top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Aile ve Boşanma Hukuku › Evlat Edinme

Yargıtay 2. HD Onama Aile ve Boşanma Hukuku

Bebeğini Doğumdan Sonra Pencereden Atan Annenin Evlat Edinmede Rızasının Aranmaması Onandı

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2023/8630 · K. 2023/6467 · T. 25.12.2023

Karar Özeti

Davacı Kurum, bakımındaki küçüğün doğumdan sonra annesi tarafından iş yerinin tuvalet penceresinden atıldığını ve babasının bilinmediğini ileri sürerek evlat edinmede ana baba rızasının aranmamasını istemiştir. İlk derece mahkemesi, annenin evlat edinmeye rıza göstermediğini, ancak bu eylem nedeniyle kasten öldürmeye teşebbüs suçundan tutuklu yargılandığını ve küçüğe karşı özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini belirterek TMK 311 uyarınca davayı kabul etmiştir. Bölge adliye mahkemesi, cezaevindeki annenin velâyet görevini de yerine getiremeyeceğini belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiş; Yargıtay kararı usul ve kanuna uygun bularak onamıştır.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Onanan kararlara göre, doğumdan sonra bebeğini pencereden atan ve bu nedenle tutuklu bulunan anne küçüğe özen yükümlülüğünü yerine getirmediğinden TMK 311 uyarınca rızası aranmamıştır.

Soru: Bebeğine karşı özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen annenin evlat edinmede rızası aranır mı?

Sonuç: Bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu esastan reddeden kararı onandı.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“4721 sayılı Kanun'un 311 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince “Küçüğe karşı özen yükümlülüğünü yeterince yerine getirmiyorsa” hükmünün somut olayda gerçekleştiği”

“annenin çocuğa karşı özen yükümünü yerine getirmediğinin anlaşıldığı, aşama itibariyle küçüğün menfaatleri kapsamında evlat edindirilmesinin küçüğün yüksek yararına olduğu”

Kararın Tam Metni

...

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/493 E., 2023/1300 K.

...

KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Uşak 3. Aile Mahkemesi

SAYISI: 2022/757 E., 2022/798 K.

Taraflar arasındaki evlat edinmede ana baba rızasının aranmaması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde; Kurum bakımında olan küçüğün annesi tarafından doğum sonrasında iş yerinin tuvalet penceresinden aşağı atıldığını, annenin bu nedenle ceza evinde olduğunu, doğduğu ilk anda böyle bir eyleme maruz kalan bebeğin annesine teslim edilmemesi gerektiğini, babasının kim olduğunun bilinmediğini iddia ederek ana baba rızasının aranmamasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı, davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu küçüğün annesinin davalı olduğu, küçüğün 06.06.2022 tarihinde dünyaya geldiği, küçüğün Mahkemenin 2022/439 Esas, 2023/448 Karar sayılı ilamı ile kurum bakımına yerleştirildiği, annenin küçüğün evlat edindirilmesine rıza göstermediği, babanın kimlik bilgilerinin belli olmadığı, annenin hali hazırda Uşak 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/392 Esas sayılı dosyasından "alt soydan akrabayı kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan tutuklu yargılandığı, yargılama konusu eylemin çocuğa karşı işlendiğinin mevcut dosya kapsamında net olarak tespit edildiği, bu şekilde annenin çocuğa karşı özen yükümünü yerine getirmediğinin anlaşıldığı, aşama itibariyle küçüğün menfaatleri kapsamında evlat edindirilmesinin küçüğün yüksek yararına olduğu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 311 inci maddesinin şartları oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne, küçüğün evlat edinilmesinde davalı annesinin ve kimlik bilgisi belli olmayan babasının rızasının aranmamasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili, müvekkilinin küçüğü öldürme kastının olmadığını, evlilik dışı ilişki sonucu dünyaya gelen bebekten olay anına kadar kimsenin haberinin olmadığını, müvekkilinin bu durumdan korkunca bir anlık hataya düştüğünü, bebeğin şu anda sağlıklı olduğunu, bebeğine kendisinin bakmak istediğini, ailesinin de ona destek olduğunu, çocuğun babasıyla ilgili resmi işlemlere ve yasal yollara başvuracaklarını, ceza yargılamasında suç vasfının değişme ihtimali olduğundan müvekkilinin tahliye olma imkanının da yüksek olduğunu belirterek şartları oluşmayan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı annenin, doğumundan sonra küçüğü 2 metre yükseklikteki pencereden atarak işyerinde çalışmaya devam ettiği, "çocuğu ve altsoyu kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan hala ceza evinde tutuklu bulunduğu, davalının cezaevinde olması nedeni ile de velâyet görevini yerine getiremeyeceği gibi 4721 sayılı Kanun'un 311 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince “Küçüğe karşı özen yükümlülüğünü yeterince yerine getirmiyorsa” hükmünün somut olayda gerçekleştiği, İlk Derece Mahkemesince yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili, istinaf dilekçesini tekrar etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, evlat edinmede ana baba rızası aranmaması istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, davanın kabulü koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

4721 sayılı Kanun'un 311 inci ve 312 nci maddeleri; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu, 370 inci ve 371 inci maddeleri; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 23.12.2020 tarihli ve 2017/1926 Esas, 2020/1057 Karar sayılı ilamı.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen ..., tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

...

...

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

Evlat Edinme konusundaki 7 kararın tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page