Ana Sayfa › İçtihatlar › İş Hukuku › İş Hukukunda Diğer Konular
Yargıtay 9. HD Bozma İş Hukuku
Hukuk Seçimi Olmayan Yurt Dışı Çalışmada Türk Hukuku Daha Sıkı İlişkili Hukuk Sayıldı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2025/35 · K. 2025/9971 · T. 16.12.2025
Karar Özeti
Yurt dışındaki şantiyede vinç operatörü olarak çalışan davacı işçi, kıdem ve ihbar tazminatı ile diğer işçilik alacaklarını talep etmiştir. İlk derece mahkemesi Rus hukukuna göre başvuru süresinin dolduğu gerekçesiyle davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi de mutat işyeri ve sıkı ilişkili hukukun Rus hukuku olduğunu kabul etmiştir. Yargıtay, hukuk seçimi anlaşması bulunmayan dönemde kural olarak mutat işyeri hukukunun uygulanacağını, ancak tarafların tabiiyeti, yerleşim yerleri, ilişkilerin yoğunlaştığı yer ve ücretin ödendiği yer Türkiye olduğundan daha sıkı ilişkili hukukun Türk hukuku olduğunu belirtmiş, ilk derece mahkemesi kararını bozmuştur.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Hukuk seçimi bulunmayan yurt dışı çalışmada tarafların tabiiyeti, yerleşim yerleri, ilişkilerin yoğunlaştığı yer ve ücret ödeme yeri Türkiye olduğundan daha sıkı ilişkili hukukun Türk hukuku olduğu kabul edilmiştir.
Soru: Yurt dışında Türk şirketinde çalışan işçiye hangi ülkenin hukuku uygulanır?
Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararı bozuldu.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire9. Hukuk Dairesi
- Esas No2025/35
- Karar No2025/9971
- Karar Tarihi16.12.2025
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçBozma
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
Kararın Önemli Bölümleri
“hukuk seçimi anlaşması bulunmayan tüm çalışma döneminde daha sıkı ilişkili hukukun Türk hukuku olduğu anlaşılmaktadır.”
“Ancak 5718 sayılı Kanun’un 27/4 hükmünde düzenlenen daha sıkı ilişkili hukukun varlığı hâlinde bu hukuk uygulanabilir.”
Kararın Tam Metni
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/1046 E., 2024/3177 K.
MAHKEMESİ: ... 55. İş Mahkemesi
SAYISI: 2021/215 E., 2022/352 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve asıl davada taraf olmaktan çıkarılan ... ve Endüstriyel Tesisler Yapım AŞ vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacı ve asıl davada taraf olmaktan çıkarılan ... ve Endüstriyel Tesisler Yapım AŞ vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 06.05.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü davacı vekili Avukat ... ile davalı ... ve Endüstriyel Tesisler Yapım AŞ vekili Avukat ... duruşmaya geldiler.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin davalının ...'da bulunan işyerinde 23.09.2013-12.12.2016 tarihleri arasında tonajlı mobil vinç operatörü olarak net 2.000,00 Euro ücretle haftanın 7 günü çalıştığını, işyerinde iki vardiya sistemi olduğunu, ilk vardiyanın 08.00-19.00, ikinci vardiyanın 20.00-07.00 arası olduğunu, vardiyanın iki haftada bir değiştiğini, müvekkiline fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödenmediğini, bir kısım kıdem ve ihbar tazminatı ödemesi yapılarak iş sözleşmesinin sona erdirildiğini, diğer alacaklarının ödenmediğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; müvekkilinin davalının ...'daki işyerinde 23.09.2013-12.12.2016 tarihleri arasında tonajlı mobil vinç operatörü olarak net 2.000,00 Euro ücretle, haftanın 7 günü çalıştığını, işyerinde iki vardiya sistemi olduğunu, ilk vardiyanın 08.00-19.00, ikinci vardiyanın 20.00-07.00 arası olduğunu, vardiyanın iki haftada bir değiştiğini, müvekkiline fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödenmediğini, bir kısım kıdem ve ihbar tazminatı ödemesi yapılarak iş sözleşmesinin sona erdirildiğini, diğer alacaklarının ödenmediğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Taraf olmaktan çıkarılan ... ve Endüstriyel Tesisler Yapım AŞ vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazında bulunduklarını, davacı ile müvekkili Şirket arasında bir iş sözleşmesinin bulunmadığını, müvekkili Şirketin davaya konu hakkın yükümlüsü olmadığını, davacının müvekkili Şirkette herhangi bir kaydının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Birleşen davada davalı ... Köprü ve Üstyapı İnş. AŞ vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili Şirket nezdinde 23.09.2013 tarihinde çalışmaya başladığını, iş sözleşmesinin tarafların karşılıklı mutabakatı sonucu ikale ile sonlandığını, bu nedenle davacının makul yararı sağlandığından tazminata hak kazanamayacağını, davacıya ...'da çalıştığı dönemde hak kazandığı her türlü alacak kalemlerinin eksiksiz olarak ödendiğini, uyuşmazlığa Rus hukukunun uygulanması gerektiğini, davacının söz konusu taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının 23.09.2013-09.12.2016 tarihleri arasında 1.400,00 Euro ücret karşılığında çalıştığını, davacının fazla çalışması, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin eksiksiz bir şekilde ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ikinci davanın açıldığı tarih itibarıyla asıl dava dosyasının derdest olduğu, taraf değişikliği talebinin kabul edilmesiyle davalı ... Köprü ve Üstyapı İnşaat AŞ aleyhine açılan asıl davanın 03.10.2017 tarihinden itibaren derdest olduğu, bu nedenle birleşen davanın dava şartı noksanlığından usulden reddine karar verilmesi gerektiği, davacının iş sözleşmesinin fesih tarihinin 09.12.2016, dava tarihinin ise 03.10.2017 olduğu, ... Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesine göre dava tarihi itibarıyla bireysel iş uyuşmazlığının çözümü için mahkemeye başvurma süresinin dolduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve asıl davada taraf olmaktan çıkarılan ... ve Endüstriyel Tesisler Yapım AŞ vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin derdestlik dava şartı nedeni ile birleşen davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, somut olayda mutad işyeri ... olduğu gibi sıkı ilişkili hukukun da Rus hukuku olduğu, uyuşmazlığa Rus hukukunun uygulanması ile asıl davanın reddine karar verilmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı, Rus hukuku hükümleri ile fesih ve dava tarihleri dikkate alındığında zamanaşımı nedeni ile verilen ret kararının da yerinde olduğu, vekâlet ücreti ile yargılama giderlerinde bir hata bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Birleşen davanın açıldığı tarihte derdest davanın bulunmadığını,
b. Davalılar arasında organik bağ bulunduğunu,
c. Uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması gerektiğini,
d. Rus hukukuna göre sürelerin geçerli nedenle uzatılabileceğini, içtihat değişikliğinin geçerli neden olduğunu,
e. Reddedilen miktar yönünden davalı yararına vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Taraf olmaktan çıkarılan ... ve Endüstriyel Tesisler Yapım AŞ vekili temyiz dilekçesinde; lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, davanın süresinde açılıp açılmadığı, zamanaşımı ve vekâlet ücreti noktalarında toplanmaktadır.
İş sözleşmesinde yabancılık unsuru bulunması hâlinde, uygulanacak hukukun belirlenmesi açısından, uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 27/1 hükmünün uygulanmasına ilişkin ilke ve esaslar Dairemizin 24.05.2023 tarihli ve 2022/16187 Esas, 2023/7655 Karar sayılı ilâmında açıklanmıştır.
Somut uyuşmazlıkta davacı işçi, davalının yurt dışında bulunan şantiyelerinde çalıştığını ileri sürerek ödenmeyen işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiş; davalı işveren ise yasal süresi içinde sunduğu cevap dilekçesinde davacının yurt dışı şantiyelerinde çalışması sebebiyle uyuşmazlığın yabancı hukuka göre çözümlenmesi gerektiğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince uyuşmazlığa ... hukuku uygulanmak suretiyle yargılama sonuçlandırılmıştır.
Davacının tüm çalışma dönemi ...'da geçmiş olup çalışma dönemi bakımından taraflar arasında hukuk seçimi anlaşması bulunduğuna dair dosyada herhangi bir sözleşme veya başkaca delil bulunmamaktadır.
Tarafların hukuk seçimi anlaşması yapmadıkları veya yapılan hukuk seçimi anlaşmasının geçersiz olduğu dönemde iş sözleşmesine, kural olarak işçinin işini mutad olarak yaptığı işyeri hukukunun uygulanması gerektiği 5718 sayılı Kanun'un 27/2 hükmünde genel bir kural olarak düzenlenmiştir. Burada yetkili kılınan hukuk, işçinin işini fiilen yerine getirdiği yer ülke hukukudur. Ancak 5718 sayılı Kanun’un 27/4 hükmünde düzenlenen daha sıkı ilişkili hukukun varlığı hâlinde bu hukuk uygulanabilir. Bu bağlamda tarafların tâbiiyeti, sözleşmenin dili ve imzalandığı yer, işçinin tâbi olduğu sosyal güvenlik sistemi, tarafların yerleşim yerleri, sosyal ve hukuki ilişkilerin yoğunlaştığı yer, ücretin ödendiği yer, iş sözleşmesinin daha sıkı ilişkili hukuka özgü kurumlar (Örneğin Türk hukuku) gözetilerek yapılması, daha önceki (daha sıkı ilişkili hukukun uygulandığı) iş sözleşmesine gönderme yapılması gibi unsurların sözleşmenin hangi hukukla daha sıkı ilişkili olduğunun belirlenmesinde dikkate alınması mümkündür.
Somut uyuşmazlıkta dosyadaki bilgi ve belgelere göre yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınmak suretiyle değerlendirme yapıldığında; davacının davalı Şirkete bağlı olarak ...'da çalışan davacı işçi ile işveren davalının tâbiiyeti, tarafların yerleşim yerleri, sosyal ve hukuki ilişkilerin yoğunlaştığı yer ile işçinin ücretinin ödeme yerinin Türkiye olduğu dikkate alındığında hukuk seçimi anlaşması bulunmayan tüm çalışma döneminde daha sıkı ilişkili hukukun Türk hukuku olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre uyuşmazlığa Türk hukuku uygulanarak dava konusu alacaklar hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir. Eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davacı ve asıl davada taraf olmaktan çıkarılan ... ve Endüstriyel Tesisler Yapım AŞ vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Davacı yararına takdir edilen 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalı ... Köprü ve Üstyapı İnşaat AŞ'ye yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Benzer Kararlar
Yargıtay 9. HD 21.05.2026
Yurt Dışında Çalışan İşçinin Sözleşmesinde Daha Sıkı İlişkili Hukuk Türk Hukuku Kabul Edildi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/5158 · K. 2026/4839
Hukuk seçimi yapılmayan ve işin yurt dışında görüldüğü iş sözleşmesinde, tarafların tabiiyeti, yerleşim yerleri ve ücretin Türkiye'de ödenmesi gibi bağlantılar nedeniyle Türk hukuku daha sıkı ilişkili hukuk sayılmıştır.
Bozma İş Hukuku
Yargıtay 9. HD 11.05.2026
Hukuk Seçimi Yoksa Türk Hukukuyla Daha Sıkı İlişkili Yurt Dışı Çalışmaya Türk Hukuku Uygulanır
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/3789 · K. 2026/4339
Hukuk seçimi bulunmayan dönemde tabiiyet, yerleşim yeri ve ücretin Türkiye'de ödenmesi gibi unsurlar daha sıkı ilişkiyi gösteriyorsa yurt dışında çalışan işçinin sözleşmesine Türk hukuku uygulanır.
Bozma İş Hukuku
Yargıtay 9. HD 11.05.2026
Yurt Dışı Çalışmada Hukuk Seçimi Yoksa Türkiye ile Daha Sıkı İlişki Varsa Türk Hukuku Uygulanır
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/4732 · K. 2026/4310
Hukuk seçimi bulunmayan yurt dışı çalışma dönemlerinde, tarafların tabiiyeti, yerleşim yerleri ve ücretin Türkiye'de ödenmesi karşısında daha sıkı ilişkili hukuk olan Türk hukuku uygulanmalıdır.
Bozma İş Hukuku
Yargıtay 9. HD 11.05.2026
Yurt Dışı Çalışmasının Bir Döneminde Daha Sıkı İlişkili Hukuk Türk Hukuku Kabul Edildi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/3788 · K. 2026/4338
Yurt dışında geçen bir çalışma döneminde tarafların tabiiyeti, yerleşim yerleri, ilişkilerin yoğunlaştığı yer ve ücretin Türkiye'de ödenmesi gözetilerek daha sıkı ilişkili hukukun Türk hukuku olduğu kabul edilmiştir.
Bozma İş Hukuku
İş Hukukunda Diğer Konular Konusundaki 165 Kararın Tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.