Ana Sayfa › İçtihatlar › Aile ve Boşanma Hukuku › İştirak Nafakası
Yargıtay 2. HD Kısmen Bozma Aile ve Boşanma Hukuku
İştirak Nafakası Talebini Yargılama Sırasında Artırmak İçin Islah Gerekmez
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2025/9401 · K. 2026/5784 · T. 01.06.2026
Karar Özeti
Boşanma davasında davacı kadın, yargılama sırasında verdiği dilekçeyle ortak çocuk için istediği iştirak nafakası miktarını artırmıştır. Yargıtay, iştirak nafakasının çocuğun üstün yararına ilişkin olduğunu, hâkimce kendiliğinden hükmedilebileceğini, talebin sonradan artırılmasının iddianın genişletilmesi sayılmadığını ve bunun için ıslaha gerek bulunmadığını belirtmiştir. Tarafların sosyal ve ekonomik durumuna göre hükmedilen nafakayı az bulan Daire, artırım dilekçesi ve hakkaniyet ilkesi gözetilerek daha uygun nafakaya hükmedilmesi için kararı iştirak nafakası miktarı yönünden bozmuş, diğer temyiz itirazlarını reddetmiştir.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Boşanma davasında iştirak nafakasının yargılama sırasında ilk kez istenmesi veya artırılması iddianın genişletilmesi sayılmaz ve bunun için ıslah gerekmez.
Soru: Boşanma davasında iştirak nafakası talebini artırmak için ıslah gerekir mi?
Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı iştirak nafakası miktarı yönünden kaldırıldı, ilk derece kararı bu yönden kadın yararına bozuldu ve diğer bölümler onandı.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire2. Hukuk Dairesi
- Esas No2025/9401
- Karar No2026/5784
- Karar Tarihi01.06.2026
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçKısmen Bozma
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 4 (resmî metin)
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 182 (resmî metin)
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 328/1 (resmî metin)
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 41 (resmî metin)
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 36 (resmî metin)
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 370/1 (resmî metin)
Kararın Önemli Bölümleri
“artırım veya ilk kez istenmesi için ıslah talebinde bulunulmasına da gerek bulunmamaktadır.”
Kararın Tam Metni
2. Hukuk Dairesi 2025/9401 E. , 2026/5784 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1977 E., 2025/1908 K.
DAVA TÜRÜ : Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 10. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2025/93 E., 2025/472 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, maddi ve manevi tazminatlar ile tedbir ve iştirak nafakası miktarı, yoksulluk nafakası talebinin reddi yönünden; davalı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat ile iştirak nafakası, erkeğin reddedilen tazminat talepleri ve vekâlet ücreti yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı erkek vekilinin tüm, davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre, kamusal ya da özel sosyal yardım kuruluşları, mahkemeler, idari makamlar veya yasama organları tarafından yapılan ve çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde, çocuğun yararı temel düşüncedir. Çocuğun üstün yararını belirlerken onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlâki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacının gözetilmesi gereklidir. Anne ve babanın yararları, ahlâki değer yargıları, sosyal konumları gibi durumları çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde göz önünde tutulur.
İştirak nafakasının çocuğun üstün yararına ilişkin olması sebebiyle, bu hakkın; kamu düzenini yakından ilgilendirmesi ve gerek ulusal gerekse uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış bulunması karşısında, nafaka talep miktarının yargılama sırasında artırılmasına yönelik dilekçelerin, usule ilişkin kurallar dar yorumlanarak çocuğun üstün yararına aykırı olacak şekilde dikkate alınmaması Anayasa’nın 36. ve 41. maddeleri ile Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere aykırılık teşkil eder.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 182 nci maddesi gereğince boşanma veya ayrılık vukuunda çocuk kendisine tevdi edilmemiş taraf gücüne göre onun bakım ve eğitim giderlerine katılmakla yükümlüdür. Ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder (TMK md. 328/1). Boşanmaya karar verildiğinde bu hususu hâkim görevi gereği kendiliğinden dikkate alması gerekmektedir. İştirak nafakası çocuğun üstün yararını yakından ilgilendirir. Bu sebeple talep edilmese dahi Mahkemece re'sen hükmedilebilir. Davacı kadın tarafından İlk Derece Mahkemesinde görülen yargılama sırasında 26.06.2025 tarihli "davanın esasına ilişkin beyanlarımız hakkında" konulu dilekçesi ile ortak çocuk yönünden iştirak nafakası talep miktarının artırıldığı anlaşılmaktadır. Boşanmaya karar verildiğinde, iştirak nafakasına Mahkemece re'sen hükmedilebileceği, yine yargılama aşamasında her zaman istenebileceği; sonradan istenmesi veya isteğin artırılmasının iddianın genişletilmesi niteliğinde bulunmadığı gibi dava tarihinde değil boşanma hükmünün kesinleşmesinden sonra hüküm ifade edecek olan iştirak nafakasının, artırım veya ilk kez istenmesi için ıslah talebinde bulunulmasına da gerek bulunmamaktadır. Açıklanan ilkelere göre somut olaya bakıldığında, tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre ortak çocuk yararına hükmedilen iştirak nafakası azdır. Mahkemece, 4721 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ve davacı kadın tarafından verilen 26.06.2025 tarihli" davanın esasına ilişkin beyanlarımız hakkında" konulu dilekçe dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının iştirak nafakası miktarı yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının iştirak nafakası miktarı yönünden kadın yararına BOZULMASINA,
3.Davalı erkek vekilinin tüm, davacı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ...'a yükletilmesine, yatırılan harcın mahsubuna,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davacı ...'ya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Bu Karar Hakkında Sorular
Yeni Nafaka Tutarını Yargıtay mı Belirledi?
Hayır. Yargıtay hükmedilen miktarı az bulmuş; artırım dilekçesi ve hakkaniyet ilkesi gözetilerek daha uygun nafakaya hükmedilmesini istemiştir.
Benzer Kararlar
Yargıtay 2. HD 25.06.2026
Talep Edilen Miktarı Aşan İştirak Nafakasına Islah Olmadan Hükmedilemez
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2026/4750 · K. 2026/7214
Islah yapılmadığı hâlde dava dilekçesinde istenen miktarı aşan iştirak nafakasına hükmedilmesi, hâkimin talep sonucuyla bağlı olduğu kuralına aykırıdır.
Kısmen Bozma İştirak Nafakası
Yargıtay 2. HD 30.06.2026
Boşanmanın Kesinleşmesiyle Sona Eren Yabancı Nafaka Kararı Tahsilde Tekerrüre Yol Açmadı
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2026/380 · K. 2026/7402
Yabancı mahkemece tarafların anlaşmasıyla çocuk lehine verilen ve boşanma kararının kesinleşmesiyle sona erecek tedbir niteliğindeki nafaka, iştirak nafakasıyla tahsilde tekerrüre yol açmaz.
Onama İştirak Nafakası
Yargıtay 2. HD 25.06.2026
Az Takdir Edilen İştirak Nafakası ve Boşanma Tazminatı Bozma Sebebi Sayıldı
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2026/826 · K. 2026/7236
İştirak nafakası ile boşanma tazminatı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve TMK 4'teki hakkaniyet ilkesi gözetilerek uygun miktarda belirlenmeli; bu davada az takdir edilen miktarlar yönünden hüküm bozulmuştur.
Kısmen Bozma İştirak Nafakası
Yargıtay 2. HD 20.11.2024
Temyiz Sırasında 18 Yaşını Dolduran Çocuk İçin Velâyet ve İştirak Nafakası Konusuz Kalır
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2024/7864 · K. 2024/8949
Boşanma davasında ortak çocuk temyiz incelemesi sırasında ergin olursa velâyetten çıkar; ergin olduğu tarih itibarıyla iştirak nafakasına da hükmedilemeyeceğinden velâyet ve iştirak nafakası talebi konusuz kalır.
Kısmen Bozma İştirak Nafakası
İştirak Nafakası Konusundaki 7 Kararın Tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
- Nafaka Artış Hesaplama
- Boşanmada Nafaka Türleri
- Anlaşmalı ve Çekişmeli Boşanma
- Anlaşmalı Boşanma Bir Yıl Kontrolü
- Aile ve Boşanma Rehberi
- Aile ve Boşanma Hukuku İçtihatları
- Hukuk Sözlüğü: İştirak Nafakası Nedir?
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.