top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Aile ve Boşanma Hukuku › Hayata Kast ve Pek Kötü Muamele

Yargıtay 2. HD Kısmen Bozma Aile ve Boşanma Hukuku

Terditli Boşanma Davasında Onur Kırıcı Davranış İspatlanınca Genel Sebebe Geçilemez

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2025/2727 · K. 2025/9281 · T. 03.11.2025

Karar Özeti

Davalı-karşı davacı kadın, öncelikle zina, olmazsa pek kötü muamele veya onur kırıcı davranış, o da olmazsa evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle terditli olarak boşanma istemiş; derece mahkemeleri özel sebepleri reddederek genel sebepten boşanmaya hükmetmiştir. Yargıtay, HMK 111 uyarınca asli talep esastan reddedilmedikçe fer'î talebin incelenemeyeceğini, erkeğe yüklenen hakaret ve fiziksel şiddet vakıalarının onur kırıcı davranış niteliğinde olduğunu ve kadının karşı davasında öncelikle TMK 162 uyarınca boşanmaya karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat da az bulunarak karar bu yönlerden bozulmuş, kalan kısımlar onanmıştır.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Terditli boşanma davasında asli talep esastan reddedilmedikçe fer'î talep incelenemez; somut olayda hakaret ve fiziksel şiddet onur kırıcı davranış sayıldığından TMK 162 uyarınca boşanmaya karar verilmelidir.

Soru: Birden fazla boşanma sebebine sıralı dayanılan davada mahkeme hangisini önce incelemelidir?

Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararı, TMK 162 davasının reddi ve tazminat miktarları yönünden bozuldu; diğer yönler onandı.

Kararın Önemli Bölümleri

“Mahkeme, davacının asli talebinin esastan reddine karar vermedikçe, fer’î talebini inceleyemez ve hükme bağlayamaz.”

“vakıalarının kadın bakımından onur kırıcı davranış niteliğinde olduğunun anlaşılmasına göre kadının karşı davası yönünden öncelikle”

Kararın Tam Metni

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/300 E., 2025/229 K..

DAVA TÜRÜ: Karşılıklı Boşanma

İLK DERECE MAHKEMESİ: Kırşehir 2. Aile Mahkemesi

SAYISI: 2022/315 E., 2023/572 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, asıl davanın reddi, reddedilen manevî tazminat talebi ve kadın lehine kabul edilen tazminatlar yönünden; davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından ise kusur belirlemesi, hükmedilen maddî ve manevî tazminat ile yoksulluk nafakası miktarları ve karşı davada zina ve onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma taleplerinin reddi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı- karşı davalı erkek vekilinin tüm, davalı- karşı davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. 6100 sayılı Kanun'un “Terditli dava” başlıklı 111 inci maddesi, “Davacı, aynı davalıya karşı birden fazla talebini, aralarında aslilik ferîlik ilişkisi kurmak suretiyle, aynı dava dilekçesinde ileri sürebilir. Bunun için, talepler arasında hukuki veya ekonomik bir bağlantının bulunması şarttır. Mahkeme, davacının asli talebinin esastan reddine karar vermedikçe, fer’î talebini inceleyemez ve hükme bağlayamaz.'' hükmünü amirdir. Terditli dava, davacının, aynı davalı veya davalılara karşı olan birden fazla talebinin bulunması halinde bu talepler aralarında aslîlik-ferîlik ilişkisi kurulacak şekilde aynı dava dilekçesinde ileri sürülmesi ve taleplerin aslîlik-ferîlik ilişkisine göre davalıdan talep edildiği davadır. Yukarıda da belirtildiği üzere terditli davalarda taleplerden biri asıl taleptir; ikincisi fer'î taleptir.

Davalı-davacı kadın dava dilekçesinde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 161 inci maddesinde düzenlenen zina sebebi ile, olmadığı takdirde 162 inci maddesinde düzenlenen pek kötü muamele veya onur kırıcı davranış sebebi ile, olmadığı takdirde 166 ıncı maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebi ile boşanmaya karar verilmesini talep ederek yukarıda açıklandığı üzere terditli hukuki sebepleri içeren boşanma davası açmıştır. İlk Derece Mahkemesince kadının zina ve pek kötü veya onur kırıcı davranış sebeplerine dayalı davaları reddedilerek evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayalı davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de kadının özel sebeplere dayalı davaların reddine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Dosyanın incelenmesinde erkeğe yüklenen ''hakaret ve fiziksel şiddet'' vakıalarının kadın bakımından onur kırıcı davranış niteliğinde olduğunun anlaşılmasına göre kadının karşı davası yönünden öncelikle Türk Medeni Kanunu'nun 162 inci maddesi gereğince tarafların boşanmalarına karar verilmesi gerekirken reddine karar verilerek terditli talep olan evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayalı olarak boşanmaya karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.

3. Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri dikkate alınarak daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerekmiştir.

KARAR

Açıklanan sebeplerle,

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kadının Türk Medeni Kanunu'nun 162 inci maddesine dayalı davasının reddi, kadın yararına hükmedilen maddî ve manevî tazminat miktarları yönünden kadın yararına ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının kadının Türk Medeni Kanunu'nun 162 inci maddesine dayalı davasının reddi, kadın yararına hükmedilen maddî ve manevî tazminatların miktarı yönünden kadın yararına BOZULMASINA,

3. Davalı karşı davacı kadın vekilinin sair, davacı karşı davalı erkek vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıdaki temyiz giderinin.............a yükletilmesine,Peşin alınan harcın istek halinde yatıran ..........n'a iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

Hayata Kast ve Pek Kötü Muamele konusundaki 4 kararın tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page