Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › İnfaz, Koşullu Salıverilme ve Denetimli Serbestlik
AYM 1. Bölüm İhlal Ceza Hukuku
Tutuklunun AİHM Sitesine Erişim Talebinin Somut Değerlendirme Yapılmadan Reddi İhlal Sayıldı
Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm · Başvuru No 2023/6019 · T. 22.07.2026
Karar Özeti
Tutuklu başvurucu, derdest ceza davası ve bireysel başvurularında yararlanmak için AİHM'in resmî sitesindeki içtihat rehberlerine erişmek istedi; idare ve yargı mercileri talebi eğitim amaçlı olmadığı gerekçesiyle reddetti. Anayasa Mahkemesi, talebin neden eğitim ve iyileştirme faaliyeti kapsamında kalmadığının ve erişimin kurum düzeni ve güvenliğini nasıl tehlikeye düşüreceğinin değerlendirilmediğini tespit ederek ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verdi. Yeniden yargılamaya ve 20.000 TL manevi tazminata hükmetti. Ağır ceza mahkemesi kararında başvurucunun hükümlü olarak gösterilmesi ise suçlayıcı bir ifade içermediğinden masumiyet karinesi şikâyeti kabul edilemez bulundu.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Tutuklunun derdest davalarında yararlanmak için AİHM'in resmî sitesine erişim talebinin, kişiye özgü durumu ve kurum güvenliğine somut etkisi değerlendirilmeden reddi ifade özgürlüğünü ihlal etmiştir.
Soru: Tutuklunun AİHM içtihatlarına erişim talebi eğitim amaçlı değil denilerek reddedilebilir mi?
Sonuç: İfade özgürlüğünün ihlal edildiğine, yeniden yargılamaya ve net 20.000 TL manevi tazminata karar verildi; masumiyet karinesi şikâyeti kabul edilemez bulundu.
Karar Künyesi
- MahkemeAnayasa Mahkemesi
- BölümBirinci Bölüm
- Başvuru No2023/6019
- Karar Tarihi22.07.2026
- Karar TürüBireysel Başvuru
- Sonuçİhlal
- Resmî KaynakAnayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi Bankası
İlgili Mevzuat
Kararın Önemli Bölümleri
“söz konusu siteye erişim hâlinde ceza infaz kurumu düzeni ve güvenliğinin nasıl tehlikeye düşeceğine yönelik herhangi bir değerlendirme yapılmadığı görülmüştür.”
Kararın Tam Metni
TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
... BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2023/6019)
Karar Tarihi: 22/7/2026
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
İrfan FİDAN
Üyeler
:
Recai AKYEL
Selahaddin MENTEŞ
Yılmaz AKÇİL
Şaban KAZDAL
Raportör
:
Şeyda Nur ÜN
Başvurucu
:
...
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, ceza infaz kurumunda bulunan başvurucunun Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin resmî internet sitesine erişim talebinin kabul edilmemesi nedeniyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
2. Başvurucu, başvuru tarihinde anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan tutuklu olarak Bodrum S Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (Ceza İnfaz Kurumu/İdare) bulunmaktadır.
3. Başvurucu 13/10/2022 tarihinde Ceza İnfaz Kurumuna dilekçe yazarak "hakkındaki ceza yargılamasının devam ettiğini, aynı zamanda Anayasa Mahkemesinde derdest bireysel başvurularının bulunduğunu, hem ceza yargılamasında hem de bireysel başvuru dosyalarında yararlanmak üzere Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) resmi internet sitesinde bulunan içtihat rehberine erişmek için internetten faydalandırılmasını" talep etmiştir. Ceza İnfaz Kurumu 19/10/2022 tarihinde "başvurucunun internet bağlantılı bilgisayarı kullanım amacının eğitim ve kültürel amaçlı olmadığını" belirterek talebin reddine karar vermiştir.
4. Başvurucu, Ceza İnfaz Kurumunun kararına karşı infaz hâkimliğine şikâyette bulunmuştur. Şikâyeti inceleyen Bodrum İnfaz Hâkimliği (İnfaz Hâkimliği) 21/10/2022 tarihinde "5275 sayılı Kanun'da tutukluların eğitim ve iyileştirme faaliyeti dışında bilgisayar ve internet olanaklarından faydalanabileceklerine dair emredici bir hüküm bulunmadığı" gerekçesiyle şikâyetin reddine karar vermiştir.
5. Başvurucu, anılan karara itiraz etmiş; itirazı inceleyen Bodrum Ağır Ceza Mahkemesi 15/12/2022 tarihinde kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle itirazın kesin olarak reddine karar vermiştir.
6. Başvurucu, nihai hükmü 5/1/2023 tarihinde öğrendikten sonra 17/1/2023 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
7. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
A. İfade Özgürlüğünün İhlal Edildiğine İlişkin İddia
8. Başvurucu; hakkındaki ceza yargılamasının ve Anayasa Mahkemesi nezdindeki bireysel başvuru dosyalarının derdest olduğunu, avukatından uzakta bir ceza infaz kurumunda bulunduğunu ve avukatı ile yeterli iletişimi kuramadığını, ailesi ile de hukuksal konuları görüşebilecek bir ortamının bulunmadığını, bu nedenle savunmasında yararlanmak üzere AİHM'in resmî sitesinde yer alan içtihat rehberlerine erişmek istediğini belirtmiştir. AİHM'in resmî internet sitesinde yer alan içtihat rehberlerine erişmek için internet olanaklarından yararlanmayı talep eden başvurucu, idare ve mahkemelerin genel geçer gerekçelerle talebini reddettiğini ileri sürmüştür. Başvurucu ayrıca; İnfaz Hâkimliğinin kararı sonrası Ceza İnfaz Kurumuna başvurarak "AİHM'in resmi internet sitesine erişim imkanı verilmiyorsa en azından söz konusu sitede yer alan içtihat rehberlerinin internet erişimi olmayan bir bilgisayara indirilerek kendisinin bu rehberlere erişiminin sağlanmasını " talep ettiğini ancak bu talebine de olumlu veya olumsuz bir yanıt verilmediğini, bu hâliyle Ceza İnfaz Kurumunun talebinin karşılanmasına yönelik hiçbir girişimde bulunmadığını iddia etmiştir.
9. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde; mevcut başvuruda başvurucunun ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine yönelik şikâyetleri incelenirken Anayasa Mahkemesi tarafından yapılacak incelemede Anayasa ve mevzuat hükümleri doğrultusunda somut olayın kendine özgü koşullarının göz önüne alınması gerektiği belirtilmiştir. Başvurucu Bakanlık görüşüne karşı beyanında -genel hatlarıyla- bireysel başvuru formundaki iddialarını yinelemiştir.
10. Anayasa Mahkemesi daha önce verdiği birçok kararında, tutuklu ve hükümlülerin radyo, televizyon ve internet olanaklarından yararlanma taleplerinin reddedilmesini ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirmiştir (ilgili kararlar için bkz. Muhittin Pirinççioğlu [1. B.], B. No: 2014/4397, 21/9/2016, § 20; Erdener Demirel ve Feki Roni Temizyüz [2. B.], B. No: 2014/13310, 18/7/2018, § 19; Abdulmenaf Osman [1. B.], B. No: 2015/5483, 10/5/2018, §§ 14-15). Bu kapsamda bir ceza infaz kurumunda bulunan başvurucunun resmî bir internet sitesine erişim imkânının engellenmesinin haber veya fikir alma özgürlüğü, dolayısıyla ifade özgürlüğü kapsamında incelenmesi gerekir (benzer yönde bkz. Metin Can Yılmaz [1. B.], B. No: 2021/63600, 3/7/2025, § 13).
11. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
12. Başvurucunun AİHM'in resmî internet sitesine erişiminin engellenmesiyle bilgiye erişim hakkına, dolayısıyla da ifade özgürlüğüne bir müdahalede bulunulmuştur. Müdahalenin dayanağı olan 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 67. maddesinin (3) numaralı fıkrasının kanunla sınırlama ölçütünü karşıladığı ve müdahalenin amacının Ceza İnfaz Kurumunun düzenini ve güvenliğini sağlamak olduğu, bu bağlamda müdahalenin kamu düzeninin sağlanmasına yönelik önlemlerin bir parçası olduğu ve meşru bir amaç taşıdığı sonucuna varılmıştır. Bu aşamadan sonra yapılması gereken, müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olup olmadığını değerlendirmektir.
13. Temel hak ve özgürlüklere yönelik bir müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun kabul edilebilmesi için zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılaması ve orantılı olması gerekir (Bekir Coşkun [GK], B. No: 2014/12151, 4/6/2015, §§ 53-55; Mehmet Ali Aydın [GK], B. No: 2013/9343, 4/6/2015, §§ 70-72; AYM, E.2007/4, K.2007/81, 18/10/2007). Müdahaleyi oluşturan tedbirin zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşıladığının kabul edilebilmesi için amaca ulaşmaya elverişli olması, başvurulabilecek en son çare ve alınabilecek en hafif önlem olarak kendini göstermesi gerekmektedir (bazı farklılıklarla birlikte bkz. Bekir Coşkun, § 51; Mehmet Ali Aydın, § 68; Tansel Çölaşan [1. B.], B. No: 2014/6128, 7/7/2015, § 51).
14. Tutuklu ve hükümlüler, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) ortak alanı kapsamında kalan temel hak ve hürriyetlerin tamamına kural olarak sahiptir (Mehmet Reşit Arslan ve diğerleri [2. B.], B. No: 2013/583, 10/12/2014, § 65). Bu bağlamda tutuklu ve hükümlülerin ifade özgürlüğü de Anayasa ve Sözleşme kapsamında koruma altındadır (Murat Karayel (5) [2. B.], B. No: 2013/6223, 7/1/2016, § 27). Bununla birlikte ifade özgürlüğü mutlak bir hak değildir ve Anayasa'nın 26. maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen sebeplerle sınırlanabilir. Bu bağlamda ceza infaz kurumunda bulunmanın kaçınılmaz sonucu olarak suçun önlenmesi ve disiplinin sağlanması gibi kurumda güvenliğin ve düzenin korunmasına yönelik kabul edilebilir gerekliliklerin olması durumunda mahpusların sahip olduğu haklara sınırlama getirilebilecektir (Murat Karayel (5), § 29).
15. Anayasa Mahkemesi, bir ceza infaz kurumunda bulunan mahpusların bilgisayar veya bu gibi bazı araçlara erişimi konusunda ceza infaz kurumu idaresinin geniş bir takdir yetkisi bulunduğunu kabul etmiştir. Bu bağlamda ceza infaz kurumu idaresinin mahpusların kendi araçlarını bulundurmaları ve kullanmaları da dâhil olmak üzere teknik bazı araçlara ilişkin düzenlemeler yapması, bunları organize etmesi ve ceza infaz kurumu şartlarına göre denetlemesi mümkündür. Bu takdir yetkisi işin teknik boyutu, devletin olanakları, kurumların imkân ve kapasitesi ile infaz hukukunun gereklilikleri gibi koşullarla da bağlantılıdır (Abdulmenaf Osman, § 15). Nitekim bu takdir yetkisinin bir sonucu olarak 5275 sayılı Kanun'un 67. maddesinde, bilgisayara erişimin yalnızca eğitim ve iyileştirme programları yönünden mümkün kılındığı anlaşılmaktadır.
16. Başvurucu, internet olanağından yararlandırılmamasını şikâyet konusu etmiştir. Daha önce de vurgulandığı üzere ceza infaz kurumunda bulunmanın kaçınılmaz sonucu olarak suçun önlenmesi ve disiplinin sağlanması gibi kurumda güvenliğin ve düzenin korunmasına yönelik kabul edilebilir gerekliliklerin olması durumunda başvurucunun internet olanağından yararlandırılmamasına karar verilebilecektir. Öte yandan Anayasa'nın ve ilgili mevzuatın mahpusların haber veya fikir alma özgürlüğüne ilişkin olarak belli bir iletişim aracını güvence altına aldığı da söylenemez. Bunun sonucu olarak mahpusların bilgiye ulaşmasını anlamsız ve imkânsız hâle getirmeyen münferit uygulamalar konusunda ceza infaz kurumlarının geniş bir takdir yetkisinin olduğu vurgulanmalıdır.
17. Bununla birlikte ceza infaz kurumlarınca yapılacak belirli bir iletişim aracına getirilen kısıtlamaya ilişkin münferit uygulamaların tamamen denetimsiz alan olarak görülmesi de mümkün değildir. Dolayısıyla mevcut başvurudaki gibi ifade özgürlüğüne yapılan müdahalelerde kurumların ve mahkemelerin belirli bir iletişim aracına getirilen kısıtlamaya ilişkin uygulamaların ceza infaz kurumunun asayişi ve güvenliği için gerekli olduğunu değerlendirmeleri gerekir. Ceza infaz kurumlarından teknik bazı araçlara ilişkin yapılan başvurularda Anayasa Mahkemesi ise idarenin ve mahkemelerin bilgiye ulaşmak için kullanılan teknik bir araca getirilen kısıtlama hususundaki geniş takdir yetkilerini meşru bir temeli olmaksızın ayrımcı bir nedenle, öngörülemez ya da keyfî olarak kullanıp kullanmadıklarını inceleyecektir (Murat Gösterit [2. B.], B. No: 2019/9396, 27/2/2024, § 33).
18. Başvuru konusu olayda başvurucunun belirli bir internet sitesinden yararlandırılmaya yönelik talebi; ceza infaz kurumlarında bilgisayardan ancak eğitim ve iyileştirme faaliyetleri kapsamında yararlanılabileceği gerekçesiyle reddedilmiştir. 5275 sayılı Kanun'un 67. maddesinin 3. fıkrasının mahpuslara, eğitim ve iyileştirme faaliyetleri kapsamında olmak kaydıyla ve denetim altında internetten yararlanma olanağı sunduğu görülmektedir. Başvurucunun hakkındaki ceza yargılamasının ve Anayasa Mahkemesi nezdindeki bireysel başvuruların derdest olması ve bu davalarda AİHM'in içtihat rehberlerinden yararlanmak istemesi, ayrıca erişmek istediği internet sitesinin (AİHM resmî internet sitesi) de niteliği gözönüne alındığında, başvurucunun talebinin aynı zamanda 5275 sayılı Kanun'un 67. maddesinin 3. fıkrası gereğince eğitim ve iyileştirme faaliyeti kapsamına neden girmediği anlaşılamamaktadır. Nitekim AİHM de Ramazan Demir/Türkiye (B. No: 68550/17, 9/2/2021) kararında Anayasa Mahkemesi ve AİHM'in resmî internet sitelerine erişim talebi konusunda aynı yönde tespitte bulunmuştur (anılan kararda bkz. § 46). Kaldı ki AİHM'in kararlarının birçoğu ile AİHS kapsamındaki haklara yönelik hazırladığı içtihat rehberleri yalnızca çevrim içi olarak erişilebilir olup ilgili internet sitesinde arama yapmayı gerektirmektedir.
19. Mevcut başvuruda başvurucunun AİHM'in resmî internet sitesine erişiminin sağlanmamasına yönelik şikâyeti sonucunda İnfaz Hâkimliği başvurucunun talebinin reddine karar vermiştir. Ağır Ceza Mahkemesi de daha fazla bir gerekçe belirtmeksizin başvurucunun itirazını reddetmiştir. Bununla birlikte başvurucunun kişisel durumu ile hakkındaki yargılama ve Anayasa Mahkemesi nezdindeki bireysel başvuruları ile bu başvurulara ilişkin erişmek istediği resmî internet sitesinin niteliği gözönüne alındığında gerek idare gerekse de mahkemeler tarafından; başvurucunun söz konusu resmî internet sitesine erişiminin neden eğitim ve iyileştirme faaliyeti kapsamında kalmadığına, aynı zamanda söz konusu siteye erişim hâlinde ceza infaz kurumu düzeni ve güvenliğinin nasıl tehlikeye düşeceğine yönelik herhangi bir değerlendirme yapılmadığı görülmüştür.
20. Tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde başvurucunun AİHM'in resmî internet sitesine erişme talebinin reddine dair verilen kararlarda, Kanun'un amacı doğrultusunda ve yukarıda yer verilen tespitler uyarınca başvurucuya özgü, somut olay ve olgulara dayalı değerlendirmeler yapılmaksızın başvurucunun AİHM'in resmî internet sitesinden yararlanma imkânının elinden alındığı görülmüştür. Bu kapsamda söz konusu müdahalenin zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamadığı sonucuna varılmıştır. Netice itibarıyla başvurucunun ifade özgürlüğüne yapılan müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olduğu kabul edilemez.
21. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa'nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
B. Masumiyet Karinesinin İhlal Edildiğine İlişkin İddia
22. Başvurucu, bireysel başvuru formunda ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddiasının yanı sıra ceza infaz kurumunda tutuklu olarak bulunmasına karşın Ağır Ceza Mahkemesinin kararında hükümlü olarak gösterildiğini belirterek masumiyet karinesinin ihlal edildiğini iddia etmiştir.
23. Başvuru konusu olayda; başvurucunun şikâyetine yönelik infaz hâkimliği kararında başvurucunun hukuki statüsünün tutuklu olarak belirtildiği ancak itiraz üzerine Ağır Ceza Mahkemesince verilen kararda hükümlü olarak belirtildiği görülmektedir.
24. Masumiyet karinesinin ihlal edilip edilmediği değerlendirilirken özellikle hukuk ve idari yargılama bakımından üzerinde durulması gereken önemli hususlardan biri, yargılamayı yapan makamın ilgili kişiye suç isnat edip etmediği ve ceza yargılaması kararını sorgulayıp sorgulamadığıdır (Uygar Özbayrak [2. B.], B. No: 2015/19939, 11/12/2018, § 29).
25. Başvuru konusu olayda da Ağır Ceza Mahkemesi kararında başvurucunun suç işlediğine ilişkin suçlayıcı ifadelere yer verilmediği gibi başvurucu hakkındaki ceza yargılamasına yönelik herhangi bir sorgulama yapılmadığı, yalnızca başvurucunun talebine yönelik 5275 sayılı Kanun hükümleri kapsamında değerlendirme yapıldığı anlaşıldığından Uygar Özbayrak kararı doğrultusunda açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
III. GİDERİM
26. Başvurucu; ihlalin tespiti ve yeniden yargılama yapılması ile 20.000 TL manevi tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
27. Başvuruda tespit edilen anayasal hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunmaktadır. Anayasa'nın 148. ve 153. maddeleri ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. ve 66. maddeleri uyarınca ihlal kararının gönderildiği yargı mercilerinin yapması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatıp Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında belirtilen ilkelere ve gerekçelere uygun biçimde yürütülecek yargılama sonunda hak ihlalinin nedenlerini gidererek yeni bir karar vermektir (yeniden yargılama konusunda bkz. Mehmet Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60; Aligül Alkaya ve diğerleri (2) [1. B.], B. No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100).
28. Eski hâle getirme kuralı çerçevesinde ihlalin sonuçlarının bütünüyle ortadan kaldırılabilmesi için başvurucuya manevi zararları karşılığında net 20.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.
IV. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. 1. Masumiyet karinesinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. İfade özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğünün İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Kararın bir örneğinin ifade özgürlüğünün ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Bodrum İnfaz Hâkimliğine (E.2022/4273, K.2022/4300) GÖNDERİLMESİNE,
Ç. Başvurucuya net 20.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,
D. 1480,40 TL harçtan oluşan yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,
E. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 22/7/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Kaynak: Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi Bankası. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Bu Karar Hakkında Sorular
Ceza İnfaz Kurumunun İnternet Erişimi Konusunda Takdir Yetkisi Var mı?
Evet. Anayasa Mahkemesi kurumların teknik araçlar konusunda geniş takdir yetkisi bulunduğunu kabul etti; ancak bu yetkinin keyfî kullanılmaması ve kısıtlamanın kişiye özgü, somut olgulara dayalı olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Benzer Kararlar
AYM 1. Bölüm 02.09.2026
Doküman Aidiyeti ve Kurum Düzenine Etkisi Gösterilmeden Verilen Hücre Cezasında İhlal
Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm · Başvuru No 2024/38366
Ele geçen dokümanlar nedeniyle hücreye koyma cezası verilirken dokümanların başvurucuya aidiyeti ve içeriğin kurum düzenini nasıl bozduğu somut olarak gösterilmediğinden ifade özgürlüğü ihlal edilmiştir.
İhlal İnfaz, Koşullu Salıverilme ve Denetimli Serbestlik
AYM 1. Bölüm 22.07.2026
Oda Aramasında Söylenen Sözlerin Disipline Etkisi Açıklanmadan Verilen Cezada İfade İhlali
Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm · Başvuru No 2024/15650
Cezaevinde görevlilere söylenen sözler nedeniyle verilen disiplin cezasında, sözlerin kurum güvenliğini veya disiplinini nasıl bozduğu somut olgularla gösterilmemişse müdahale ilgili ve yeterli gerekçeye dayanmaz.
İhlal İnfaz, Koşullu Salıverilme ve Denetimli Serbestlik
AYM 1. Bölüm 22.07.2026
Nakille Getirilen Dergilerin İlk Kez Edinilen Yayın Gibi Reddi İfade Özgürlüğünü İhlal Etti
Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm · Başvuru No 2023/7099
Hükümlünün nakil sırasında getirdiği dergiler ilk kez edinilen yayın gibi değil nakil eşyası olarak incelenmeli; önceki edinim ve denetim iddiaları araştırılmadan verilen ret kararı ihlal oluşturmuştur.
İhlal İnfaz, Koşullu Salıverilme ve Denetimli Serbestlik
AYM 1. Bölüm 22.07.2026
Cezaevinde Isınma Şikâyetindeki Beddua İçin Disiplin Cezası İfade Özgürlüğünü İhlal Etti
Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm · Başvuru No 2023/19166
Tutma koşullarından yakınan dilekçedeki sözlerin bağlamı ve kurum düzeni ile güvenliğine etkisi gösterilmeden yalnız nezaketsizliğe dayanılarak verilen disiplin cezası ifade özgürlüğünü ihlal etmiştir.
İhlal İnfaz, Koşullu Salıverilme ve Denetimli Serbestlik
İnfaz, Koşullu Salıverilme ve Denetimli Serbestlik Konusundaki 51 Kararın Tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
- Ceza Hukuku Rehberi
- Ceza Hukuku İçtihatları
- Hukuk Sözlüğü: Koşullu Salıverilme Nedir?
- Hukuk Sözlüğü: Denetimli Serbestlik Nedir?
- Koşullu Salıverilme ile Denetimli Serbestlik Farkı
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.