Ana Sayfa › İçtihatlar › Aile ve Boşanma Hukuku › Soybağı ve Babalık Davası
Yargıtay 2. HD Bozma Aile ve Boşanma Hukuku
Bilerek Gerçeğe Aykırı Yapılan Nüfus Kaydında Dava Süreye Bağlı Değil, Asliye Hukuk Görevli
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2026/3630 · K. 2026/6201 · T. 08.06.2026
Karar Özeti
Davacılar, babalarının, evlendiği davalı kadının diğer davalıdan olan çocuğunu kendisinden olmadığını bildiği hâlde gerçeğe aykırı beyanla nüfusuna kaydettirdiğini ileri sürerek kaydın düzeltilmesini istedi. Aile mahkemesi davayı hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesiyle reddetti, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetti. Yargıtay, olayın sonradan evlenmeyle kurulan soybağına itiraz ya da soybağının reddi değil, nüfus kaydının düzeltilmesi davası olduğunu belirtti. Bu davada hak düşürücü süre bulunmadığı ve asliye hukuk mahkemesi görevli olduğu hâlde esasa girilerek karar verilmesi bozma nedeni sayıldı.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Babanın kendisinden olmadığını bildiği çocuğu gerçeğe aykırı beyanla nüfusuna kaydettirdiği iddiası, hak düşürücü süreye bağlı olmayan ve asliye hukuk mahkemesinin görevine giren kayıt düzeltme davasıdır.
Soru: Babanın kendi çocuğu olmadığını bilerek yaptırdığı nüfus kaydı için dava süresi var mı?
Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı kaldırıldı, ilk derece mahkemesi kararı görev yönünden bozuldu.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire2. Hukuk Dairesi
- Esas No2026/3630
- Karar No2026/6201
- Karar Tarihi08.06.2026
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçBozma
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
Kararın Önemli Bölümleri
“Nüfus kaydının düzeltilmesi davasında ise, gerçeği yansıtmayan nüfus kaydının, baştan yanlış olarak kütüğe geçirilmesi söz konusudur.”
Kararın Tam Metni
2. Hukuk Dairesi 2026/3630 E. , 2026/6201 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1319 E., 2026/95 K.
DAVA TÜRÜ : Nüfus Kaydının Düzeltilmesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Beykoz 1. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2021/434 E., 2022/1028 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacılar vekili tarafından davanın reddi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.04.06.1958 tarihli ve 15/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı gereğince, maddî olayları açıklamak taraflara; ileri sürülen olayları hukuken nitelemek, uygulanacak Kanun hükümlerini tespit etmek ve uygulamak görevi hakime aittir. Nitekim 6100 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesinde hâkimin, Türk Hukukunu resen uygulayacağı belirtilmiştir. Bu ilke gereği açılan davayı nitelemek ve açılmış bir dava hakkında doğru hukuk kurallarını bulup uygulamak hâkime düşen bir görevdir.
2.Davacılar, ...1978 doğumlu davalı ...'in gerçekte davalı ... ve davalı ... çocuğu olmasına karşın babaları ... ile davalı ... 'nin 16.10.1978 tarihinde evlenmesi üzerine gerçeğe aykırı olarak babaları ...'nın nüfusuna kaydedildiğini, ...'in soybağının düzeltilmesine, nüfus kaydında davalılar arasında bağ kurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince karar usul ve kanuna uygun bulunarak davacı tarafın istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
3. Öncelikle çözümlenmesi gereken husus; somut uyuşmazlığın soybağının reddi veya nüfus kayıtlarının düzeltilmesi davası olup olmadığıdır. Bilindiği üzere, soybağı birbirinin soyundan gelen kişiler arasındaki ilişkiyi ifade ettiğinden bu kavram içerisinde kan bağının yanında hukuki münasebetin de bulunması, diğer bir ifadeyle kan bağının hukuk düzeninin aradığı koşullar içerisinde oluşması zorunludur. Türk Medeni Kanunu'nun 282 nci maddesi uyarınca, çocuk ile ana arasında soybağı doğumla, baba ile arasında soybağı ise ana ile evlilik, tanıma veya hakim hükmüyle kurulur. Soybağı ayrıca evlat edinme yoluyla da kurulur. Yine kısaca af kanunları olarak nitelendirilen bir evlenme aktine dayanmayan birleşmelerden doğan çocukların neseplerinin düzeltilmesine ilişkin kanunlara göre de soybağı düzeltilebilir (Hukuk Genel Kurulu'nun 30.01.2008 tarihli ve 2008/2 Esas, 36-47 Karar sayılı kararı).
4. Kayıt düzeltilmesi, aile kütüğüne işlenmiş kaydın bir kısmının düzeltilmesi veya değiştirilmesidir. Nüfus kütüklerindeki doğru olmayan kayıtların düzeltilmesi için mahkemeden karar alınması zorunludur. İşte bu noktada, nüfus kütüğünde yer alan doğru olmayan kayıtlar, ilgilileri veya Cumhuriyet Savcısı tarafından açılacak olan kayıt düzeltme davası ile gerçek durumuna uygun hale getirilebilir ki, bu dava uygulamada nüfus kaydının düzeltilmesi davası olarak adlandırılmakta olup zamanaşımı ve hak düşürücü süreye bağlı olmayan nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkin davalarda, her türlü kanıta başvurulabilir. Soybağının reddi ve tanımanın iptali davaları ile kayıt düzeltme davası, sonuçları (hane dışına çıkarmak) bakımından benzerlik göstermekte ise de, içerik ve yargılama kuralları açısından kendi özel hükümlerine bağlıdır. Soy bağının reddinde, kişisel duruma ilişkin nüfus kaydında yer alan bilgi doğru olarak meydana gelmiş ve kütüğe tescil edilmiştir. Ancak bu doğru daha sonra soybağının reddi davası ile teknik anlamda bir yanlışlığa dönüştürülmüştür. Nüfus kaydının düzeltilmesi davasında ise, gerçeği yansıtmayan nüfus kaydının, baştan yanlış olarak kütüğe geçirilmesi söz konusudur.
5. Somut olayda davacılar, babaları ...'nın kendisinden olmadığını bildiği halde davalı ...'nin davalı ...'tan olma ... isimli çocuğu kendi nüfusuna kaydettirdiğini beyan etmektedir. Bu durumda davanın Aile Hukuku kitabında düzenlenen davalarla ilgisi bulunmamaktadır. Davacıların babaları ... kendi çocuğu zannederek ...'i nüfusuna kaydettirmediğinden davanın sonradan evlenme yoluyla kurulan soybağına itiraz davası olmadığı, evlilik devam ederken babalık karinesine dayalı olarak da ...'nın nüfusuna kaydedilmediğinden soybağının reddi davası da olmadığı, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre, ...'in nüfusa gerçeğe aykırı beyanla kaydedildiği anlaşılmakla dava nüfus kaydının düzeltilmesi davası olup Asliye Hukuk Mahkemesi görev alanında kalmaktadır. Nüfus kaydının düzletilmesi davalarında hak düşürücü süreninin de olmadığı gözetilerek Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenerek karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın münhasıran bu nedenle bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeple;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Bu Karar Hakkında Sorular
Karar Bütün Soybağı Davalarının Süreye Bağlı Olmadığını mı Söylüyor?
Hayır. Süreye bağlı olmadığı belirtilen dava nüfus kaydının düzeltilmesi davasıdır. Soybağının reddi ve tanımanın iptali davalarının içerik ve yargılama kuralları bakımından kendi özel hükümlerine bağlı olduğu ayrıca belirtilmiştir.
Benzer Kararlar
Hukuk Genel Kurulu 09.03.2021
Merci Tayiniyle Belirlenen Aile Mahkemesi Kayıt Düzeltme Davasını Esastan İnceler
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2020/269 · K. 2021/228
Merci tayiniyle yargı yeri olarak belirlenen aile mahkemesi, gerçeğe aykırı beyanla yapılan nüfus kaydına yönelik davayı soybağının reddi değil, süreye bağlı olmayan kayıt düzeltme davası olarak görmelidir.
Direnme Kararının Bozulması Soybağı ve Babalık Davası
Yargıtay 2. HD 02.12.2025
Kayıtlı Anne Çocuğu Doğurmamışsa Dava Soybağının Reddi Değil Nüfus Kaydının Düzeltilmesidir
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2025/4364 · K. 2025/10511
Nüfusta anne görünen kadının çocuğu doğurmadığı iddia edildiğinde babalık karinesi geçerli olmadığından, açılacak dava soybağının reddi değil hak düşürücü süreye tabi olmayan nüfus kaydının düzeltilmesi davasıdır.
Bozma Soybağı ve Babalık Davası
Yargıtay 2. HD 23.06.2026
Torunun Açtığı Soybağının Reddi Davasında Bir Yıllık Süre Dedenin Ölümünü Öğrenmekle Başlar
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2026/4203 · K. 2026/6984
Evlilik içinde doğan çocuk ile koca arasındaki soybağına kocanın altsoyunun itirazı soybağının reddi davasıdır ve TMK 291'deki bir yıllık süreye tabidir; kocanın davasına ait süreler kıyasen uygulanmaz.
Düzelterek Onama Soybağı ve Babalık Davası
Yargıtay 2. HD 17.04.2025
Soybağının Reddinde Çocuğun Kendisinden Olmadığı Şüphesi Bir Yıllık Süreyi Başlatmaz
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2025/1538 · K. 2025/3915
Soybağının reddi davasında TMK 289'daki bir yıllık hak düşürücü süre öğrenmeyle başlar; çocuğun kendisinden olmadığı yönündeki şüphe öğrenme için yeterli değildir.
Bozma Soybağı ve Babalık Davası
Soybağı ve Babalık Davası Konusundaki 23 Kararın Tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
- Aile ve Boşanma Rehberi
- Aile ve Boşanma Hukuku İçtihatları
- Hukuk Sözlüğü: Babalık Davası Nedir?
- Hukuk Sözlüğü: Soybağı Nedir?
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.