top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Kira Hukuku › Kira Sözleşmesinin Feshi ve Sona Ermesi

Yargıtay 3. HD Onama Kira Hukuku

Belediyenin Yenilememe İradesi Karşısında Yıllık Uzama Kaydı Kiracılığı Sürdürmez

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2025/1189 · K. 2025/4303 · T. 24.09.2025

Karar Özeti

Belediye otobüslerinin reklam alanlarını 2886 sayılı Kanuna göre yapılan ihaleyle on yıllığına kiralayan davacı şirket, sözleşmedeki her yıl uzama kaydına dayanarak kira ilişkisinin sürdüğünün tespitini istemiş; ilk derece mahkemesi davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi istinafı esastan reddetmiştir. Yargıtay, usulüne uygun yeni sözleşme yapılmadıkça kiracının fuzuli şagil sayılacağını ve sözleşmenin TBK m. 19 uyarınca bir bütün olarak yorumlanması gerektiğini belirtmiştir. Uzama kaydının ancak tarafların mutabakatıyla uygulanabileceğini, ihtarlar karşısında belediyenin yenileme iradesi bulunmadığını kabul ederek kararı onamıştır.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

2886 sayılı Kanun kapsamındaki kira sözleşmesinde yer alan her yıl uzama kaydı ancak tarafların mutabakatıyla uygulanabilir; kiraya verenin yenilememe iradesi karşısında kiracılık sürmez.

Soru: Sözleşmede kiranın her yıl uzayacağı yazıyorsa ihaleyle yapılan belediye kirası kendiliğinden uzar mı?

Sonuç: Davacının temyiz itirazları reddedilerek kiracılık sıfatının tespiti istemini reddeden bölge adliye mahkemesi kararı onandı.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“Sözleşme bir bütün olduğundan, bireysel maddeleri bütünden ayrı olarak tek başlarına yorumlanamaz.”

Kararın Tam Metni

3. Hukuk Dairesi 2025/1189 E. , 2025/4303 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/2569 E., 2024/2506 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/671 E., 2023/554 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; davalı ... Belediyesi tarafından, Elektrik Gaz Otobüs İşletmesi Genel Müdürlüğüne (EGO) ait Ankara'daki hatlarda işletilen 1.786 adet (1631 adet solo ve 155 adet körüklü) otobüsün dış ve iç yüzeylerinin (tavan-taban hariç) reklam alanı olarak kullanılması ve kiraya verilmesine yönelik yapılan ihalenin müvekkili şirket tarafından kazanıldığını, 09.01.2012 başlangıç tarihli ve 10 yıl süreli olmak üzere imzalanan kira sözleşmesinin "İşin Süresi" başlıklı (6.) maddesinde, sözleşme süresi sonunda kira sözleşmesinin her yıl yeniden uzatılacağı ve kiraların aylık olarak tahsil edileceğinin kararlaştırıldığını, sözleşme ayakta iken; sözleşmeye hiçbir aykırılık da bulunmadığı ve yeni kira dönemine ilişkin davalının bildirdiği 2022 yılı artışıyla birlikte kira bedeli ve ferileri de ödendiği halde, davalı tarafça müvekkiline gönderilen 14.01.2022 tarihli yazı ile sözleşme süresi sona erdiğinden bahisle kiralananın tahliyesinin istenildiğini, söz konusu yazıda ilgi tutulan 29.07.2021 ve 04.01.2022 tarihli ihtarların müvekkiline hiç tebliğ edilmediğini, kira artış oranı bildirilip ihtirazı kayıtsız olarak kira bedelinin tahsil edilmesinin sözleşmenin devam ettiği hususunda müvekkiline güvence verdiğini, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek; kira sözleşmesinin hâlihazırda ve mevcut şartlarda 09.01.2032 tarihine kadar taraflar arasında geçerli, yürürlükte ve ayakta olduğunun tespiti ile muarazanın giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; sözleşme süresi 10 yıl olup 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu (2886 sayılı Kanun) kapsamında kiralama süresinin 10 yıldan fazla olamayacağını, sözleşme süresinin bittiğine dair gönderilen ihtarların davacı tarafça bilerek tebliğ alınmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu reklam alanlarının 2886 sayılı Kanun kapsamında kiraya verildiği hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, sözleşmede öngörülen kira süresinin sona ermesinden sonra yeni bir kira sözleşmesi kurulmadığı, dava konusunun 2886 sayılı Kanun uyarınca kiraya verilmesi nedeniyle davacının kira süresinin bitimi itibariyle fuzuli şagil olduğu, sözleşmenin tarafların karşılıklı anlaşması olmaksızın her yıl yeniden ve kendiliğinden uzamasının mümkün olmadığı, davacıya gönderilen ve 10 yıllık kira süresi sona ermeden 30.12.2021 tarihinde davacıya tebliğ edilen ihtarnamede, kiralananın tahliyesine ilişkin hakların saklı olduğu belirtilmiş olmakla, davalı tarafın sözleşme süresinin uzatılmasını kabul etmediğine ilişkin irade beyanını davacı tarafa ulaştırdığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kira süresinin bitiminden sonra söz konusu otobüs reklam alanlarının yeniden ihale ile kiraya verilmediği, dava dilekçesinde ve davacı şirketin vekile verdiği vekaletname adresine üst üste çıkarılan ihtarlardan 29.07.2021 tarihli ve 04.01.2022 tarihli ihtarların alıcının adreste tanınmadığı ve taşındığından bahisle iade edildiği, aynı adrese çıkarılan 15.12.2021 ve 14.01.2022 keşide tarihli ihtarların ise davacı kiracı şirkete tebliğ edildiği, 15.12.2021 keşide ve 30.12.2021 tebliğ tarihli ihtarda kira artış oranı bildirildiği gibi kullanım bedelinin ödenmesi ya da Belediyece tahsil edilmesinin sözleşmenin uzatıldığı anlamına gelmeyeceği, süre bitimi nedeniyle kiralananın tahliye edilmesine ilişkin keşide edilen ihtarda kiralananın tahliyesine ilişkin hakların saklı tutulduğu belirtildiği, davalı kiraya verenin söz konusu ihtar ile sözleşmenin yenilenmeyeceği iradesini davacı kiracıya bildirdiğinin ve kira süresinin bittiği 10.01.2022 tarihi itibariyle sözleşmenin sona erdiğinin kabulü gerektiği, ortada bir kira sözleşmesi bulunmadığı, sözleşme süresinin dolduğu 10.01.2022 tarihi itibarıyla taşınmazın tahliye edilmesinin istenmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle, başvurunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; uyuşmazlık konusu dönemde yatırılan kira bedeline göre kararın kesin olmadığını, müvekkili şirkete tebliğ edilmeyen ihtarlara dayanılarak kiralanan reklam alanlarından tahliyenin talep edilmesinin haksız olduğunu, sözleşme süresi dolmuş ise de (6.) madde çerçevesinde her yıl yeniden uzayarak devam edeceğini, kira bedeli talep edilmesinin kiracılık ilişkisinin devam ettiği şeklinde yorumlanması gerektiğini, kira bedellerinin ihtirazı kayıtsız tahsil edildiğini, taraflar arasında görülen davalara ilişkin kararlardaki gerekçelerin göz ardı edildiğini, kira sözleşmesinin ayakta olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Gerekçe ve Değerlendirme

Uyuşmazlık, kiracılık sıfatının tespiti istemine ilişkindir.

2886 sayılı Kanun’un 75. maddesinin 3. fıkrasında “kira sözleşmesinin bitim tarihinden itibaren işgalin devam etmesi halinde, sözleşmede hüküm var ise ona göre hareket edilir. Aksi halde ecrimisil alınır., 4.fıkrasında “İşgal edilen taşınmaz mal, idarenin talebi üzerine bulunduğu yer mülkiye amirince en geç onbeş gün içinde tahliye ettirilerek, idareye teslim edilir.” hükmü bulunmaktadır. Yasal süre bitiminden itibaren ecrimisil alınacağı hüküm altına aldığından, 2886 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca usulüne uygun yeni bir sözleşme yapılmadıkça kiracıyı fuzuli şagil kabul etmek gerekir.

Taraflar arasındaki sözleşmenin (6.1.) maddesinde, "Bu süre Sözleşme'ye konu otobüs ve hatların tespiti ile uygulama ve söküm için belirlenen alanı Yükleniciye tahsis ve teslim tarihini takip eden ayın birinden itibaren başlar. İşletme süresi 10 yıl olup kira süresi sonunda kira sözleşmesi her yıl yeniden uzatılır, kiralar yine aylık olarak tahsil edilir. ", 17. maddesinde, "Sözleşme imzalandıktan sonra yapılacak tüm yazışmalarda ihalede bildirilen adres, tebligat adresi olarak kabul edilecektir. Belediyece, noter ya da zabıta birimlerince yapılacak tebligatlarda bu adres göz önünde bulundurulacak olup tebligatın alınmasından imtina edilmesi halinde, Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre tebligat yapılacaktır. Yüklenici tebligat adresinin değişmesi halinde, adres değişikliğini Belediye'ye bildirmek zorundadır. Aksi halde önceki adreslerine yapılan tebligat yapılmış sayılır. " kararlaştırılmış olup, davalı tarafça davacıya gönderilen 29.07.2021 tarihli sözleşmenin süresinin uzatılmayacağına ilişkin ihtar, davacının sözleşmede belirtilen adresine gönderilmiş ise de, adresten ayrılmış/taşınmış açıklaması ile iade olduğu anlaşılmıştır.

Bu aşamada önem arz eden bir diğer husus ise sözleşmenin yorumlanmasıdır. Böyle bir durumda, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 19. maddesinin birinci fıkrası gereğince; bir sözleşmenin gerek şekil gerek içerik yönünden değerlendirilmesinde kullanılan söz ve deyimler değil, tarafların birbirine uygun gerçek iradeleri esas alınmalıdır. Sözleşmede yer alan kayıtların gerçek anlamını tarafların gerçek iradeleri bağlamında belirlemeye ve bu kayıtların hangi hukuki sonuçlara yöneldiğini tayin etmeye sözleşmenin yorumlanması denilmektedir. Dolayısıyla sözleşmenin yorumlanması, geçerli olarak kurulan, fakat uyuşmazlık konusu olan bir sözleşmenin veya bir maddesinin içeriğinin hâkim tarafından tarafların birbirine uygun sözleşme iradelerine göre tespit etmesi ve belirlemesidir.

Sözleşme bir bütün olduğundan, bireysel maddeleri bütünden ayrı olarak tek başlarına yorumlanamaz. Başka bir deyişle sözleşmenin bireysel kısımları, bütün içinde ele alınarak yorumlanmalıdır. Ayrıca hâkim yorum yaparken kullanılan söz ve deyimlerin lafzi anlamları ile bağlı kalmamalı, tarafların gerçek ve farazi iradeleri araştırılmalıdır. Özellikle kullanılan söz ve deyimler sözleşmenin bütününe göre açık ve kesin değilse, muğlak ve birden çok anlama geliyorsa hâkim lafzı arka plana atmalıdır.

Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; kira sözleşmesinin, 2886 sayılı Kanun kapsamında yapıldığı hususunda ihtilaf bulunmadığı, sözleşmenin (6.1.) maddesinin uygulanmasının ancak tarafların mutabakatı halinde mümkün olacağı, sözleşmenin (17.) maddesi uyarınca davalı kiraya veren tarafından gönderilen 29.07.2021 tarihli ihtar ve davacı tarafça tebliğ alındığı bildirilen 15.12.2021 tarihli ihtar birlikte değerlendirildiğinde, davalı Belediyenin sözleşmeyi yenileme iradesi bulunduğunun kabul edilemeyeceği anlaşılmakla, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Bu Karar Hakkında Sorular

Belediyenin Yenileme İradesi Hangi Belgelerle Değerlendirildi?

Yargıtay, sözleşmenin tebligat adresine ilişkin 17. maddesi uyarınca gönderilen 29.07.2021 tarihli ihtar ile davacının tebliğ aldığı 15.12.2021 tarihli ihtarı birlikte değerlendirerek belediyenin yenileme iradesi bulunmadığı sonucuna vardı.

Benzer Kararlar

Kira Sözleşmesinin Feshi ve Sona Ermesi Konusundaki 61 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page