Ana Sayfa › İçtihatlar › İş Hukuku › Hizmet Tespiti
Yargıtay 10. HD Bozma İş Hukuku
Pandemide Okul Öncesi Öğretmeninin Hizmet Tespitinde Uzaktan Eğitim Araştırılmalı
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E. 2024/15515 · K. 2025/5202 · T. 08.04.2025
Karar Özeti
Okul öncesi öğretmeni olan davacı işçi, pandemide kısa çalışma kapsamında eksik gün bildirilmesine rağmen tam zamanlı çalıştığını ileri sürerek hizmet tespiti istemiş; ilk derece mahkemesinin 395 günlük çalışmanın tespitine ilişkin kararına yönelik istinaf başvuruları esastan reddedilmiştir. Yargıtay, hizmet tespiti davalarının kamu düzenine ilişkin olduğunu ve gerektiğinde kendiliğinden araştırma yapılabileceğini hatırlatmıştır. Tanık anlatımlarından okul öncesi eğitimin uzaktan yürütülüp yürütülmediği anlaşılamadığından bunun Bakanlıktan sorulması ve öğrenci velilerinin tanık olarak dinlenmesi gerektiğini belirten Daire, eksik araştırma nedeniyle kararı bozmuştur.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Hizmet tespiti davaları kamu düzenine ilişkin olduğundan, somut olayda okul öncesi eğitimin pandemide uzaktan yürütülüp yürütülmediği Bakanlıktan sorulmalı ve veliler tanık olarak dinlenmelidir.
Soru: Pandemide kısa çalışmada gösterilen okul öncesi öğretmeninin hizmet tespiti davasında mahkeme neyi araştırmalı?
Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararı bozuldu.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire10. Hukuk Dairesi
- Esas No2024/15515
- Karar No2025/5202
- Karar Tarihi08.04.2025
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçBozma
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
Kararın Önemli Bölümleri
“sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur.”
“Ancak davacı okul öncesi öğretmeni olup, dinlenen tanık anlatımlarından okul öncesi eğitimin uzaktan eğitimle yürütülüp yürütülmediği açık şekilde anlaşılmamaktadır.”
Kararın Tam Metni
MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/1906 E., 2024/2480 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Antalya 2. İş Mahkemesi
SAYISI: 2021/244 E., 2023/392 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı işveren vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, fer'i müdahil Kurum ve davalı işveren vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı iş yerinde 10.09.2018 tarihinde okul öncesi öğretmeni olarak işe başladığı 18.06.2021 tarihine kadar işe devam ettiği, kesintisiz olarak 18.06.2021 tarihine kadar çalıştığı, 14.09.2020 tarihinde evlendiği, ... yevmiye numaralı ihtarname ile 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesinden doğan evlilik nedeniyle işten ayrılma hakkını kullanmak istediğini davalı şirkete (okula) çektiği ihtarname ile 28.05.2021 tarihinde bildirdiği, tazminatları ile diğer tüm ve alacaklarının kendisine ödenmesini talep ettiği, ancak davacının talebi reddedilerek tazminatları, ücreti ve diğer tüm alacak ve hakları ödenmediği, bu nedenle davalı işveren aleyhine işçilik alacakları hakkında Antalya 5. İş Mahkemesinde 2021/460 Esas sayılı dosyasında dava açıldığı, arabuluculuk görüşmeleri sırasında davacının işten çıkış kodu 13 yani "Kadın işçinin evlenmesi" olarak bildirildiği, arabuluculuk toplantılarının anlaşmama ile sona ermesi sonucunda ise davalı işverence kod 42 olarak değiştirildiği, Pandemi sürecince yani Mart 2020'den bu yana davacının kısa çalışmadan yararlandırılması adı altında sigorta primleri çoğu aylarda ya hiç yatırılmadığı ya da eksik yatırıldığı, ancak buna rağmen kısa çalışma niteliğine aykırı bir şekilde davacının bilfiil her gün okula gitmek zorunda bırakıldığı, tam gün olmak üzere çalıştırıldığı gibi çoğu zaman mesai saati kavramı bile olmadığı, davacının 10.09.2018 tarihinden beri çalıştığı iş yerinde son aldığı maaşı aylık net 2.825,90 TL olduğu, ancak kısa çalışma kapsamından yararlandırılmak suretiyle çalıştırılsa da maalesef davalı işveren tarafından bilfiil okula tam zamanlı olarak giderek çalışmasını sürdürmek zorunda bırakıldığı, davacı tarafından davalı işveren hakkında ... şikayette bulunulduğu, akabinde ilgili Kurumdan okula denetim ve soruşturmaya gelindiği iddiasıyla eksik sürelerin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
1.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum kayıtlarının tetkikinde davacının diğer davalı iş yerinde 10.09.2018 ila 18.06.2021 arasında zorunlu sigortalı bildirimlerinin yapıldığı; işbu dönemde 2020 yılı 3. ayda 22 gün, 2020 yılı 10. ayda 3 gün, 2021 yılı 2. ayda 10,3. ayda 11, 4. ayda 10,5. ayda 11 gün, diğer aylarda ise 0 gün "18" eksik gün kodu ile bildirim yapıldığı, "18 Kısa Çalışma Ödeneği" eksik gün kodu olduğu, bilindiği üzere Kısa Çalışma Ödeneği; genel ekonomik, sektörel, bölgesel kriz veya zorlayıcı sebeplerle iş yerındeki haftalık çalışma sürelerinin geçici olarak en az üçte bir oranında azaltılması veya süreklilik koşulu aranmaksızın iş yerinde faaliyetin tamamen veya kısmen en az dört hafta süreyle durdurulması hallerinde, iş yerinde üç ayı aşmamak üzere sigortalılara çalışamadıkları dönem için gelir desteği sağlayan bir uygulama olduğu, davacının kısa çalışma ödeneğinden faydalandığı halde, eksik gün çalışması olmadığı iddiasının muhatabı vekil eden Kurum olmadığını, arz edildiği üzere kontrol ve denetim yetkisi İŞKUR'a bağlı İş Müfettişlerine verildiği, vekil eden Kurumun "18 Kısa Çalışma Ödeneği" eksik gün bildirimi nedeniyle iş verenden bilgi ve belge isteme, bildirimin gerçekliğini denetleme hak ve ödevi bulunmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, dava dilekçesinde pandemi nedeni ile kısa çalışma kapsamında çalıştırıldığını, bu süre zarfında maaşının bir kısmının devlet tarafından bir kısmının da işveren tarafından yatırıldığını, ayrıca kısa çalışmadan yararlandırılmasına rağmen bu süre içerisinde tam zamanlı olarak çalıştığını iddia ettiği ancak bu hususların gerçeklikten uzak soyut beyanlar olup ispatı da mümkün olmadığı, pandemi süresince her sektörde olduğu gibi eğitim sektöründe de bir takım kısıtlamalar yapıldığı, bu kısıtlamalar kapsamında uzun bir süre eğitim öğretime ara verildiği, okulların kapatıldığı, dönem dönem okullar açılmış ise de eğitim öğretim beş gün olacak şekilde değil günlere bölünerek devam ettiği, Kurum bu süre zarfında davacı için kısa çalışmadan yararlanmış ve gerek davacı gerekse diğer çalışanlar için tüm kayıtları gerçeğe uygun şekilde tuttuğu, davacı başkaca özel sebeplerinden ötürü Kuruma husumet beslemekte olup asılsız şekilde davalı ... e ve SGK'ya şikayet ettiği, ancak yürütülen her iki soruşturma dosyası için de yapılan detaylı müfettiş incelemeleri sonucunda takipsizlik kararı verildiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; dinlenen tanık beyanları, bilirkişi raporu ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının davalı iş yerinde 10.09.2018-18.06.2021 tarihleri arasında Kuruma bildirilen süreler dışında 395 gün hizmet akdine tabi olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının pandemi döneminde fiili çalışmadığı ve kısa çalışma ödeneğinden yararlandığı, cevap dilekçesini tekrarla davanın ispat edilemediği ve davacının bildirimlerinde eksiklik bulunmadığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; cevap dilekçesini tekrarla davacının talep sonucunun netlik arz etmediği, davanın ispat edilemediği ve eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
1.5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık niteliği, anılan Kanun'un 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendine göre hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılmakla ve 7. maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca çalışmaya başladıkları tarihten ibaren edinilir. Söz konusu sigortalılık niteliği anılan Kanun'un 9. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca hizmet akdinin sonlandığı tarihte sona erer.
2. Anayasa'nın 60. maddesinde yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
3. Somut olayda davacının, davalıya ait iş yerinde okul öncesi öğretmeni olarak 2020 Mart ayında 22 gün, Ekim ayında 3 gün, 2021 yılı Şubat - Mayıs ayları arasında 10 ve 11'er gün ve haziran ayında 6 gün olmak üzere kısmi bildirimleri bulunmaktadır. Davacı bu dönemde kısa çalışma kapsamında bildirimi yapılsa bile tüm dönemlerde tam zamanlı çalıştığını, pandemi nedeniyle uzaktan eğitim şeklinde çalışmasının sürdürdüğünü iddia etmektedir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
4.11.03.2020 tarihinde ... Örgütü tarafından ilan edilen COVID-19 pandemisi sebebiyle, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yaygın ve sıkı önlemler alınmış; sokağa çıkma yasakları, kapanmalar, uzaktan eğitim uygulamaları ve maske kullanımı zorunluluğu gibi çeşitli kısıtlamalar hayata geçirilmiştir. Bu çerçevede, virüsün yayılmasını önlemek ve toplum sağlığını korumak amacıyla, ... Bakanlığı tarafından yüz yüze eğitime ara verilmiş, eğitim-öğretim faaliyetleri uzaktan eğitim yoluyla sürdürülmüştür. Söz konusu uygulama, 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu ile 1739 sayılı ... Temel Kanunu’nun devlete yüklediği eğitim hizmetini sağlama görevi kapsamında ve olağanüstü şartlara uygun olarak uzaktan eğitim araçları kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Davacı, yüz yüze eğitimin yapılmadığı bu süreçte, uzaktan eğitim kapsamında çalıştığını ileri sürmektedir. Ancak davacı okul öncesi öğretmeni olup, dinlenen tanık anlatımlarından okul öncesi eğitimin uzaktan eğitimle yürütülüp yürütülmediği açık şekilde anlaşılmamaktadır. Bu nedenle öncelikle, pandemi döneminde okul öncesi eğitimin uzaktan eğitim kapsamına alınıp alınmadığının ... Bakanlığından sorulması gereklidir. Ayrıca, davacının eğitim verdiği dönemde okul öncesi eğitimi alan öğrenci velilerinin tespit edilerek usulünce tanık sıfatıyla dinlenmesi, davacının çalışma süresi ve niteliğinin her yönüyle ve hiçbir tereddüde yer bırakmayacak şekilde değerlendirilmesi; tüm deliller birlikte takdir edilerek buna göre karar verilmesi gerekmektedir.
5.Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3. Peşin alınan temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Benzer Kararlar
Yargıtay 10. HD 30.06.2026
Hizmet Tespitinde Kuruma Bildirim Dışı Kalan Süreler Tek Tek Açıklattırılıp Araştırılmalı
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E. 2025/20038 · K. 2026/9976
Hizmet tespiti kamu düzenine ilişkin olup bildirimlerin iptali istenmediğinde, bildirim dışı kalan sürelerde davalı yanında hizmet akdine dayalı çalışma bulunup bulunmadığı ayrıntılı araştırılmalıdır.
Bozma Hizmet Tespiti
Hukuk Genel Kurulu 28.01.2026
Aynı Adresteki Şirketlerde Hizmet Tespiti: Gerçek İşverenin Davaya Katılımı Sağlanmalı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2025/9 · K. 2026/34
Somut olayda davalı şirketle aynı adreste faaliyet gösteren dava dışı şirketin gerçek işveren olabileceği gözetilerek, zorunlu dava arkadaşı olan bu işverenin HMK 124 uyarınca davaya katılımı sağlanmalıdır.
Direnme Kararının Bozulması Hizmet Tespiti
Yargıtay 10. HD 03.06.2025
Hizmet ve Gerçek Ücret Tespitinde Eksik Araştırma: Dava Dışı Bildirimler de İncelenmeli
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E. 2025/1932 · K. 2025/9381
Hizmet tespitinde dava dışı işyerlerinden bildirim varsa davacıya bunların tespitini isteyip istemediği sorulmalı, iptal isteniyorsa o işyerlerine husumet yöneltmesi için süre verilmelidir.
Bozma Hizmet Tespiti
Yargıtay 10. HD 27.06.2024
Sigortasız Çalışmada Tanıkla İspat Sınırını Aşan Ücret için Yazılı Delil Arandı
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E. 2024/6848 · K. 2024/7243
Somut olayda tanıkla ispat sınırını aşan ücret iddiası için yazılı delil aranmış, icra takibindeki ödeme yalnızca o ayın ücretine delil sayılmış; karar Yargıtay'ca onanmıştır.
Onama Hizmet Tespiti
Hizmet Tespiti konusundaki 41 kararın tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.