top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › İş Hukuku › Alt İşveren ve Muvazaa

Adana BAM 9. HD Kaldırma ve Geri Gönderme İş Hukuku

İşçilik Kalemlerinin Faizleri Ayrıştırılmadan Yüklenicilerin Rücu Payı Belirlenemedi

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi · E. 2023/1077 · K. 2026/1390 · T. 21.05.2026

Karar Özeti

Davacı idare, yüklenicilerin çalıştırdığı işçiye ilam uyarınca yaptığı ödemeyi yüklenicilerden rücuen istemiş; ilk derece mahkemesi bilirkişi raporuna göre davayı kısmen kabul etmiştir. Bölge adliye mahkemesi, raporda benimsenen sorumluluk esaslarını, bu arada boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatında yarı oranında sorumluluğu isabetli bulmuştur. Buna karşılık faiz ve ferîlerden oluşan 30.947,16 TL'nin yüklenicilere asıl alacak oranında dağıtılmasını yeterli görmemiş, her kalemin ayrı faiz başlangıç tarihi ve faiz türü gözetilerek ek rapor alınması gerektiğini belirtmiştir. Bu eksik inceleme nedeniyle ilk derece kararı kaldırılarak dosya geri gönderilmiştir.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Asıl işverenin yüklenicilere rücu davasında faiz ve ferîler toplamını asıl alacak oranında dağıtan rapor hükme elverişli görülmemiş, her kalemin faiz başlangıcı ve türüne göre ayrı hesap istenmiştir.

Soru: Asıl işverenin rücu davasında işçiye ödenen faizler yüklenicilere nasıl paylaştırılır?

Sonuç: Davacının istinaf başvurusu kabul edilerek ilk derece mahkemesi kararı kaldırıldı ve dosya yeniden yargılama için ilk derece mahkemesine gönderildi.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“bu alacakların fer'i mahiyetinde yapmış olduğu faiz ödemelerinin ayrı faiz başlangıç tarihleri ve faiz türüne sahip olduğu”

Kararın Tam Metni

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ADANA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1077

KARAR NO : 2026/1390

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

Başkan :

Üye :

Üye :

Katip :

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : ...

NUMARASI : ... Esas - ... Karar

DAVACI : ...

VEKİLİ : Av. ...

DAVALILAR : 1-...

2-...

3-...

DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ :21/05/2026

KARAR YAZIM TARİHİ :21/05/2026

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarihli ve ... Esas- ... Karar sayılı kararı aleyhine davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... ile davalı şirketler arasında 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa uygun olarak hizmet alım ihalesi yapıldığını ve davalı şirketlerin sözleşmelerde belirtilen süreler içerisinde ihaleyi kazandığını, davalı şirketlerle imzalanan sözleşmeler kapsamında çalıştırılan ... tarafından müvekkili idare aleyhine alacak davası açıldığını, yapılan yargılama neticesinde ... İş Mahkemesi'nin ... E., ... K. sayılı ilamı ile davacının davasının kabulüne karar verildiğini, mahkeme ilamında hüküm altına alınan alacakların tahsili amacıyla davacı idare aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasından ilamlı icra takibi başlatıldığını ve müvekkili tarafından toplam 86.029,36.-TL ödeme yapıldığını, ihale sözleşmesi ve onun ayrılmaz parçası olan ihale belgelerine göre hizmet alımı kapsamında çalıştırılan işçilerin idarenin değil kanunen yüklenicinin işçileri olduğunu, yani işçilik alacaklarına ilişkin borcun aslında yüklenicilere ait bir borç olduğunu, müvekkilinin 4857 sayılı İş Kanununun 2 ve 3 üncü maddeleri uyarınca bu borçtan asıl işveren sıfatıyla müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, idarenin sorumluluğunun kanundan kaynaklanan (dış kaynaklı) sorumluluk olduğunu, bu sorumluluğun sadece işçiye karşı olduğunu, iç ilişkide böyle bir borç ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, iç ilişkinin sözleşmeler ve eklerine dayandığını, sözleşmeler ve ekleri şartnamelerde işçilik alacaklarından ihaleyi alan şirketlerin sorumlu olduğunu, müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığından TBK'nun 167 nci maddesine göre ödediği miktarların tamamını davalı şirketlerden rücuen talep etme hakkına sahip olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 86.029,36.-TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı şirketlerden tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı taraflara usulüne uygun dava dilekçesi ve tensip zaptı ekli davetiye tebliğ edildiği, ancak herhangi bir beyanda bulunulmadığı anlaşılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :

İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "...Yapılan incelemede, davacı kurumun yapmış olduğu ihaleler neticesinde davalı şirketler ile hizmet alım sözleşmesi imzaladığı, bu kapsamda dava dışı işçi ...'in davalı alt işverenler nezdinde sigortalı olarak çalıştığı ancak adı geçen işçinin iş akdinin haksız olarak feshedilmesi sebebi ile ilk olarak .... İş Mahkemesinin ... E sayılı dosyası ile işe iade davası açtığı, ancak işe iade edilmediği için akabinde ... İş Mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı dosyası ile davacıya karşı alacak davası açtığı, yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verildiği, kararın dereceattan geçerek kesinleştiği, bu doğrultuda dava dışı işçi tarafından .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyası ile davacı aleyhine ilama dayalı icra takibi yapıldığı, davacı kurumun söz konusu icra dosyasına 81.252,58 TL ödeme yaparak dosyanın infaz edildiği ayrıca yargılama giderleri olarak yapılan ödemelerle birlikte toplamda 85.962,33 TL ödeme yaptığı, akabinde davacı işverenin dava dışı işçiye ödemiş olduğu tazminatların davalı alt işverenlerden tahsili için eldeki davanın açıldığı, mahkememizce yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporuna göre taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmeleri ve SGK kayıtları nazara alındığında sözleşmelerde işçilik alacaklarından davacı işverenin sorumlu olduğuna dair bir hüküm bulunmadığı, bununla birlikte davalı alt işverenlerin dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemle sınırlı olmak üzere işçilik alacaklarından sorumlu olduğu, ancak işçinin hizmet akdini yüklenici ile imzalamasına rağmen iş yerinin işverene ait olması nedeni ile işçinin işe iadesinin işveren ve yüklenici tarafından birlikte gerçekleştirilmek zorunda olduğu, işverenin kabulü olmadan yüklenicinin işçiyi işe iade etmesinin mümkün olmadığı, taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesinde bu hususu düzenleyen bir hüküm bulunmamakla birlikte böyle bir durumda işçinin işe iade edilmemesi nedeni ile işçiye ödenen bedelden tarafların yarı yarıya sorumlu tutulmaları gerektiği (bknz.Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin ... tarih ve ... E.-... K. sayılı kararı) ve aynı yönde .... Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı kararı), bu kapsamda davacının davalı son işveren şirketten talep edebileceği tazminatın ödemiş olduğu tazminat miktarının yarısı olduğu anlaşılmakla bilirkişi raporunda tespit edilen miktarlar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. Davanın KISMEN KABULÜ ile; 8.561,01Tl tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte ....'nden alınarak davacı kuruma ödenmesine, 5.130,99TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte ...'nden alınarak davacı kuruma ödenmesine, 54.304,21TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte ... İle ... ortak girişiminden müşterek ve müteselsilen alınarak davacı kuruma ödenmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine, ..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.

DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı ... ile davalı yüklenici şirketler arasında hizmet alım sözleşmesi bululuğunu işçilik alacakları nedeniyle açılan dava sonucu müvekkilin idaare toplam 86.029,36TLödeme yaptığını, ancak söz konusu işçilerin hukuken yüklenici işçisi olduğunu, idarenin sorumluluğunun yalnızca işçiye karşı kanundan doğan dış ilişkiye dayalı olduğunu, yüklenicilere karşı iç ilişkide borç bulunmadığını, sözleşme ve şartnamelere göre işçilikle ilgili tüm sorumluluğun yüklenicilere ait olduğunu, idarenin yaptığı ödemenin TBK m.167 gereğince rücuen tamamının davalı şirketlerden müştereken ve müteselsilen tahsil gerektiğini iddia ederek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLER :

Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :

Dava, tazminat istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.

İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.

İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.

Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır.

İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır.

İşçinin işe iadesinin işveren ve yüklenici birlikte gerçekleştirmek zorunda olduğu, işverinin kabulü olmadan yüklenicinin işçiyi iade etmesinin mümkün olmadığı, ayrıca iş mahkemesince işveren ve yüklenici müteselsilen sorumlu tutulduğundan ve hizmet alım sözleşmesinde bu hususu düzenleyen bir hüküm de yoksa, işçinin işe iade edilmemesi nedeniyle işçiye ödenen bedelden (işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti) tarafların yarı yarıya sorumlu tutulmaları gerektiği esasları benimsenmiştir (Yargıtay 23.HD'nin ... E-...Karar sayılı ve ... Esas-... Karar sayılı ilamları).

İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir.

Somut olayda, ilk derece mahkemesince hesap bilirkişisinden ... tarihli bilirkişi raporu alındıktan sonra bilirkişi raporunda hesaplanan tutarlar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmakta olup, anılan bilirkişi raporunda, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmeleri ve bu sözleşmelerin eki mahiyetindeki şartnamelerde bu sözleşmeler kapsamında çalıştırılan işçilerin işçilik hak ve alacaklarında asıl işveren ya da alt işverenden hangisinin sorumlu olduğuna ilişkin bir hüküm bulunmaması halinde davalı alt işverenlerin davacıya karşı kıdem tazminatı alacağı sebebiyle işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olmak üzere tam sorumlu olduğu, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacağından son işverenin tam sorumlu işverenin tam sorumlu olduğu, iş akdinin haksız feshedildiğinden bahisle işçinin işe iadesine karar verilmiş olmakla birlikte işçinin boşta geçen süreye ilişkin ücreti ve işe başlatmama tazminatı alacaklarından son işverenin yarı oranında sorumlu olduğu, asıl işveren tarafından sözkonusu alacak kalemlerinin fer'i niteliğinde yapılan ödemelerden ise her bir alt işverenin aynı esasa göre sorumlu olacağına ilişkin tespit ve görüşler isabetli olmakla birlikte, bilirkişi raporunun hesaplama kısmında davalı alt işverenlerin kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin alacağı, boşta geçen süre ve işe başlatmama tazminatı kalemlerine ilişkin asıl alacakların davacı asıl işverenin ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı toplam ödemeden çıkarılarak sorumluluk durumlarına göre ayrıldığı, davacının takip dosyasına yaptığı 30.947,16 TL'lik kısmın ise faiz ve diğer fer'ilerden kaynaklandığı kabul edilerek her bir davalının sorumlu olduğu asıl alacak oranında dağıtıldığı anlaşılmaktadır. Ancak, bu haliyle bilirkişi raporu hükme esas alınmaya elverişli değildir. Bu durumda mahkemece, davacının rücuen tazminat talebine kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin alacağı, boşta geçen süre ve işe başlatmama tazminatı kalemlerinden ibaret ödemelerinin her biri için bu alacakların fer'i mahiyetinde yapmış olduğu faiz ödemelerinin ayrı faiz başlangıç tarihleri ve faiz türüne sahip olduğu, bu itibarla davacı tarafından ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin alacağı, boşta geçen süre ve işe başlatmama tazminatı kalemlerine ilişkin asıl alacaklar ile bunlara bağlı fer'iler yönünden ayrı ayrı belirlenmesi, bu suretle yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda her bir davalının davacıya karşı hukuken sorumlu olduğu alacak tutarının belirlenmesi konusunda bilirkişiden ek rapor alınmasından sonra oluşacak sonuca göre ve usuli kazanılmış hak ilkesi de gözetilerek karar verilmesi gerektiğinin gözetilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin istinaf başvurusu bu sebeple yerinde görülmüştür.

Yukarıda belirtilen sebeplerle davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, eksik hususlar tamamlanıp yeniden karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :

1-Davacı vekili tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarihli ve ... Esas-... Karar sayılı sayılı kararı yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE,

2-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarihli ve ... Esas- ... Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK.'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

3-Dava dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,

4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak alınan 179,90.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacıya İADESİNE,

5-Davacı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderlerinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince karara BAĞLANMASINA,

6-6100 Sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE,

7-İnceleme dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

8-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi'nce taraf vekillerine TEBLİĞİNE,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nin 353/1-a/6 maddesi gereğince 21/05/2026

tarihinde KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Bu Karar Hakkında Sorular

BAM Bu Kararla Yüklenicilerin Ödeyeceği Yeni Tutarları Belirledi mi?

Hayır. İlk karar kaldırıldı ve dosya yeniden yargılama için gönderildi. İşçilik kalemlerinin asıl alacaklarıyla farklı faiz türü ve başlangıcına sahip ferilerinin ayrı hesaplanması, ek rapor alınması ve usulî kazanılmış hakkın gözetilmesi istendi.

Benzer Kararlar

Alt İşveren ve Muvazaa Konusundaki 30 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page