Ana Sayfa › İçtihatlar › Aile ve Boşanma Hukuku › Mal Rejimi, Katılma Alacağı ve Katkı Payı
Yargıtay 2. HD Kısmen Bozma Aile ve Boşanma Hukuku
İpotekli Taşınmazda Katılma Alacağı: Kredinin Edinmede Kullanılıp Kullanılmadığı Araştırılmalı
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2024/10624 · K. 2025/12024 · T. 25.12.2025
Karar Özeti
Değer artış payı ve katılma alacağı davasında bölge adliye mahkemesi, istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, mal rejiminin sona ermesinden sonraya sarkan kredi ödemelerinin tasfiye konusu taşınmazın borcu sayılacağını, vadesi gelmemiş kredi borcuna isabet eden oranın karara en yakın tarihteki sürüm değeri ile çarpılarak borcun bulunacağını ve bu değerden düşüleceğini açıklamıştır. Somut olayda erkeğin kredilerinin teminatı olarak taşınmazlara ipotek konulduğu hâlde kredilerin taşınmazların edinilmesinde kullanılıp kullanılmadığı araştırılmadığından asıl dava yönünden karar bozulmuş, karşı dava yönünden onanmıştır.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Tasfiye konusu taşınmazlara eşin kredileri için ipotek konulmuşsa, kredi sözleşmesi ve ödeme tablosu getirtilip kredilerin edinmede kullanılıp kullanılmadığı belirlenmeden katılma alacağı hesaplanamaz.
Soru: Kredi ile alınan taşınmazda mal paylaşımında katılma alacağı nasıl hesaplanır?
Sonuç: Asıl dava yönünden ilk derece mahkemesi kararı bozuldu, karşı dava yönünden bölge adliye mahkemesi kararı onandı.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire2. Hukuk Dairesi
- Esas No2024/10624
- Karar No2025/12024
- Karar Tarihi25.12.2025
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçKısmen Bozma
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
Kararın Önemli Bölümleri
“mal rejiminin geçerli olduğu dönemin sonrasına sarkan ödemeler, tasfiye konusu taşınmazın borcu kabul edilerek tasfiye gerçekleştirilir.”
“Mahkemece, ilgili bankalardan taşınmazların üzerideki ipoteklerin sebebini oluşturan kredi sözleşmesi ve kredi borcu ödeme tablosu getirtilerek, kredilerin taşınmazların edinilmesinde kullanılıp kullanılmadığı belirlenerek”
Kararın Tam Metni
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/362 E., 2024/986 K.
DAVA TÜRÜ: Değer Artış Payı ve Katılma Alacağı
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 16. Aile Mahkemesi
SAYISI: 2018/412 E., 2023/1353 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından asıl ve karşı dava yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1. Asıl dava yönünden davalı-davacı erkek vekilinin temyiz itirazlarının incelemesinde;
a.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı-karşı davacı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b.Davalı-karşı davacı erkek vekilinin kredilere yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Tasfiyeye konu malın, bedelinin tamamının ya da bir kısmının kredi ile karşılanması durumunda, kredi veren kuruluşa yapılan geri ödemelerin isabet ettiği dönemden, miktarından ve taksit sayısından hareketle mal rejiminin tasfiyesi sonucunda eşlerin alacak miktarları belirlenir. TMK'nin 202/1. maddesi uyarınca edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde yapılan ödemelerde, eşler lehine değer artış payı ve/veya artık değere katılma alacağı hakları doğabilecektir. Kredi borcu ödemelerinin bir kısmının mal rejiminin devamı süresince, bir kısmının da daha sonraki tarihlerde yapılmasında, mal rejiminin geçerli olduğu dönemin sonrasına sarkan ödemeler, tasfiye konusu taşınmazın borcu kabul edilerek tasfiye gerçekleştirilir.
Yukarıda açıklandığı gibi iki döneme yayılan kredi borcu ödeme tablosu mevcut olduğunda; öncelikle, mal rejiminin sona erdiği tarihte henüz vadesi gelmediği için ödenmemiş kredi borç miktarının, toplam kredi borcuna oranı bulunur. Sonra bulunan bu kredi borç oranının, taşınmazın toplam satın alım bedeli karşısındaki oranına dönüşümü gerçekleştirilir. Tespit edilen bu oranın, taşınmazın tasfiye tarihindeki (karara en yakın) sürüm (rayiç) değeri ile çarpılmasıyla borç miktarı belirlenir. Bu ilke ve esaslara göre saptanan taşınmazın borç miktarı, tasfiye tarihindeki sürüm değerinden düşüldükten sonra kalan miktar, değer artış payı ve/veya artık değere katılma alacağı hesaplamasında göz önünde bulundurulur.
Buna göre; öncelikle, tasfiyeye konu malın satın alma bedeli, bunun krediyle ve varsa kredi dışında eşlerin kendi imkanları ile karşıladıkları miktarlar ve oranları ile tasfiye (karara en yakın) tarihindeki sürüm (rayiç) değeri ayrı ayrı belirlenmelidir.
Açıklamalar doğrultusunda hesaplama yapılabilmesi için, iddia ve savunma çerçevesinde, malın satın alınmasına ilişkin akit tablosuyla birlikte tapu/trafik kaydı, kredi sözleşmesi ve kredi borcu ödeme tablosu dahil finans kuruluşu kayıtları, ihtiyaç duyulması halinde eşlerin malın alınmasında katkı olarak kullandıklarını ileri sürdükleri mal varlıklarına ilişkin sair belgeler bulundukları yerlerden getirtilerek uyuşmazlığın çözümünde göz önünde bulundurulmalıdır. Uyuşmazlığın çözümünde kullanılabilecek belirleme ve hesaplamaların yapılabilmesi için gerek görülürse konusunun uzmanı bilirkişi veya bilirkişilerden oluşan kurulundan da yardım alınmalıdır.
Yukarıda açıklanan kanuni düzenleme ve ilkeler uyarınca yapılan incelemede; somut olayda, Mahkemece, tasfiye konusu taşınmazların edinilmiş mal olduğuna yönelik kabulü yerinde ise de, edinilmiş mal oranına yönelik yapılan araştırma ve inceleme yeterli değildir. Şöyle ki, davalının çektiği kredilerin teminatı amacıyla tasfiye konusu taşınmazlar üzerine ipotekler kurulduğu, tasfiye konusu taşınmazların bedelinin tamamının ya da bir kısmının işbu krediler ile karşılanıp karşılanmadığının araştırılmadığı anlaşılmaktadır. O halde, Mahkemece, ilgili bankalardan taşınmazların üzerideki ipoteklerin sebebini oluşturan kredi sözleşmesi ve kredi borcu ödeme tablosu getirtilerek, kredilerin taşınmazların edinilmesinde kullanılıp kullanılmadığı belirlenerek sonucuna göre, katılma alacağının hesaplanması gerekirken yazılı şekilde eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
2. Karşı dava yönünden davalı-davacı erkek vekilinin temyiz itirazlarının incelemesinde;
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Asıl Dava Yönünden
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının asıl dava yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda (1.b.) bendinde açıklanan sebeple BOZULMASINA,
3. Davalı-karşı davacı erkek vekillinin bozma kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
B. Karşı Dava Yönünden
Davalı-karşı davacı erkek vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının karşı dava yönünden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Benzer Kararlar
Yargıtay 2. HD 25.12.2025
Üçüncü Kişi Adına Kayıtlı Daire için Edinilmiş Mal İspatlanmadan Katılma Alacağı Verilmez
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2024/10251 · K. 2025/12020
Üçüncü kişi adına kayıtlı olup eşlerin ortağı olduğu şirketin sözleşmeden hak sahibi olduğu bağımsız bölüm için, eşin edinilmiş malı olduğu ispatlanmadıkça katılma alacağına hükmedilemez.
Kısmen Bozma Mal Rejimi, Katılma Alacağı ve Katkı Payı
Hukuk Genel Kurulu 22.10.2025
Eşin Babasının İş Hanı Satışından Gelen Parayla Evlilikte Alınan Ev Kişisel Mal Sayıldı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2024/618 · K. 2025/646
Edinilmiş mal karinesine karşı kişisel mal savunması tanık dahil her türlü delille ispatlanabilir; somut olayda banka kayıtları, bilirkişi raporu ve görgü tanıkları konutun kişisel malvarlığıyla alındığını gösterdi.
Direnme Kararının Bozulması Mal Rejimi, Katılma Alacağı ve Katkı Payı
Yargıtay 2. HD 26.12.2024
Faiz İşletilmemesi Temyiz Edilmezse Karşı Taraf Lehine Usuli Kazanılmış Hak Doğar
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2024/6944 · K. 2024/10572
Önceki kararda alacağa faiz işletilmemesi davacı tarafından temyiz edilmemişse davalı lehine faiz yönünden usuli kazanılmış hak oluşur ve bozma sonrası kararda gözetilmelidir.
Bozma Mal Rejimi, Katılma Alacağı ve Katkı Payı
Hukuk Genel Kurulu 21.05.2025
Katkı Payı Alacağında Çalışan Eşin Katkısı Aksi İspatlanmadıkça Kabul Edilir
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2023/709 · K. 2025/325
Mal ayrılığı döneminde düzenli ve sürekli çalıştığı ispatlanan eşin gelirinin katkıda kullanıldığı fiili karinedir; gelir tam belirlenemezse hâkim hakkaniyete uygun katkı oranı takdir etmelidir.
Direnme Kararının Bozulması Mal Rejimi, Katılma Alacağı ve Katkı Payı
Mal Rejimi, Katılma Alacağı ve Katkı Payı konusundaki 11 kararın tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
- Mal Rejimi Tasfiyesi ve Ziynet Alacağı
- Aile ve Boşanma Rehberi
- Aile ve Boşanma Hukuku Yargıtay Kararları
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.