Ana Sayfa › İçtihatlar › Kira Hukuku › Kira Hukukunda Diğer Konular
Yargıtay 3. HD Onama Kira Hukuku
Tahliye Sonrası Hasar Davasında Kiracı İmzalamadığı Demirbaş Listesinden Sorumlu Değil
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2024/3942 · K. 2025/3730 · T. 01.07.2025
Karar Özeti
Kiralı fabrikayı kiraya veren kooperatiften satın alan davacı, tahliyeden sonra tesisin hasarlı ve eksik teslim edildiğini ileri sürerek kiracı ile kooperatiften tazminat istemişti. İlk derece mahkemesi kooperatifi teslim etmediği malzemelerden, kiracıyı ise sözleşmesiyle teslim aldığı forklift ve su pompalarından sorumlu tutarak davayı kısmen kabul etti; istinaf başvuruları reddedildi. Yargıtay, taşınmazın satış sözleşmesindeki vasıfları taşımadığı iddiasında ispat yükünün davacıda olduğunu, basiretli tacir olan davacının taşınmazı mevcut haliyle aldığının kabulü gerektiğini ve kiracının imzası bulunmayan demirbaş listesinden sorumlu olmadığını belirterek kararı onadı.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Kiracı, imzası bulunmayan demirbaş listesinden sorumlu tutulamaz; kiracının sorumluluğu kendi kira sözleşmesi kapsamında değerlendirilir.
Soru: Kiracı, imzalamadığı demirbaş listesindeki eşyaların eksikliğinden sorumlu tutulabilir mi?
Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı onandı.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire3. Hukuk Dairesi
- Esas No2024/3942
- Karar No2025/3730
- Karar Tarihi01.07.2025
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçOnama
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
Kararın Önemli Bölümleri
“kiracının imzası bulunmayan demirbaş listesinden sorumlu tutulamayacak olmasına”
“tacir olup basiretli davranmakla yükümlü bulunan davacının, satış tarihinde taşınmazı mevcut haliyle satın ve teslim aldığının kabulü gerekmesine”
Kararın Tam Metni
MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/1005 E., 2024/1377 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2014/363 E., 2020/689 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacının, davalı ... şirketi tarafından kiracı sıfatıyla kullanılmakta olan dava konusu fabrika binası ve lojmanları, diğer davalı malik ... Kooperatifinden 12.06.2008 tarihinde satın aldığını, fabrika binasındaki mevcut tüm demirbaşların da malik Kooperatif ile ayrıca imzalanan “Menkul ve Müştemilat Satım Akdi” ile satın alındığını, ancak kiracının kullanımı devam ettiği için teslim hususunun tahliye tarihi olarak kararlaştırıldığını, davalı kiracı aleyhinde açılan ihtiyaç nedeniyle tahliye davasının kazanılması akabinde 05.02.2010 tarihinde, icra marifetiyle tahliyenin gerçekleştiğini, faal, kullanılır ve iyi halde kiracıya teslim edildiği ilgili kira sözleşmesinde açıkça belirtilen taşınmazın teslim sırasında kullanılamaz halde olduğunu, aynı durumda kiracıya teslim edilen birçok makinenin iade sırasında eksik veya kusurlu olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, ayrıca ilgili sözleşme ile mevcut demirbaşların hasara uğraması durumunda o günkü rayiç üzerinden kiracı tarafça ödeme yapılacağının kararlaştırıldığını, tesisin faal ve çalışır hale getirilmesi için gerekli masraflar, eksik demirbaşların tespit tarihi itibariyle bedelleri ile taşınmazdaki hor kullanma ve hasardan kaynaklanan malzeme ve işçilik giderlerine ilişkin oluşan maddi zararının tazmini gerektiğini ileri sürerek; 766.000,00 TL tazminatın tespit tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Kooperatif vekili; davacı tarafça, dava konusu satış sözleşmeleri kapsamında, satışın ertesi günü satışa konusu malzeme ve tesislerin bilirkişi vasıtasıyla tespitinin yapıldığını, bahsi geçen satış sözleşmeleri ile tesislerin bütün olarak davacıya teslim edildiğini, satış sonrası tahliyeye kadar gerçekleşen kullanım nedeniyle oluşan hasarlardan hiçbir hukuki sorumluluğunun bulunmadığını, satış sonrası kiracı ile aralarında herhangi bir ilişkisi kalmadığını, durumun düzenlenen ihtarname ile diğer davalı kiracıya bildirildiğini, aradan 2 yıla yakın bir zaman geçtikten sonra yaptırılan tespit ile belirlenen hasarlardan sorumlu tutulmasının mümkün olmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
2. Davalı şirket vekili; davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, önceki malik Kooperatif ile yapılan menkul ve müştemilat satış sözleşmesinin müvekkili şirketi bağlamayacağını, davacı tarafın davaya konu etmeye çalıştığı ahşap paletlerin neredeyse 40-50 yıllık olduğunu, Kooperatifin çalışır veya yeni bir forklifti olmadığını, kira sözleşmesi ile kendisine teslim edilen makinelerin ise çalışır vaziyette olmadığının sözleşme ekinde yazılı olduğunu, dava konusu tesisin 40-50 yıllık olan ekonomik ömrünü tamamladığını, söz konusu tespit ile alınmış olan bilirkişi raporunun tamamının usulsüz işlem ve gerçeğe aykırı saptamalar sonucu belirlendiğini, neredeyse tesisin sıfırdan yeni teknoloji ile yapılmasına yetecek derecede fahiş bir rakam içerdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 12.10.2005 tarihli kira sözleşmesine göre kiracının davalı şirket, kiraya verenin ise davalı Kooperatif olduğu, taşınmazın davacıya satışı ile birlikte davacının kiraya verenin haklarına halef olduğu, davalı kiracının sorumluluğunun ilgili kira sözleşmesinde kararlaştırılan düzenlemeler kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, yine iade etmekle yükümlü olduğu eşya ve demirbaşların, bu sözleşme gereğince kendisine teslim edilenlerden ibaret olduğu, sözleşmede dava konusu taşınmazın paketleme ve soğuk hava tesisleri ve makinaları ile birlikte faal durumda kiracıya verildiği kararlaştırılmakla birlikte, teslim edilenlerin nelerden ibaret olduğuna dair açık bir hüküm bulunmadığı gibi sözleşme ekinde de herhangi bir demirbaş listesinin bulunmadığı, sadece ek-1 adı altında "söz konusu sözleşmenin 3. maddesinde belirtilen forkliftlerden elektrikli olan .... modelin aküleri çalışmaz durumda olduğu, yine dizel forkliftlerden bir tanesinin muhtelif arızalarından dolayı çalışamaz durumda olduğu ve bu şekilde teslim alınıp, teslim edileceğinin taraflarca kabul edileceği, forkliftlerin ... tarafından çalışır hale getirilmesi halinde ... Tarımın da çalışır halde teslim etmekle yükümlü olduğu" hususunun ifade edildiği, her ne kadar önceki kiracı olan dava dışı şirket ile davalı kiraya veren arasında düzenlenen kira sözleşmesinin eki demirbaş listesinde sıralanan şeylerin davalı kiracıya teslim edildiği ve bu listedeki makina ve teçhizatları aynen iade etmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de, davalı şirket ile önceki şirket arasında organik bağ olduğunu gösteren delil mevcut olmadığı, her bir kiracının sorumluluğu kendisine teslim edildiği ispat edilen menkullerden ibaret olduğu, davalı kiracıya teslim edildiği iddia edilen menkullerin ispat edilemediği, davalı kiracının sorumluluğunun imzalamış olduğu sözleşmede kendisine teslim edildiği anlaşılan 3 adet forklift ve su pompalarından ibaret olduğu, kira sözleşmesinin (3.) maddesi gereğince kendisine teslim edilen forkliftleri iade etmekle yükümlü olduğu ve yine sözleşmenin (4.) maddesine göre kendisine teslim edildiği anlaşılan su pompalarını da çalışır durumda aldığı, onarım ve bakımının da davalıya ait olduğu, taşınmaz satın alınırken ne durumda olduğu hususunda yaptırılmış bir tespit bulunmadığı, 05.02.2010 tarihli teslim tutanağında "7 maddeden ibaret demirbaşlar ile birlikte binaların boş vaziyette tahliye edilerek, anahtarları ile birlikte teslim edildiği" ifade edilmiş olmakla, binada hor kullanımdan kaynaklı hasarın varlığından söz edilemeyeceği, taşınmazın mevcut vasıfları ile satın ve teslim alındığı, taşınmazın satım sırasında sağlam olduğu ancak teslim sırasında hor kullanımdan kaynaklı hasar olduğu iddiasının ispat yükünün davacıda olduğu, taraflar arasında satılan taşınmazın vasıfları konusunda herhangi bir yazılı belge bulunmadığı, teslim alınma sırasında yaptırılan tespit neticesinde taşınmazın mevcut durumunun bilirkişi raporu ile belirlenmiş olması nedeniyle davacının dava konusu taşınmazı bu haliyle teslim aldığının kabulü gerektiği, bilirkişi heyetinin 01.12.2017 tarihli raporundaki gayrimenkul ve üzerindeki narenciye paketleme tesislerine ilişkin değerlendirmelerin hükme esas alındığı, binadaki demir, doğrama ve imalatlarda ciddi oranda bulunan paslanmanın kiracının hor kullanımından kaynaklanmadığı, kiracının tesisi kiraladığı tarihten tahliye tarihine kadar yaklaşık beş yıl kiralananı kullandığından, tesiste meydana gelen yıpranmaların olağan kullanım sonucu oluştuğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ifade edildiği üzere 12.06.2008 tarihli menkul ve müştemilat satım akdinde belirtilen malzemelerden davacıya teslim edilmeyenlerin bedelinin davalı Kooperatif tarafından davacıya ödenmesi gerektiği, yıpranma oranları düşüldüğünde davacının kendisine teslim edilmeyen malzemeler nedeniyle toplam 35.881,00 TL zararının bulunduğu, kiracının ise sözleşme gereği 16.555,00 TL maddi zarardan sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davalı müflis şirkete yönelik dava kayıt kabul davasına dönüşmekle 16.555,00 TL alacağın ve iflasın açılması tarihine kadar işlemiş 16.631,92 TL işlemiş faizin davalı şirketin iflas masasına kayıt ve kabulüne, 35.881,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte (müflis şirket için hükmedilen 16.555,00 TL asıl ve 16.631,92 TL işlemiş faizi açısından bu davalı ile müteselsilen sorumlu olmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalı Kooperatiften alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili ve davalılardan Kooperatif vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun bulunduğu gerekçesiyle, davacı vekili ve davalı kooperatif vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı hukuki nitelendirmelere dayandığını, satış sözleşmesi ile kira sözleşmesine halefiyet gereği taraf olduğunu, 12.06.2008 tarihli satış sözleşmesinin ise bağımsız bir menkul alım satım sözleşmesi olduğunu, kira sözleşmelerindeki açık taahhütler nedeniyle hor kullanma/olağan yıpranma gibi nitelendirmelerin yapılamaması gerektiğini, davalı kiracı ile önceki kiracı şirket arasında organik bağ bulunmadığı tespitinin de hatalı olduğunu, davalı kiracı şirketle eski kiracı ile imzalanan sözleşmenin aynısının imzalandığını, Mahkeme gerekçesinin kendi içinde çelişkili olduğunu, sözleşmelerdeki açık hükümlere göre bu zararın ... Tarım tarfından karşılanmasının sözleşme hükümleri gereği olduğu, .... defterlerine ve faturalar ve ...'nun muhasebe kayıtlarına göre göre mezkur satışın "arsa ve bina satışı" olduğunun görüldüğü, davalı Kooperatifinde ayıp nedeniyle sorumluluğu bulunduğunu, kira sözleşmesinde tarafların, kiralanan ve müştemilatının teslim edildiği gibi sağlam ve çalışır vaziyette teslim edilmesine ilişkin bir yükümlülük getirdiklerini, buna göre kiracının fabrika ve tesisleri ne şekilde teslim edeceği hususunun, kesin ibarelerle bir taahhüt olarak belirlendiğini, alınan tespit raporunun maliyetlerin belirlenmesi noktasında gerçekçi olduğunu, dava konusu tesisin satış ve devir tarihlerinde alıcının muayenesine sunulmadığının sabit olduğunu, davalı malikin satış tarihinde listesi verilmiş olan tüm menkul ve müştemilatın tesliminden sorumlu olduğu gibi, eksik çıkan iki adet forkliftin faal ve çalışır nitelikte rayiç değerini de tazminle yükümlü olduğunu, kiracının kendisine teslim edilen tüm makinaların bakımını, onarımını, revziyonunu üstlendiği gibi, kira süresi sonunda makinaların faal ve çalışır vaziyette teslim edilmesini taahhüt ettiğini, davalılar arasındaki kira sözleşmelerinde yazılı demirbaş listesiyle malik tarafından tesise sunulan diğer tarihsiz demirbaş listesinin uyuşmakta olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, kira ve satım sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, teslim edilen taşınmazın, satış sözleşmesindeki vasıfları taşımadığı iddiasını ispat yükünün bundan kendisine hak çıkaran davacıya ait olmasına, tacir olup basiretli davranmakla yükümlü bulunan davacının, satış tarihinde taşınmazı mevcut haliyle satın ve teslim aldığının kabulü gerekmesine, kiracının imzası bulunmayan demirbaş listesinden sorumlu tutulamayacak olmasına, davalı Kooperatifin sorumluluğunun 12.06.2008 tarihli menkul ve müştemilat satım sözleşmesi ile teslim etmeyi taahhüt ettiği menkul ve demirbaşlarla sınırlı bulunmasına, kiracının sorumluğunun ise mevcut sözleşme kapsamında değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.07.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Benzer Kararlar
Yargıtay 3. HD 01.07.2025
Tacir Taraflar Arasında Kira Bitiminden Sonra İmzalanan Mutabakat Mektubu Dikkate Alınmalı
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2025/300 · K. 2025/3732
Somut olayda, tacir kiraya verenin kira ilişkisi bittikten sonra imzalanan mutabakat mektubunun kira alacaklarını kapsamadığı iddiası basiretli davranma yükümlülüğü karşısında dinlenemez.
Bozma Kira Alacağı ve İtirazın İptali
Hukuk Genel Kurulu 28.01.2026
İstinafta İlk Kez Sunulan Kira Sözleşmesi Muvafakat Olmadan Hükme Esas Alınamaz
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2025/58 · K. 2026/33
Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra savunma ancak ıslah veya karşı tarafın açık muvafakatiyle genişletilebilir; ilk kez istinaf dilekçesiyle dayanılan kira sözleşmesi bu koşullar yoksa hükme esas alınamaz.
Direnme Kararının Bozulması Kira Hukuku
Yargıtay 3. HD 10.03.2025
Kiralananın Gösterilmesine Dava Sürerken İhtiyati Tedbirle İzin Verilebilir
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2024/4081 · K. 2025/1441
Kiralananın gösterilmesine izin davasında mahkeme, somut olay ve deliller ışığında şartların oluştuğu kanaatine varırsa, kiracının menfaatini de gözeterek gösterime ilişkin ihtiyati tedbir kararı verebilir.
Uyuşmazlık Giderildi Kira Hukuku
Yargıtay 3. HD 07.05.2026
Araca Haksız El Koyan Kiraya Veren, Benzer Araç Kiralanabilecek Süredeki Kâr Kaybından Sorumlu
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2025/5792 · K. 2026/2869
Kiraya veren kiralanana el koyup sözleşmeyi süresinden önce haksız feshederse, kiracının benzerini yeniden kiralayabileceği süredeki kâr kaybından sorumludur; zarar kesinti yöntemiyle hesaplanır.
Bozma Kira Hukuku
Kira Hukukunda Diğer Konular konusundaki 21 kararın tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.