top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › İş Hukuku › Yıllık İzin Ücreti

Yargıtay 9. HD Bozma İş Hukuku

Beş Yıl ve Daha Uzun Süre İzin Kullandırılmadığını İleri Süren İşçi Bizzat Dinlenmeli

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/1673 · K. 2026/4344 · T. 11.05.2026

Karar Özeti

Belediye işyerinde alt işverenler nezdinde uzun yıllar çalışıp emekli olan davacı işçi, izinlerinin kullandırılmadığını ileri sürerek kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti istemiştir. İlk derece mahkemesi, 84 günlük izin kullanımı belgelendiğinden bakiye 452 gün için izin ücretine hükmetmiş, istinaf başvurusu reddedilmiştir. Yargıtay, izinlerin kullandırıldığını ispat yükü işverende olsa da beş yıl ve daha uzun süre izin kullandırılmadığı iddiasında hâkimin davayı aydınlatma ödevi gereği davacıyı bizzat dinlemesi gerektiğini belirtmiştir. Daire, 2020 öncesi için hiç izin kullanılmamasını hayatın olağan akışına aykırı bularak davacının dinlenmesi için kararı bozmuştur.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

İşçi toplamda beş yıl veya daha fazla süre yıllık izin kullandırılmadığını ileri sürerse hâkim, HMK 31 uyarınca davacıyı bizzat dinleyerek izin kullanıp kullanmadığını açıklığa kavuşturmalıdır.

Soru: Yıllarca yıllık izin kullanmadığını iddia eden işçinin mahkemede bizzat dinlenmesi gerekir mi?

Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararı bozuldu.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde hâkimin, davacı işçiyi bizzat dinleyerek çalışma ve dinlenme süreleri konusunu açıklığa kavuşturması gerekir.”

“Dairemizce uzun süre kavramı beş yıl ve daha fazla süre olarak değerlendirilmiş olup kullandırılmadığı iddia edilen izin süresinin toplamda beş yıl veya daha fazla olması hâlinde anılan hüküm çerçevesinde uygulama yapılması gerekir.”

Kararın Tam Metni

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2025/1564 E., 2025/2511 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Batı 7. İş Mahkemesi

SAYISI: 2024/390 E., 2025/41 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı asıl işveren ... (....) nezdinde dava dışı alt işverenler aracılığı ile yaptırılan işlerde alt işveren işçisi olarak çalışmaya başladığını, alt işveren şirketler değişmesine rağmen aralıksız şekilde, aynı işyerinde aynı işi yapmaya devam ettiğini, 2024 yılında emekli olarak işten ayrıldığını, davacının işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinden yararlandığını, davacının çalıştığı süre zarfında yıllık izinlerinin kullandırılmadığını ileri sürerek kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, müvekkili Belediyenin davacının işvereni değil, ihale yapmak sureti ile davacının işvereni olan dava dışı Şirketlerden hizmet alan ihale makamı olduğunu, işçilik alacaklarından ihale alan Şirketlerin sorumlu olduğunu, müvekkili Belediye ile dava dışı alt işveren Şirketler arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığını, davacının hak ettiği kıdem tazminatının eksiksiz şekilde ödendiğini, yıllık izinlerini kullandığını, davacının kullanmadığı izinlerin ücretinin son ücret bordrosunda tahakkuk ettirilerek ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının dosyaya sunulan hizmet alım sözleşmeleri kapsamında davalı ... bünyesinde alt işveren Şirketler nezdinde 15.07.1998-05.08.2024 tarihleri arasında çalıştığı, davacının işten çıkış kodunun emeklilik sebebiyle Kod (08) olarak bildirildiği, davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, ödenen kıdem tazminatının mahsubu ile bakiye kıdem tazminatı alacağı bulunduğu, davalının yıllık izinlerin kullandırıldığına dair ispata elverişli belgeleri dosyaya sunduğu bu kapsamda davacının hizmet yılı itibarıyla 536 gün yıllık izin hakkının bulunduğu, 84 gün yıllık ücretli iznin kullanıldığına dair izin formlarının sunulduğu, bakiye 452 gün kullanılmamış yıllık izin hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

1. Davalı Belediyenin ihale makamı olduğunu, husumet itirazlarının bulunduğunu, davacının işçilik alacaklarından müvekkili Belediyenin sorumluluğu bulunmadığını,

2. Davacının kıdem tazminatının nezdinde çalıştığı dava dışı alt işveren Şirketlerce ve ayrılırken de ödendiğini, talebin reddi gerektiğini,

3. Davacının yıllık izinlerini kullandığını, kalan izin ücretlerinin işten ayrılışında kendisine ödendiğini, davacının 25 yıllık çalışması boyunca 84 gün dışında yıllık izin kullanmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, yıllık izin ücretinin gerekli kesintiler yapılarak nete çevrilmemesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporundaki hesaplamanın hatalı tespitler içerdiğini,

4. Alacakların zamanaşımına uğradığını,

5. Faiz başlangıç tarihleri ile faiz türünün hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık; husumet, zamanaşımı, kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının ispatı ile hükmedilen faize ilişkindir.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir sebeple sona ermesi hâlinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı olup olmadığının önemi bulunmamaktadır.

Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü, işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile ispatlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 31. maddesinde, hâkimin davayı aydınlatma ödevi düzenlenmiş olup madde uyarınca, hâkim uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği ve delil gösterilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir.

İşçinin uzun süre yıllık ücretli izin kullandırılmadığı iddiaları karşısında 6100 sayılı Kanun'un 31. maddesinde belirtilen davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde hâkimin, davacı işçiyi bizzat dinleyerek çalışma ve dinlenme süreleri konusunu açıklığa kavuşturması gerekir. Dairemizce uzun süre kavramı beş yıl ve daha fazla süre olarak değerlendirilmiş olup kullandırılmadığı iddia edilen izin süresinin toplamda beş yıl veya daha fazla olması hâlinde anılan hüküm çerçevesinde uygulama yapılması gerekir.

Davacı dava dilekçesinde, çalıştığı süre zarfında yıllık izinlerinin kullandırılmadığını ileri sürerek yıllık ücretli izin alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının hizmet süresine göre hak kazandığı yıllık izin gün sayısından, sunulan yıllık ücretli izin kullanım belgelerine göre izin kullanılan günler düşülerek bakiye süre için yıllık ücretli izin alacağı hesaplanmıştır.

Davacının çalışma süresi içerisinde 2020-2024 yılları arasında kullandığı yıllık izinleri gösteren belgeler dışında diğer çalışma dönemlerine dair yıllık ücretli izin belgesi sunulmadığı anlaşılmaktadır. Buna göre davacının davalı işyerinde çalışmaya başladığı 1998 yılından 2020 yılına kadar hiç izin kullanmadan çalışması hayatın olağan akışına aykırı olduğundan 6100 sayılı Kanun'un 31. maddesi uyarınca hâkimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında, davacı asıl duruşmaya davet edilerek özellikle belirtilen tarihler arasında herhangi bir zamanda yıllık ücretli izin kullanıp kullanmadığı, kullanmış ise kaç gün kullandığı hususunda beyanı alınmalı, 2020-2024 yılları arasında mahsup edilen günler dışında kullandığı başka yıllık ücretli izin olup olmadığı da sorularak netleştirilmeli, bundan sonra sonucuna ve tüm dosya kapsamına göre bir karar verilmelidir. Bu husus gözetilmeden karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

Yıllık İzin Ücreti konusundaki 14 kararın tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page