Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › İnfaz, Koşullu Salıverilme ve Denetimli Serbestlik
AYM 1. Bölüm İhlal Ceza Hukuku
Yabancı Dilde Gazete ve Dergi Talebinin Yetersiz Gerekçeyle Reddi İfade Özgürlüğünü İhlal Etti
Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm · Başvuru No 2020/9929 · T. 01.07.2026
Karar Özeti
Tutuklu başvurucuya ailesinin gönderdiği dört İngilizce dergi teslim edilmedi, yabancı dilde bir gazete de kurum aracılığıyla temin edilmedi. İnfaz hâkimliği, gazetenin bayide bulunmadığını, dergilerde ise tercüme edecek personel bulunmadığından başvurucunun tercüme ücretini karşılaması gerektiğini belirterek şikâyeti reddetti; itiraz da reddedildi. Anayasa Mahkemesi, gazete için alternatif temin yollarının araştırılmadığını, dergilerde ise ad ve konu belirtilmeden tercüme masrafına dayanıldığını saptayarak ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verdi. Başvuru, yabancı dildeki yayınlara ilişkin 2020 tarihli yasa değişikliğinden önceki müdahaleye ilişkindir.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Yabancı dildeki gazete için alternatif temin yolları araştırılmadan, dergiler için de ad ve konu belirtilmeden tercüme masrafına dayanılarak verilen ret, ilgili ve yeterli gerekçe sayılmayıp ihlal oluşturmuştur.
Soru: Cezaevinde yabancı dildeki gazete ve dergilerin verilmemesi hangi durumda ihlal sayılır?
Sonuç: İfade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verildi; giderim için dosya yeniden yargılama yapılmak üzere Silivri 3. İnfaz Hâkimliğine gönderildi.
Karar Künyesi
- MahkemeAnayasa Mahkemesi
- BölümBirinci Bölüm
- Başvuru No2020/9929
- Karar Tarihi01.07.2026
- Karar TürüBireysel Başvuru
- Sonuçİhlal
- Resmî KaynakAnayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi Bankası
İlgili Mevzuat
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 26 (resmî metin)
- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun m. 3 (resmî metin)
- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun m. 62 (resmî metin)
- 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun m. 32
Kararın Önemli Bölümleri
“Başvuru konusu olayda başvurucunun talebinin karşılanması için alternatif yolların bulunup bulunmadığının araştırılmadığı görülmektedir.”
“dergilerin adlarının ve konularının ne olduğu gibi temel hususlarda dahi bir açıklama yapılmadan tercüme masrafının karşılanmamasından bahisle reddedilmiştir.”
Kararın Tam Metni
TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
... BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2020/9929)
Karar Tarihi: 1/7/2026
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
İrfan FİDAN
Üyeler
:
Recai AKYEL
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Yılmaz AKÇİL
Şaban KAZDAL
Raportör
:
Muhammed Cemil KANDEMİR
Başvurucu
:
...
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, ceza infaz kurumunda tutuklu olarak bulunan başvurucuya yabancı dilde yazılmış bir gazetenin temin edilmemesi ve ailesi tarafından posta yoluyla gönderilen yabancı dilde yazılmış bazı dergilerin teslim edilmemesi nedenleriyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
2. Başvurucu, olayların yaşandığı dönemde Silivri Ceza İnfaz Kurumunda (İnfaz Kurumu) anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan tutuklu olarak bulunmaktadır.
3. Başvurucu, İnfaz Kurumu Müdürlüğünce kendisine dört adet İngilizce derginin geldiğinin bildirilmesine rağmen teslim edilmediğini ve uzun süredir talep etmesine rağmen H.D.N. gazetesinin temin edilmediğini ileri sürerek Silivri İnfaz Hâkimliğine şikâyet başvurusunda bulunmuştur.
4. Silivri 3. İnfaz Hâkimliği (İnfaz Hâkimliği) 16/12/2019 tarihli kararıyla başvurucunun taleplerini reddetmiştir. Kararda, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü yazısında farklı dillerde bulunan kitapların kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakaret içeren kitaplardan olup olmadığının anlaşılabilmesi için öncelikle varsa kurumda ilgili dili bilen yetkin personel tarafından tercüme edilmesi, bunun mümkün olmaması hâlinde ücreti ilgili hükümlü veya tutuklu tarafından karşılanarak tercüme ettirilmesi gerektiğinin ifade edildiği belirtilmiştir. Kararın gerekçesinde; İnfaz Kurumunun 23/10/2019 tarihli yazısına yer verilerek kurumca yabancı dildeki yayınların tercümesinin ilgili dili bilen yetkin personel bulunmaması sebebiyle yapılamadığı, başvurucuya bu durum anlatılarak tercüme ücretinin kendisi tarafından karşılanması durumunda kurumca ilgili işlemlerin başlatılarak yabancı dildeki yayının kurum dışında tercümesinin yapılması için gönderileceğinin belirtildiği ifade edilmiştir. Kararda ayrıca, H.D.N. isimli yabancı dildeki gazetenin de ilgili bayiden temin edilememesi sebebiyle kurum kantininde satılmadığı belirtilmiştir.
5. Başvurucu, İnfaz Hâkimliği kararına karşı itiraz yoluna başvurmuştur. İtirazı inceleyen Ağır Ceza Mahkemesi, İnfaz Hâkimliği kararlarının usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek itirazın reddine karar vermiştir.
6. Başvurucu, nihai kararı 10/2/2020 tarihinde öğrenmiş ve 5/3/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
7. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
8. Başvurucu adli yardım talebinde bulunmuştur. Ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.
9. Başvurucu; mahkemelerce yasaklanmamış, bandrollü süreli ve süresiz yayınların kendisine teslim edilmemesinin manevi varlığını geliştirme, bilim ve sanat öğrenme ve eğitim haklarını ihlal ettiğini iddia etmiştir. Başvurucu ayrıca itiraz süresi devam ederken söz konusu yayınların ailesine iade edildiğini belirterek manevi zararı olduğunu ileri sürmüştür.
10. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde; çeşitli Anayasa Mahkemesi kararlarından bahsedilerek başvurucunun ifade özgürlüğünün ihlal edilip edilmediği konusunda yapılacak incelemede Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri ile somut olayın kendine özgü koşullarının da dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.
11. Tutuklu ve hükümlüler, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) ortak alanı kapsamında kalan temel hak ve hürriyetlerin tamamına kural olarak sahiptir (Mehmet Reşit Arslan ve diğerleri [2. B.], B. No: 2013/583, 10/12/2014, § 65). Bu bağlamda tutuklu ve hükümlülerin ifade özgürlüğü de Anayasa ve Sözleşme kapsamında koruma altındadır (Murat Karayel (5) [2. B.], B. No: 2013/6223, 7/1/2016, § 27).
12. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder. Anayasa Mahkemesi daha önce vermiş olduğu birçok kararında, hükümlü ve tutuklulara kargo yoluyla gelen ya da ziyaretçileri aracılığıyla getirilen veya hükümlü ve tutukluların kendi satın aldıkları ya da almak istedikleri süreli ya da süresiz yayınların ceza infaz kurumlarına kabul edilmemesini ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirmiştir (ilgili kararlar için bkz. Recep Bekik ve diğerleri [GK], B. No: 2016/12936, 27/3/2019, § 24; İbrahim Kaptan (2) [2. B.], B. No: 2017/30723, 12/9/2018, § 23; Ahmet Sil ve Taner Yay [2. B.], B. No: 2017/35227, 30/9/2020, § 31). Tutuklu ve hükümlülerin süreli veya süresiz yayınlara ulaşabilmesi de bilgi ve kanaatlere ulaşma özgürlüğünün somut yansıması olarak ifade özgürlüğünün koruması altındadır (İbrahim Bilmez [1. B.], B. No: 2013/434, 26/2/2015, § 74; Kamuran Reşit Bekir [GK], B. No: 2013/3614, 8/4/2015, § 43; Hüseyin Sürensoy [1. B.], B. No: 2013/749, 6/10/2015, § 44). Söz konusu kararlar çerçevesinde bir değerlendirme yapıldığında, ceza infaz kurumunda tutuklu olarak bulunan başvurucuya ailesi tarafından posta yoluyla gönderilen dergilerin kendisine teslim edilmesi ve bir gazetenin kurum idaresi aracılığıyla satın alınması taleplerinin reddedilmesinin haber veya fikir alma özgürlüğü, dolayısıyla ifade özgürlüğü kapsamında incelenmesi gerekir.
13. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
14. Ceza infaz kurumunda bulunan başvurucunun belirli bir gazeteye ulaşmak istemesinin kabul edilmemesinin ve başvurucuya ailesi tarafından posta yoluyla gönderilen dergilerin kendisine teslim edilmemesinin haber veya fikir alma özgürlüğüne, dolayısıyla ifade özgürlüğüne yönelik bir müdahale olduğu değerlendirilmiştir.
15. Anayasa Mahkemesi Recep Bekik ve diğerleri kararında, benzer müdahalelerin hukuki dayanağı olan 5275 sayılı Kanun'un 62. maddesinin kanunla sınırlama ölçütünü karşıladığı ve başvuruya konu süreli yayınların ceza infaz kurumlarının düzeninin ve güvenliğinin sağlanması, suçun önlenmesi ve mahkûmun ıslahı amaçlarıyla başvuruculara verilmemesi şeklindeki müdahalelerin Anayasa’nın 26. maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen kamu düzeni ve kamu güvenliği kapsamında meşru bir amaç taşıdığı sonucuna varmıştır (Recep Bekik ve diğerleri, §§ 32, 33). Mevcut başvuruda da anılan tespitlerden ayrılmayı gerektiren bir yön bulunmamaktadır. Bundan sonra yapılması gereken, müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olup olmadığını değerlendirmektir.
16. Temel hak ve özgürlüklere yönelik bir müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun kabul edilebilmesi için zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılaması ve orantılı olması gerekir (Bekir Coşkun [GK], B. No: 2014/12151, 4/6/2015, §§ 53-55; Mehmet Ali Aydın [GK], B. No: 2013/9343, 4/6/2015, §§ 70-72; AYM, E.2007/4, K.2007/81, 18/10/2007). Müdahaleyi oluşturan tedbirin zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşıladığının kabul edilebilmesi için amaca ulaşmaya elverişli olması, başvurulabilecek en son çare ve alınabilecek en hafif önlem olarak kendini göstermesi gerekmektedir (bazı farklılıklarla birlikte bkz. Bekir Coşkun, § 51; Mehmet Ali Aydın, § 68; Tansel Çölaşan [1. B.], B. No: 2014/6128, 7/7/2015, § 51).
17. Başvurucunun ailesi tarafından gönderilen yabancı dilde yazılmış dergilerin kendisine verilmemesi ve yabancı dildeki bir gazetenin temin edilmesi talebinin karşılanmamasının farklı gerekçelere dayandığı görüldüğünden söz konusu iddialar ayrı başlıklar altında incelenecektir. Başvurucu, söz konusu hususlarda İnfaz Kurumu idaresine yaptığı başvuruya ilişkin net bir bilgi vermemekle birlikte İnfaz Kurumunca İnfaz Hâkimliğine gönderilen yazıdan (bkz. § 4) başvurucunun söz konusu taleplerinin reddedildiği anlaşılmaktadır. Kamusal makamlarca başvurucunun mezkûr taleplerinin reddedildiği görüldüğünden değerlendirme bu çerçevede yapılacaktır.
A. Yabancı Dilde Yazılmış Süreli Yayın Temini Talebinin Reddedilmesi Şikâyeti Yönünden
18. Başvurucunun H.D.N. isimli gazetenin İnfaz Kurumu kantini aracılığıyla alınabilecek gazeteler arasına eklenerek kendisine verilmesi talebi söz konusu gazetenin ilgili bayiden temin edilemediği gerekçesiyle reddedilmiştir.
19. Somut olayda başvurucu, ülkemizde yabancı dilde yayımlanan bir gazetenin İnfaz Kurumunca temin edilerek kendisine verilmesini talep etmiştir. Anayasa Mahkemesi daha önce verdiği birçok kararda tutuklu ya da hükümlülerin süreli veya süresiz yayınlardan yararlanma yöntemlerini sıralamıştır. Bu yöntemlerden biri, kanunun açık hükmünün de emrettiği gibi ücretinin hükümlü ve tutuklularca karşılanması şartıyla herhangi bir yayının kurumca satın alınmasıdır (İbrahim Kaptan (2), § 31; Recep Bekik ve diğerleri, § 38; Ahmet Sil ve Taner Yay, § 45). Somut olayda başvurucunun talebinin de bahis konusu yöntem kapsamında olduğu açıktır.
20. Ücretleri tutuklu ve hükümlüler tarafından ödenmek ve kurum tarafından temin edilmek suretiyle istenen süreli veya süresiz yayınların öncelikle kuruma getirilmesi için gerekli işlemler yapılır. Yayınlar kuruma geldiğinde ise kamu otoritelerinin 5275 sayılı Kanun'un 3. ve 62. maddeleri uyarınca ve Anayasa Mahkemesi içtihadında kabul edilen ilke ve kriterler ışığında (Recep Bekik ve diğerleri, §§ 41-45) bir denetim yapması beklenir (benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. İbrahim Kaptan (2), § 32; Ahmet Sil ve Taner Yay, § 46).
21. Somut olayda başvurucunun talebi söz konusu gazetenin ilgili bayide bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Başvuru konusu olayda başvurucunun talebinin karşılanması için alternatif yolların bulunup bulunmadığının araştırılmadığı görülmektedir. Tutuklu ve hükümlülerin haber ve fikir alma özgürlüğüne güvence sağlama hususunda asıl yetkili ve görevlinin ilgili ceza infaz kurumu idaresinin olduğu açıktır. Bununla birlikte süreli yayınlara erişim noktasında İnfaz Hâkimliğinin de idarenin gerekçesiz uygulamalarını engelleme görevinin bulunduğu unutulmamalıdır (benzer bir değerlendirme için bkz. Recep Bekik ve diğerleri, § 54; Ahmet Sil ve Taner Yay, § 48). İnfaz Hâkimliğinin başvurucunun talep ettiği gazeteye ulaşamamasına ilişkin olarak söz konusu gazetenin ilgili bayi olarak ifade ettiği yerde bulunmaması haricinde bir gerekçe ortaya koymadığı, gazetenin temini için alternatif yolların denenip denenmediği konusunda bir açıklamada bulunmadığı, dolayısıyla talebin ilgili bir gerekçe gösterilmek suretiyle değerlendirilmediği anlaşılmaktadır.
22. Bu itibarla başvurucunun ifade özgürlüğüne yapılan müdahalenin demokratik toplumda gerekli olduğu idare ve yargısal makamlarca ilgili ve yeterli gerekçelerle ortaya konulamamıştır (benzer yönde değerlendirme için bkz. Tahsin Gündüz [2. B.], B. No: 2020/10519, 15/4/2025, §§ 25-27; benzer müdahalenin gerekliliğinin ilgili ve yeterli gerekçeyle ortaya konulması nedeniyle ifade özgürlüğünün ihlal edilmediği yönündeki değerlendirme için bkz. Kenan Unus [1. B.], B. No: 2021/32769, 16/4/2025, §§ 25-27). Başvurunun bütün bu koşulları gözetildiğinde başvurucunun ifade özgürlüğüne yapılan müdahalenin demokratik toplumda zorunlu bir toplumsal ihtiyaca karşılık gelmediği sonucuna varılmıştır.
23. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
B. Posta Yoluyla Gönderilen Yabancı Dilde Yazılmış Dergilerin Teslim Edilmemesi Şikâyeti Yönünden
24. Somut olayda başvurucunun ailesi tarafından İnfaz Kurumuna posta yoluyla gönderilen yabancı dildeki süreli yayınlar başvurucuya teslim edilmemiştir. Başvurucunun posta yoluyla gelen süreli yayınların teslimi talebinin; yabancı dildeki dergilerin içeriklerinin anlaşılabilmesi için tercüme edilmesi gerektiği, kurumda ilgili dili bilen yetkin personel bulunmaması sebebiyle tercümenin yapılamadığı, bu nedenle tercüme ücretinin başvurucu tarafından karşılanması durumunda dergilerin kurum dışında tercümesinin yapılabileceği gerekçesiyle reddedildiği anlaşılmaktadır.
25. Öncelikle belirtilmelidir ki başvurucu, kendisine teslim edilmeyen dergilerin isimlerinin ne olduğuna başvuru formunda yer vermemiştir. Söz konusu dergilerin isimlerinin ne olduğu bilgisine idari ve yargısal kararlarda da değinilmemiştir. Bununla birlikte söz konusu yayınların yabancı dilde olduğu konusunda bir ihtilafın bulunmadığı da açıktır.
26. Eldeki başvuruda İnfaz Hâkimliği başvurucuya ailesi tarafından posta yoluyla gönderilen yabancı dilde yazılmış dergilerin teslim edilmemesini İnfaz Kurumunca söz konusu dergilerin tercümesi yapılamadığı gerekçesiyle hukuka uygun bulmuştur (bkz. § 4).
27. Anayasa Mahkemesi, Recep Bekik ve diğerleri kararında; ceza infaz kurumlarında tutuklu ya da hükümlü olarak bulunanların satın aldığı süreli yayınların kendilerine teslim edilmemesi nedeniyle ifade özgürlüklerinin ihlal edildiği iddiasını incelemiştir. Anayasa Mahkemesi bu kararda Halil Bayık ([GK], B. No: 2014/20002, 30/11/2017) ve Sinan İyit ([1. B.], B. No: 2014/292, 19/7/2017) kararlarında öngörülen kriterleri karşılamayan değerlendirmeler yapıldığını, ayrıca ceza infaz kurumlarında süreli yayınlara erişime ilişkin mevcut sistemde bir yeknesaklığın sağlanamadığını tespit etmiştir (Recep Bekik ve diğerleri, §§ 50-54). Anayasa Mahkemesi sonuç olarak ceza infaz kurumlarında süreli yayınlara erişime ilişkin mevcut sistemde uygulamadan kaynaklanan bir yapısal sorun yaşandığını, idari ve hukuki tedbirler alınarak yayınların yeknesak, hakkaniyete uygun ve Anayasa Mahkemesinin öngördüğü kriterleri karşılayan bir yöntemle mahpuslara tesliminin sağlanması yönünden etkin bir düzen kurulmadığı takdirde söz konusu yapısal sorunun devam edeceğini ve bunun Anayasa'nın 26. maddesinde korunan ifade özgürlüğünün devamlı ihlali anlamına geleceğini ifade etmiştir (Recep Bekik ve diğerleri, §§ 55-60). Anayasa Mahkemesi Recep Bekik ve diğerleri kararında özetle, satın alma usulüyle temin edilen süreli yayınların ceza infaz kurumlarındaki tutuklu ve hükümlülere teslim edilip edilmemesinde keyfîliği engelleyecek, aynı hukuki durumda bulunanlara aynı uygulamanın yapılmasını sağlayacak, açık, yol gösterici ve istikrarlı idari uygulamaları garanti edecek bir mekanizmanın bulunmadığı gerekçesiyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır.
28. Öte yandan Recep Bekik ve diğerleri kararından sonra 14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanun'un 32. maddesiyle 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'da değişiklik yapılmış ve buna bağlı düzenleyici işlemler ile bir dizi önlemler alınmıştır. Söz konusu maddeyle 5275 sayılı Kanun'un "Süreli veya süresiz yayınlardan yararlanma hakkı" kenar başlıklı 62. maddesinin dördüncü fıkrasına "Yabancı dilde yayımlanmış gazete ve dergilerin ceza infaz kurumuna kabul edilmesinde Adalet Bakanlığı yetkilidir." kuralı eklenmiştir. Bu kapsamda yabancı dildeki dergilerin ceza infaz kurumuna alınmasında bir sakınca bulunup bulunmadığına ilişkin değerlendirmenin yerel otoritelerce yapılmasının zorluğu nedeniyle infaz kurumlarının bağlı olduğu, daha geniş olanaklara sahip olan Bakanlığın yetkili olacağı kabul edilmiştir. Ancak eldeki başvuru söz konusu yasal ve uygulamaya dönük değişiklikten önceki bir tarihte gerçekleşen müdahaleye ilişkindir.
29. Recep Bekik ve diğerleri kararında ceza infaz kurumlarında tutuklu ya da hükümlü olarak bulunanların satın aldığı süreli yayınların kendilerine teslim edilmesinde yapısal problem olduğu değerlendirilerek ihlal sonucuna ulaşılmıştır. Somut olayda ise müdahale mahpus olan başvurucuya ailesi tarafından posta yoluyla gönderilen dergilerin teslim edilmemesidir. Süreli veya süresiz yayınların mahpuslara verilmemesi biçimindeki müdahalelerde yapılması gereken denetime ilişkin ilkeler Anayasa Mahkemesinin Halil Bayık kararında açıklanmıştır. Buna göre Halil Bayık kararında öngörülen kriterleri karşılamayan bir gerekçeyle yapılan müdahalelerin ihlal oluşturacağı belirtilmelidir (söz konusu kriterler için bkz. Halil Bayık, § 45). Somut olayda başvurucunun posta yoluyla kendisine gönderilen dergilerin teslimi talebi yargılama mercilerince başvurucuya posta yoluyla gönderilen dergilerin adlarının ve konularının ne olduğu gibi temel hususlarda dahi bir açıklama yapılmadan tercüme masrafının karşılanmamasından bahisle reddedilmiştir.
30. Bu itibarla başvurucunun ifade özgürlüğüne yapılan müdahalenin demokratik toplumda gerekli olduğu idare ve yargısal makamlarca ilgili ve yeterli gerekçelerle ortaya konulamadığından müdahalenin demokratik toplumda zorunlu bir toplumsal ihtiyaca karşılık gelmediği sonucuna varılmıştır.
31. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
III. GİDERİM
32. Başvurucu; ihlalin tespiti ve yeniden yargılama yapılması taleplerinde bulunmuştur.
33. Başvuruda tespit edilen anayasal hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunmaktadır. Anayasa'nın 148. ve 153. maddeleri ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. ve 66. maddeleri uyarınca ihlal kararının gönderildiği yargı mercilerinin yapması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatıp Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında belirtilen ilkelere ve gerekçelere uygun biçimde yürütülecek yargılama sonunda hak ihlalinin nedenlerini gidererek yeni bir karar vermektir (yeniden yargılama konusunda bkz. Mehmet Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60; Aligül Alkaya ve diğerleri (2) [1. B.], B. No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100).
IV. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,
B. İfade özgürlüğünün ihlal edildiği iddialarının KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
C. Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğünün İHLAL EDİLDİĞİNE,
Ç. Kararın bir örneğinin ifade özgürlüğünün ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Silivri 3. İnfaz Hâkimliğine (E.2019/5316, K.2019/6845) GÖNDERİLMESİNE,
D. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 1/7/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Kaynak: Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi Bankası. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Bu Karar Hakkında Sorular
Yabancı Dilde Dergi, Tercüme Masrafı Karşılanmadığı İçin Teslim Edilmeyebilir mi?
Bu dosyada Anayasa Mahkemesi, dergilerin adı ve konusu bile belirtilmeden tercüme masrafına dayanılarak verilen reddi ilgili ve yeterli gerekçe saymamış, ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar vermiştir.
Karar, 2020'de Yapılan Yasa Değişikliğini de Değerlendiriyor mu?
Hayır. Anayasa Mahkemesi, 7242 sayılı Kanunla 5275 sayılı Kanun'un 62. maddesine eklenen kuralı anmış, ancak başvurunun bu değişiklikten önce gerçekleşen müdahaleye ilişkin olduğunu belirtmiştir.
Benzer Kararlar
AYM 1. Bölüm 02.09.2026
Doküman Aidiyeti ve Kurum Düzenine Etkisi Gösterilmeden Verilen Hücre Cezasında İhlal
Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm · Başvuru No 2024/38366
Ele geçen dokümanlar nedeniyle hücreye koyma cezası verilirken dokümanların başvurucuya aidiyeti ve içeriğin kurum düzenini nasıl bozduğu somut olarak gösterilmediğinden ifade özgürlüğü ihlal edilmiştir.
İhlal İnfaz, Koşullu Salıverilme ve Denetimli Serbestlik
AYM 1. Bölüm 22.07.2026
Oda Aramasında Söylenen Sözlerin Disipline Etkisi Açıklanmadan Verilen Cezada İfade İhlali
Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm · Başvuru No 2024/15650
Cezaevinde görevlilere söylenen sözler nedeniyle verilen disiplin cezasında, sözlerin kurum güvenliğini veya disiplinini nasıl bozduğu somut olgularla gösterilmemişse müdahale ilgili ve yeterli gerekçeye dayanmaz.
İhlal İnfaz, Koşullu Salıverilme ve Denetimli Serbestlik
AYM 1. Bölüm 22.07.2026
Nakille Getirilen Dergilerin İlk Kez Edinilen Yayın Gibi Reddi İfade Özgürlüğünü İhlal Etti
Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm · Başvuru No 2023/7099
Hükümlünün nakil sırasında getirdiği dergiler ilk kez edinilen yayın gibi değil nakil eşyası olarak incelenmeli; önceki edinim ve denetim iddiaları araştırılmadan verilen ret kararı ihlal oluşturmuştur.
İhlal İnfaz, Koşullu Salıverilme ve Denetimli Serbestlik
AYM 1. Bölüm 22.07.2026
Tutuklunun AİHM Sitesine Erişim Talebinin Somut Değerlendirme Yapılmadan Reddi İhlal Sayıldı
Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm · Başvuru No 2023/6019
Tutuklunun derdest davalarında yararlanmak için AİHM'in resmî sitesine erişim talebinin, kişiye özgü durumu ve kurum güvenliğine somut etkisi değerlendirilmeden reddi ifade özgürlüğünü ihlal etmiştir.
İhlal İnfaz, Koşullu Salıverilme ve Denetimli Serbestlik
İnfaz, Koşullu Salıverilme ve Denetimli Serbestlik Konusundaki 51 Kararın Tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
- Ceza Hukuku Rehberi
- Ceza Hukuku İçtihatları
- Hukuk Sözlüğü: Koşullu Salıverilme Nedir?
- Hukuk Sözlüğü: Denetimli Serbestlik Nedir?
- Koşullu Salıverilme ile Denetimli Serbestlik Farkı
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.