top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › İş Hukuku › İş Hukukunda Diğer Konular

Yargıtay 9. HD Düzelterek Onama İş Hukuku

Kadroya Geçişte Ücreti Asgari Ücrete Oranlanan İşçinin Fark Alacağı Onandı, Harç Düzeltildi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/3115 · K. 2026/4146 · T. 30.04.2026

Karar Özeti

Davacı işçi, 696 sayılı KHK ile Bakanlıkta kadroya geçerken imzaladığı sözleşmede ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini ileri sürerek fark ücret, ikramiye ve ilave tediye istemiştir. İlk derece mahkemesi talepleri kabul etmiş; bölge adliye mahkemesi de sözleşmenin 7. maddesine göre asgari ücret her değiştiğinde ücretin oransal olarak değişeceğini belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, davalının harç dışındaki temyiz itirazlarını yerinde görmemiş; ancak genel bütçeye dâhil idarelerin harçtan muaf olduğunu belirterek harç bendini davacının yatırdığı harcın kendisine iadesi şeklinde düzeltip kararı onamıştır.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Somut olayda ücretin sözleşme gereği asgari ücretle oransal değişeceği kabulü onanmış; genel bütçeye dâhil Bakanlık harçtan muaf olduğundan davacının yatırdığı harcın kendisine iadesine hükmedilmelidir.

Soru: Sözleşmede ücret asgari ücretin belli oranı fazlası ise asgari ücret artınca işçinin ücreti de artar mı?

Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararı harç yönünden düzeltilerek onandı.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“asgari ücret her değiştiğinde davacının ücretinin de oransal olarak değişeceği ve bu durumda davacının fark alacaklarının bulunduğunun anlaşıldığı”

“492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/(j) hükmünde, genel bütçeye dâhil İdarelerin bu Kanun'un 1 ve 3 sayılı Tarifeleri'ne giren bütün işlemlerinin harçtan muaf olacağı belirtilmiştir.”

Kararın Tam Metni

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2025/2946 E., 2025/3292 K.

DAVA TARİHİ: 13.12.2024

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. İş Mahkemesi

SAYISI: 2024/401 E., 2025/329 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı olarak sürekli işçi kadrosunda istihdam edildiğini, kadroya geçişinin 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) ile sağlandığını, hâlen davalı Bakanlığın kadrolu işçisi olarak çalışmaya devam ettiğini, alt işveren bünyesinde çalışmakta iken ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini ve ödendiğini, kadroya geçerken bireysel iş sözleşmesi imzaladığını ve ücretinin yine asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini, ancak davalı tarafından eksik ödeme yapıldığını, davacının fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacakları bakımından daha önce 29 İş Mahkemesinin 2022/304 Esas sayılı dosyasına kayıtlı olarak açılan davada Nisan 20 18... .10.2020 tarihleri arası dönem fark ücret alacağının hüküm altına alındığını ve temyiz denetiminden geçerek kesinleşmiş olduğunu, ancak eksik ödemenin devam ettiğini ileri sürerek 12.10.2020 tarihinden itibaren fark ücret, Nisan 2018 tarihinden itibaren fark ikramiye ve fark ilave tediye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, taleplerin belirsiz alacak davasına konu edilmesinin mümkün olmadığını, işçilerin sözleşmesinde ücrete ilişkin belirli bir oran yazılmış olsa dahi geçersiz olduğunu, 696 sayılı KHK kapsamında kadroya geçiş sonrası işçi ücretlerinin ... tarafından düzenlenen toplu iş sözleşmesi dikkate alınarak belirlendiğini, davacının ücretinin düşürülmesi gibi bir uygulama söz konusu olmadığından dava konusu alacaklara hak kazanamayacağını, davacının hem bireysel iş sözleşmesinin ücret zammı hem de toplu iş sözleşmesi ile öngörülen ücret kriterlerinin uygulanmasını istemesinin mümkün olmadığını, aksi durumda çifte zam durumunun ve diğer personelin aldıkları ücretler arasında dengesizlikler oluşacağını, ayrıca talep edilen faiz oranı ile faiz başlangıç tarihlerinin de hatalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile davalı İdare arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde davacının ücretinin her ay asgari ücretin belirli bir oran fazlası olacağına dair açık düzenleme olduğu, buna karşın 01.01.2019 tarihinde davacının 31.12.2018 tarihindeki ücretine sadece Çalışma ve ... Bakanlığı Genelgesindeki ... kararında belirtilen %4 oranındaki ücret zammının uygulandığı gerekçesiyle belirsiz süreli iş sözleşmesinin, ... tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesinin ve davacının üyesi olduğu ... Sendikası ile bağıtlanan toplu iş sözleşmelerinin ilgili hükümleri uyarınca, davalı tarafından ıslaha karşı zamanaşımı def’inde bulunulması sebebiyle bilirkişi raporunda yapılan belirlemeler baz alınarak resen yapılan hesaplamalar doğrultusunda, davacının fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacaklarına ilişkin talebinin kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ile davalı Kurum arasında sürekli işçi kadrosuna geçenlere özgü yapılan belirsiz süreli iş sözleşmesinin 7. maddesi gereğince davacının ücretinin geçişin yapıldığı 02.04.2018 tarihinden itibaren asgari ücretin belirli oranda fazlası olarak tespit edilmiş olduğu ve asgari ücret her değiştiğinde davacının ücretinin de oransal olarak değişeceği ve bu durumda davacının fark alacaklarının bulunduğunun anlaşıldığı, kararda faiz başlangıç tarihi, faiz oranı ve türünün yerinde olduğunun belirlendiği, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

1. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 36. maddesinin dikkate alınması gerektiğini,

2. Bireysel sözleşmede kastedilen asgari ücretin 2018 yılı asgari ücreti olup kadroya geçiş ücretinin de davacının 2018 yılı ücreti korunarak belirlendiğini, davacının ücretinde herhangi bir indirime gidilmediğini,

3. Davacıya ait ücret bordrolarının incelenmesinden davacının toplu iş sözleşmesinde belirlenen ücret zammından ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklı diğer ücret eklerinden yararlandığının anlaşılacağını, bir yandan toplu iş sözleşmesi ile ücretinde artış olan davacının diğer yandan bireysel iş sözleşmesindeki günlük brüt ücretinin esas alınmasını isteme hakkının mümkün olmadığını,

4. Davacı ve aynı durumda olan sürekli işçilerin ücretine hem asgari ücrete yapılan zammın hem de toplu iş sözleşmesinden kaynaklı zammın uygulanmasının çifte zam durumu oluşturduğunu,

5. Alacaklara uygulanan faizin türünün ve başlangıç tarihinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti ile fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacağının bulunup bulunmadığı, faiz türü ve başlangıç tarihlerinin yerinde olup olmadığı ve davalı Bakanlığın harç muafiyetinin gözetilip gözetilmediğine ilişkindir.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/(j) hükmünde, genel bütçeye dâhil İdarelerin bu Kanun'un 1 ve 3 sayılı Tarifeleri'ne giren bütün işlemlerinin harçtan muaf olacağı belirtilmiştir. Somut uyuşmazlıkta İlk Derece Mahkemesi tarafından davalı ... Bakanlığının harçtan muaf olduğu belirtilmiş ise de (3) numaralı bentte çelişkili şekilde başvuru harcının, peşin harcın ve ıslah harcının davalı Bakanlıktan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş olması isabetsizdir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

1. Davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davalı tarafın temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinin hüküm fıkrasından tamamen çıkartılarak yerine, "3-Davacı tarafından yatırılan başvuru, peşin ve ıslah harcı olmak üzere toplam 2.621,20 TL harç giderinin karar kesinleştiğinde ve talep hâlinde davacıya iadesine," ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

İş Hukukunda Diğer Konular konusundaki 25 kararın tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page