top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Aile ve Boşanma Hukuku › Nişanın Bozulması

Yargıtay 2. HD Kısmen Bozma Aile ve Boşanma Hukuku

Nişan Bozulunca Ziynetler Geri İstenebilir, Nişan Yüzüğü İade Edilmez

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2026/2520 · K. 2026/4879 · T. 29.04.2026

Karar Özeti

Nişanın bozulması üzerine davacı erkek kadına takılan ziynetlerin iadesini, davalı kadın ise karşı davada maddi ve manevi tazminat istemiştir. İlk derece mahkemesi nişan yüzüğü dâhil ziynetlerin bedelinin iadesine hükmedip karşı davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, hediyelerin iadesinde kusur aranmadığını ancak nişan yüzüğünün alışılmışın dışında hediye sayılmadığını belirtmiş; erkeğin kendisinde olduğunu kabul ettiği saat yönünden de maddi tazminat talebinin kabulü gerektiğini açıklamıştır. Karar bu yönlerden kadın yararına bozulmuş, manevi tazminat talebinin reddi ise onanmıştır.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Nişanın bozulmasında alışılmışın dışındaki hediyeler kusur aranmaksızın geri istenebilir; ancak nişan yüzüğü alışılmışın dışında hediye sayılmadığından iadesi gerekmez.

Soru: Nişan bozulunca nişan yüzüğü geri istenebilir mi?

Sonuç: Asıl davada alyans ve karşı davada saat yönünden ilk derece mahkemesi kararı kadın yararına bozuldu, manevi tazminat yönünden karar onandı.

Kararın Önemli Bölümleri

“Yargıtay içtihatlarında, nişan yüzüğü dışında kalan tüm altın, takı ve ziynet eşyaları alışılmışın dışında hediye olarak kabul edilmiştir.”

“nişan yüzüğünün alışılmışın dışındaki eşyalardan olmaması sebebiyle iadesinin gerekmediği kabul edildiği halde, nişan yüzüğünün de iadesine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.”

Kararın Tam Metni

MAHKEMESİ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/2863 E., 2025/2527 K.

DAVA TÜRÜ: Nişan Bozulması Nedeniyle Hediyelerin İadesi- Maddi ve Manevi Tazminat

İLK DERECE MAHKEMESİ: Afşin 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi

SAYISI: 2020/321 E., 2023/263 K.

Taraflar arasındaki asıl dava (nişanın bozulmasından kaynaklı hediyelerin geri verilmesi) ve karşı davanın (nişanın bozulmasından kaynaklı maddî ve manevî tazminat) muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen ve yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı vekili tarafından asıl davanın kabulü ile karşı davanın reddi yönünden adli yardım talepli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1.2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 40 ıncı ve Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 18 inci maddeleri uyarınca yapılan ön incelemede; Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı-davacı vekili tarafından adli yardım talepli olarak temyiz edildiği, bu sebeple de temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin yatırılmadığı belirlenmiştir.

Adli yardım, temyiz yoluna başvuru sırasında talep edilmekle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 336 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca adli yardım talebini inceleme görevi Yargıtay'a aittir.

Adli yardım, 6100 sayılı Kanun’un 334 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddelere göre gerçek kişiler ile kamuya yararlı dernek ve vakıfların yararlanabileceği adli yardımın şartları ödeme gücünden yoksun olma ve talebin açıkça dayanaktan yoksun olmamasıdır. Adli yardım talebinde bulunan gerçek kişi veya tüzel kişinin yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri de mahkemeye ibraz etmesi gerekir. Adli yardım talebinde bulunanın ödeme gücünden yoksun olup olmadığı bu belgeler incelenerek belirlenecektir.

Bu açıklamalar ışığında, adli yardım talebinde bulunan tarafın kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken temyiz yoluna başvuru giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşıldığından adli yardım talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

2.Davalı- davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

A.Karşı Dava Yönünden:

a.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-davacı vekilinin karşı davadaki manevî tazminat talebinin reddine yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

b.Davalı-davacı taraf, karşı davada züccaciye, bohça, damat takımı, nişan masrafı harcamalarına karşılık 22.500TL, hediye edilen saate karşılık 600,00 TL ve hediye edilen yüzüğe karşılık 1.900,00 TL talep etmiştir.

Davacı-davalı vekili, karşı davaya cevap dilekçesinde talep edilen saatin varlığını ve davacı-davalıda olduğunu kabul etmiştir. Bu durumda, karşı davadaki maddi tazminat talebinin erkeğe hediye edilen saat yönünden kabulü gerekirken tümüyle reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

B.Asıl Dava Yönünden:

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 122 nci maddesinin birinci fıkrası; "Nişanlılık evlenme dışındaki bir sebeple sona ererse, nişanlıların birbirlerine veya ana ve babanın ya da onlar gibi davrananların, diğer nişanlıya vermiş oldukları alışılmışın dışındaki hediyeler, verenler tarafından geri istenebilir." hükmünü amirdir.

Hediyelerin geri istenebilmesi için hediyelerin alışılmışın dışında olması gerekir. Nişanının bozulması nedeniyle hediyelerin geri verilmesine ilişkin davalarda kusur aranmaz.

Yargıtay içtihatlarında, nişan yüzüğü dışında kalan tüm altın, takı ve ziynet eşyaları alışılmışın dışında hediye olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle, nişanın bozulması nedeniyle nişanlıların birbirlerine veya ana ve babanın ya da onlar gibi davrananların diğer nişanlıya vermiş oldukları ziynet eşyaları verenler tarafından geri istenebilir.

Hediyelerin verildiği ve iade edilmediği hususu her türlü delille de ispat edilebilir. 4721 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesine göre, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlüdür. İspat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan, ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin iddia ettiği olayı ispatlaması gerekir.

Somut olayda; nişanda davalı-davacıya 6 adet 22 ayar toplam 120 gram bilezik, 1 adet 22... gram tuğralı kolye, 1 adet 22... ,5 gram tektaş yüzük ve 22... ,5 gram alyans takıldığı ispatlanmış ve davalı-davacı tanıkları bu hediyelerin iade edilmediğini beyan etmişlerdir.

İlk Derece Mahkemesi, asıl davada yukarıda sayılan ziynetlerin toplam bedeli olan 67.830,84 TL'nin davalı-davacıdan alınarak davacı-davalıya verilmesine hükmetmiştir. Ancak, nişan yüzüğünün alışılmışın dışındaki eşyalardan olmaması sebebiyle iadesinin gerekmediği kabul edildiği halde, nişan yüzüğünün de iadesine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Davalı-davacı vekilinin asıl davada alyans ve karşı davadaki maddi tazminat talebinde saat dışında kalan temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararının asıl davada alyans ve karşı davadaki maddî tazminat talebi yönünden KALDIRILARAK İlk Derece Mahkemesi kararının bu yönlerden kadın yararına BOZULMASINA,

3.Davalı-davacı kadın vekilinin karşı davadaki manevî tazminat talebinin reddine yönelik temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının manevî tazminat yönünden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

Nişanın Bozulması konusundaki 5 kararın tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page