Ana Sayfa › İçtihatlar › İş Hukuku › Alt İşveren ve Muvazaa
İstanbul BAM 45. HD İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi İş Hukuku
Arabuluculukla Ödenen Kıdem Tazminatının Şartname Gereği Yükleniciye Rücuu Yerinde Bulundu
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi · E. 2022/322 · K. 2026/654 · T. 06.05.2026
Karar Özeti
Davacı asıl işveren, işçiye ihtiyari arabuluculukla yaptığı ödemenin kıdem tazminatına ilişkin 13.932 TL'lik kısmını davalı yükleniciden rücuen istemiş; ilk derece mahkemesi teknik şartnameye dayanarak davayı kabul etmiştir. Bölge adliye mahkemesi, teknik şartnamenin kıdem tazminatından yükleniciyi sorumlu tuttuğunu ve yüklenicilerin kıdem tazminatından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı sorumlu olduğunu belirtmiştir. Toplam ödemenin 76.312 TL'lik kıdem kısmı ve işçinin davalı yanındaki 3 yıllık çalışması esas alındığında 17.478,35 TL bulunduğunu, ancak talebin 13.932 TL ile sınırlı olduğunu açıklamıştır. Bu nedenle davalının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Hizmet alım sözleşmesinin eki teknik şartname kıdem tazminatından yükleniciyi sorumlu tuttuğunda, asıl işveren işçiye ödediği kıdem tazminatını yükleniciden onun dönemiyle orantılı olarak rücuen isteyebilir.
Soru: Asıl işveren arabuluculukla işçiye ödediği kıdem tazminatını alt işverenden geri isteyebilir mi?
Sonuç: Davalı yüklenicinin istinaf başvurusu esastan reddedilerek 13.932 TL'nin rücuen tahsiline ilişkin ilk derece kararı korundu.
Karar Künyesi
- Mahkemeİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire45. Hukuk Dairesi
- Esas No2022/322
- Karar No2026/654
- Karar Tarihi06.05.2026
- Karar TürüBölge Adliye Mahkemesi Kararı
- Sonuçİstinaf Başvurusunun Esastan Reddi
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
Kararın Önemli Bölümleri
“her bir alt işveren kendi dönemi ile sınırlı olacak şekilde hesaplanacak olan bedelden tam olarak sorumludur.”
Kararın Tam Metni
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/322
KARAR NO: 2026/654
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/11/2021
NUMARASI: 2020/852 Esas - 2021/1093 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Rücuen Tazminat)
KARAR TARİHİ: 06/05/2026
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Taşeron şirket bünyesinde 2007-2010 yılları arasında çalışan ...’ın kıdem tazminatı alacağı ile ilgili arabuluculuk kurumuna başvurması üzerine 16.07.2020 tarihinde yapılan vekil edenin (Üst İşveren Sıfatı ile) de işveren taraf olarak bulunduğu arabuluculuk toplantısı sonunda anlaşmaya varılmadığını, davalı taraf işçisine kıdem tazminatı ödemesi gerekirken, her hangi bir ödeme yapmadığını, ancak işçinin dava açması halinde, üst işveren olarak yasal sorumluluk sahibi vekil eden, yasal faiz ve avukatlık giderleriyle birlikte ileride daha fazla ödemesi söz konusu olacağından ihtiyari arabuluculuk ile 07.08.2020 ve 31.08.2020 tarihinde 2 taksit olarak ...’a toplam 100.252,54 TL tazminatı ödemesi hususunda anlaşıldığını, davalı taraf her hangi bir ödeme yapamayacağını arabuluculuk tutanağında belirttiğini belirterek dava dışı işçiye ödenen 13.932,00 TL Kıdem tazminatının davalıdan rücen tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Doldurma, Paketleme, İstifleme, Nakliye, Bakım – Onarım ve Tankerlere Su Taşıma İşçilik hizmet sözleşmesi imzalandığını, davacı tarafça çalıştığı dönem içinde tüm özlük hakları davacı tarafından düzenlendiği ve kendisinin uhdesinde tuttuğunu, davacı şirketin hizmet alımı hususunda sistem değişikliğine giderek 17.12.2010 tarihinde ibra yapılarak ikale sözleşmesi düzenlendiğini ve aynı tarihte ... A.Ş. taşeron işçi uygulamasına son vererek bütün işçileri kendi bünyesine dahil ettiğini, müvekkili şirketin hizmet alım sözleşmesi devam ederken, sözleşme bitmeden sözleşme feshedilerek bütün işçileri özlük hakları davacıda olmak üzere fesih ve ikale sözleşmesi yapıldığını, müvekkili şirketin, davacı üst işveren ... A.Ş. nin ödediği Kıdem tazminatından sorumluluğunun bulunmadığını beyan edip davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Dava konusu olayda da, davacı ile davalı şirket arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o iş yeri ile ilgili olarak İş Kanunu’ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle alt işverenlerle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müteselsilen sorumludurlar. Bu düzenleme, işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla yapılmış olup, sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir. ......
Davacı ile davalı arasındaki sözleşmenin 5.maddesinin atfen teknik şartnamaeye atıf yaptığı taraflar arasındaki teknik şartnamenin 3 maddesinin 11 .bendinde "yüklenici elemanları ile ilgili ihbar ve kıdem tazminatı, yıllık izin,İş Kanunu, SSK Kanunu, Vergi Kanunu ve diğer bütün kanunlardan doğacak mesuliyet, mükellefiyet, ve borçlar yükleniciye aittir." şeklinde taraflar arasında düzenlenme mevcuttur.
İş bu sebeple yukarıda anılan yargıtay ilamı doğrultusunda dava dışı işçiye ödenen ve bilirkişi tarafından da ayrıca kadri marufu hesaplanan 13.932,00 TL'nin tamamının davalıya rücu edilebileceği anlaşılmakla davanın kabulüne" karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili tarafından süresinde sunulan istinaf dilekçesinde; Davalı her ne kadar taşeron firma olarak görülmekte ise de; davacı şirketin iş yönetimini, işçi alımı ve işçilerin diğer özlük hakları yönetimini, kıdem tazminatı vb ödenmesi hususunu hiçbir zaman davalıya bırakmadığını, 17.12.2010 tarihinde ise davacı şirketin müvekkilinin sözleşmesi devam ederken tüm işçilerini hak ve alacakları ile kendi bünyesine katacağını ve bu sebeple sözleşmeyi bitimden önce feshedeceğini bildirdiğini, bunun sonrasında taraflar arasında ikale sözleşmesi imzalanmış olup bu sözleşmenin de davacı şirket uhdesinde tutulduğunu, ayrıca dava dışı işçinin davalı müvekkil nezdinde hiçbir hak ve alacağının da kalmadığını açıkça beyan eden sözleşmeyi de imza ettiğini, sözleşmede bulunan maddeler kapsamında hiçbir şekilde davalıya sorumluluk atfedilemeyeceğini, 2 yıllık sorumluluk süresinin geçtiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;
Dava; taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesine dayalı olarak davacının, alt işveren sıfatıyla davalı şirkette çalıştırılan dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatının davalı alt işverenden rücuen tahsili istemine ilişkindir.
11.08.2021 tarihli bilirkişi raporunda , SGK hizmet cetveline göre dava dışı işçinin alt işveren ... ... Şti işyeri ve davacı işverende toplam 17.12.2007-16.09.2020 tarihleri arasında kıdem ve hizmet süresinin 12 yıl 7 ay olduğu, iş bu sürenin 3 yılına (17/12/2007-17/12/2010 ) ait çalışmaların davalı işyerinden bildirildiği ve alacak hesabı ile alt işveren rücuen sorumlu olduğu tutarın ;
1. Seçenek: Davacı ... .... A.Ş. davalı .... Şti.’nden Tamamından rücu hakkının bulunması durumunda;13.932,00 TL olacağı,
2. Seçenek: Davacı ... .... A.Ş. davalı .... Şti.’nden Yarısından rücu hakkının bulunması durumunda; (13.932,00 /2) = 6.966,00 TL olacağı, - Faiz başlangıcının 31.08.2020 son ödeme tarihi olarak kabul edileceği görüşünde bulunulmuştur.
Mahkeme tarafından davanın kabulüne dair karar verilmiş ve davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi:
Davacı (...) ile davalı (yüklenici) arasında arasında 13/12/2007 tarihli ... A.Ş. İşletmesinde Doldurma, Paketleme, İstifleme, Nakliye Bakım-Onarım ve Tankerle Su Taşıma İşçilik Hizmet Alımı Sözleşmesi düzenlenmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin ... A.Ş. işletmesinde, doldurma, paketleme, istifleme, nakliye, bakım-onarım gibi lojistik hizmetlerde ve su dağıtım birimlerinde tankerle su taşıma işlerinde toplam 100 kişilik personelin işçilik hizmet alım işi olduğu belirtilmiştir.
Teknik Şartname'nin "Yüklenicinin ... ve Kendi Personeline Karşı Sorumlulukları" bölümünün 11. maddesinde; ''YÜKLENİCİ, elemanları ile ilgili ihbar ve kıdem tazminatı, yıllık izin, İş Kanunu, SSK Kanunu, Vergi Kanunu ve diğer tüm kanunlardan doğacak tüm mesuliyet, mükellefiyet ve borçlar YÜKLENİCİ' ye aittir'' hükmü yer almaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacağından hangi tarafın ne oranda sorumlu olduklarına ilişkin olup uyuşmazlığın çözümünde yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere öncelikle taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre ihtilafın çözümlenmesi gerekmektedir.
İmzalanan hizmet alım sözleşmesi ile sözleşmenin eki niteliğinde bulunan idari ve teknik şartnamede, çalışan işçilerin hak ve alacaklarından hangi tarafın sorumlu olacağının açıkça düzenlenmiş olması halinde tarafların serbest iradeleri ile imzalamış oldukları sözleşme ve şartname hükümleri, tacir sıfatına haiz her iki tarafı da bağlayacağından, dava dışı işçiye ödenen bedellerden hangi tarafın sorumlu olduğunun tespiti için öncelikle dava dışı işçinin tabi olduğu tüm hizmet alım sözleşmeleri ve genel, idari, teknik şartnameler getirtilerek incelenmesi gerekmektedir. Sözleşme ve şartnamelerde, işçilere ödenen bedellerden alt yüklenicilerin sorumlu olacağı belirlendiği takdirde, her bir alt işveren kendi dönemi ile sınırlı olacak şekilde hesaplanacak olan bedelden tam olarak sorumludur.
Eğer sözleşmede ve şartnamelerde bir hüküm yer almıyorsa bu durumda her bir alt işverenin sorumlu olduğu hesaplanan bedelden, davacı alt işverenlerle birlikte yarı oranında sorumludur. Bu nedenle dava dışı işçinin davalı işçisi olarak çalıştığı süre bir yıldan az olsa bile işçiyi çalıştırdığı süre ile orantılı olarak ödenen bedellerin davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekmektedir.
Dosyada bulunan sözleşmeler incelenmiş olup, yüklenicinin çalıştıracağı personele ilişkin sorumluluklarının teknik şartnamenin 11. maddesinde belirlenmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 23/03/2021 tarihli 2021/616 E. 2021/1083 K. sayılı ilamında; "... Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.
Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır.
İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır." şeklindedir.
Dosyada yer alan bilgilerden anlaşılacağı üzere, dava dışı işçinin davalı .... Şirketi'nde 17/12/2007-17/12/2010 tarihleri arasında ve bu tarihten 16/07/2020 tarihine kadar davacı şirkette çalıştığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer alan Dairenin kaldırma kararında da açıklandığı üzere; kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Bu konuya ilişkin olarak emsal mahiyette yargıtay ilamına yukarıda yer verilmiştir. Dava dışı işçinin davalı işveren nezdinde 17/12/2007-17/12/2010 tarihleri arasında çalıştığı, dava dışı işçinin toplam çalışma süresi (12 yıl 7 ay) ve davalı nezdindeki çalışma süresi (3 yıl) nazara alındığında; toplam (2 adet) yapılan ödeme miktarı olan 100.252,54 TL'dir.
Dava dilekçesine ekli olarak sunulan arabuluculuk tutanağında işçilik alacakları (işe iade, boşta geçen süre tazminatı, ihbar tazminatı, kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, prim ikramiye alacağı gibi) için ödenen toplam bedelden 76.312,00 TL 'sinin kıdem tazminatı amacıyla ödendiği belirtilmiştir. Bu durumda bu miktar nazara alınarak hesaplama yapıldığında, dava dışı işçinin davalı işverende geçen hizmet süresi nazara alındığında 17.478,35 TL davalı tarafça ödenmesi gereken bedel olarak hesaplanmış ise de, dava ile ve arabuluculuk tutanağında talep edilen miktarın 13.932,00 TL olduğu anlaşılmaktadır. Bu bilgiler ışığında, 13.932,00 TL yönünden davanın kabulüne dair karar verilmesi yerinde olup, aksi istinaf talebinin reddine dair karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 301,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 430,60 TL harcın ilk derece mahkemesince davalıdan tahsiline,
4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın taraflara ilk derece mahkemesince iadesine,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/05/2026
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Bu Karar Hakkında Sorular
Bölge Adliye Mahkemesi Arabuluculuk Ödemesinin Tamamını Eski Yükleniciye mi Yükledi?
Hayır. Toplam ödemeden kıdem tazminatı için ayrılan 76.312 TL ve işçinin davalı yanında geçen 3 yıllık süresi esas alındığında 17.478,35 TL bulunduğunu, ancak talep 13.932 TL ile sınırlı olduğundan bu miktarın kabulünün yerinde olduğunu belirtti.
Benzer Kararlar
Ankara BAM 23. HD 18.06.2026
Sözleşme Gereği İşe Başlatmama ve Boşta Geçen Süre Ödemelerinden de Yüklenici Sorumlu Tutuldu
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi · E. 2022/1921 · K. 2026/1355
Hizmet alım sözleşmesi ve şartname fesih sonrası iş mevzuatından doğan yükümlülükleri yükleniciye bıraktığında, rücu ilişkisinde boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatından da yüklenici sorumlu tutulmuştur.
Kaldırma ve Yeniden Hüküm Alt İşveren ve Muvazaa
Adana BAM 9. HD 21.05.2026
İşçilik Kalemlerinin Faizleri Ayrıştırılmadan Yüklenicilerin Rücu Payı Belirlenemedi
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi · E. 2023/1077 · K. 2026/1390
Asıl işverenin yüklenicilere rücu davasında faiz ve ferîler toplamını asıl alacak oranında dağıtan rapor hükme elverişli görülmemiş, her kalemin faiz başlangıcı ve türüne göre ayrı hesap istenmiştir.
Kaldırma ve Geri Gönderme Alt İşveren ve Muvazaa
Hukuk Genel Kurulu 05.07.2023
Maden Ocağında Galeri Açma İşinin Alt İşverene Verilmesi Muvazaalı Bulunmadı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2022/777 · K. 2023/724
Ana statüsü tesisleri işlettirmeye yetki veren kurumun, asıl işin teknolojik uzmanlık gerektiren bölümünü bağımsız organizasyonu olan alt işverene ihaleyle vermesi bu dosyada muvazaalı sayılmamıştır.
Direnme Kararının Bozulması Alt İşveren ve Muvazaa
Hukuk Genel Kurulu 14.06.2023
Ekipmanın Bir Kısmının Asıl İşverenden Bedelle Kiralanması Alt İşverenliği Muvazaalı Kılmadı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2022/516 · K. 2023/633
Asıl işin teknolojik uzmanlık gerektiren bölümünü üstlenen, asıl işverenin ekipmanını bedelsiz kullanmayan, emir ve talimatı kendisi veren alt işverenle kurulan ilişki bu dosyada muvazaalı sayılmamıştır.
Direnme Kararının Bozulması Alt İşveren ve Muvazaa
Alt İşveren ve Muvazaa Konusundaki 30 Kararın Tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
- Kıdem Tazminatı Hesaplama
- Kıdem ve İhbar Tazminatı Farkı
- Arabuluculuk Süreleri Hesaplama
- Arabuluculuk Ücreti Hesaplama
- İş Hukuku Rehberi
- İş Hukuku İçtihatları
- Hukuk Sözlüğü: Asıl İşveren ve Alt İşveren Nedir?
- Hukuk Sözlüğü: Muvazaalı Alt İşverenlik Nedir?
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.