top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › İnfaz, Koşullu Salıverilme ve Denetimli Serbestlik

AYM 1. Bölüm Kabul Edilemezlik Ceza Hukuku

R Tipi Kurumda Bakımın Sağlandığı Engelli Hükümlünün Erteleme Şikâyeti Kabul Edilemez Bulundu

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm · Başvuru No 2021/58368 · T. 01.07.2026

Karar Özeti

Ağır engelli olduğu sağlık raporlarıyla belirlenen hükümlü başvurucu, başkasının yardımı olmadan günlük ihtiyaçlarını karşılayamadığı gerekçesiyle infazının ertelenmesini istedi; R tipi kuruma nakledildikten sonra talebi ve itirazı reddedildi. Anayasa Mahkemesi, bu kurumda sağlık hizmeti ve öz bakım desteğinin personelce sağlandığını, başvurucunun bakımın yetersizliğinden yakınmadığını ve raporlarda engelin tutulmaya mâni olduğundan bahsedilmediğini belirtti. Kötü muamele şikâyeti açıkça dayanaktan yoksun bulunarak kabul edilemez sayıldı.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Ağır engelli hükümlüye R tipi kurumda sağlık hizmeti ve öz bakım desteği fiilen sağlandığı, raporlar da tutulmaya engel bir durum göstermediği hâlde tutulmanın sürmesi kötü muamele sayılmamıştır.

Soru: Kendi bakımını yapamayan engelli hükümlünün cezaevinde tutulması kötü muamele sayılır mı?

Sonuç: Kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiası açıkça dayanaktan yoksun bulunarak kabul edilemez sayıldı; yargılama giderleri başvurucu üzerinde bırakıldı.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“Başvuru formunda başvurucunun öz bakımının yeterince yapılmadığına ilişkin bir iddiası da bulunmamaktadır.”

Kararın Tam Metni

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

... BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2021/58368)

Karar Tarihi: 1/7/2026

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

​

Başkan

:

İrfan FİDAN

Üyeler

:

Recai AKYEL

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

Yılmaz AKÇİL

Şaban KAZDAL

Raportör

:

Mustafa Erdem ATLIHAN

Başvurucu

:

...

Vekili

:

Av. ...

​

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, sağlık sorunları olan hükümlünün infazın ertelenmesi talebinin reddedilmesi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

2. Başvurucu, silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddiasıyla 11/1/2017 tarihinde tutuklanmış; 25/1/2017 tarihinde adli kontrol şartı ile tahliye edilmiş ve isnat edilen suç nedeniyle 5/7/2018 tarihinde 7 yıl 6 ay hapis cezasına mahkûm edilmiştir. Mahkûmiyet kararının kesinleşmesi nedeniyle 18/2/2019 tarihinde İzmir 2 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumuna (İnfaz Kurumu) alınan başvurucu 1/4/2021 tarihinde Menemen R Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna (R Tipi İnfaz Kurumu) nakledilmiştir. Bireysel başvurunun inceleme tarihi itibarıyla başvurucunun serbest olduğu görülmüştür.

3. ... doğumlu olan başvurucu, hükümlü sıfatıyla İnfaz Kurumunda barındırılırken vekili aracılığı ile İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına (Başsavcılık) sunduğu 22/2/2021 tarihli dilekçeyle engelli bir birey olarak başkasının yardımı olmadan günlük asgari ihtiyaçlarını dahi gideremediğini gerekçe göstermiş ve infazının ertelenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

4. İnfaz Kurumu görevlilerince düzenlenen 16/3/2021 tarihli psikososyal servis raporunda başka hususlar yanında başvurucuda ... ağır engellilik hâlinin başvurucunun Ceza İnfaz Kurumu ortamına uyum sağlamasına engel olduğu, oda arkadaşları ile infaz kurumu görevlilerinin başvurucunun temel ihtiyaçlarını (yemek yeme, giyinme, tuvaletini yapma ve temizlik vs.) karşılamaya çalıştığı ancak bu durumun uzun vadede sağlıklı şekilde işlemeyeceği, bu nedenle başvurucunun durumuna uygun bir ceza infaz kurumuna yönlendirileceği belirtilmiştir.

5. Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesince (Üniversite Hastanesi) düzenlenen 15/3/2021 tarihli sağlık kurulu raporuna göre başvurucuyu muayene eden ortopedi ve travmatoloji, fizik tedavi ve rehabilitasyon ile plastik cerrahi uzmanları, başvurucunun öz bakımını yapmakta zorlanacağı ve rehabilitasyon tipi ceza infaz kurumunda kalmasının uygun olduğu, göz hastalıkları uzmanı ise başvurucunun ceza infaz kurumunda hayatını yalnız idame ettiremeyeceği, cezanın infazının ertelenmesine gerek olmadığı, sürekli ve ağır engellilik hâlinin mevcut olduğu, öz bakım açısından başvurucunun iki yıllık uyum süresince bağımlı olduğu, rehabilitasyon tipi ceza infaz kurumuna sevki gerektiği yönünde görüş bildirmiştir. Anılan raporda tanı "..." şeklinde ifade edilmiştir.

6. Başvurucunun R Tipi İnfaz Kurumuna naklinden sonra yapılan 1/4/2021 tarihli doktor muayenesinde tek başına kıyafetlerini giyip çıkarabildiği, destekle yürüyebildiği ancak tek başına yatıp kalkamadığı, tuvalet ihtiyacını gideremeyeceği, tırnaklarını kesemeyeceği, banyo yapamayacağı, yemek yiyemeyeceği, kişisel temizliği ile oda temizliğini yapamayacağı tespit edilmiştir.

7. Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun (İhtisas Kurulu) infazın ertelenmesi talebi hakkında verdiği 28/4/2021 tarihli mütalaada, ... başvurucunun 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 16. maddesinin (6) numaralı fıkrası kapsamında değerlendirildiği ve hayatını yalnız idame ettiremeyeceği belirtilmiştir.

8. R Tipi İnfaz Kurumunda görevli iki psikologca hazırlanan 18/5/2021 tarihli psikososyal değerlendirme raporunda başka hususlara ek olarak başvurucunun hâlihazırda toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmadığı açıklanmıştır.

9. Aynı tarihte Başsavcılık, başvurucunun infazın ertelenmesi talebini reddetmiştir. Başsavcılık bu kararına gerekçe olarak başvurucunun infaz edilen cezası, cezanın gerekçesini oluşturan mahkeme kararı ve silahlı terör örgütüne üye olma suçunda suç tarihinin devamlılık arz ederek hükümlünün yakalandığı tarihin suç tarihi olması karşısında hükümlünün engellilik hâlini oluşturan olaydan sonra da suçun devam ettiği anlaşılmakla suç niteliği ve tarihine göre toplum güvenliği açısından tehlikelilik hâlinin sona ermediğinin sabit olmasını göstermiştir. Anılan karar başvurucuya 21/5/2021 tarihinde tebliğ edilmiş ve vekil tarafından gerçekleştirilen itiraz süreci sonuç olarak Ağır Ceza Mahkemesince verilen 10/11/2021 tarihli ret kararıyla sonuçlanmıştır. Başvurucu, infazın ertelenmesi talebine ilişkin olarak verilen nihai kararı 16/11/2021 tarihinde öğrenmiş; 13/12/2021 tarihinde tedbir talebiyle bireysel başvuruda bulunmuştur.

10. Anayasa Mahkemesinin tedbir talebini değerlendirebilmesi için R Tipi İnfaz Kurumuna yazdığı müzekkereye verilen cevapta; başvurucunun yemek yeme, tuvalet, soyunup giyinme, banyo yapma, kişisel temizlik ile yatma gibi ihtiyaçlarını karşıladığı, istemesi hâlinde söz konusu ihtiyaçların R Tipi İnfaz Kurumu görevlilerinin yardımıyla yerine getirilebileceği, her gün kurum doktoru tarafından düzenli olarak kontrol edildiği, düzenli olarak reçetelerinin düzenlenip ilaçlarının verildiği, ilaçların dağıtımının görevli sağlık personeli tarafından yapıldığı, ilaçlarını düzenli olarak içmesinin sağlandığı, tedavisi için hastaneye sevklerinin yapıldığı, kişisel ve oda temizliğinin görevlilerce düzenli olarak yerine getirildiği, başvurucuya uzaktan kumandalı bir acil çağrı butonu verildiği, ayrıca barındırıldığı odada da acil çağrı butonu bulunduğu, tutulduğu odanın tek kişilik olduğu, özel af talebiyle ilgili işlemlerin devam ettiği bilgileri verilmiştir. Yine cevabi yazıdan edinilen bilgilere göre R Tipi İnfaz Kurumunda 16 hasta bakıcı ile 5 temizlik görevlisi vardır. Hasta bakıcılar ile temizlik görevlileri odaları her gün yıkayıp temizlemekte, mahpuslara haftada iki kez banyo yaptırılmakta ve ayrıca banyo yapmak isteyen mahpusların bu talepleri de görevlilerce yerine getirilmektedir. Bunun yanında R Tipi İnfaz Kurumunda barındırılan hükümlü ve tutukluların çamaşırları haftanın bir günü temizlik görevlileri tarafından yıkanmakta, kirli nevresimler günlük olarak değiştirilmekte ve öz bakımlarını yapamayan engelli mahpusların yemek yedirilmesi, banyo yaptırılması, tırnak kesimi, kişisel temizlik, saç ve sakal tıraşı gibi öz bakım işleri de hasta bakıcılar tarafından düzenli olarak yerine getirilmekte, ihtiyaç malzemeleri (ıslak mendil, eldiven, hasta bezi gibi) temin edilmektedir.

11. Anayasa Mahkemesi 24/12/2021 tarihli kararıyla başvurucunun infazın durdurulmasına yönelik tedbir talebini reddetmiştir.

12. Başvurucunun cezası, Cumhurbaşkanı tarafından Anayasa'nın 104. maddesi ile kendisine tanınan özel af yetkisi kapsamında 6/10/2022 tarih ve 6187 sayılı kararla kaldırılmıştır.

13. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

14. Başvurucu; engelli olması nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını tek başına idame ettiremeyeceği İhtisas Kurulunun raporu ile de belirlenmesine rağmen ceza infaz kurumunda tutulmaya devam edilmesinin ve infazının ertelenmesi talebinin gerekçesiz olarak reddedilmesinin kötü muamele yasağı ile adil yargılanma hakkının ihlaline sebep olduğunu ileri sürmüştür. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde öncelikle konuya ilişkin insan hakları yargısı alanında verilmiş kararlar ve olaya ilişkin silsile aktarılmış; Ceza İnfaz Kurumunca başvurucunun sağlık durumunun dikkate alınarak tüm tedavi imkânlarının kendisine sağlandığı, başvurucunun sağlık durumunun Ceza İnfaz Kurumunda tutulması sebebiyle kötüye gittiğine dair bilgi ve belge bulunmadığı ifade edilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

15. Başvuru, kötü muamele yasağı kapsamında incelenmiştir.

16. İnsan onurunun korunması amacıyla Anayasa’nın 17. maddesinin ilk fıkrasında maddi ve manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkı güvence altına alınmış; aynı maddenin üçüncü fıkrasıyla da kişilere işkence ve eziyet yapılması, kişilerin insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulması yasaklanmıştır. Bu yasak için herhangi bir istisnanın kabul edilmemesi ve Anayasa’nın 15. maddesinde savaş, seferberlik hâllerinde veya olağanüstü hâllerde de maddi ve manevi varlığının bütünlüğüne dokunulamayacağının ifade edilmesi yasağın mutlak niteliğini ortaya koymaktadır (Cezmi Demir ve diğerleri [1. B.], B. No: 2013/293, 17/7/2014, §§ 80, 83; Ali Rıza Özer ve diğerleri [GK], B. No: 2013/3924, 6/1/2015, §§ 72, 74, 75; K.K. [GK], B. No: 2020/34532, 29/5/2024, § 26).

17. Anayasa’nın 17. maddesi, tutuklu ve hükümlülerin tutulma koşullarının da insan onuruna yakışır bir şekilde olmasını koruma altına alır. Bu nedenle tutuklu ve hükümlüler özgürlükten mahrum kalmalarının doğal sonucu olan kaçınılmaz elem seviyesinden daha fazla sıkıntı veya eziyet çekecekleri bir duruma sokulmamalıdır. Ayrıca bu kişilerin sağlık ve esenlikleri yeterli bir şekilde güvence altına alınmalı ve bu kişilere ihtiyaç duydukları tıbbi yardım sağlanmalıdır (Turan Günana [1. B.], B. No: 2013/3550, 19/11/2014, § 39).

18. Tutuklu veya hükümlü olan başvurucuların sağlık veya engellilik durumlarının tahliyeyi, mahkûmiyet hükmünün infazının ertelenmesini veya durdurulmasını gerektirdiğine, tutuldukları süre boyunca kendilerine sunulan sağlık hizmetlerinin yeterli olmadığına ya da ceza infaz kurumlarının koşullarının sağlık durumlarına uygun olmadığına yönelik şikâyetlerinin incelenmesi sırasında yararlanılan genel ilkeler pek çok kararda belirtilmiştir (birçok karar arasından bkz. Ergin Aktaş [1. B.], B. No: 2014/14810, 21/9/2016, §§ 68-80; Hayati Kaytan [2. B.], B. No: 2014/19527, 16/11/2016, §§ 36-45).

19. Anayasa’nın 17. veya başka bir maddesi, herhangi bir hastalıktan muzdarip kişilere tutuklanmayacakları yönünde mutlak bir güvence bahşetmez. Bununla birlikte tutukluların rahatsızlıklarından kaynaklanan acılarının yetkililerin sorumlu tutulabileceği tutukluluk koşullarından dolayı artması ya da artma yönünden bir risk doğması hâlinde Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasının ihlali söz konusu olabilir (Fatih Hilmioğlu [2. B.], B. No: 2014/648, 18/9/2014, § 66; Yusuf Özmen [1. B.], B. No: 2019/13637, 30/6/2021, § 110).

20. Başvurucunun Ceza İnfaz Kurumunda tutulduğu süre zarfında kendisine sunulan sağlık hizmetlerinin yeterliliğiyle ilgili koşulların ya da tutulduğu ceza infaz kurumlarının koşullarının sağlığı için uygun olmadığına ilişkin bir şikâyeti yoktur. Başvurucunun yakınmalarının esasını engellilik durumunun ceza infaz kurumunda tutulmasına kesin olarak uygun olmamasına rağmen infazının ertelenmesi talebinin reddedilerek infaz kurumunda tutulmaya devam edilmesidir.

21. Yapılan infazın ertelenmesi talebi üzerine Üniversite Hastanesinden alınan 15/3/2021 tarihli sağlık kurulu raporundaki belirlemeler ışığında R Tipi İnfaz Kurumuna alınan başvurucuya ihtiyaç duyduğu sağlık hizmetinin sunulduğu, kişisel bakımının yapıldığı, temel ihtiyaçlarının görevli personel eliyle karşılandığı anlaşılmıştır (bkz. § 10). Başvuru formunda başvurucunun öz bakımının yeterince yapılmadığına ilişkin bir iddiası da bulunmamaktadır. Bunun yanında başvurucu hakkında düzenlenen sağlık raporlarında ve tıbbi belgelerde de başvurucunun rahatsızlığının/engelinin ceza infaz kurumunda tutulmasına mâni olabilecek nitelikte olduğundan da bahsedilmemiştir (bkz. §§ 5, 7). Bu koşullar altında Anayasa Mahkemesi, bu tıbbi belge ve raporlardaki tespitlerin aksi yönünde bir sonuca varmasını gerektirecek teknik bilgi ve belge bulunmadığı, başvurucunun sağlık durumunun özgürlüğünden mahrum olma hâlinin devamıyla uyumlu olup istisnai koşullara dâhil olmadığı kanaatine ulaşmıştır.

22. Bu tespitler ışığında başvurucunun engelliliğine rağmen ceza infaz kurumunda tutulması nedeniyle kötü muameleye maruz kaldığı yönündeki iddiasının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

III. HÜKÜM

A. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 1/7/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Kaynak: Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi Bankası. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Bu Karar Hakkında Sorular

Başvurucu Anayasa Mahkemesi Kararıyla mı Serbest Kaldı?

Hayır. Başvurucunun cezası 6/10/2022 tarihinde Cumhurbaşkanının özel af kararıyla kaldırılmıştı. Anayasa Mahkemesi şikâyeti kabul edilemez bulmuş, tahliye ya da tazminat yönünde bir karar vermemiştir.

Benzer Kararlar

İnfaz, Koşullu Salıverilme ve Denetimli Serbestlik Konusundaki 51 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page