top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Aile ve Boşanma Hukuku › Soybağı ve Babalık Davası

Yargıtay 2. HD Bozma Aile ve Boşanma Hukuku

Kayıtlı Anne Çocuğu Doğurmamışsa Dava Soybağının Reddi Değil Nüfus Kaydının Düzeltilmesidir

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2025/4364 · K. 2025/10511 · T. 02.12.2025

Karar Özeti

Davacılar, davalının nüfusta annesi görünen kadın tarafından dünyaya getirilmediğini ileri sürerek kaydın düzeltilmesini istemiş; ilk derece mahkemesi davayı reddetmiş, istinaf başvurusu da reddedilmiştir. Yargıtay, soybağının reddi davasının babalık karinesinin geçerli olduğu durumlarda söz konusu olduğunu, kayıtlı annenin çocuğu doğurmadığı iddia edildiğinde ise bu karinenin geçerli olmadığını belirtmiştir. Davanın her ilgili tarafından hak düşürücü süreye tabi olmaksızın açılabilen nüfus kaydının düzeltilmesi davası olduğu, deliller toplanarak karar verilmesi gerektiği belirtilerek bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılmış ve ilk derece kararı bozulmuştur.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Nüfusta anne görünen kadının çocuğu doğurmadığı iddia edildiğinde babalık karinesi geçerli olmadığından, açılacak dava soybağının reddi değil hak düşürücü süreye tabi olmayan nüfus kaydının düzeltilmesi davasıdır.

Soru: Nüfusta anne görünen kadın çocuğu doğurmamışsa hangi dava açılır?

Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararı bozuldu.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“Daha açık bir anlatımla, babalık karinesinin geçerli olduğu durumlarda soybağının reddi davası söz konusudur.”

“İş bu dava, yanıltıcı ve yalan beyanla nüfus kaydı oluşturulmasından kaynaklı anne ve baba yönünden nüfus kaydının düzeltilmesi davasıdır.”

Kararın Tam Metni

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/1057 E., 2025/130 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 23. Aile Mahkemesi

SAYISI: 2023/22 E., 2024/452 K.

Taraflar arasındaki nüfus kaydının düzeltilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davacılar ..., ..., ... ve ... vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 02.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davacılardan ... ile bir kısım davacılar vekili Avukat ... ile karşı taraf temyiz eden bir kısım davacılar vekili Avukat ... ile davalı ... mirasçısı ... vekili Avukat ... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

04.06.1958 tarihli ve 15/6 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı gereğince, maddi olayları açıklamak taraflara; ileri sürülen olayları hukuken nitelemek, uygulanacak Kanun hükümlerini tespit etmek ve uygulamak görevi hakime aittir. Nitekim 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 33 üncü maddesinde hâkimin, Türk Hukuku'nu resen uygulayacağı belirtilmiştir. Bu ilke gereği açılan davayı nitelemek ve açılmış bir dava hakkında doğru hukuk kurallarını bulup uygulamak hâkime düşen bir görevdir.

Öncelikle çözümlenmesi gereken husus; davanın soybağının reddi veya nüfus kayıtlarının düzeltilmesi davası olup olmadığıdır. Bilindiği üzere, soybağı birbirinin soyundan gelen kişiler arasındaki ilişkiyi ifade ettiğinden bu kavram içerisinde kan bağının yanında hukuki münasebetin de bulunması, diğer bir ifadeyle kan bağının hukuk düzeninin aradığı koşullar içerisinde oluşması zorunludur. Türk Medeni Kanunu'nun 282. maddesi uyarınca, çocuk ile ana arasında soybağı doğumla, baba ile arasında soybağı ise ana ile evlilik, tanıma veya hakim hükmüyle kurulur. Soybağı ayrıca evlat edinme yoluyla da kurulur, ayrıca, kısaca af kanunları olarak nitelendirilen bir evlenme aktine dayanmayan birleşmelerden doğan çocukların neseplerinin düzeltilmesine ilişkin kanunlara göre de soybağı düzeltilebilir (HGK'nin 30.01.2008 tarihli ve 2008/2-36-47 sayılı kararı).

Kayıt düzeltilmesi, aile kütüğüne işlenmiş kaydın bir kısmının düzeltilmesi veya değiştirilmesidir. Nüfus kütüklerindeki doğru olmayan kayıtların düzeltilmesi için mahkemeden karar alınması zorunludur. İşte bu noktada, nüfus kütüğünde yer alan doğru olmayan kayıtlar, ilgilileri veya Cumhuriyet savcısı tarafından açılacak olan kayıt düzeltme davası ile gerçek durumuna uygun hale getirilebilir ki, bu dava uygulamada nüfus kaydının düzeltilmesi davası olarak adlandırılmakta olup zamanaşımı ve hak düşürücü süreye bağlı olmayan nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkin davalarda, her türlü kanıta başvurulabilir

(YHGK'nin 11.02.1998 tarihli ve 2-87/77 sayılı kararı). Soybağının reddi ve tanımanın iptali davaları ile kayıt düzeltme davası, sonuçları (hane dışına çıkarmak) bakımından benzerlik göstermekte ise de, içerik ve yargılama kuralları açısından kendi özel hükümlerine bağlıdır.

Soybağının reddinde, kişisel duruma ilişkin nüfus kaydında yer alan bilgi doğru olarak meydana gelmiş ve kütüğe tescil edilmiştir. Ancak bu doğru daha sonra tanımanın iptali davası ile teknik anlamda bir yanlışlığa dönüştürülmüştür. Nüfus kaydının düzeltilmesi davasında ise, nüfus kaydının gerçek durumu yansıtmadığı, baştan yanlış olarak kütüğe geçirilmesi söz konusudur (HGK'nin 30.01.2008 tarihli ve 2008/2-36-47 sayılı kararı). Daha açık bir anlatımla, babalık karinesinin geçerli olduğu durumlarda soybağının reddi davası söz konusudur.

Dosyanın incelenmesinde; ...'nın, ...'in eşi ... tarafından dünyaya getirilmediği de iddia edilmektedir. Bu durumda "çocuğu doğuran kadının kocasının baba olduğu" karinesi ile ...'in baba olduğu ve nüfustaki soybağının kaldırılması için soybağının reddi davasının açılması gerektiği söylenemez.

Somut olayda davacılar tarafından müteveffa ...'in eşi ...'in davalı ...'nın annesi olmadığı iddia edildiğine göre burada evlilik içi doğum olmadığından babalık karinesi de geçerli değildir. İş bu dava, yanıltıcı ve yalan beyanla nüfus kaydı oluşturulmasından kaynaklı anne ve baba yönünden nüfus kaydının düzeltilmesi davasıdır. Esasında Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından incelenip karara bağlanması gereken Aile Mahkemesinin görevli olduğuna ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı şekli olarak kesin olduğundan Aile Mahkemesinin görevli olduğu hususu kesinleşmiştir. Ancak hukuki nitelendirme hakime aittir. Bu nedenle Mahkemece davanın nüfus davası olduğu hususu dikkate alınarak her ilgili tarafından hak düşürücü süreye tabi olmaksızın açılabileceğinden davacıların delillerin toplanarak bir karar verilmesi gereken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.

KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Duruşma için takdir olunan 40.000,00 TL vekâlet ücretinin davalı ...'dan alınarak duruşmada kendisini vekil ile temsil ettiren davacılara verilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

Soybağı ve Babalık Davası konusundaki 11 kararın tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page