet, çocuğun bakımı, eğitimi, temsili ve mal varlığının yönetimine ilişkin hak ve yükümlülüklerin bütünüdür. Uygulamada üç ayrı durumda gündeme gelir:
Boşanma davası içinde: mahkeme ayrıca talep olmasa da velayet hakkında karar vermek zorundadır.
Velayetin değiştirilmesi davası: boşanma kararından sonra koşullar değiştiğinde açılır.
Velayetin kaldırılması: ağır ve istisnai hâllerde söz konusu olur.
2. Mahkemenin usul yükümlülüğü
TMK m. 182/1 uyarınca mahkeme, boşanma veya ayrılığa karar verirken olanak bulundukça ana ve babayı dinledikten ve çocuk vesayet altında ise vasinin ve vesayet makamının düşüncesini aldıktan sonra, ana ve babanın haklarını ve çocuk ile olan kişisel ilişkilerini düzenler.
Bu düzenleme resen yapılır; tarafların talebine bağlı değildir.
3. Ölçüt: çocuğun üstün yararı
TMK m. 182/3, kişisel ilişkinin düzenlenmesinde çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlâk bakımından yararlarının esas tutulacağını belirtir. Uygulamada velayetin belirlenmesinde de aynı ölçüt merkezdedir.
Mahkemeler tipik olarak şu unsurları birlikte değerlendirir:
çocuğun yaşı ve bakım ihtiyacının niteliği,
ana ve babanın fiilen bakım sağlama imkânı, çalışma düzeni ve barınma koşulları,
çocuğun alıştığı çevre, okul ve sosyal bağlar; kardeşlerin ayrılmaması,
ana ve babanın çocuğun diğer ebeveynle ilişkisine yaklaşımı,
uzman raporu ve sosyal inceleme sonuçları,
ayırt etme gücüne sahip çocuğun görüşü.
Bu unsurların ağırlığı her dosyada farklıdır; kanun sabit bir sıralama koymaz.
4. Çocuk dinlenir mi? İdrak çağı ne demek?
Uygulamada idrak çağındaki çocuğun görüşü alınır. İdrak çağı, çocuğun kendisini ilgilendiren konuda görüş oluşturabilecek olgunluğa erişmesini ifade eder; sabit bir yaş sınırı kanunda yazmaz, dosyaya göre değerlendirilir.
Önemli nokta şudur: çocuğun görüşü alınır, ama bağlayıcı değildir. Çocuğun üstün yararı gerektiriyorsa mahkeme görüşün aksine karar verebilir.
5. Sosyal inceleme raporu ne işe yarar?
Uzman (pedagog, psikolog, sosyal çalışmacı) incelemesi, tarafların beyanları dışında bağımsız bir veri kaynağıdır. Dayanağı 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 5'tir: aile mahkemeleri, mahkemece istenen konularda araştırma ve inceleme yapılması için psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacılardan yararlanır. Rapor genellikle şunları içerir: çocuğun yaşadığı ortamın gözlemi, ebeveynlerle görüşme, çocukla görüşme ve uzman kanaati.
Uzman incelemesi yapılmadan ve idrak çağındaki çocuk dinlenmeden hüküm kurulması, eksik inceleme sayılmakta ve bozma sebebi oluşturmaktadır.
6. Hangi şartlarda velayet babaya verilir?
Boşanmada kanunda anne veya baba lehine bir karine yoktur (ana ve baba evli değilse velayetin anaya ait olduğuna ilişkin TMK m. 337 ayrı bir kuraldır). Velayet, çocuğun yararı kimde daha iyi korunuyorsa ona verilir. Uygulamada babaya verilmesini destekleyen tipik olgular şunlardır:
annenin fiilen bakım sağlayamayacak durumda olması,
çocuğun uzun süredir baba yanında yaşaması ve düzeninin orada kurulmuş olması,
çocuğun idrak çağında olup baba yanında kalmak yönünde görüş bildirmesi ve bunun uzman raporuyla desteklenmesi,
annenin çocuğun diğer ebeveynle ilişkisini sürekli engellemesi.
7. Hangi durumlarda velayet anneye verilmez?
Aynı mantık tersinden işler: annenin bakım imkânının bulunmaması, çocuğun sağlık ve güvenliğini tehlikeye düşüren davranışlar, çocuğu babadan koparmaya yönelik sürekli engellemeler ve uzman raporuyla ortaya konan olumsuz bulgular.
Burada dikkatli olmak gerekir: bu unsurlar iddia değil, ispat meselesidir. Somut delil olmadan yapılan genel suçlamalar sonuç doğurmaz.
8. Kişisel ilişki hakkı ve sınırları
TMK m. 323 uyarınca ana ve babadan her biri, velâyeti altında bulunmayan veya kendisine bırakılmayan çocuk ile uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir.
TMK m. 324 bu hakkın sınırını çizer: ana ve babadan her biri, diğerinin çocuk ile kişisel ilişkisini zedelemekten, çocuğun eğitilmesi ve yetiştirilmesini engellemekten kaçınmakla yükümlüdür. Kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzuru tehlikeye girer, ana ve baba bu haklarını birinci fıkradaki yükümlülüklerine aykırı olarak kullanır, çocuk ile ciddî olarak ilgilenmez ya da diğer önemli sebepler bulunursa, kişisel ilişki kurma hakkı reddedilebilir veya kendilerinden alınabilir (TMK m. 324/2).
9. Kişisel ilişkiye uyulmazsa velayet değişir mi?
TMK m. 182'ye 7343 sayılı Kanun'un 37. maddesiyle (24/11/2021) eklenen ikinci fıkra bu konuda açık bir araç getirmiştir: mahkeme, kararında kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğini ihtar eder.
7343 sayılı Kanun'un 38. maddesiyle TMK m. 324'e eklenen üçüncü fıkra bu sonucu açıkça düzenler: velayet kendisine bırakılan ana veya baba, kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmezse çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayet değiştirilebilir; bu husus kişisel ilişki kurulmasına dair kararda taraflara ihtar edilir.
Bu ihtar otomatik sonuç doğurmaz; sonraki bir velayetin değiştirilmesi davasında dayanak oluşturur.
10. Velayetin değiştirilmesi davası
TMK m. 183 uyarınca ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması hâlinde hâkim, resen veya ana ve babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır.
Uygulamada aranan, kararın verildiği tarihten sonra ortaya çıkan ve çocuğun yararını etkileyen yeni bir olgudur. Eski dosyada tartışılmış olguların tekrarı, değiştirme sebebi sayılmaz. Maddede örnek olarak sayılan yeniden evlenme de tek başına yeterli değildir: TMK m. 349 uyarınca velâyete sahip ana veya babanın yeniden evlenmesi velâyetin kaldırılmasını gerektirmez; ancak çocuğun menfaati gerektirdiğinde velâyet sahibi değiştirilebilir.
11. İştirak nafakası velayete bağlıdır
TMK m. 182/3 uyarınca velâyetin kullanılması kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. TMK m. 182/4 uyarınca da hâkim, istem hâlinde irat biçiminde ödenmesine karar verilen bu giderlerin gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir.
Bu hüküm uygulamada yeterince kullanılmıyor; talep edilirse sonradan artırım davası açma ihtiyacı azalır. Ayrıntı için Boşanmada Nafaka Türleri yazımıza ve nafaka artış hesaplama aracına bakabilirsiniz.
12. Ortak velayet mümkün mü?
Türk Medeni Kanunu boşanma hâlinde ortak velayeti açıkça düzenlememiştir; TMK m. 336/3'e göre velâyet, boşanmada çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir. Uygulamada ortak velayete hükmedilen kararlar bulunmakla birlikte, bu konuda tek ve yerleşik bir uygulama olduğunu söylemek doğru olmaz; her dosya kendi koşullarında değerlendirilir.
13. Yargıtay uygulaması
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2020/1626, K. 2020/2774, T. 09.06.2020 kararı eksik incelemeyi şöyle ortaya koymaktadır: "Düzenlemede asıl olan çocuğun üstün yararı olduğuna göre … idrak çağındaki çocuğun dinlenilmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek, sonuca gidilmesi gerekir."
Çocuğun görüşünün bağlayıcı olmadığı ise Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/5892, K. 2025/2757, T. 17.03.2025 kararında açıkça belirtilmiştir: "çocukların üstün yararı gerektirdiği takdirde görüşlerinin aksine karar verilmesi mümkündür. Çocukları ilgilendiren davalarda karar verilirken tek dikkat edilmesi gereken husus, çocuğun üstün yararıdır."
14. Ankara'da durum
Ankara'da boşanma ve velayet davaları aile mahkemelerinde görülür (4787 sayılı Kanun m. 4). Boşanma davasında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m. 168); Yenimahalle, Etimesgut ve Sincan'da yerleşik taraflar bakımından dosyanın Ankara Batı Adliyesi'ne ait olup olmadığı da buna göre belirlenir. Uzman incelemesinin talep edilmesi ve çocuğun okul, sağlık ve sosyal çevre kayıtlarının dosyaya sunulması, kararın gerekçesini güçlendirir.
Sözlükten ilgili terimler
15. Sıkça sorulan sorular
Velayet davası açmak için ne gerekli?
Boşanma içinde ayrı bir dava gerekmez; mahkeme resen karar verir. Karardan sonra velayetin değiştirilmesi isteniyorsa, karardan sonra ortaya çıkan ve çocuğun yararını etkileyen yeni bir olgu gösterilmelidir.
Velayet davasında çocuk dinlenir mi?
İdrak çağındaki çocuğun görüşü alınır. Ancak bu görüş bağlayıcı değildir; belirleyici olan çocuğun üstün yararıdır.
Hangi şartlarda çocuğun velayeti babaya verilir?
Boşanmada kanunda anne veya baba lehine karine yoktur. Velayet, bakım imkânı, çocuğun düzeni, uzman raporu ve çocuğun görüşü birlikte değerlendirilerek çocuğun yararına olan tarafa verilir.
Velayet davası kaç celsede biter?
Kesin bir sayı verilemez. Uzman incelemesi, tanık dinlenmesi ve tarafların delil sunma süreci duruşma sayısını belirler.
Kişisel ilişkiye uyulmaması velayeti doğrudan değiştirir mi?
Hayır. TMK m. 182/2 ve m. 324/3 uyarınca mahkeme kararında bu ihtarı yapar; velayetin değiştirilmesi ayrı bir yargılamayı ve çocuğun menfaatinin değerlendirilmesini gerektirir.
Sosyal inceleme raporu alınmadan karar verilebilir mi?
Uygulamada uzman incelemesi yapılmadan ve idrak çağındaki çocuk dinlenmeden hüküm kurulması eksik inceleme sayılmakta ve bozma sebebi oluşturmaktadır.
Velayet kararı kesin midir?
Velayet kararı kesinleşse de değişmez değildir. TMK m. 183 uyarınca yeni olguların zorunlu kılması hâlinde hâkim, resen veya ana ve babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır; velayet yeniden düzenlenebilir.
Velayet kendisinde olmayan ebeveyn nafaka öder mi?
Evet. TMK m. 182/3 uyarınca velâyet kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır.
Kaynaklar
Yargıtay 2. HD, E. 2020/1626, K. 2020/2774, T. 09.06.2020
Yargıtay 2. HD, E. 2024/5892, K. 2025/2757, T. 17.03.2025
İletişim: Somut durumunuzun değerlendirilmesi için 0552 725 25 18 numaralı telefondan arayabilir, WhatsApp üzerinden yazabilir veya İletişim sayfasındaki formu kullanabilirsiniz.
Bu yazı, Ankara Barosuna kayıtlı (sicil no: 42455) Av. Mete ŞAHİN tarafından hazırlanmış olup genel bilgilendirme amaçlıdır; somut uyuşmazlığa özgü hukuki görüş yerine geçmez.



Yorumlar