top of page

Velayet ve Çocukla Kişisel İlişkide Çocuğun Üstün Yararı

Yazarın fotoğrafı: Av. Mete ŞAHİN
Av. Mete ŞAHİN
11 Eyl
6 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 2 saat önce

Bu yazıdaki mevzuat ve yargı kararları en son 13 Eylül 2026 tarihinde gözden geçirilmiştir.

Kısa cevap: Velayet, çocuğun bakımı, eğitimi ve temsiline ilişkin hak ve yükümlülüklerin tümüdür; kişisel ilişki ise velayeti kendisine verilmeyen ebeveynin çocukla düzenli görüşme hakkıdır. Her iki konuda da tek ölçüt çocuğun üstün yararıdır; ebeveynlerin talepleri bu ölçütün önüne geçmez.

Velayet ve çocukla kişisel ilişkide çocuğun üstün yararını anlatan kapak görseli

Aşağıda velayet ile kişisel ilişki arasındaki fark, üstün yararın nasıl somutlaştığı, çocuğun dinlenmesi, kararın uygulanmaması hâlinde başvurulabilecek yollar ve velayetin değiştirilmesi koşulları güncel Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararlarıyla açıklanmaktadır. Genel çerçeve Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfasında yer almaktadır.

Velayet ile Kişisel İlişki Arasındaki Fark Nedir?

Velayet, Türk Medeni Kanunu m. 335 ve devamına göre ergin olmayan çocuğun bakımı, eğitimi, korunması ve temsili konusundaki hak ve yükümlülükleri kapsar. Evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velayeti birlikte kullanır; boşanmada mahkeme velayeti eşlerden birine bırakır.

Velayet ile çocukla kişisel ilişki arasındaki farkı gösteren karşılaştırma

Velayet ile kişisel ilişkinin kapsamı ve sonuçları.

Kişisel ilişki ise TMK m. 323 uyarınca velayeti altında bulunmayan ebeveynin, çocuğun yaşı ve koşullarına uygun biçimde onunla görüşme hakkıdır. Bu hak yalnızca ebeveynin değil, çocuğun da hakkıdır; bu nedenle tarafların anlaşmasıyla tamamen kaldırılamaz.

Boşanma kararında mahkeme, TMK m. 182 uyarınca olanak bulundukça ana ve babayı dinledikten sonra velayet ile kişisel ilişkiyi birlikte düzenler. Velayet kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmakla yükümlüdür; bu yükümlülük iştirak nafakası olarak hükme bağlanır. Nafakanın ayrıntıları için Nafaka Artışı ve Kaldırılması yazısı incelenebilir.

Çocuğun Üstün Yararı Nasıl Belirlenir?

Üstün yarar soyut bir ifade değildir; mahkeme somut olayda çocuğun günlük yaşam düzenini bozmayan, sağlık, eğitim ve ahlak bakımından gelişimini destekleyen çözümü arar. Uygulamada şu unsurlar birlikte değerlendirilir:

Mahkemenin çocuğun üstün yararını değerlendirme sırasını gösteren şema

Üstün yarar değerlendirmesinde izlenen sıra.

  • Çocuğun yaşı, bakım ihtiyacı ve alışkın olduğu yaşam düzeni.

  • Ebeveynlerin fiilen bakım verme imkânı, çalışma düzeni ve barınma koşulları.

  • Kardeşlerin birlikte kalmasının sağladığı yarar.

  • Ebeveynlerin çocuğu diğer ebeveyne karşı yönlendirip yönlendirmediği.

  • Okul, sosyal çevre ve sağlık hizmetlerine erişimin sürekliliği.

  • Uzman (pedagog, psikolog, sosyal çalışmacı) raporundaki tespitler.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 17 Haziran 2026 tarihli kararında (E. 2025/10882, K. 2026/6772), temel ilkenin çocuğun üstün yararı olduğu ve velayete ilişkin düzenlemelerin kamu düzenine ilişkin bulunması nedeniyle yargılamanın her aşamasında ortaya çıkan koşulların resen değerlendirileceği belirtilmiştir.

Çocuğun Görüşü Alınır mı?

Evet. Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme m. 12 ile Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi m. 3 ve m. 6 uyarınca, idrak çağındaki çocuğun görüşünün alınması ve görüşüne gereken önemin verilmesi gerekir.

Bununla birlikte çocuğun görüşü tek başına bağlayıcı değildir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 11 Haziran 2026 tarihli kararında (E. 2026/3045, K. 2026/6482), anılan sözleşme hükümlerinin çocuğun görüşünün alınmasını öngördüğü; ancak üstün yararın gerektirdiği hâllerde görüşünün aksine de karar verilebileceği açıkça ifade edilmiştir. Aynı ilke 3 Haziran 2026 (E. 2025/9730, K. 2026/5995) ve 5 Mayıs 2026 (E. 2025/9999, K. 2026/5061) tarihli kararlarda da yinelenmiştir.

Çocuğun dinlenmesi, mahkemenin kendisine karar verdirmesi anlamına gelmez; amaç, çocuğun duygu ve tercihlerinin dosyaya yansımasını sağlamaktır. Görüşme genellikle uzman eşliğinde ve çocuğun yaşına uygun bir ortamda yapılır.

Kişisel İlişki Kararı Uygulanmazsa Ne Olur?

Kişisel ilişkiye ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmemesi, hem icra hem de velayet yönünden sonuç doğurur.

Velayetin değiştirilmesi ihtarı. 2021 yılında yapılan değişiklikle TMK m. 182'ye eklenen fıkra uyarınca mahkeme, kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğini kararında ihtar eder. Aynı doğrultuda TMK m. 324'e eklenen fıkraya göre, velayet kendisine bırakılan ebeveyn kişisel ilişkinin gereklerini yerine getirmezse velayet değiştirilebilir.

İcra yolu. Çocuk teslimi ve kişisel ilişki kurulmasına dair kararların yerine getirilmesi, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu kapsamında adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlükleri eliyle yürütülür; zorlayıcı uygulama çocuğun yararı gözetilerek gerçekleştirilir.

Anayasa Mahkemesi denetimi. Kararların fiilen uygulanamaması, aile hayatına saygı hakkı bakımından bireysel başvuru konusu olmaktadır. Mahkeme, Ali Aşıcı başvurusunda (B. No: 2021/20839, karar tarihi 19 Kasım 2024) ve F.Y. başvurusunda (B. No: 2022/46086, karar tarihi 12 Mart 2025), mahkeme kararlarına rağmen kişisel ilişkinin tesis edilememesi ve caydırıcı önlem alınmaması nedeniyle ihlal kararı vermiştir. Buna karşılık H.Ö. başvurusunda (B. No: 2022/21079, karar tarihi 2 Ekim 2024) ihlal bulunmadığına karar verilmiştir; dolayısıyla her uygulayamama durumu kendiliğinden ihlal sayılmaz, kamu makamlarının gösterdiği özen somut olayda değerlendirilir.

Velayet Hangi Hâllerde Değiştirilir?

Velayetin değiştirilmesi, boşanma kararından sonra koşullarda esaslı bir değişiklik olduğunda gündeme gelir. Uygulamada öne çıkan sebepler şunlardır:

  • Velayet sahibinin çocuğun bakım ve eğitimini ağır biçimde savsaklaması.

  • Çocuğun sağlık, eğitim veya güvenliğini tehlikeye düşüren bir yaşam düzeni.

  • Kişisel ilişkinin sistemli biçimde engellenmesi.

  • Velayet sahibinin uzun süre çocukla ilgilenememesine yol açan hastalık veya başka yerde bulunma hâli.

  • İdrak çağındaki çocuğun istikrarlı biçimde ifade ettiği ve üstün yararıyla örtüşen tercihi.

TMK m. 348 uyarınca velayetin kaldırılması, ana ve babanın deneyimsizliği, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri sebeplerle velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi ya da çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi hâllerinde söz konusu olur. TMK m. 349'a göre yeniden evlenme tek başına velayetin kaldırılması sebebi değildir.

Velayetin Değiştirilmesi Davası Çekişmesiz Yargı İşi midir?

Evet ve bunun kanun yolu bakımından önemli bir sonucu vardır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 382 uyarınca velayetin kaldırılması, eşlerden birinden alınarak diğerine verilmesi ve kaldırılan velayetin geri verilmesi çekişmesiz yargı işlerindendir.

HMK m. 362 uyarınca çekişmesiz yargı işlerinde verilen kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2 Haziran 2026 tarihli kararında (E. 2026/4642, K. 2026/5953), velayetin değiştirilmesi davasında bölge adliye mahkemesi kararının kesin olduğu ve temyiz dilekçesinin reddine ilişkin ek kararın yerinde bulunduğu belirtilmiştir.

Bu nedenle velayet dosyalarında istinaf aşaması belirleyicidir; iddia, savunma ve delillerin bu aşamada eksiksiz ortaya konulması gerekir.

Anayasa Mahkemesi Kararlarında Öne Çıkan Başlıklar

Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru kararlarında, velayet ve kişisel ilişki uyuşmazlıkları aile hayatına saygı hakkı çerçevesinde incelenmektedir. Konu başlıkları bakımından şu kararlar yol göstericidir:

  • Hilal Erdaş (B. No: 2018/27658, 6 Ekim 2021): velayetin ebeveynler tarafından ortak kullanımına karar verilmesine ilişkin ihlal kararı.

  • Lotüs Suzan Gülcan Ünlütokmak (B. No: 2022/57145, 6 Haziran 2024): müşterek çocukların velayetinin değiştirilmesine ilişkin ihlal kararı.

  • Özgür Özmen (B. No: 2021/17601, 10 Aralık 2024): velayetin değiştirilmemesine ilişkin kabul edilemezlik kararı.

Bu kararlar, sonucun her dosyada gerekçenin yeterliliğine ve sürecin makul sürede yürütülmesine bağlı olduğunu göstermektedir.

6284 Sayılı Kanun Kapsamında Kişisel İlişki

Şiddet veya şiddet tehlikesi bulunan dosyalarda hâkim, 6284 sayılı Kanun m. 5 uyarınca önleyici tedbir olarak çocuklarla kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde yapılmasına, sınırlanmasına ya da tümüyle kaldırılmasına karar verebilir.

Tedbir kararı ilk defasında en çok altı ay için verilir; koruyucu tedbir için şiddetin uygulandığına dair delil veya belge aranmaz. Karara aykırılık hâlinde üç günden on güne kadar, tekrarında on beş günden otuz güne kadar zorlama hapsi uygulanır; toplam süre altı ayı geçemez. Tedbir kararına karşı tefhim veya tebliğden itibaren iki hafta içinde aile mahkemesine itiraz edilebilir.

Kısa Kontrol Listesi

  • Velayet ile kişisel ilişkiyi ayrı ayrı değerlendirin; talepleri dilekçede net biçimde ayırın.

  • Çocuğun günlük düzenine ilişkin somut bilgileri (okul, sağlık, bakım) belgeleyin.

  • İdrak çağındaki çocuğun dinlenmesini talep edin; uzman incelemesi isteyin.

  • Kişisel ilişkinin engellendiği iddiasını tarih ve olay bazında kayıt altına alın.

  • Velayet dosyalarında istinaf aşamasını belirleyici kabul edip delillerinizi eksiksiz sunun.

  • Şiddet iddiası varsa 6284 sayılı Kanun kapsamındaki tedbirleri ayrıca değerlendirin.

Ankara ve Yenimahalle'de Başvuru

Velayet ve kişisel ilişkiye ilişkin davalar aile mahkemelerinde görülür. Ankara'da dosyanın açılacağı adliye, davanın türüne ve tarafların yerleşim yerine göre belirlenir; çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin talepte çocuğun oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir.

Yenimahalle'de ikamet eden taraflar bakımından adres beyanının nüfus kayıtlarıyla uyumlu olması, tebligat gecikmelerini önler. Yerel başvuru hazırlığı için Ankara Hukuk Rehberi ve Yenimahalle Hukuk Rehberi sayfaları incelenebilir.

Sözlükten İlgili Terimler

Sık Sorulan Sorular

Velayet ile Kişisel İlişki Aynı Şey midir?

Hayır. Velayet, çocuğun bakımı, eğitimi ve temsiline ilişkin hak ve yükümlülükleri kapsar. Kişisel ilişki ise velayeti kendisine verilmeyen ebeveynin çocukla düzenli görüşme hakkıdır ve aynı zamanda çocuğun hakkıdır.

Çocuğun Görüşü Mahkemeyi Bağlar mı?

İdrak çağındaki çocuğun görüşü alınır ve görüşüne gereken önem verilir; ancak bağlayıcı değildir. Üstün yararın gerektirdiği hâllerde mahkeme çocuğun görüşünün aksine de karar verebilir.

Kişisel İlişki Engellenirse Velayet Değişir mi?

Değişebilir. Kanun, kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmeyen ebeveyn bakımından, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğini öngörmekte ve bu hususun kararda ihtar edilmesini zorunlu kılmaktadır.

Velayetin Değiştirilmesi Kararı Temyiz Edilebilir mi?

Hayır. Velayetin kaldırılması ve değiştirilmesi çekişmesiz yargı işi olduğundan, bölge adliye mahkemesi kararı kesindir ve temyiz yoluna başvurulamaz.

Yeniden Evlenmek Velayeti Kaybettirir mi?

Hayır. Kanuna göre yeniden evlenme tek başına velayetin kaldırılması sebebi değildir. Velayet ancak çocuğun menfaati gerektirdiğinde değiştirilir.

Şiddet İddiası Varsa Kişisel İlişki Nasıl Düzenlenir?

6284 sayılı Kanun uyarınca hâkim, kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde yapılmasına, sınırlanmasına veya tümüyle kaldırılmasına karar verebilir. Tedbir kararı ilk defasında en çok altı ay için verilir.

Resmî Kaynaklar

İletişim: Somut durumunuzun değerlendirilmesi için 0552 725 25 18 numaralı telefondan arayabilir, WhatsApp üzerinden yazabilir veya İletişim sayfasındaki formu kullanabilirsiniz.

Bu yazı, Ankara Barosuna kayıtlı (sicil no: 42455) Av. Mete ŞAHİN tarafından hazırlanmış olup genel bilgilendirme amaçlıdır; somut uyuşmazlığa özgü hukuki görüş yerine geçmez.

Yorumlar


bottom of page