top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Aile ve Boşanma Hukuku › Terk Nedeniyle Boşanma

Yargıtay 2. HD Bozma Aile ve Boşanma Hukuku

Ölümle Biten Boşanma Davasında Eve Dön İhtarı Alan Eşe İhtar Öncesi Kusur Yüklenemez

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2020/2125 · K. 2020/3438 · T. 29.06.2020

Karar Özeti

Karşılıklı açılan boşanma davaları sürerken erkek ölmüş, mirasçılarından biri TMK'nın 181/2. maddesi uyarınca kusurun belirlenmesi için davaya devam etmiştir. Aile mahkemesi, boşanma istemleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve tarafların eşit kusurlu olduğunun tespitine karar vermiştir. Yargıtay, erkeğin daha önce açtığı ve reddedilen terk davasında kadına gönderdiği eve dön ihtarını, ihtar talep tarihinden önceki kusurların affedildiğini ya da hoşgörüyle karşılandığını gösteren bir irade açıklaması saymış, ihtardan sonra kadından kaynaklanan yeni bir olayın kanıtlanamadığını belirtmiştir. Sağ kalan kadının kusursuz olduğunun tespiti gerektiğinden hüküm bozulmuştur.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Ölen eşin gönderdiği eve dön ihtarı, ihtar talep tarihinden önceki kusurların affedildiğini gösterdiğinden, sonrasında yeni kusurlu olay kanıtlanamayan sağ kalan eşin kusursuz olduğu tespit edilmelidir.

Soru: Eve dön ihtarı gönderen eş, eşinin ihtardan önceki kusurlarını affetmiş sayılır mı?

Sonuç: Tarafları eşit kusurlu bulan aile mahkemesi kararı bozuldu.

Kararın Önemli Bölümleri

“Bu durum, eşin ihtar talep tarihinden önceki kusurlu davranışlarının affedilip, en azından hoşgörüyle karşılandığına ve bu nedenle yeniden birlikte yaşama isteğine ilişkin bir irade açıklaması niteliğindedir.”

“Affedilen veya hoşgörüyle karşılanan olaylar ise boşanma sebebi olamaz.”

Kararın Tam Metni

MAHKEMESİ: Aile Mahkemesi

DAVA TÜRÜ: Karşılıklı Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı kadın tarafından kusur belirlemesi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı-karşı davalı erkek, 04.09.2014 tarihinde Türk Medeni Kanunu'nun 166/son maddesine dayalı boşanma davası açmış, davalı -karşı davacı kadın ise 21.10.2014 tarihinde Türk Medeni Kanunu'nun 166/1. maddesine dayalı karşı boşanma davası açmıştır. Yargılama devam ederken davacı -karşı davalı erkek 01.12.2014 tarihinde vefat etmiştir. Davacı -karşı davalı erkek mirasçılarından ... tarafından, Türk Medeni Kanununun 181/2. maddesi gereğince kusur belirlemesi yönünden davaya devam edilmiş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın ve karşı davanın kabulüne ancak evlilik ölümle son bulduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karar davalı -karşı davacı kadın tarafından temyiz edilmiştir.

Dairemizin 28.02.2019 tarih, 2019/927 esas - 2019/1900 karar sayılı bozma ilamı ile, mahkemenin gerekçeli kararının hüküm kısmında hem boşanma davalarının kabulüne hem de evlilik birliği ölümle son bulduğundan bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilerek hükmün kendi içerisinde çelişkili hale getirildiği belirtilerek, evlilik birliği ölümle sona erdiğinden, boşanma davaları hakkında konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmek ve ölenin mirasçıları tarafından kusur belirlemesi yönünden davaya devam edildiğinden bu konuda da bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda 12/09/2019 tarihli karar ile evlilik birliği ölümle sona erdiğinden boşanma talebi konusunda karar verilmesine yer olmadığına, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda her iki tarafın da eşit kusurlu olduğunun tespitine karar verilmiş, hüküm davalı-karşı davacı kadın tarafından temyiz edilmiştir.

Taraflar arasında daha önce görülen ve davacı-karşı davalı müteveffa erkeğin Türk Medeni Kanunu'nun 166/son maddesine dayalı olarak açmış olduğu eldeki boşanma davasına dayanak teşkil eden boşanma davası Bakırköy 7.Aile Mahkemesinin 2007/190 esas - 2008/ 184 karar sayılı, erkek tarafından açılan Türk Medeni Kanunu'nun 164. maddesinde düzenlenen terk hukuki nedenine dayalı boşanma davası olup, kadın tarafından açılan Türk Medeni Kanunu'nun 197. maddesine dayalı tedbir nafakası davası ile birleştirilmiş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda terk ihtarının usulüne uygun olmadığı gerekçesiyle erkeğin terke dayalı boşanma davasının reddine, kadının ayrı yaşamakta haklı olduğu gerekçesiyle birleşen tedbir nafakası davasının ise kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm temyiz incelemesinden geçerek 15.09.2009 tarihinde kesinleşmiştir.

Davacı-karşı davalı müteveffa erkeğin dayanak boşanma dosyasında davalı-karşı davacı kadına 20/12/2005 tarihinde gönderdiği eve dön ihtarı ile kadının ortak konuta dönmesini istediği anlaşılmaktadır. Bu durum, eşin ihtar talep tarihinden önceki kusurlu davranışlarının affedilip, en azından hoşgörüyle karşılandığına ve bu nedenle yeniden birlikte yaşama isteğine ilişkin bir irade açıklaması niteliğindedir. Affedilen veya hoşgörüyle karşılanan olaylar ise boşanma sebebi olamaz. Davacı-karşı davalı müteveffa erkeğin, bu şekilde eşinin ihtardan önceki kusurlarını affettiği, ihtar tarihinden sonrası için de tarafların bir araya gelmedikleri gibi davalı-karşı davacı kadından kaynaklanan boşanmaya sebep olabilecek nitelikte yeni bir olayın varlığının da kanıtlanamadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle iken sağ kalan eşin (davalı-karşı davacı kadının) boşanmaya sebebiyet verecek kusurunun bulunmadığının tespitine karar verilecek yerde yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamış ve bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 29.06.2020 (Pzt.)

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

Terk Nedeniyle Boşanma Konusundaki 25 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page