top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Aile ve Boşanma Hukuku › Aile Hukukunda Diğer Konular

Yargıtay 2. HD Kısmen Bozma Aile ve Boşanma Hukuku

Nafaka Artırılırken Önceki Tedbir Bendi Kaldırılmayınca Çelişkili Hüküm Bozuldu

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2025/10622 · K. 2026/6069 · T. 03.06.2026

Karar Özeti

Karşılıklı boşanma davasında bölge adliye mahkemesi, ortak çocuk yararına tedbir ve iştirak nafakasını aylık 3.000 TL'ye çıkarmış, fakat ilk derece kararındaki 500 TL'lik tedbir nafakası bendini kaldırmamıştı. Yargıtay, artışı doğru bulsa da bunun çelişkiye ve infazda tereddüde yol açtığını, dava dilekçesinde istenen ÜFE oranında artışa da hükmedilmesi gerektiğini belirtti. Yargılama sırasında ergin olan çocuk için asıl dava tarihinden ergin olduğu tarihe kadar tedbir nafakasına hükmedilmeli, velâyet, kişisel ilişki ve iştirak nafakası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmeliydi. Kadın yararına tazminatları da az bulan Daire, kararı bu yönlerden kadın yararına bozdu.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Bölge adliye mahkemesi nafakayı artırırken ilk derece kararındaki önceki tedbir nafakası bendini kaldırmalı, hangi tarihler arasında ne kadar nafaka ödeneceğini çelişkiye yer vermeden belirlemelidir.

Soru: Yargılama sırasında ergin olan çocuk için tedbir nafakası hangi tarihe kadar verilir?

Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı tazminat miktarları ile nafakaya ilişkin hükümler yönünden kadın yararına bozuldu, diğer bölümler onandı.

Kararın Önemli Bölümleri

“hangi tarihler arasında ne kadar tedbir nafakası ödeneceği hususunda çelişkiye sebebiyet vermeyecek şekilde hüküm kurulması”

Kararın Tam Metni

2. Hukuk Dairesi 2025/10622 E. , 2026/6069 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1637 E., 2025/1796 K.

DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma

İLK DERECE MAHKEMESİ : Akyazı 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi

SAYISI : 2022/899 E., 2023/930 K.

Taraflar arasındaki karşılıklı olarak açılan boşanma davalarının yargılaması sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen ve yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından tazminatların miktarı, reddedilen yoksulluk nafakası, ortak çocuk... yararına hükmedilen tedbir nafakasının miktarı ile iştirak nafakası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, ortak çocuk ... yararına hükmedilen nafakaların miktarı ve nafaka artış oranına hükmedilmemesi yönünden; davalı-davacı erkek vekili tarafından ise kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi ve aleyhe hükmedilen tazminatlar yönlerinden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-davacı erkek vekilinin tüm, davacı-davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı-davalı kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 4 üncü maddesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddesinde düzenlenen hakkaniyet kuralları dikkate alınarak 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

3.Bölge Adliye Mahkemesi, tarafların ortak çocuklarından ... yararına hükmedilen tedbir ve iştirak nafakası miktarlarının az olduğu gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararının "A-5" bendini kaldırarak ortak çocuk yararına Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihinden itibaren aylık 3.000,00 TL tedbir nafakası ödenmesine, nafakanın hükmün kesinleşmesinden itibaren iştirak nafakası olarak devamına karar vermiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının "A-4" üncü bendinde ... yararına "dava tarihinden hüküm kesinleşinceye kadar" aylık 500,00 TL tedbir nafakasına hükmedilmiştir. ... yararına hükmedilen tedbir nafakası hakkında yeniden hüküm kuran Bölge Adliye Mahkemesi, kararın "A-4" üncünü bendini kaldırmayarak çelişkiye ve infazda tereddüte sebebiyet vermiştir. Ortak çocuk yararına hükmedilen tedbir ve iştirak nafakası miktarlarının artırılması doğru olmakla birlikte; Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararının ilgili hükümlerinin tümden kaldırılarak hangi tarihler arasında ne kadar tedbir nafakası ödeneceği hususunda çelişkiye sebebiyet vermeyecek şekilde hüküm kurulması ve yine kadın vekilinin dava dilekçesi içeriğinde iştirak nafakasına ÜFE oranında artış yapılmasını talep ettiği göz önünde bulundurularak nafakaya ÜFE oranında artışa hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir.

4.Tarafların ortak çocuklarından... yargılama sırasında, ...2024 tarihinde ergin olmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince ortak çocuk ...'in velâyeti, kişisel ilişki talebi ve iştirak nafakası hakkında "karar verilmesine yer olmadığı" na karar verilmesi gerekirken nafakanın türü belirtilmeden sadece nafaka hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve İlk Derece Mahkemesi kararının "A-4" üncü bendinde ortak çocuk ... yararına hüküm kesinleşinceye kadar tedbir nafakası ödeneceği hüküm altına alınmış olduğundan, bu bendin kaldırılarak yargılama sırasında ergin olan ortak çocuk yararına asıl dava tarihinden ergin olduğu tarihe kadar tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir.

KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda (2), (3) ve (4.) paragraflarda açıklanan nedenlerle davacı-davalı kadın yararına BOZULMASINA,

2.Davacı-davalı kadın vekilinin sair, davalı-davacı erkek vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ...'e yükletilmesine, yatırılan harcın mahsubuna,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ...'ya iadesine,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Bu Karar Hakkında Sorular

Erginlik Nedeniyle Geçmiş Tedbir Nafakası da Tamamen Kaldırılır mı?

Hayır. Yargıtay, yargılama sırasında ergin olan çocuk yararına asıl dava tarihinden ergin olduğu tarihe kadar tedbir nafakasına hükmedilmesi, velâyet, kişisel ilişki ve iştirak nafakası hakkında ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğini belirtti.

Benzer Kararlar

  • Hukuk Genel Kurulu 29.03.2022

    Boşanmada Tazminat ve İştirak Nafakası Miktarı da Yargıtay Denetimine Açıktır

    Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2021/1023 · K. 2022/403

    Takdir hakkının kullanımı bir hukuk meselesi olduğundan, bölge adliye mahkemesinin boşanmada takdir ettiği tazminat ve iştirak nafakası miktarları HMK'nın 371/1-a maddesi uyarınca Yargıtayca denetlenir.

    Direnme Kararının Bozulması Aile ve Boşanma Hukuku

  • Yargıtay 2. HD 29.06.2026

    Tazminat ve Nafakalar Az Bulundu; Ailesinin Müdahalesine Sessiz Kalan Eş Kusurlu Sayıldı

    Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2026/1444 · K. 2026/7357

    Duyuma dayalı tanık beyanlarıyla ispatlanamayan vakıalar eşe kusur olarak yüklenemez; tazminat ve nafakalar tarafların ekonomik ve sosyal durumu ile hakkaniyet ilkesine göre uygun miktarda belirlenmelidir.

    Kısmen Bozma Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat

  • Yargıtay 2. HD 25.06.2026

    Az Takdir Edilen İştirak Nafakası ve Boşanma Tazminatı Bozma Sebebi Sayıldı

    Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2026/826 · K. 2026/7236

    İştirak nafakası ile boşanma tazminatı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve TMK 4'teki hakkaniyet ilkesi gözetilerek uygun miktarda belirlenmeli; bu davada az takdir edilen miktarlar yönünden hüküm bozulmuştur.

    Kısmen Bozma İştirak Nafakası

  • Hukuk Genel Kurulu 01.03.2023

    Bozma Kapsamı Dışında Kalan Tedbir Nafakası Kesinleşir, Miktar Yeniden Belirlenemez

    Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2021/771 · K. 2023/135

    Yargıtay bozma kararının kapsamı dışında kalan tedbir nafakası miktarı kesinleşir ve usuli kazanılmış hak oluşturur; bozmaya uyan mahkeme bu miktarı yeniden değerlendirip değiştiremez.

    Direnme Kararının Bozulması Aile ve Boşanma Hukuku

Aile Hukukunda Diğer Konular Konusundaki 130 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page