top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › İş Hukuku › İş Hukukunda Diğer Konular

Yargıtay 9. HD Bozma İş Hukuku

Yurt Dışında Çalışan İşçinin Sözleşmesinde Daha Sıkı İlişkili Hukuk Türk Hukuku Kabul Edildi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/5158 · K. 2026/4839 · T. 21.05.2026

Karar Özeti

Davalı şirketin yurt dışındaki şantiyesinde 1999-2012 yılları arasında saha kalfası olarak çalışan davacı işçi, kıdem ve ihbar tazminatı istedi. İlk derece mahkemesi davayı zamanaşımı nedeniyle reddetti; bölge adliye mahkemesi de çalışılan ülkenin iş kanunundaki üç aylık süreyi esas alarak istinaf başvurusunu esastan reddetti. Yargıtay, hukuk seçimi anlaşması bulunmadığını, tarafların tabiiyeti, yerleşim yerleri, ilişkilerin yoğunlaştığı yer ve ücretin Türkiye'de ödendiği dikkate alındığında çalışma döneminin tamamı için daha sıkı ilişkili hukukun Türk hukuku olduğunu belirtti ve bölge adliye mahkemesi kararını kaldırarak Türk hukukuna göre karar verilmesi için ilk derece kararını bozdu.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Hukuk seçimi yapılmayan ve işin yurt dışında görüldüğü iş sözleşmesinde, tarafların tabiiyeti, yerleşim yerleri ve ücretin Türkiye'de ödenmesi gibi bağlantılar nedeniyle Türk hukuku daha sıkı ilişkili hukuk sayılmıştır.

Soru: Yurt dışı şantiyede çalışan işçinin kıdem ve ihbar tazminatına hangi ülkenin hukuku uygulanır?

Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı kaldırıldı; uyuşmazlığa Türk hukuku uygulanarak karar verilmesi için ilk derece mahkemesi kararı bozuldu.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“ücretin Türkiye'de ödendiği dikkate alındığında çalışma döneminin tamamı için daha sıkı ilişkili hukukun Türk hukuku olduğu anlaşılmaktadır.”

Kararın Tam Metni

9. Hukuk Dairesi 2026/5158 E. , 2026/4839 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1873 E., 2025/2643 K.

DAVA TARİHİ : 17.07.2020

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 86. İş Mahkemesi

SAYISI : 2024/279 E., 2024/56 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Şirketin yurt içi ve yurt dışı şantiyelerinde, saha kalfası olarak çalıştığını, davacının iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedildiğini ve Türkiye'ye gönderildiğini, davacının son ücretinin net 2.750,00 USD olduğunu ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatlarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazında ve zamanaşımı def'inde bulunduklarını, uyuşmazlığa davacının çalıştığı yer hukukunun uygulanması gerektiğini, davacının müvekkili Şirket bünyesinde çalışmadığını, davacının yurt dışında çalıştığı göz önünde bulundurulduğunda, ücretinin brüt ücrete çevrilmemesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesinin; "Bir çalışan, ödenmemiş ücretlerin ve diğer ödemelerin eksik ödenmesi ile ilgili iş anlaşmazlığının çözümü için ve bunun kapsamında işten çıkarılma yapıldığında çalışana ödenmemiş veya eksik ödenmiş ücretlerin ödenmesi konusunda anlaşmazlığının çözümü için, ilgili tutarların ödenmesi için son tarihten itibaren 3 ay içinde Mahkemeye başvurma hakkına sahiptir." düzenlemesini içerdiği, davacının ...'daki çalışmasının 10.11.2012 tarihinde sona erdiği, davanın ise 17.07.2020 tarihinde açıldığı, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığının anlaşıldığı belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuka ilişkindir.

Somut uyuşmazlıkta davacı işçi, davalının ...'da bulunan şantiyesinde çalıştığını ileri sürerek ödenmeyen işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiş; davalı işveren ise yasal süresi içinde sunduğu cevap dilekçesinde davacının yurt dışı şantiyesinde çalışması sebebiyle uyuşmazlığın yabancı hukuka göre çözümlenmesi gerektiğini savunmuştur.

İş sözleşmesinde yabancılık unsuru bulunması hâlinde, uygulanacak hukukun belirlenmesi açısından, uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 27/1 hükmünün uygulanmasına ilişkin ilke ve esaslar Dairemizin 24.05.2023 tarihli ve 2022/16187 Esas, 2023/7655 Karar sayılı kararında açıklanmıştır.

Tarafların hukuk seçimi anlaşması yapmadıkları veya yapılan hukuk seçimi anlaşmasının geçersiz olduğu dönemde iş sözleşmesine, kural olarak işçinin işini mutad olarak yaptığı işyeri hukukunun uygulanması gerektiği 5718 sayılı Kanun'un 27/2 hükmünde genel bir kural olarak düzenlenmiştir. Burada yetkili kılınan hukuk, işçinin işini fiilen yerine getirdiği yer ülke hukukudur. Ancak 5718 sayılı Kanun’un 27/4 hükmünde düzenlenen daha sıkı ilişkili hukukun varlığı hâlinde bu hukuk uygulanabilir. Bu bağlamda tarafların tabiiyeti, sözleşmenin dili ve imzalandığı yer, işçinin tâbi olduğu ... sistemi, tarafların yerleşim yerleri, sosyal ve hukuki ilişkilerin yoğunlaştığı yer, ücretin ödendiği yer, iş sözleşmesinin daha sıkı ilişkili hukuka özgü Kurumlar (Örneğin Türk hukuku) gözetilerek yapılması, daha önceki (daha sıkı ilişkili hukukun uygulandığı) iş sözleşmesine gönderme yapılması gibi unsurların sözleşmenin hangi hukukla daha sıkı ilişkili olduğunun belirlenmesinde dikkate alınması mümkündür.

Somut uyuşmazlıkta dosyadaki bilgi ve belgelere göre yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınmak suretiyle değerlendirme yapıldığında; davacının, 16.12.1999-10.11.2012 tarihleri arasında davalı Şirketin ...'daki işyerinde çalıştığı, davacı ile davalı Şirket arasında hukuk seçimi anlaşması bulunmadığı, davacı işçi ile işveren davalının tabiiyeti, tarafların yerleşim yerleri, sosyal ve hukuki ilişkilerin yoğunlaştığı yer ile işçinin tâbi olduğu ... sistemi ve ücretin Türkiye'de ödendiği dikkate alındığında çalışma döneminin tamamı için daha sıkı ilişkili hukukun Türk hukuku olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla uyuşmazlığa Türk hukuku uygulanarak dava konusu alacaklar hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir.

Eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

İş Hukukunda Diğer Konular Konusundaki 165 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page