Ana Sayfa › İçtihatlar › İş Hukuku › İş Hukukunda Diğer Konular
Yargıtay 9. HD Düzelterek Onama İş Hukuku
Varlığı Yargılamayı Gerektiren İşçilik Alacağında İcra İnkâr Tazminatı Reddedilmeli
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2021/6142 · K. 2021/10467 · T. 17.06.2021
Karar Özeti
Evlilik nedeniyle işten ayrılan davacı işçi, kıdem tazminatı ve diğer alacakları için başlattığı takibe itiraz edilince itirazın iptali davası açmıştır. İş mahkemesi davayı kısmen kabul ederek asıl alacağın %20'si oranında icra inkâr tazminatına ve harçtan muaf davalı Bakanlık aleyhine de harca hükmetmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, icra inkâr tazminatı için alacağın likit olması gerektiğini, alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiği ve kabul edilen miktar takiptekinden farklı olduğu için bu koşulun oluşmadığını belirtmiştir. Daire, icra inkâr tazminatı isteminin reddine ve Bakanlığa harç yüklenmemesine karar vererek hükmü düzelterek onamıştır.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
İtirazın iptali davasında alacağın varlığı yargılamayı gerektiriyor ve kabul edilen miktar takip miktarından farklıysa alacak likit sayılmaz ve icra inkâr tazminatına hükmedilemez.
Soru: İşçilik alacağı için açılan itirazın iptali davasında icra inkâr tazminatı ne zaman verilmez?
Sonuç: İcra inkâr tazminatı ve harca ilişkin bölümler düzeltilerek hüküm onandı.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire9. Hukuk Dairesi
- Esas No2021/6142
- Karar No2021/10467
- Karar Tarihi17.06.2021
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçDüzelterek Onama
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
- 492 sayılı Harçlar Kanunu m. 13/j (resmî metin)
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. geçici 3/2 (resmî metin)
- 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (mülga) m. 438/7
Kararın Önemli Bölümleri
“İcra inkar tazminatına karar verilebilmesi için alacağın belirli ya da belirlenebilir olması gerekir. Ancak, hak tartışmalı ise icra inkar tazminatına hükmedilemez.”
“Şayet alacak tartışmalı ve yargılamayı gerektiriyorsa likit olduğundan söz edilemez.”
Kararın Tam Metni
MAHKEMESİ: İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili ile davalılardan ... vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti;
Davacı vekili; Davacının 06.06.2007 tarihinde radyoloji teknikeri olarak Davalı Bakanlığa ait ... Ege Doğum ve Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi işyerinde Davalı Bakanlık ile aralarında alt işveren-asıl işveren ilişkisi mevcut olan diğer davalı şirket işçisi olarak çalışmaya başladığını, 09.08.2010 tarihinde evlendiğini, iş akdini 31.01.2011 tarihinde evlilik nedeniyle sona erdirdiğini, bu fesih şekli gereği kıdem tazminatına hak kazandığını, işyerindeki çalışmasının 3153 sayılı yasa kapsamında olduğunu ve bu yasa gereği yılda 4 hafta kesintisiz izin kullanması gerektiğini, bu izinlerini kullanmadığını, ayrıca aynı yasa gereği günde 5 saatten fazla çalışmanın yasak olduğunu, bunun yanında pazar gününden ayrı olmak üzere hafta içinde 1 gün öğleden sonra izin yapması gerektiğini, buna göre haftalık çalışma süresinin 27,5 saat olması gerekir iken 35 saatin üzerinde çalıştırıldığını, fazla mesai ücreti alacağının mevcut bulunduğunu, bu alacaklarının tahsili içinİzmir 1. İcra Müdürlüğünün 2012/10963 sayılı dosyası ile takibe geçtiğini ve davalıların itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, yapılan itirazın yerinde olmadığını iddia ederek; 6.338,98 TL kıdem tazminatı, 906,34 TL kıdem tazminatı faizi, 4.601,36 TL net ücretli izin alacağı ve 10.000,00 TL fazla mesai alacağı için yapılan itirazın kısmen iptali ile bu miktardaki alacaklar yönünden takibin devamına, itirazın kötüniyetli olması nedeniyle %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı bakanlık vekili, kendilerine husumet yöneltilmesinin yerinde bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davacının 06.06.2007 tarihinde radyoloji teknisyeni olarak çalışmaya başladığını, 31.01.2011 tarihinde evlilik nedeniyle iş akdinin feshettiğini, ancak iki gün sonra ... Merkez Efendi Devlet Hastanesinde görüntüleme hizmeti veren ... A.Ş. nezdinde çalışmaya başladığınıı, bu nedenle ileri sürülen fesih gerekçesinin yerinde bulunmadığını, fesih hakkını kötüye kullandığını, fesih bildiriminde sadece kıdem taznminatı istediğini, bu dilekçesinde fazla mesai, yıllık ücretli izin ve şua izni taleplerinin mevcut bulunmadığını, Davacının çalışmasının 30 saati aşmadığını, Davacının şua iznini muntazam kullandığını, öte yandan şua izninin kesintisiz çalışma halinde hakedilen bir izin olduğunu, özellikle 21.01.2010 tarihinden sonraki çalışmanın yasal 35 saatlik çalışma süresinin altında gerçekleştiğini ve bu nedenle şua iznine hak kazanamayacağını, Davacının ücretinin asgari ücret olduğunu ve prim ve ikramiyeler ile şua izni alacağının telafi edildiğini savunup davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davacı ve vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
İtirazın iptali davasında borçlunun haksızlığına karar verilmesi halinde ve alacaklının talep etmiş olması şartıyla, borç miktarının Kanunda gösterilen orandan az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilir. İcra inkar tazminatına karar verilebilmesi için alacağın belirli ya da belirlenebilir olması gerekir. Ancak, hak tartışmalı ise icra inkar tazminatına hükmedilemez. Alacağın likit olması şartıyla itirazın iptali davası sonunda borçlunun itirazının kısmen kabulü halinde dahi, kabul edilen kısım bakımından icra inkar tazminatına hükmedilmelidir. İcra inkar tazminatı, asıl alacak bakımından söz konusu olur. İşlemiş faiz isteği yönünden icra inkar tazminatına hükmedilmesi mümkün değildir.
Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.Bu koşullar yoksa, likit bir alacaktan söz edilemez.
Şayet alacak tartışmalı ve yargılamayı gerektiriyorsa likit olduğundan söz edilemez.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece, asıl alacağın yüzde yirmisi oranında belirlenen icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Ne var ki, takip konusu alacağın varlığı noktasındaki uyuşmazlığın çözümü yargılamayı gerektirdiğinden ve takip talebindeki miktarla Mahkemece kabul edilen miktarın farklı olduğu gözetildiğinde likit olmadığı anlaşılmaktadır. Şu halde, Mahkemece icra inkar tazminatı talebinin reddi gerekirken kabulü hatalı olup bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2. maddesi yollaması ile Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. Maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir
3- Davalı Bakanlığın Harçlar Kanunu’ nun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu tartışmasız olup, Mahkemece harçtan muaf olan davalı Bakanlığa harç yükletilmesi de bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2. maddesi yollaması ile Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. Maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Sonuç:
-Temyiz olunan kararın Hüküm fıkrasının icra inkar tazminatına yönelik "Asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınıp davacıya ödenmesine”, cümlesinin hükümden çıkarılarak yerine; "Koşulları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine,"
-Temyiz olunan kararın Hüküm fıkrasının karar ilam harcına ilişkin”Alınması gereken 1.431,35 TL harçtan, peşin yatırılan 170,55 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.260,80 TL 'nin davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına”, paragrafının tamamen çıkartılarak yerine;
“- Davalı Bakanlık harçtan muaf olduğundan, bakanlık aleyhine karar-ilam harcına hükmedilmesine yer olmadığına,
Kabul edilen miktar üzerinden alınması gereken 1.431,35 karar-ilam harcından davacının yatırdığı 170,55 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.260,80 TL karar-ilam harcının davalı şirketden tahsili ile hazineye irat kaydına” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.06.2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Benzer Kararlar
Yargıtay 9. HD 29.04.2026
Kendi Hesapladığı Kıdem Tazminatına İtiraz Eden Belediye Aleyhine İcra İnkâr Tazminatı Onandı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/1181 · K. 2026/4023
Yargıtayca onanan kararlarda, kıdem tazminatını kendi bordrosunda hesaplayan belediyenin bu tutarın altında kalan takip alacağının tamamına itirazı hâlinde alacağın likit olduğu kabul edilmiştir.
Onama Kıdem Tazminatı
Yargıtay 9. HD 30.04.2026
Kadroya Geçişte Ücreti Asgari Ücrete Oranlanan İşçinin Fark Alacağı Onandı, Harç Düzeltildi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/3115 · K. 2026/4146
Sözleşme gereği ücretin asgari ücretle oransal değişeceği kabulü onanmış; genel bütçeye dâhil Bakanlık harçtan muaf olduğundan davacının yatırdığı harcın kendisine iadesine hükmedilmelidir.
Düzelterek Onama Ücret Alacağı
Hukuk Genel Kurulu 01.04.2026
Eski Eşle Aynı Adreste Görünen Hak Sahibinin Yetim Aylığı Davasında Çelişki Giderilmeli
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2025/20 · K. 2026/206
Hak sahibi ile boşandığı eşin kayıtlı adresleri aynı iken tanıkların ayrı yaşandığını söylemesi karşısında, kolluk araştırması, komşu beyanları ve ihbarcının bilgisine başvurularak çelişki giderilmelidir.
Direnme Kararının Bozulması İş Hukuku
Hukuk Genel Kurulu 01.04.2026
Silinen Prim Borcunda Dava Konusuz, Çekişmesiz Çalışma Dönemi Borcundan İşveren Sorumlu
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2025/252 · K. 2026/202
Dava sırasında Kurumca silinen prim borcu yönünden ödeme emrinin iptali davasının konusuz kaldığına, sigortalının çekişmesiz çalışma dönemine ait kalan borçtan davacı işverenin sorumluluğuna karar verilir.
Direnme Kararının Bozulması İş Hukuku
İş Hukukunda Diğer Konular Konusundaki 165 Kararın Tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.