Ana Sayfa › İçtihatlar › İş Hukuku › Ulusal Bayram ve Genel Tatil Ücreti
Yargıtay 9. HD Bozma İş Hukuku
Islah Harcı Kesin Süreden Bir Gün Sonra Yatırılınca Artırılan Miktarlar Dikkate Alınmadı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2025/9852 · K. 2026/4404 · T. 12.05.2026
Karar Özeti
Davacı işçinin alacak davasında ilk derece mahkemesi, ıslah harcının dilekçe tarihinden itibaren bir haftalık kesin sürede yatırılmasını, aksi hâlde ıslahın yapılmamış sayılacağını ihtar etmiş; harç sürenin son gününden bir gün sonra yatırılmıştır. Bölge adliye mahkemesi, sırf sürenin aşılmasına dayanılmasını ağır formalizm sayarak artırılan miktarlar üzerinden hüküm kurmuştur. Yargıtay, kesin süreye uyulmaması nedeniyle artırılan miktarların dikkate alınmamasının yerinde olduğunu; davacı ilk karara karşı ıslah konusunu istinaf sebebi yapmadığından bölge adliye mahkemesi kararının aleyhe hüküm kurma yasağına da aykırı olduğunu belirterek kararı bozmuştur.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Somut olayda mahkemenin ihtarla verdiği kesin sürenin son gününden sonra yatırılan ıslah harcı nedeniyle ıslahla artırılan miktarların dikkate alınmaması yerinde görülmüştür.
Soru: Islah harcı mahkemenin verdiği kesin süreden sonra yatırılırsa artırılan talep dikkate alınır mı?
Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı bozuldu.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire9. Hukuk Dairesi
- Esas No2025/9852
- Karar No2026/4404
- Karar Tarihi12.05.2026
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçBozma
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
Kararın Önemli Bölümleri
“Bu hâlde İlk Derece Mahkemesince, ıslah harcı yatırılması için verilen kesin süreye uyulmamasının sonucu olarak davacı vekilince ıslah ile artırılan miktarların dikkate alınmaması yerinde olmuştur.”
“davacı vekilince sunulan ikinci istinaf dilekçesi doğrultusunda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmak suretiyle ıslah ile artırılan miktarlar dikkate alınarak yeniden hüküm kurulması aleyhe hüküm kurma yasağına da aykırıdır.”
Kararın Tam Metni
MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2025/2184 E., 2025/2164 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bursa 8. İş Mahkemesi
SAYISI: 2024/488 E., 2025/371 K.
BİRLEŞEN DAVA
MAHKEMESİ: Bursa 11. İş Mahkemesi
SAYISI: 2021/311 E., 2021/554 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 12.05.2026 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü davacı vekili Avukat ... geldi. Davalı adına kimse gelmedi.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili 10.09.2021 tarihli asıl davaya ilişkin dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işveren nezdinde 1990 yılı Mart ayında çalışmaya başladığını, 25.12.2017 tarihinde emekli olsa da kesintisiz şekilde 01.07.2021 tarihine kadar şoför olarak çalışmaya devam ettiğini, ücretinin aylık net 6.000,00 TL olduğunu, asgari ücret kadarının banka aracılığıyla bakiyesinin elden ödendiğini, müvekkilinin ödenmeyen işçilik alacağı sebebiyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, her ne kadar 2017 yılında 17.000,00 TL ödeme yapılmış ise de bu miktarın işçilik alacaklarının son derece altında olduğunu, müvekkilinin dolum tırıyla Kocaeli ilindeki dolum tesislerinden dolum yaparak davalı Şirketin Bursa'daki benzin istasyonlarına dağıtım yaptığını, 08.00-00.00 saatlerine dek çalıştığını, pazar gününe denk gelemeyen ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de aynı şekilde çalışmaya devam ettiğini, söz konusu çalışmaların karşılığının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili 05.11.2021 tarihli birleşen davaya ilişkin dava dilekçesinde; taraflarınca Bursa 8. İş Mahkemesinin 2021/323 Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine alacak davası açıldığını; ancak yapılan arabuluculuk görüşmeleri esnasında ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı için görüşmeler yapılmadığından söz konusu alacak bakımından dosya tefrik edilerek dava şartı yokluğundan reddine karar verildiğini; ardından taraflar arasında ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı bakımından da arabuluculuk görüşmelerinin gerçekleştirildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının davalıdan tahsili ile işbu davanın asıl dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili asıl davaya ve birleşen davaya ilişkin cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının 1990 yılı Mart ayından 2021 yılının Temmuz ayına kadar aralıklı olarak müvekkili Şirket nezdinde çalıştığını, davacının asgari ücret ile çalıştığını, bazı aylarda fazla çalışması ya da ulusal bayram ve genel tatil günlerindeki çalışması dikkate alınarak, bazı aylarda ise Şirket yetkilisi ile olan yakın hukuku nedeniyle asgari ücretin üzerinde ödemeler yapıldığını, müvekkil Şirket yetkilisinin davacıya olan güveni nedeniyle davacıya ödenen ücretlerin kaydı ve yıllık izin kullanma formlarının yazılı olarak tutulmadığını, davacının çalışma koşullarına ilişkin iddialarının tamamen hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının dürüstlük kuralına aykırı şekilde kötüniyetle işbu davayı açtığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesince verilen 07.11.2024 tarihli kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamada, davacının davalı nezdinde şoför olarak çalıştığı, davacı ücretinin net 6.000,00 TL olduğunu beyan etmiş ise de son ücret bordrosunda ücretin brüt 6.000,00 TL olduğu, dinlenilen davacı ve davalı tanık beyanları ile emsal ücret araştırmasının ortalaması dikkate alındığında davacının söz konusu bordrodaki ücretin üstünde ücret aldığını ispatlayamadığı anlaşıldığından ücretinin brüt 6.000,00 TL olarak kabulü gerektiği, dosyaya tanker dolum raporları sunulmuş ise de kayıtlarda doluma başlama saatinin bulunduğu ve fakat işin bitiş saatine, teslim saatine dair kaydın bulunmadığının anlaşıldığı, günlük çalışma sürelerine dair kayıt bulunmadığından söz konusu kayıtların fazla çalışma sürelerinin tespiti bakımından değerlendirmede dikkate alınamayacağı, dava zamanaşımı def'i dikkate alındığında davacı ve davalı tanıklarının çalışma dönemlerinin hesaplama yapılacak dönemi kapsamadığı, dolayısıyla tanık beyanlarının görgüye dayalı olmadığı, buna göre davacının ispatlanamayan fazla çalışma ücreti talebinin reddi gerektiği; dolum raporu listesindeki kayıtlara göre davacının çalıştığı sabit olan ulusal bayram ve genel tatil günleri bulunmakla birlikte söz konusu çalışmaların karşılığının işverence ödendiği ispatlanamadığından davacının bu alacağa hak kazandığı, ödenmeyen işçilik alacağı nedeniyle davacının iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayalı olduğunun kabulü gerektiği, davacı asılın celse beyanı ve davacı kıdemi dikkate alındığında davacının 130 gün yıllık ücretli izin alacağına hak kazandığı gerekçesiyle dava dilekçesinde talep edilen miktarlarla sınırlı olmak üzere asıl dava bakımından kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının kabulüne, fazla çalışma ücreti alacağının reddine; birleşen dava bakımından ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince davacı vekilince sunulan ıslah dilekçesinin harçlandırma işleminin yasal bir haftalık kesin süre içerisinde tamamlanmadığı gerekçesiyle ıslah ile artırılan miktarlar dikkate alınmaksızın hüküm kurulmuş ise de dosya kapsamından; ıslah dilekçesinin 29.06.2022 tarihinde sunulduğu ve eksik harcın 07.07.2022 tarihinde, yani ıslah talebini takip eden kısa bir süre zarfında yatırıldığının tespit edildiği, ıslahın yapılabilmesi için öngörülen en geniş zaman diliminin tahkikatın sona ermesi anı olduğu, somut olayda davacı vekilinin harcı ikmal etme işlemini (07.07.2022), Mahkemenin tahkikatı bitirdiğine dair bir ara karar kurmasından veya hüküm vermesinden önce gerçekleştirdiği, hukuki dinlenilme hakkı ve usul ekonomisi ilkesi (yargılamanın makul sürede ve gereksiz gider yapılmadan yürütülmesi) gözetildiğinde, harç eksikliğinin kısa sürede giderilmiş olması ve tahkikat aşamasının genel bitim süresi içinde kalınmış olması karşısında, sırf bir haftalık sürenin aşılması gerekçesiyle artırılan taleplerin tamamen reddedilmesinin ağır bir formalizm teşkil etmekte ve hak arama hürriyetini orantısız şekilde sınırlandırmakta olduğunu, bu nedenle ıslahın süresinde yapıldığının kabulü gerektiği; diğer yandan kıdem tazminatına uygulanan faizin başlangıç tarihinin hatalı olduğu, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı kayıtlara dayanılarak hesaplanmasına rağmen indirim yapılmasının yerinde olmadığı, yine söz konusu alacağa uygulanan faizin başlangıç tarihi ile oranının hatalı olduğu gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına asıl dava bakımından ıslah ile artırılan miktarlar dikkate alınmak suretiyle kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının kabulüne, fazla çalışma ücreti alacağının reddine; birleşen davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; fazla çalışma ücreti alacağının kabulü gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. İlk Derece Mahkemesinin 28.06.2025 tarihli ara kararına rağmen süresi içerisinde ıslah işlemini yerine getirmeyen davacının alacaklarının ıslah ile artırılan miktar üzerinden hüküm altına alınmasının hatalı olduğunu, ayrıca davacı tarafın kaldırma kararı öncesinde verilen ilk karara karşı sunduğu istinaf dilekçesinde ıslaha ilişkin hiçbir neden ileri sürmediğini, kamu düzenine ilişkin olmayan söz konusu sebep yönünden de Bölge Adliye Mahkemesince resen inceleme yapılmadığını, kaldırma kararı ile müvekkili lehine usuli kazanılmış hak ihlal edilmek suretiyle verilen kararın hatalı olduğunu,
b. Davacının çalışma süresi ve fasılalı çalışma kavramının hatalı değerlendirildiğini, 01.02.2018-19.08.20 19... .06.2020-01.07.2021 arasındaki çalışma süreleri gözetildiğinde tam on ay sonra davacının yeniden işe girdiği açık olduğundan söz konusu sürelerin birleştirilmesinin mümkün olmadığını, davacının iş sözleşmesinin istifa ile sonlandığını ve kıdem tazminatına hak kazanamayacağını; aksi hâlde dâhi davacının yalnızca 25.06.2020 -01.07.2021 tarihlerini kapsayan 12... günlük kıdem tazminatına hükmedilebileceğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kıdem tazminatı ve fazla çalışma sürelerinin ispatı ve hesaplanması ile davacı tarafça ıslah ile arttırılan alacak miktarlarının dikkate alınıp alınmayacağı hususlarına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut uyuşmazlıkta İlk Derece Mahkemesince yapılan ilk yargılama sonucunda verilen 18.07.2022 tarihli kararda; asıl dava bakımından kıdem tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağı; birleşen dava bakımından ise ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları için dava dilekçesindeki miktarla sınırlı hüküm kurulmuştur. Diğer yandan İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin de hazır bulunduğu 28.06.2022 tarihli celsede ara karar ile; davacı vekiline talebini ıslah ettiğine dair dilekçesini sunması için bir haftalık kesin süre verilmiş ve talebini harçlandırması için de ıslah dilekçesinin verildiği tarihten itibaren 1 hafta kesin süre verilerek ıslah dilekçesinin verildiği tarihten itibaren bir hafta kesin süre içinde harç yatırılmadığı takdirde ıslahın hiç yapılmamış sayılacağı ve dosyanın mevcut hâli ile değerlendirileceği hususu ihtar edilmiştir. Buna rağmen davacı vekilince 29.06.2022 tarihinde ıslah dilekçesi sunulmuş ancak bu dilekçenin verildiği tarihten itibaren ıslah harcı yatırılması için sürenin son günü olan 06.07.2022 tarihi geçtikten sonra 07.07.2022 tarihinde ıslah harcı yatırılmıştır. Bu hâlde İlk Derece Mahkemesince, ıslah harcı yatırılması için verilen kesin süreye uyulmamasının sonucu olarak davacı vekilince ıslah ile artırılan miktarların dikkate alınmaması yerinde olmuştur.
Kaldı ki İlk Derece Mahkemesince verilen 18.07.2022 tarihli karara karşı taraf vekillerinin istinaf başvuruları bulunmakta ise de davacı vekili yalnızca reddedilen fazla çalışma ücreti alacağı yönünden istinaf başvurusunda bulunmuş olup ıslah ile artırılan miktarların dikkate alınması gerektiğine yönelik bir itiraza istinaf sebepleri arasında yer vermemiştir. Nitekim Bölge Adliye Mahkemesinin 07.11.2024 tarihli kaldırma kararı da davacının gerçek ücretinin tespiti için yapılacak emsal ücret araştırmasına ve arabuluculuk ücreti olan yargılama giderinin tahsiline ilişkindir. Bu nedenle de İlk Derece Mahkemesince kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamada asıl dava bakımından kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin ile birleşen davada ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı bakımından dava dilekçesindeki miktar ile sınırlı olacak şekilde hüküm kurulması doğru olmasına karşın Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilince sunulan ikinci istinaf dilekçesi doğrultusunda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmak suretiyle ıslah ile artırılan miktarlar dikkate alınarak yeniden hüküm kurulması aleyhe hüküm kurma yasağına da aykırıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Benzer Kararlar
Yargıtay 9. HD 21.05.2026
Haftalık 3 Saat Ücrete Dâhilse Fazla Çalışma Alacağı 48 Saati Aşan Çalışma için Hesaplanır
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/1809 · K. 2026/4864
Sözleşmede ücret haftalık 48 saatlik çalışmaya göre belirlenmişse haftalık 3 saat fazla çalışma yıllık 270 saatle sınırlı olarak ücrete dâhildir; fazla çalışma alacağı 48 saati aşan çalışma için hesaplanır.
Bozma Ulusal Bayram ve Genel Tatil Ücreti
Yargıtay 9. HD 12.05.2026
Üç AVM'yi Gezen Yöneticinin Fazla Çalışmasına Farklı Yerlerde Çalışan Tanıklar Yetmedi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2025/9772 · K. 2026/4402
Operasyon yöneticisi olarak gün içinde üç alışveriş merkezini gezen işçinin tüm çalışma süresine farklı yerlerde çalışan tanıklar tanıklık edemeyeceğinden bu dönemde fazla çalışma ispatlanmış sayılmaz.
Bozma Ulusal Bayram ve Genel Tatil Ücreti
Yargıtay 9. HD 29.04.2026
Temyizde Sunulan Ödeme Bordroları Dikkate Alınır mı? Borcu Söndüren Belge İstisnası
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/1512 · K. 2026/4009
Kanun yolunda sunulan ve borcu söndüren nitelikteki belge, yargılama henüz tamamlanmamışsa değerlendirilmeli; somut olayda bordrolarla ödendiği anlaşılan ücretler mahsup edilmelidir.
Bozma Ulusal Bayram ve Genel Tatil Ücreti
Yargıtay 10. HD 11.06.2026
Fiili Hizmet Süresi Zammı Davasında SGK Fer'i Müdahil Değil Davalı Olarak Gösterilmeli
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E. 2025/17679 · K. 2026/9046
Fiili hizmet süresi zammı istemli davada Sosyal Güvenlik Kurumu fer'i müdahil değil davalıdır; Kurumun karar başlığında fer'i müdahil gösterilmesi yeniden yargılama gerektirmediğinden hüküm düzeltilerek onanır.
Düzelterek Onama Ulusal Bayram ve Genel Tatil Ücreti
Ulusal Bayram ve Genel Tatil Ücreti konusundaki 9 kararın tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.